T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/999 - 2026/425 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/999 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Ayıp Nedeniyle Satış Bedelinden İndirim BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Taraflar arasında görül…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2024/999 - 2026/425 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/999 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU : Ayıp Nedeniyle Satış Bedelinden İndirim BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 02/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/04/2026 Taraflar arasında görülen davada İlk Derece Mahkemesince verilen kararın istinaf incelemesi davalı tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkilinin ... plakalı otomobili.... Noterliğinin ...tarih ve...yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile 165.500,00 TL bedel karşılığı satın aldığını, ... Ekspertiz firmasının... şubesinde yapılan..... ekspertiz incelemesinde ve aracın kilometre göstergesinde aracın 201870 km'de olduğunun tespit edilmesi ve davalının da bu yöndeki beyanına istinaden aracın 201870 km'de olduğu zannıyla dava konusu aracı satın alındığını, müvekkilinin aldığı aracı faaliyet merkezi olan ... iline getirdikten sonra 10.08.2021 tarihinde yine ... Ekspertiz firmasının ... ... şubesinde yaptırdığı oto ekspertiz incelemesinde aracın güncel kilometresinin 202445 km olduğu halde şanzıman çalışma gücünün 274663 km olduğunu, yani aracın davacıya satışından önce kilometre sayacına müdahale edilerek düşürüldüğünün anlaşıldığını iddia ederek 5.000,00 TL'nin satış tarihi olan 02/08/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu araçtaki kilometrede oynama olduğunun tespit edilldiği, aracın hukuki ayıplı olduğunun kabulünün gerektiği, satış sözleşmesinin tarafı olan davacının 6098 sayılı TBK.'nun 227. maddesinde düzenlenen haklarını talep edebileceği, davacının seçimlik haklarının yanında genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının da saklı bulunduğu, bilirkişi raporunda tazmin edilmesi gereken miktar esas alınarak davacının talep ettiği miktar doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davacının davalıyı temerrüde düşürmediği bu nedenle dava tarihinden itibaren talep doğrultusunda yasal faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 25.000,00 TL'nin dava tarihi 13/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı, davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davalı; dava konusu aracı aldığı tarihte servise gidip kilometresine baktırdığını, TÜVTÜRK muayene istasyonunda kilometresine baktırdığını, aracın kilometresinin orijinal olarak göründüğünü, aracı sattığı tarihte davacının eksper incelemesi yaptırdığını, daha sonra satını aldığını, davacının bir ay sonra kendisini arayarak araca eksper incelemesi yaptırdığını ve şanzımanın beyninin bağlandığını ve kilometresinin orijinal olmadığını söylediğini, araç ayıplı ise geri vermesini istediğini ancak davacının kendisinden para talep ettiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, 6098 sayılı TBK'nun 219 ve devamı maddeleri uyarınca ayıp iddiasına dayalı ayıp oranında bedel indirimi istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı ile davalı arasında.... Noterliğinin ..... tarih ve...yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile dava konusu ... plakalı aracın davalı tarafından davacıya satıldığı, davacı tarafından aracı satın aldığı 02/08/2021 tarihinde yapılan ekspertiz incelemesine ait raporda aracın kilometresinin 201.870 olarak belirtildiği, davacı tarafından 10.08.2021 tarihinde yaptırılan ikinci ekper incelemesinde aracın güncel kilometresinin 202.445 km olduğu, şanzıman çalışma gücünün 274.663 km olduğu, şanzıman çalışma performansının 270.652 km olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır. Satıcının ayıptan sorumluluğu 6098 sayılı TBK'nın 219 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ayıp kavramının tanımı kanunda tam olarak bulunmamakla birlikte, ayıptan sorumluluk halleri bu maddelerde hüküm altına alınmıştır. Ayıp kavramı hakkındaki genel tanım, sözleşme gereği edimin taşıması gereken nitelik ile mevcut nitelik arasındaki fark şeklindedir. 6098 sayılı TBK'nun 219. maddesinde sözleşmeye aykırılık halinde iki ayrı durum mevcuttur. Bunların ilki, satıcının alıcıya birtakım nitelikler bildirmesi ve bu niteliklerin söz konusu şeyde bulunmamasıdır. İkincisi ise sözleşme konusu şeyden beklenen faydayı azaltan veya ortadan kaldıran durumların mevcut olmasıdır. Buna dürüstlük kuralı çerçevesinde karar verilmektedir. Alıcının beklediği faydanın dürüstlük kuralı çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir. Burada objektif değer baz alınır. Satıcının ayıptan sorumluluğunun doğması için aranan şartlar; (i) ortada bir ayıp bulunmalıdır, (ii) satılandaki ayıp önemli olmalıdır, (iii) alıcı malın ayıplı olduğunu bilmiyor olmalıdır, (iv) ayıptan sorumluluk sözleşme ile kaldırılmıyor olmalıdır, (v) alıcı ayıbı kabul etmemiş olmalıdır, (vi) alıcı ayıptan doğan sorumluluk hükümlerinden yararlanabilmek için kanunun kendisine yüklediği külfetleri yerine getirmiş olmalıdır. 