İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklikle ‘‘Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk l…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/856 KARAR NO : 2025/1446 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2023 NUMARASI : 2020/226 E. - 2023/188 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesinin 2. fıkrasında yapılan değişiklikle ‘‘Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır.’’ denilerek değeri 100.000 TL’yi geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanacağını, İşbu dava tarafların arabuluculuk aşamasında anlaşamaması sebebi ile açılmış olup tarafların dava konusu hakkında anlaşamadığına dair İstanbul Bakırköy Arabuluculuk Bürosunun 2019/355 Başvuru numaralı dosyasında düzenlenen tutanağın sunulduğunu, müvekkilinin, davalı ile aralarında bulunan ... sözleşmesi gereği araç tamir atölyesine gelen araçların tamiri işi ile ilgilenmediğini, müvekkili sözleşme gereği üzerine düşün yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin sözleşme gereği yapmış olduğu işler sebebi ile davalı şirketin müvekkiline ödenmesi gereken bir kısım bedellerin bulunduğunu, davalı şirket, müvekkili ile arasında akdedilen sözleşme ve ... ilişkisine dayanarak hazırlanan faturaların ödenmeyen kısmını 24.04.2019 tarihli mutabakat metninde belirtmiş ve kabul etmiş olduğu 27.645,96-TL tutarındaki bakiyesini ödemesi gerekirken herhangi bir ödeme yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin alacaklarının ödenmemesi sebebi ile Alanya 1.İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine olarak icra takibi başlatıldığını, davalının yetki itirazı neticesi dosya yetkili İstanbul 7. İcra Müdürlüklerine gönderildiğini, neticesinde ilgili dosya İstanbul 7. İcra Müdürlüğü' nün ...esas sayılı dosyasına kaydedilmiş ve gönderilmiş olan ödeme emrine davalının süresinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı borçlu tarafından yapılan itiraz haksız ve kötü niyetli bir itiraz olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, davalı yapılan işlemler neticesinde müvekkiline göndermiş olduğu, mutabakat metninde dava konusu alacağı açıkça kabul ettiğini, müvekkilinin mutabakat metni ve cari hesap ekstresine konu faturalarda yer alan alacaklarını davalıdan defalarca istemesine rağmen davalının sürekli ödeyeceğini söyleyip müvekkilini oyaladığını, ve takibin açılmasına sebebiyet verdiğini, müvekkilinin davalıdan ... sözleşmesi ile aralarında bulunan cari ilişki ile faturalardan kaynaklı alacaklarının bulunduğunu, davalı taraf borca itiraz dilekçesi içeriğinde ticari ilişkiyi ve borcu kabul ettiğini, davalı tarafından borçlu olmadığına dair iddiasını ispat etmek zorunda olduğunu, her ne kadar takip dosyasında takip öncesi faiz talep edilmişse de işbu dava dosyasında takip öncesi faiz ile ilgili herhangi bir taleplerinin bulunmadığını, asıl alacak yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek faiz taleplerinin olduğunu, haklı davalının kabulü ile, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 ' sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin müvekkilinin 27.645,96 TL cari hesap alacağı olduğunu iddia ettiğini, müvekkili ile aralarında akdedilen ... ... Sözleşmesini ihlal ederek müvekkilinin zarara uğrattığından bahsettiğini, 01.04.2018 tarihinde, müvekkili ile davacı arasında ... (...) ... Sözleşmesinin imzalandığını, ... (...) ... Sözleşmesinin esas konusu '... Alanın; Tescilli markası üzerinden ... Veren tarafından kendisine Sözleşme süresi boyunca verilecek teknik ve idari destek, malzeme tedariki, araştırma ve geliştirme çalışmaları, tanıtım ve pazarlama faaliyetleri karşılığı olarak her ay işbu sözleşme kapsamındaki faaliyetlerinden etde ettiği cironun belli bir oranı üzerinden, ... Verene .... Bedeli ödemesi olduğunu, bu ... sözleşmesine istinaden ... Alan davacının ... Alanya Bölgesi adı altında, Alanya Merkez, Akseki, Manavgat ve Gazipaşa ilçelerinde bulunan hasarlı araçların, hasarlı parçalarının, sigorta ve filo yönetim firmaları tarafından yönlendirmeleri halinde, sözleşme madde, fıkra ve bentleri gereği en yüksek oranda ... Genel Müdürlüğünün anlaşmış olduğu fiyatlarla, onarma taahhütünü verdiğini, ayrıca ... (...) ... Sözleşmesi