T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/419 KARAR NO : 2026/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/18 DAVA TARİHİ : 07/01/2026 ARA KARAR TARİHİ : 23/01/2026 DAVA : KKİS İLERİYE ETKİLİ FESHİ VE TAZMİNAT İSTEM : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 31.03.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 01.04.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/18 Esas sayılı dosyas…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/419 KARAR NO : 2026/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2026/18 DAVA TARİHİ : 07/01/2026 ARA KARAR TARİHİ : 23/01/2026 DAVA : KKİS İLERİYE ETKİLİ FESHİ VE TAZMİNAT İSTEM : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 31.03.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 01.04.2026 İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/18 Esas sayılı dosyasından verilen 23.01.2026 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesi ile özetle; Taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi gereğince, .. İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan taşınmaz üzerine inşa edilecek yapılarla ilgili olarak, 02.02.2024 tarihinde anahtar teslimi, götürü bedel ve kat karşılığı esasına dayanan karma nitelikli bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca işin süresinin 480 gün olarak kararlaştırılmış olup, arsa tesliminin davacı müvekkil tarafından 16.02.2024 tarihinde eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini, inşaatın yasal süresinde tamamlanmamasından dolayı 16.06.2025 tarihinde İzmir 38. Noterliği 18543 yevmiye numarası ile davalı yüklenicinin temerrüte düşürüldüğünü, davacı müvekkilinin bütün ödemeleri gereği gibi yapmış olmasına rağmen davalı yüklenicinin herhangi bir suretle inşaatı zamanında tamamlamadığını ve sözleşme gereği cezai şart, kira kaybı ve tazminat alacağının doğduğunu, bu sebeple taraflarınca İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/31 D.İş numarası üzerinden tespit yaptırdıklarını, taşınmazın inşaatına davalının devam etmekte olup dava tarihi itibariyle taşınmazın bitim oranının tespit edilmesi bir hayli güçleşeceğinden dolayı tedbiren davalı hakkında inşaattan el çektirilmesine yönelik tedbir taleplerinin bulunduğunu, tedbir kararı verilmemesi hâlinde, hem tespit bakımından telafisi güç zararlar doğacak hem de karşı tarafın sonradan gerçekleştirdiği işlemler yönünden vekâletsiz iş görme hükümleri kapsamında hak iddia etmesi gerekirken sözleşme gereği hak talebinde bulunulabileceğini, bu sebeple işbu hususta tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT : Davacı vekili cevap dilekçelerinde özetle; "Davanın reddine karar verilmesini" istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2026/18 Esas sayılı dosyasından verilen 23.01.2026 tarihli ara kararı ile özetle; "Davacı tarafından davaya konu inşaatın %90'a yakınının bitmiş olduğunun belirtildiği, bu halde böyle bir oranla bitmiş olan bir inşaatın, inşaatın durdurulması kapsamında bir değerlendirme yapılmasının yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ihtiyati tedbir talebin reddine " dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; "Bilirkişi tarafından düzenlenen raporun inşaatın devamı halinde teknik şartnameye aykırıklar devam edecek olup, en azından şu aşamada tespit ve keşif aşamasına kadar ki kısımda tedbir kararı verilmesi hakkın elde edilmesi bakımından doğru olacağını, ifade ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. İNCELEYEN HAKİMİN GÖRÜŞÜ: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, İhtiyati tedbir; 6100 Sayılı HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Davanın açılmasıyla hüküm arasında geçen zaman içinde müddeabihin çeşitli şekillerde istenmeyen değişikliklere maruz kalması veya maruz bırakılması mümkündür. Bu değişiklikler sonucu davanın sonunda elde edilecek hükmün icrası, mümkün olmayabilir veya çok güçleşebilir. İşte ortaya çıkan bu tehlikeyi bertaraf etmek amacıyla ihtiyati tedbir kurumu kabul edilmiştir. HMK'nın 389.maddesinde, ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir. Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş, ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkında iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun ''uyuşmazlık konusu hakkında'' diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (madde 389/1). Ancak özellikle dikkat edilmesi gereken husus, diğer geçici hukuki korumaların alanına giren konularda ihtiyati tedbire karar verilmemesidir. Bu sebeple, para alacakları konusunda özel ve istisnai durumlar dışında asıl geçici hukuki koruma ihtiyati hacizdir. Keza, diğer özel hükümlerde açıkça farklı bir geçici hukuki korumadan bahsedilmişse, bu durumda da o çerçevede bir karar verilmeli, ihtiyati tedbir kararı verilmemelidir. Somut olayda, ... İli ... İlçesi ... Mah. ... ada ... parselde bulunan taşınmaz üzerine inşa edilecek yapılarla ilgili olarak, 02.02.2024 tarihinde anahtar teslimi, götürü bedel ve kat karşılığı esasına dayanan bir inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 9.2 maddesi uyarınca işin süresinin 480 gün olarak kararlaştırılmış olup, arsa tesliminin davacı tarafından 16.02.2024 tarihinde eksiksiz şekilde gerçekleştirildiğini, inşaatın yasal süresinde tamamlanmamasından dolayı 16.06.2025 tarihinde İzmir 38. Noterliği 18543 yevmiye numarası ile davalı yüklenicinin temerrüte düşürüldüğünü, davacının bütün ödemeleri gereği gibi yapmış olmasına rağmen davalı yüklenicinin herhangi bir suretle inşaatı zamanında tamamlamadığını ve sözleşme gereği cezai şart, kira kaybı ve tazminat alacağının doğduğunu, bu sebeple taraflarınca İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2025/31 D.İş numarası üzerinden tespit yaptırdıklarını, taşınmazın inşaatına davalının devam etmekte olup dava tarihi itibariyle taşınmazın bitim oranının tespit edilmesi bir hayli güçleşeceğinden dolayı tedbiren davalı hakkında inşaattan el çektirilmesine tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Taraflar arasında taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşme ilişkisi kurulmuş olup yargılama aşamasında sözleşme ilişkisi varlığını devam ettirmektedir. Eser sözleşmelerinde yüklenicinin edimi üstlenilen işi sözleşmedeki şartlara uygun olarak tamamlamaktan ibarettir. Halen varlığı devam eden sözleşme kapsamında yüklenicinin inşaatı tamamlama borcunu yerine getirmesine engel olacak şekilde inşaatın yapımının tedbiren durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiş ise de, uyuşmazlığın esasını çözer şekilde tedbir kararı verilemeyeceğinden Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/18 Esas sayılı dosyasından verilen 23.01.2026 tarihli ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verildiğinden, alınması gereken 1.206,00 TL ihtiyati tedbire ilişkin istinaf karar harcından peşin alınan 732,00 TL harç bedelinin mahsubu ile kalan 474,00 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 31.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.