6098 sayılı TBK'nun 219. maddesinde, "Satıcı alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi nitelik ve niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Satıcı bu ayıpların varlığını bilmese bile onlardan sorumludur." hükmü bulunmaktadır. 6098 sayılı TBK'nun 227. maddesi gereğince, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hâllerde alıcı, ayıbı ihbar etmek suretiyle, seçimlik haklardan birini kullanabilir; alıcı, satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinden indirim isteme, aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere, satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme hakkına sahiptir. Aynı madde gereğince, alıcının genel hükümlere göre uğradığı zararlar nedeniyle ayrıca tazminat isteme hakkı da vardır. Alıcıya kanunen yüklenen külfetler, satılanı gözden geçirme ve varlığı iddia edilen ayıpları satıcıya bildirme külfetleridir. Alıcı, satın aldığı malı gözden geçirmek ve herhangi bir ayıp halinde de bunu satıcıya bildirmek zorundadır. Bu zorunluluklar 6098 sayılı TBK 223. maddesinde ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 23. maddesinde düzenlenmiştir. Davada taraflar tacir olup 6102 sayılı TTK'nın uygulanması gerektiği açıktır. Anılan yasanın 23. maddesinde bu husus "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir. Ancak alıcının bu yükümlülüğünü yerine getirmediğinin davalı tarafından yargılamada ileri sürülmesi gerekir. Ayıp ihbarı def'i niteliğinde olduğundan mahkemece bu yükümlülüğün yerine getirilmediği re'sen değerlendirilemez (Yargıtay 3. HD'nin 18/12/2020 tarihli, 2020/10518 E. 2020/7445 K. sayılı; Yargıtay 13. HD'nin 12/05/2020 tarihli, 2017/6859 E., 2020/3768 K. sayılı ilamları). İkinci el araç satımlarında, alıcı tarafından bilinseydi aracın daha düşük bedelle alınacağı ya da hiç satın alınmayacağı söylenebilen her durumda ayıp mevcut demektir. Satıcı, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada alıcı tarafından bilinen ayıplardan sorumlu değildir. Fakat yerleşik yüksek yargı kararları gereğince, araçtaki ayıpların alıcıya bildirildiğinin yazılı delil ile ispat yükü satıcıdadır. Davacının aracı satış esnasında muayene ettirmesi de gizli ayıplı olarak bilerek satın aldığı sonucunu doğurmaz. Aracın piyasa değerinden düşük satın alınması davacının ayıbı bildiğine karine teşkil etmez. Davacının, satın aldığı araçla ilgili olarak Trafik Şube Müdürlüğü'nce tutulan kayıtları, aracın sigorta kayıtlarını, tramer kayıtlarını inceleme ve tramere sms atarak bilgi edinme yükümlülüğü de yoktur. Ayıbın gizlenmediğinin ispat yükü davalıdadır. Ancak davaya konu somut olayda davalı yanca davacıya satılan araçtaki kusur ve ayıpların davacıya bildirildiği konusunda yazılı bir delil sunulamamaştır. Davalı üzerine düşen ispat yükünü yerine getirmek zorundadır (Yargıtay 13. HD'nin 12/03/2020 tarih ve 2018/2082 E. 2020/3273 K. sayılı kararı). Yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece dava konusu aracın kilometresiyle oynanıp oynanmadığı ve bu bağlamda aracın ayıplı olup olmadığının ne şekilde tespit edildiği hususunda yeterli bir gerekçe bulunmamakla birlikte bu konuda bilirkişi tarafından yapılan bir inceleme ve tespit de yoktur. Dava konusu aracın kilometresi ile şanzıman gücü aynı kavramlar olmadığından aracın kilometre göstergesindeki rakam ile ile şanzıman gücündeki rakamın farklı olması aracın kilometresiyle oynandığı ve aracın ayıplı olduğuna karine teşkil etmez. Bu nedenle dava konusu aracın TÜVTÜRK muayene kayıtları getirtilip, konusunda uzman otomotiv bilirkişisinden dava konusu araç başında bizzat inceleme yapılmak suretiyle aracın kilometresinin düşürülüp düşürülmediği ve eksper raporunda yer alan kilometre göstergesindeki rakam ile şanzıman gücü rakamı arasındaki farkın neden kaynaklandığı hususunda rapor alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Yukarıda anılan gerekçelerle, 7251 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 353 maddesi gereğince, Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapılmak, sonucuna göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davalının istinaf isteminin KABULÜNE, İlk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-) Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu’na ekli (1) sayılı tarife gereğince, peşin alınan istinaf karar ve ilâm harcının istinaf eden davalıya İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 4-) İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince hükümle birlikte DEĞERLENDİRİLMESİNE, 5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4. maddesi uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a ve 362/1-g maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/04/2026