maddeleri gereği, davacının ... Alanya bayisi olduğu süre içerisinde sektörde aynı işi yapmakta olan herhangi bir firma ile bayilik görüşmesi yapmaması gerekliliğini de sözleşmeyi imzalayarak taahhüt ettiğini, davacının ... Alanla İlk sözleşme dönemimiz olan 01/03/2015 tarihinden ikinci sözleşme döneminin sona erdiği 28/02/2019 tarihine kadar davacı firmanın atölye ve yönetim organizasyon yapısındaki kişilerin aynı olması, aynı teknik imkanlara sahip olması ve sektörde çalışılan eksper ofislerinde ve bölge servislerinde herhangi bir büyük değişim olmamasına rağmen, ... sistem kayıtlarından sabit olduğu üzere davacının parça onarım oran ortalamasının 77,25 seviyesinden, 447 oranına kadar, yaklaşık »30 puan gerilemiş olup, ... Genel Müdürlüğünün ticari ve tescilli marka itibarı, sigorta ve filo şirketleri ile eksper ofisleri gözünde, ciddi itibar kaybına yol açtığını, bu durumda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, müvekkili tarafından dilekçelerinde ekli 19/02/2019 tarihli davacıya gönderilen maille davacının ... ... sözleşmesine aykırı eylemleri hakkında savunmasının talep edildiğini, davacının dilekçelerinde ekli 24/05/2019 tebliğ tarihli 1.nci Noterliği...yevmiye nolu yapmış olduğu savunmasında, sektördeki rakip firma RS ile herhangi bir yazılı görüşme yapmadığı, Şirket çalışanı olan ...'ın 21.01.2019 tarihinde işten ayrıldığı ve ...'ın yaptığı yazışmaların şirketi bağlamadığı ve onarım bedellerinin düşük olması nedeniyle bazı parçaların onarımının yapılmadığını beyan ettiğini, davacı aynı ihtarnamede düşük tamirat onarım oranları ve onarım bedellerinin düşük olması sebebi ile onarılabilme kabiliyeti olmasına rağmen onarım yapmadığını ve dolayısı ile sigorta ve filo firmalarının zarara uğratarak ... markasının itibarını da zedelediğini, davacının sözleşme süresi içerisinde ... (...) Fra) sözleşmesindeki cezai şartları bilmesine rağmen sektörde aynı işi yapan farklı (RS adlı şirket) bir firma ile bayilik görüşmesi yaptığı ve aynı şirketin parçaların ve (mini onarım adı altında) hasarlı araçlarını tamir ettiği Müvekkil Şirketçe tespit edildiğini, bu etik dışı ve ticaretimize zarar verici görüşme ve yazışmalar, Müvekkili tarafından tespit edildiğini, Davacı ve çalışanı müvekkiline ait alan adlı mailden rakip firma olan RS ile irtibata geçtiğini, davacının aynı cevap ihtarnamesindeki savunmasında, sektördeki rakip firma ile herhangi bir yazılı görüşme yapmadığını, fakat eski çalışanı olduğunu iddia ettiği ... isimli çalışanının, RS Servis isimli rakip firmayla yazılı ticari görüşme yaptığını ikrar etmekte olup, bu görüşmeden, ... Alan olarak sorumlu olmadığını - ifade ederek firmaları arasındaki akit maddeleri ve bentlerindeki taahhütleriyle çeliştiğini, davacının cevap ihtarnamesinde bahsettiği yazılı görüşme, 07.01.2019 tarihinde başlamış olup, cevap ihtarnamesindeki, ...'ın davacı firma ile olan ilişkisinin kesilmiş olduğu tarihin 21.01.2019 olduğunu, davacının çalışanı olan ..., iş yerinde çalışmış olduğu dönemde rakip firma RS ile ilgili yazışmalar yapıldığını, bu durumda davacının rakip firma RS' den bayilik taleplerinin olduğunu ispat ettiğini, ayrıca davacının RS adlı rakip firmadan bayilik talep etmesi mail çıktısı olarak müvekkilinde de mevcut olduğunu, davacı müvekkilinin bayiliğini bıraktıktan hemen sonra müvekkiline aynı sektörde iş yapan RS Firmasının bayiliğine başladığını, bu durumu ispatlayan fotoğraflar ve internet sayfası çıktılarını da dilekçemize ekli olarak başladığını, rsservis.com.tr adresinde Alanya bayilik sekmesi tıklanınca ... Otomotiv - ...'nun bayiliği göründüğünü, ve aynı sayfanın sol alt kısmında servis müdürü olarak işten atıldığı iddia edilen ...'