T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2025/1087 - 2025/1124 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1087 KARAR NO : 2025/1124 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Mahkemece geçici hukukî koruma talebinin re…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2025/1087 - 2025/1124 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1087 KARAR NO : 2025/1124 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 Mahkemece geçici hukukî koruma talebinin reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: İhtiyati haciz talep davacı vekili; müvekkilinin annesi adına kayıtlı ... .... Parselde kain kerpiç evli elma bahçesi nitelikli taşınmazın dava dışı .....'a satışı konusunda anlaştıklarını, taşınmazın, müvekkili ile dava dışı kişiler arasındaki anlaşmaya istinaden müvekkilinin annesi tarafından ....a devredildiğini, taşınmazın satış bedeli olarak ise davalı şirkete ait ...Şubesi'nin hamiline yazılı ... seri numaralı çeki ile 05/11/2023 tarih ve 4380994 seri numaralı çekin Yasin Karamızrak tarafından müvekkiline teslim edildiğini, vadesi gelmesine rağmen ödenmeyen çeklerin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesi'nin 2025/23149 Esas sayılı takip dosyası ile davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu vekilinin icra dosyasına sunmuş olduğu 28/05/2025 tarihli itirazı üzerine aynı gün icra takibinin durdurulduğunu beyanla; davalının dava değerinde menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacaklarının teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde verilen 16/07/2025 tarihli ara kararı ile; dava dilekçesine ekli 21.08.2023 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesinin sunulduğu, sunulan sözleşmede satıcı imzasının bulunmadığı, davacının iddiasını destekler başkaca belge ve delil sunmadığı, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği ve talebin bu haliyle yargılamayı gerektirdiği anlaşıldığından, İİK'nın 257. maddesinde yer alan yasal koşulları taşımadığı gerekçesi ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermiştir. Ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; müvekkilinin vadesi gelmiş alacağının rehinle temin edilmemiş olduğundan davalı adına kayıtlı taşınır, taşınmaz ve diğer mal varlıklarının alacaklarına yetecek miktarda ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekirken takip dayanağı belgeler göz ardı edilerek eksik inceleme sonucunda talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ihtiyati haciz kararının verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulunun sağlanmasının yeterli olduğu belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine dair kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Talep, 2004 sayılı İİK m. 257 vd. hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. 2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. İhtiyati haciz isteyen vekili, ihtiyati haciz talebine konu çekle ilgili olarak Diyarbakır İcra Dairesi'nin 2025/23149 Esas sayılı dosyasında borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını beyan etmiş olmakla, UYAP üzerinden erişilen dosya içeriklerine göre, ödeme emrinin aleyhine ihtiyati haciz istenen borçluya 16/04/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde 28/05/2025 tarihinde itiraz ettiği, icra dosyası içeriğine göre icra müdürlüğünce 28/05/2025 tarihli karar ile takibin durdurulmasına karar verildiği, bu şekilde takibin kesinleşmediği, itiraz sonucu durduğu ve bir yıllık yasal sürede davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için, mahkeme kararı ile borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz, 6100 sayılı HMK’daki ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, ihtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’da düzenlenmiştir. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce hakkını tehlikede görüp, aynı alacak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurma hakkını haizdir (Yargıtay 11. HD'nin 17/06/2014, E. 2014/8092, K. 2014/11652; 11/11/2013, E. 2013/15860, K. 2013/20091; 13/02/2012, E. 2012/699, K. 2012/ 1837; 22/06/2009, E. 2009/6653, K. 2009/7569 tarih ve sayılı kararları). Alacaklıya henüz kesin haciz isteme yetkisinin (2004 sayılı İİK m. 78) gelmediği bir dönemde, yani ilâmsız takip kesinleşmeden önce, ihtiyati haciz talep edilebilir. Bu sebeple, ilamsız icra takibi henüz kesinleşmediğinden alacaklının, ihtiyati haciz talep etmesinde hukuki yararı bulunmaktadır. Süresinde bankaya ibraz edilmemesi nedeniyle çekin kambiyo senedi vasfını yitirmesi durumunda hâmil, 6102 Sayılı TTK m. 732 (mülga 6762 sayılı TTK m. 644) hükmüne dayalı olarak ya hakkında sebepsiz zenginleşme nedeniyle keşideci aleyhine ya da temel ilişkiye dayalı olarak kendi cirantası aleyhine alacak davası açabilir. Somut olayda; hamil ..... ile keşideci ...... Ltd. Şti. arasında temel ilişki söz konusu olmadığından, hâmil, arada temel ilişki bulunmayan keşideciye karşı icra takibi başlatma yolunu tercih etmiştir. Bu nedenle eldeki dava TTK m. 732 hükmüne dayalı sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İhtiyati haciz isteyen tarafın alacaklı olup olmadığının, var ise ne kadar alacaklı olduğu, alacağın muaccel olup olmadığının yargılamaya muhtaç olduğu, bu itibar ile ihtiyati haciz isteyen vekilinin alacağın ispatı bakımından sunduğu delillerin yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla ihtiyatici haciz koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesinin, sözleşmede satıcının imzasının bulunmadığı, davacının iddiasını destekler başkaca belge ve delil sunmadığı, ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediği yönündeki gerekçesi isabetli görülmemiştir. Yukarı açıklanan nedenlerle, davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, gerekçe yönünden, 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereği re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca davanın yukarıdaki gerekçe ile reddine dair yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin REDDİNE, II-) 6100 sayılı HMK’nın 355. maddesinin birinci fıkrası ikinci cümlesi gereği re'sen görülen kamu düzenine aykırılık nedeniyle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararın KALDIRILMASINA, HMK m. 353/1-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) İhtiyati haciz talebinin REDDİNE, 2-) Karardan birer suretin taraflara tebliğine, III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesinde istinaf kanun yoluna başvuran davacıya İADESİNE, IV-) İstinaf başvurusunun re’sen gözetilen sebeplerle kabul edildiği dikkate alınarak, istinaf başvurusu nedeniyle yapılan istinaf yargılama giderlerinin takdiren istinaf kanun yoluna başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA, V-) 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve harcanmayan gider avansının ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, VI-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, VII-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a hükmü gereğince poliçe bedeli dikkate alınarak miktar itibarıyla KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/11/2025