T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1108 KARAR NO : 2026/499 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/923 KARAR NO : 2023/363 DAVA TARİHİ : 28.12.2021 KARAR TARİHİ : 24.04.2023 DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 09.04.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 10.04.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2023 tarih ve 2021/923 E…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1108 KARAR NO : 2026/499 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/923 KARAR NO : 2023/363 DAVA TARİHİ : 28.12.2021 KARAR TARİHİ : 24.04.2023 DAVA : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak KARAR TARİHİ : 09.04.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 10.04.2026 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2023 tarih ve 2021/923 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;.... (....) tarafından ihalesi yapılan 2021/250892 ihale kayıt nolu ... İli, ... İlçesi ..., ..., ....,.... ve ..... Mahalleleri muhtelif cadde ve sokaklarda yağmur suyu ve atık su kanalı inşaatının müvekkilinin uhdesinde kaldığını, davalı idare ile 02/08/2021 tarihli ve 17.887.027,63 TL tutarlı sözleşme imzalandığını, 11/08/2021 tarihli yer teslim tutanağı ile müvekkiline yer teslimi yapıldığını, müvekkili tarafından her türlü hazırlıklar yapılarak fiili olarak işe başlanılması beklenirken, davalı idarenin 23/09/2021 tarihli yazısı ile müvekkilin " ... %51 oranında büyük ortağı olan ....' e ait, Kamu ihale Kanunu'nun 10. mad. nin 4. Fıkrasının c bendinde adli sicil kaydı tespitinin kesinleştiği 2021/MK-3 13 numaralı Danıştay kararı ile tasfiye edilmiş olduğundan, Yönetim Kurulu nun 21/09/2021 tarih ve 04/788 sayılı kararı ile tasfiye edilmesine karar verilmiştir." denilmek sureti ile sözleşmenin tasfiyesine karar verildiğinin bildirildiğini uyuşmazlık konusu hususa ilişkin arabuluculuğa başvurulmuşsa da sonuç alınamadığını, iş bu dava ile, davalının sözleşmeyi tek taraflı olarak haksız tasfiyesi nedeni ile müvekkili şirketin maruz bırakıldığı dava konusu iş ve eylem nedeni ile tazmin sorumluluğu doğmuş olduğunu, iş bu dava ile öncelikle sözleşmenin tek taraflı feshine ilişkin feshin haksız olduğunun tespiti ile fesih nedeni ile uğranılan zararların talep edildiğini, haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen 04.02.2022 tarihli cevap dilekçesi ile özetle; İdarenin 2021/250892 ihale kayıt numaralı ".... İli ... İlçesi ..., ...., ...., .... ve .... Mahalleleri Muhtelif Cadde ve Sokaklarında Yağmursuyu ve Atıksu Kanalı İnşaatı İşi” 4734 sayılı yasa hükümlerine göre çıkılan ihale sonucu Yönetim Kurulunun 01.07.2021 tarih ve 04/574 sayılı kararı ile davacı.... Şti.“ne ihale edildiğini, 02.08.2021 tarihinde davacı şirketle sözleşme imzalandığını, ihale tarihinden önceki beş yıllık sürenin başlangıcı olarak mahkemece verilen hükmün kesinleştiği tarihin esas alınacağını, davacının dava dilekçesinde sözleşmenin idare tarafından haksız feshedildiğini iddia ettiğini ancak bu iddianın gerçek dışı olduğunu, sözleşmenin davacı şirketin %51 payla ortağı olan ....'in Kamu İhale Kanunu'nun 10. maddesinin dördüncü fıkrasının e bendine uyan adli sicil kaydı bulunması sebebiyle tasfiye edildiğini, idarenin haksız bir feshinin bulunmadığını, sözleşmenin idarenin değil davacı şirketten kaynaklanan nedenlerle geçersiz olduğunun kabulünün gerektiğini, davacı şirketin sözleşme imzalarken idareye verdiği teminat mektubunun idarece irat kaydedilmediğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan uzak davanın reddine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 24.04.2023 tarih ve 2021/923 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararı ile özetle; "...