ın ismi ve iletişim bilgilerinin yazılı olduğunu, davacı, Rakip firmanın RS ile müvekkili şirketle olan bayilik sürecinde görüşmeler yapıldığını, ve sözleşmeye aykırı davrandıklarını, davacının ... Alan olarak, ilgili ... ... sözleşmesinde, her türlü ticari, mali sorumluluğun kendine ait olduğunu ve işletmeyi bağımsız olarak kendi nam ve hesabına yönettiğini, aynı maddedeki farklı bentte ve genel hukuk kuralları çerçevesinde kendi personelinin aksine davranışlarından da tamamıyla sorumlu olduğunu bildiğini beyan taahhüt ettiklerini, ayrıca 24/05/2019 tebliğ tarihli Alanya 1. İnci Noterliğinin 17145 yevmiye no' lu ihtarnamede davacının RS ve Autoking firmaları ile ortak işçilik alışverişleri yaptığını, davacı adına düzenlenmiş ceza faturasının davacının mailine gönderildiğini, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Dava itirazın iptali istemine ilişkin olup, ispat yükü davacı alacaklı üzerindedir. Davacı taraf 29/04/2019 tarihli mutabakat metnine göre alacaklı olduğu iddia etmesine rağmen davalı tarafından kabul edilip imzalanan bir mutabakat metninin varlığını ispat edememiştir. Bunun yanında davacı taraf kendi ticari defterleri ile alacaklı olduğunu da ispat edememiştir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının sunduğu bilgi ve belgeler ile alacaklı olduğunu ispat edemediğinden," davanın reddine karar verilmiştir. İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas(Alanya 1. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas) sayılı dosyasının temelinde bulunan alacak ise takip talebinde ''24.04.2019 tarihli taraflar arasında düzenlenmiş olan mutabakat metni ve cari hesap ekstresi'' şeklinde belirtilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece açılan davanın ispat edilemediğinden bahsedilerek usulsüz şekilde davanın reddine karar verildiğini, müvekkilince 24.04.2019 tarihli taraflar arasında düzenlenmiş olan mutabakat metni ve bunu destekler nitelikte bulunan cari hesap ekstresi ile başlatılmış olan icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin açılan davada mahkeme sundukları bilgi ve belgeleri değerlendirilmeksizin, buna ilişkin rapor alınmaksızın ve yapmış olduğumuz itirazlar dikkate alınmaksızın söz konusu ret kararını verdiğini, müvekkilince dava konusu alacak ispat edildiğini, 24.04.2019 tarihli mutabakat name ile tarafların mutabık kaldıkları miktarı gösterdiğini, bu husus davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresi ile de uyuştuğunu, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan cari hesap ekstresinde, taraflarınca sunulan belge tarihinde müvekkilinin 27.645,96 TL. alacaklı olduğu açıkça belli olduğunu, davalı tarafça her ne kadar ticari defter sunulmamış olsa dahi cevap dilekçesi ekinde sunulan ve davalı tarafçada varlığı konusunda herhangi bir itiraz bulunmayan cari hesap ekstresine göre müvekkilinin alacaklı olduğunu, davalı taraf vekil edenin alacağını ödememek adına haksız ve hukuka aykırı olarak ceza faturası kestiğini ve vekil edeni borçlandırmaya çalıştığını, davalının ceza faturası adı altında fatura kesmesinin herhangi bir hukuki gerekçesi bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulünü, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF CEVAP: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece davacının sunduğu bilgi ve belgeler ile alacaklı olduğunu ispat edememesi sebebiyle davanın reddine dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu, dosyada davacı alacaklı değil borçlu konumunda olduğunu, davacının dosyaya sunduğunu, mutabakat metninin fotokopisi ile davasını ispat edemeyeceği Yargıtayın yerleşik içtihatlarında kabul gördüğünü, davacının haksız talepte bulunduğu Bilirkişi Raporlarıyla da sabit olduğundan davacının istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır.Davacı dava dilekçesi ile, davalı ile aralarında bulunan ... sözleşmesi gereği araç tamir atölyesine gelen araçların tamiri işi ile ilgilendiğini, sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davalı şirketin müvekkiline ödenmesi gereken bir kısım bedellerin bulunduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ve ... ilişkisine istinaden düzenlenen faturaların ödenmeyen kısmına ilişkin 24.04.2019 tarihli mutabakat metni düzenlendiğini davalının kabul ettiği 27.645,96-TL tutarındaki alacağının ödenmediğini alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığını belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.29/04/2021 tarihli mali müşavir...'e ait bilirkişi raporunda özetle; "davacıya ait defterlerin usulüne uygun tutulduğu, tarafların dava konusu olan cari hesap bilgilerinin incelendiği, inceleme sonucunda davacı... ile davalı ... Oto İth. İhr. San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişki bulunduğu, davacının ticari