T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/222 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1173 E TALEP TARİHİ : 11.12.2025 ARA KARAR TARİHİ : 16.12.2025 İTALEP : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 27.02.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 27.02.2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1173 Esas sayılı dosyasından verilen 16/12/2025 tarihli ara k…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/222 KARAR NO : 2026/288 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1173 E TALEP TARİHİ : 11.12.2025 ARA KARAR TARİHİ : 16.12.2025 İTALEP : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 27.02.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 27.02.2026 İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1173 Esas sayılı dosyasından verilen 16/12/2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Davacı tarafından davalı şirketten tahsil edilemeyen alacaklarının ödenmesi amacıyla; taraflar arasındaki cari hesap hareketleri uyarınca borç sebebi olarak "Cari Hesaptan Kaynaklı Alacak" olarak belirtilerek İzmir 18. İcra Dairesi 2025/8387 E. Sayılı dosyası kapsamında 7 örnek ödeme emrine dayalı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından 07.10.202 tarihli itiraz dilekçesi ile asıl borca ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, 08.10.2025 tarihli karar tensip tutanağı ile dosyanın itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verildiğini, uyuşmazlığın ticari nitelikte olması sebebi ile müvekkili şirket tarafından 10.10.2025 tarihinde başlatılan arabuluculuculuk süreci Arabuluculuk Daire Başkanlığı 2025/167055 dosyasında yürütülen görüşmeler sonucunda 03.11.2025 tarihinde anlaşamama şeklinde sonuçlandığını belirterek; davanın kabulü ile; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, İzmir 18. İcra Dairesi 2025/8387 E. sayılı icra takip dosyasında davalı-borçlu tarafından yapılan itirazların 84.510,00-TL asıl alacak açısından iptali ile icra takibinin 84.510,00-tl asıl alacak ve ferileri yönünden devamına, borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda ihtiyaten haciz konulmasına, kötü niyetli itiraz nedeniyle 84.510,00-TL alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2025/1173 Esas sayılı dosyasından verilen 16/12/2025 tarihli ara kararı ile özetle; "Dava faturaya bağlı alacak iddiasının yargılamayı gerektirdiği ve fatura düzenlenmiş olmasının tek başına alacağın varlığını ispata yeterli olmadığı, alacağın var olup olmadığı, var ise muaccel olup olmadığı, muaccel ise miktarının ne olduğu noktasında toplanan uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği, İİK'nın 257. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartının yerine getirilmediği, dolayısıyla ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığı, davacı taraf, davalı şirket ile ilgili mal kaçırma iddiasına dair bir kısım vakıalar ileri sürülmüş ise de, öncelikle alacağın yaklaşık olarak ispatı gerektiği ve bu hususun mevcut delil durumuyla sağlanamadığı gözetildiğinde talebin reddine" dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; "Yaklaşık ispat koşullarının oluştuğundan ihtiyati haciz kararının verilmesini" ifade ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İNCELEYEN HAKİMİN GÖRÜŞÜ: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: İlk derece mahkemesince verilen "ihtiyati haciz isteğinin reddi" kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan incelemede aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Dava; eser sözleşmesine dayalı, alacak ile ihtiyati haciz, isteklerine ilişkindir. 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” 265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır. Yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde somut olay incelendiğinde: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” 265. maddesinde ise; “Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Menfaati ihlâl edilen üçüncü kişiler de ihtiyatî haczi öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder. İtiraz eden, dilekçesine istinat ettiği bütün belgeleri bağlamaya mecburdur. Mahkeme, itiraz üzerine iki tarafı davet edip gelenleri dinledikten sonra, itirazı varit görürse kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. Şu kadar ki, iki taraf da gelmezse evrak üzerinde inceleme yapılarak karar verilir. İtiraz üzerine verilen karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İstinaf yoluna başvuru, ihtiyatî haciz kararının icrasını durdurmaz.” hükümleri yer almaktadır. Somut olayda, uyuşmazlık eser sözleşmesi niteliğinde cari hesaptan kaynaklanan alacak kapsamında alacakları için icra takibi başlatıldığı, itiraz edilmesi üzerine icra takibine yapılan itirazın iptali davasının açıldığı, sözleşmeden kaynaklanan alacağın doğduğunu iddiasına dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Davacının bir alacağının olup olmadığı ve alacak miktarı yargılamayı gerektirmekte olup, dosyada bu aşamada bulunan deliller, ihtiyati haciz kararı verilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat ölçüsünü sağlayacak nitelikte değildir. İİK.nın 258. maddesi uyarınca mevcut delillerle davacının haklılığının yaklaşık da olsa ispat şartının gerçekleşmiş sayılamayacağı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/(1)-b/1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle alınması gerekli 1.206,00 TL tedbir harcından, davalı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 590,60 TL harç bedelinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere, 27.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.