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı ile davalı arasında .... ili, .... ilçesi, muhtelif mahalle ve cadde sokakların yağmur suyu ve atık suyu kanal inşaat sözleşmesinin tek taraflı feshinin yerinde olup olmadığı, bu kapsamda tazminat şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususlarında toplandığı, alınan bilirkişi kök ve ek raporlarına göre,.... ile davacı .... ŞTİ. arasında dava konusu ihaleye girmenin ön koşullarından olan Türkiye Cumhuriyet'i sınırları içinde bankacılık faaliyetlerinde bulunan bir bankadan alınarak ihale makamına verilmesi gerekli olan 1.073.221,66 TL bedelli kesin teminat mektubunu alarak 02/08/2021 tarih ve 2021/0250 no.lu kıymetli evrak alındısı ile almış olduğu, ihalenin iptal/feshinden sonra 27/09/2021 tarihinde iş mahalline giderek 11/08/2021 tarihinde yer teslimi yapılan yere giderek sözleşme eki projesi kapsamında belirlenen her hangi bir işlem yapılmadığına ilişkin 08/10/2021 tarihli tasfiye durum tespit tutanağı tutularak ekinde daha önce.....'ne verilmiş olan 1.073.221,66 TL değerindeki teminat mektubunun .... Bankası ... Şubesi'ne 31/12/2021 tarihinde iade etmiş olduğu, bu konuda davacının bir alacağının kalmadığı, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının e bendiyle ihale tarihinden önceki beş yıl içinde mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen kişilerin ihale dışı bırakılması gerektiği emredici şekilde düzenlendiği, davacı şirketin % 51 payla ortağı bulunan... ...'in 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının e bendine uygun Danıştay 13. Dairesi'nin 27/05/2021 tarih 2021/1404 E.-2021/1957 K. Sayılı ilamı ile ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği, feri ceza olarak “muayyen bir meslek ve sanatın tatili icrası”na ilişkin mahkûmiyet hâlinin varlığından bağımsız olarak, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanması şartıyla herhangi bir mahkûmiyet hâlinin bulunmasının yeterli olduğu; bir başka anlatımla, mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklanan mahkûmiyet hâli kapsamında feri ceza olarak meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına hükmedilmemiş olmasının, anılan Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi çerçevesinde işlem tesis edilmesine engel teşkil etmediği, bu itibarla, dava konusu ihaleye iş ortaklığı olarak katılan davacı... .. Şti.'nin ortağı olan .... hakkında Asliye Ceza Mahkemesi'nce şantiye şefi olarak görev yaptığı işyerinde, iş kazasına bağlı yaralanma vakası sonucunda, taksirle yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, dolayısıyla mahkumiyet hâlinin mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla davacının itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmadığına karar verildiği, davacı şirketin ortağı olan .... hakkında Danıştay 13. Dairesi'nin 2021/1404 sayılı dosyasında devam eden yargı süreci henüz kesinleşmemişken kendi isteğiyle idarenin açmış olduğu ihaleye katıldığı ve davacı şirketin büyük ortağı .... hakkında devam eden yargı süreci sonunda verilecek kararın bütün risklerini üstlenerek kamu ihalesine girdiği, bu nedenle davacı şirketin “basiretli tacir olma” yükümlülüğü gereği ihaleye katıldığı ve sözleşme imzaladığı sırada ortağı hakkında verilecek nihai kararın hukuk düzeninde yaratacağı sonuçlara uymak zorunda olacağını öngördüğü ve bunun sonuçlarına katlanma sorumluluğunu üstlendiği anlaşılmakla davacının davasının, davalı şirket temsilcisinin şirket işi ile alakalı ve şirket işlerini ilgilendiren faaliyet sonucunda, mahkumiyet cezası aldığı ve Danıştay 13. Dairesi'nin 27/05/2021 tarihli, 2021/1404 Esas, 2021/1957 Karar sayılı ilamında da alınan bu cezanın ihaleye girmesine engel teşkil ettiğine ilişkin kararı gereğince de davacının davasını reddine, " dair karar verilmiştir. İSTİNAF EDEN: Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 06.06.2023 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; 2021/250892 ihale kayıt numaralı işe ilişkin ihale sürecinin mevzuata uygun olarak tamamlandığını, sözleşmenin idarece tek taraflı tasfiyesinin feshinin haksız olduğunu, Danıştay 13. Dairesi'nin 27.05.2021 tarihli 2021/1404 Esas, 2021/1957 Karar sayılı kararı 2020/182356 ihale kayıt numaralı sözleşmeye ilişkin olduğunu, kararın çerçevesinde dava konusu yürüyen sözleşmenin feshinin mümkün olmadığını, Danıştay'ın kararında belirtilen hususa ilişkin evrakların sunularak sözleşme imzalandığını, ihale öncesinde gerçekleştirilen işlemlerin "yasal fiil ve davranışta bulunulması durumu hariç" sözleşme fesih gerekçesi yapılmasının mümkün olmadığını, idarece sözleşme fesih gerekçesi yapılan Asliye Ceza Mahkemesince verilmiş "Taksirle yaralamaya neden olma cezası" esasen ihaleye katılma engeli de olmadığını, ceza mahkemesi tarafından "belli bir meslek veya sanatın icrasının yasaklanmasına" karar verilmediğinden, söz konusu kararın doğrudan ihale dışı bırakma gerekçesi yapılmasının mümkün olmadığını,....’in anılan karar nedeniyle mesleğini yapmaya engel bir hal de olmadığını, söz konusu ceza mahkemesi kararına konu olayın "mesleki faaliyetten kaynaklanan bir hüküm" olarak değerlendirilmesinin de mümkün olmadığını, .... A.