T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/970 - 2026/405 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/970 KARAR NO : 2026/405 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece dava…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/970 - 2026/405 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/970 KARAR NO : 2026/405 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Rücuen Tazminat BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili Şirket nezdinde ..... numaralı zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalanan davalıya ait ...... plaka sayılı aracın bilinmeyen sürücü idaresinde iken 28/10/2020 tarihinde meydana gelen çok taraflı kaza sonrasında sürücünün olay yerini terkettiğini, kazada hasar gören ...... plaka sayılı araç malikine yapılan ekspertiz incelemesi sonucuna göre 4.100,00 TL, aynı kazada hasarlanan ...... plaka sayılı aracın zararını gideren kasko sigortacısının rücu talebi üzerine dava dışı sigorta şirketine 28.831,82 TL hasar bedeli ödemesi ve yine araç malikinin değer kaybı talebi ile Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetine başvurusu üzerine hak sahibine toplam 17.379,08 TL ödendiğini, kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu olduğunu, sürücünün olay yerini terk etmesi ve ağır kusurlu olması nedeniyle Genel Şartlar uyarınca müvekkili şirketin sigortalısına rücu şartlarının oluştuğunu ileri sürerek ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 50.310,90 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacının ileri sürdüğünün aksine sürücüsü tespit edilememiş bir kazanın söz konusu olmadığını, müvekkiline ait sigortalı aracın sürücüsünün şirket çalışanı ...... olduğunu, sürücünün aracın freninin tutmaması nedeniyle duramadığını ve kaza sonrasında can güvenliği ile ilgili tedirginlik yaşadığı için olay yerinden uzaklaşmak zorunda kaldığını, akabinde ise polis merkezine giderek ifade verdiğini, kaza saati ile sürücünün kollukta ifade verdiği saatin oldukça yakın olduğunu, sürücünün somut olayda ağır kusur ve kastının söz konusu olmadığını, kaza mahallinin şehir merkezinden uzakta olduğunu, gerek bölgenin coğrafi konumu gerekse trafik kazası olması sebebiyle kazaya karışanların öfkesini kontrol edememe ihtimalinin varlığı nedeniyle sürücünün can güvenliği ile ilgili tedirginlik yaşamasının olağan olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; somut olayda bedensel zararın meydana gelmediği, sürücünün olay yerini terkettiğinin sabit olduğu, bedensel zarar halinde olay yerini terk etmenin rücu sebebi olduğu, dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı sigorta şirketinin davalıya rücu şartı oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; eldeki davanın hak sahiplerine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi kapsamında ödenen hasar bedellerinin olay yerini terk rücu sebebine dayanarak tazmini istemine ilişkin olduğunu, mahkemece kazada sadece maddi hasarın gerçekleştiği ve bedeni zararın bulunmadığı, davanın bu nedenle reddedildiğinin belirtildiğini, ancak davanın reddedilmesinin Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.4 (f) bendine aykırı olduğunu beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Dava, dava dışı üçüncü kişilere ödeme yapan zorunlu mali mesuliyet sigortacısının ödediği bedelin davalı sigorta ettirenden rücuen tazmini istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; taraflar arasında davalıya ait ...... plaka sayılı kamyon için 10/12/2019-10/12/2020 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak ... numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiği, 28/10/2020 tarihinde sigortalı araç ile ..... plaka sayılı ve ... plaka sayılı araçların karıştığı trafik kazasının meydana geldiği, davacı sigorta şirketi tarafından ... plaka sayılı ve ... plaka sayılı araçlara hasar bedeli ile değer kaybı bedeli ödendiği, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmaktadır. 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir. 01/06/2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. Her ne kadar İlk Derece Mahkemesince, dava konusu olayda bedeni zarar bulunmadığı ve bedeni zarar olması halinde olay yerinin terkedilmesinin rücu sebebi olduğu kabul edilmiş ise de, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/02/2025 tarih ve 2024/11202 E., 2025/2473 K. sayılı kararında "Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğuna, bölge adliye mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine" karar verilmiştir. Dairemizce yukarıda zikredilen Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin uyuşmazlığın giderilmesine dair vermiş olduğu karar tarihinden önce verilen kararlarda maddi zarar ödemelerinin olay yerini terk nedeni ile içe rücu edilemeyeceğine karar verilmiş ise de Bölge Adliye Mahkemeleri Dairelerince farklı nitelikte kararlar nedeniyle Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2024/11202 Esas, 2025/2473 Karar sayılı ve 13.02.2025 tarihli Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararı sonrasında Yargıtay kararına uyulmak suretiyle önceki uygulamadan dönülmesine karar verilmiştir. O halde Mahkemece, ZMSS Genel Şartlarının B.4-f bendinde belirtildiği üzere olay yerini terk etmenin maddede sayılan istisnalar haricinde başlı başına rücu sebebi olarak sayıldığı kabul edilerek, maddede sayılı olan kaza yerinden ayrılmayı gerektirecek haklı sebep olup olmadığının değerlendirilmesi, haklı sebebin bulunmadığının kabulü halinde ise rücu edilebilecek miktarın belirlenmesi açısından bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde ile hüküm kurulması isabetsiz görülmüştür. Yukarıda açıklanan nedenlerle, yargılamaya devam edilerek taraf iddia ve savunmaları ile toplanan ve toplanacak delillerin değerlendirilmesi sonucunda uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar harcının davacıya İADESİNE, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan diğer istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-) Dairemiz kararının 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a ve 362(1)-g hükümleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/04/2026