defterlerinde, davalı adına olan kayıtlar “120.05 ... Ltd. Şti.” adına kayıt gördüğü, (120 ana hesap kodu tekdüzen hesap planında işletmenin faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmet satışından ortaya çıkan senetsiz alacakların izlendiği hesaptır.) dosyaya sunulan davacının davalı ile olan işlemlerine ait 01.01.2019- 24.04.2019 tarih arası cari hesap ekstresine göre davacı alacaklının alacağının 27.645,96 TL olduğu, defter kayıtları ile dosyada sunulan cari ekstrenin devreden bakiyeleri uygunluk göstermediği, ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin davacıya 2018 yılından devreden 190,81 TL kayıtlı borcu göründüğü, 2019 yılı içerisinde 32.657,75 TL tutarında işlem borç kaydedildiği ve toplam borç bakiyesinin 32.848,56 TL olduğu, yine ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketin; 05.01.2019 da 5.000,00 TL.15.01.2019 da 5.000,00 TL. 25.01.2019 da 20.000,00 TL., 28.02.2019 da 3.000,00 TL olmak üzere toplamda 33.000,00 TL ödeme yapmış göründüğü (Ancak ticari defterlerinin de bulunduğu evrak dosyaları içerisinde ödemenin ne şekilde ve nereye yapıldığına dair açıklayıcı nitelikte bir belge görülmediği) Bu durumda davacının, davalı şirketten alacaklı değil, 151,44 TL borçlu durumunda olduğu" beyan edilmiştir. 26/05/2022 tarihli EK Bilirkişi raporunda; mutabakat ve miktarlar bakımından hukuksal takdirin mahkemeye ait olmak üzere, davacı defteri bakımından yapılan tespitlerde kök rapordan farklı veya değiştirilmesi gereken bir husus bulunmadığı, defter kayıtları ile 24.04.2019 tarihli mutabakatnamenin birbirleriyle uyumlu olmadığı belirtilmiştir. Davalının icra müdürlüğüne vermiş olduğu itiraz dilekçesinde;" Müvekkilin maliki olduğu ... markasının Alacaklı... tarafından (... Alan Sıfatı ile) ciddi olarak maddi ve manevi zarara uğramasına neden olduğundan fazlaya dair talep ve dava haklarımız saklı kalmak koşulu ile 10.06.2019 tarihi itibarı ile 30.000,00 TL + 5.400,00 TL KDV ceza faturası Muhatap Alacaklı Şirkete adına düzenlenmiş ve mail adresine gönderilmiştir. Bu bedel ... (...) ... sözleşmesinin ilgili maddesi gereğince Alacaklının Şirketimiz nezdinde doğmuş ve doğacak hak ve alacaklarınızdan mahsup edilmiş olup, müvekkilimin ekli cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere 8.310,49 tl bakiye alacağı mevcuttur. alacaklı ile müvekkilim arasında iddia edildiği gibi geçerli bir hesap mutabakatı yoktur. Yukarıda açıklamış olduğumuz üzere; Alacaklının Müvekkilime 8.310,49 TL borcu bulunmaktadır. Ayrıca hesap mutabakatının geçerli olabilmesi için, şirket yetkililerinin imzası bulunması gerektiğini" belirtmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasında ... sözleşmesi bulunduğu, davacı tarafından ... sözleşmesine istinaden davalıdan cari hesaba ve mutabakat metnine istinaden alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ispat yükümlülüğünün davacı üzerinde olduğu, dosyaya 24/04/2019 tarihli mutabakat belgesi ve cari hesap ekstresi ibraz ettiği, davalı vekilince de dosyaya cari hesap ekstresi ibraz edildiği anlaşılmıştır.Davalı vekilinin ibraz ettiği cari hesap ekstresinden, davacı tarafa 09/04/2019 tarihinde (mutabakat tarihi 24/04/2019 tarihlidir) 27.645,96 TL borçlu olduğu, bu tarihten sonra, 237,76 TL virman işlemi yapıldığı, 59,00 TL satın alma iade faturası, 259,60 TL Toplu iade faturası ve 10/06/2019 tarihli fatura (bu faturanın 30.000 TL ceza yansıtma bedeli+5.400 TL KDV= 35.400 TL toplam fatura bedeli) cari hesaba eklendiği, davalının 310,40 TL alacaklı göründüğü anlaşılmıştır.Davacı vekilinin icra dosyasına sunduğu cari hesap ekstresinde de, 17/04/2019 tarihinde 27.645,96 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda bilirkişi tarafından davacı defter ve ticari kayıtları ile davalı cari hesap ekstresi karşılaştırılarak 10/06/2019 tarihli davalı faturasının davacı defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, davalı tarafça cari hesap borcundan mahsup edilip edilmeyeceğinin denetime elverişli şekilde incelenerek ek rapor alınması gerekirken, eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporu ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/03/2023 tarih ve 2020/226 E. 2023/188 K. sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025