Ş. & .... Şti. Ortak Girişimi tarafından gerçekleştirilen işte şantiye şefi olarak görev almış olmakla birlikte, iş projesine uygun olarak gerçekleştirilerek ...'ye teslim edildiğini ve kabulünün de yapıldığını, ceza davasına konu olay ise işin ...'ye teslim edilmesinden ve kabulünden sonra gerçekleştiğini, bu nedenle bir kusurdan söz edilmesi de mümkün olmadığını belirterek, mahkemece 24.04.2023 tarihinde davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğundan mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı idare üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır: Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf edilmiştir. Eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Bilindiği üzere idare kamu hizmetlerini yerine getirmesi sırasında bir takım tasarruflarda bulunmak zorunda olup bunlardan biri de üçüncü kişilerle yapacağı “sözleşme”lerdir. İdarenin sözleşme için tarafını belirlerken izleyeceği yol ise “ihale” olup bu işlemin kuralları da kanunlarla düzenlenmiştir. İdarenin Kamu İhale Kanununda tanımlanan yöntemlerle (KİK md 18 vd.) yaptığı ihaleden sonra KİK md 46 kapsamında yapacağı sözleşmeler ise yine Kanunun 53/4.b.2 maddesine göre yetkilendirilen Kamu İhale Kurumu tarafından hazırlanmakta, bunlar Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu md 5, md.6 da “tip sözleşme” olarak tanımlanmaktadır. İhale aşamasında KİK md 4’e göre “İhale konusu mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinde; isteklilere talimatları da içeren idari şartnameler ile yaptırılacak işin projesini de kapsayan teknik şartnameler, sözleşme tasarısı ve gerekli diğer belge ve bilgileri,” kapsayan ihale dökümanları düzenlenmekte, bunlar Kanunun 24. ve 27. maddelerine göre yapılacak ilan ile isteklilerin bilgisine sunulmakta olup yine Kanunun 28. maddesine göre ihale dökümanlarını ön yeterlik veya ihaleye katılmak isteyen isteklilerin bu dokümanı satın almaları zorunludur. Sözleşmelerin imza aşamasında ise Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu md 5’e göre Kamu İhale Kurumu tarafından hazırlanan “tip sözleşmeler” imzalanmakta, Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu md 7/v maddesine göre “Sözleşmede yer alması zorunlu hususlar” arasında “İhale dokümanında yer alan bütün belgelerin sözleşmenin eki olduğu.” sayılmaktadır. Sonuçta idare ile istekli arasında sözleşmenin imzalanması ile birlikte KİK 12. maddesinde tanımlanan ve ihale dökümanları arasına alınan “Şartnameler”de sözleşmenin eki haline gelmektedir. Sözleşmenin imzalanması ile birlikte sözleşme ve ekleri açısından Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu 4. maddesinde “Bu Kanunda belirtilen haller dışında sözleşme hükümlerinde değişiklik yapılamaz ve ek sözleşme düzenlenemez.” hükmü getirilerek sözleşmenin taraflar arasında adeta anayasa gibi olduğu kabul edilmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki ihtilafların öncelikle sözleşme ve ekleri dikkate alınarak incelenmesi gerekmektedir. Somut olayda, taraflar arasında 02/08/2021 tarihli ".... İli, .... İlçesi, ..., ..., ..., .... ve ...Mahalleleri muhtelif cadde ve sokaklarda yağmur suyu ve atık su kanalı inşaatı" işine ilişkin sözleşme imzalanmıştır. Davacı taraf sözleşmenin davalı tarafça haksız şekilde feshedildiğini belirterek tazminat istemi ile dava açmıştır. Davalı taraf ise, davacının ihaleye katılım koşullarını sağlamadığını, sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı yüklenici... Şirketinin %51 oranında ortağı olan ...'in sanık olarak yargılandığı davada, Muş 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 29/03/2019 tarih ve 2017/278, K:2019/228 sayılı kararıyla, ''…özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi nedeniyle....A.Ş. & .... Şti. Ortak Girişimi adına işi sevk ve idare eden ve işin teslim tarihinde de şantiye şefi olan sanık ....’in birinci derecede asli kusurlu olarak ...’ın taksirle ölümüne sebebiyet verdiği kanaatine varılarak cezalandırılmasına karar vermek gerektiği, sanığın asli kusurlu olması meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak temel ceza tayin edildiği, sanık hakkında verilen 1 yıl 13 ay süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, sanığın kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK 50/4 fıkrası delaletiyle TCK 50/1-a maddesi uyarınca adli para cezasına çevrilmesine, karar verilerek bu kapsamda TCK 52/2,3 maddeleri gereğince 1 yıl 13 ay karşılığı toplam 755 gün olmak üzere bir günü takdiren 20,00 TL kabulü ile toplam 15.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına'' karar verildiği, bu karara karşı yapılan istinaf başvurusunun Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından 08/11/2019 tarihinde reddedildiği, kararın 08/11/2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendinde “İhale tarihinden önceki beş yıl içinde, mesleki faaliyetlerinden dolayı yargı kararıyla hüküm giyen” durumunda bulunan isteklilerin ihale dışı bırakılacağı kural altına alınmış olup, Kamu İhale Genel Tebliği’nin 17.5.1. maddesinde de bu hususa yönelik açıklamalara yer verilmiştir. Kamu İhale Genel Tebliği’nin yürürlükteki 17.5.1.3. maddesinde yer alan açıklamadan, Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendi kapsamında işlem yapılabilmesi için mesleki faaliyetten dolayı yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının gerekli ve yeterli şart olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, ihale tarihinden önceki beş yıl içinde ilgililerce mesleki faaliyetin yürütülmesinden kaynaklı olarak yargı kararıyla hüküm giyilmiş olmasının isteklinin ihale dışı bırakılmasını gerektirdiği sonucuna ulaşılmaktadır. Davacı yüklenicinin, “... ili, .... ilçesi,...., ...., ...., .... ve .... Mahallelerinde Yağmursuyu ve Atıksu Şebeke İnşaatı” ihalesi sonrasında “…sözleşme imzalamak için sunmuş olduğunuz belgelerde özel ortağınız ...... Şti.'nin %51 oranında büyük ortağı olan...'e ait 4734 sayılı Kamu İhale Kanun'un 10' uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendince adli sicil kaydı tespit edilmiştir. Hukuk görüşü üzerine firmanızla sözleşme imzalanamayacağı kanaatine varılmıştır.” ifadelerine yer verilerek sözleşme imzalanamayacağı hususu bildirilmesi üzerine idare işlemin iptaline yönelik olarak açtığı dava Danıştay 13. Dairesi'nin 27.05.2021 tarihli 2021/1404 Esas, 2021/1957 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında, .... ile davacı ... Şti. arasında dava konusu ihaleye girmenin ön koşullarından olan Türkiye Cumhuriyet'i sınırları içinde bankacılık faaliyetlerinde bulunan bir bankadan alınarak ihale makamına verilmesi gerekli olan 1.073.221,66-TL bedelli kesin teminat mektubunu alarak 02/08/2021 tarih ve 2021/0250 no.lu kıymetli evrak alındısı ile almış olduğu, ihalenin iptal/feshinden sonra 27/09/2021 tarihinde iş mahalline giderek 11/08/2021 tarihinde yer teslimi yapılan yere giderek sözleşme eki projesi kapsamında belirlenen her hangi bir işlem yapılmadığına ilişkin 08/10/2021 tarihli tasfiye durum tespit tutanağı tutularak ekinde daha önce ...'ne verilmiş olan 1.073.221,66-TL değerindeki teminat mektubunun .... Bankası .... Şubesi'ne 31/12/2021 tarihinde iade etmiş olduğu, bu konuda davacının bir alacağının kalmadığının tespit edildiği, davacının 4734 sayılı Kanun’un 10. maddesinin dördüncü fıkrasının (e) bendine aykırı davrandığı, davalının sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Belirtilen nedenlerle davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24.04.2023 tarih ve 2021/923 Esas, 2023/363 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 500,00 TL harcın mahsubu ile kalan 232,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı vekili tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, Dairemizce taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361(1) maddesi gereğince, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere 09.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.