İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 11.12.2025 YAZILDIĞI TARİH: 11.12.2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/506 Esas, 2024/631 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... İli istikametinden... …
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1934 KARAR NO : 2025/2038 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2024 NUMARASI : 2023/506 Esas, 2024/631 Karar DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 16.05.2023 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 11.12.2025 YAZILDIĞI TARİH: 11.12.2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/506 Esas, 2024/631 Karar sayılı kararı davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...tarihinde sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... İli istikametinden... İli istikametine seyri esnasında olay yerine geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek gidiş istikametine göre yolun sağ tarafından yoldan çıkarak sağ yan kısımları üzerine yatıp sürüklenmesi sonucu çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, işbu başvuruya konu trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline atfedilebilecek hiçbir kusur durumunu kabul etmediklerini, trafik kazası tespit tutanağında, "Bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTKnun 84/1-F kuralını ihlal ettiği," tespit edildiğini, bu nedenle ... plakalı aracın sürücü olan davalı...'ın işbu kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, dava konusu kaza sonrasında Hacıbektaş Cumhuriyet Başsavcılığınca 2022/666 Soruşturma numarası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturmanın halen devam ettiğini, başvuru konusu trafik kazasına karışan ... plaka sayılı araç kaza tarihi itibariyle ...A.Ş. nezdinde Genişletilmiş Artı Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altında olup, müvekkilinin başvuruya konu trafik kazası neticesinde maruz kaldığı manevi zararlardan davalı sigorta şirketinin poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere sorumluluğu bulunduğunu, ayrıca davalı sigorta şirketine işbu davanın ikamesinden evvel usulüne uygun şekilde başvuru yapıldığını, sigorta şirketi tarafından başvurularının cevaplanmayarak sonuçsuz bırakıldığını, davalı sigorta şirketi ile manevi tazminat hususuna ilişkin olarak arabuluculuk görüşmeleri gerçekleştirildiğini, yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, işbu trafik kazası sonrasında müvekkilinin, ... Hastanesinde muayene ve tedavi olduğunu, söz konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilinin boyun ve karın bölgelerinde hassasiyetler oluştuğunu ve vücudunun birçok bölgesindeki kesiler meydana geldiğini, müvekkilinin geçici ve sürekli iş göremezliğe maruz kaldığını ve bu süreçte bir başkasının bakımına ihtiyaç duyduğunu, dava konusu trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan müvekkilini, kazadan sonra hayatının doğal akışını devam ettiremediğini, bedeninde meydana gelen yaralanmalar sebebiyle çevresindeki kişilerden yardım talep etmek zorunda kaldığını, kazanın gerçekleşmesi ile tedavi için birçok kez hastaneye gitmek zorunda kalan müvekkilinin yapılan masraflar nedeni ile manevi açıdan da yıprandığını, kazanın sebep olduğu etki ile müvekkilinin üzerinde tedirginlik başladığını, müvekkilinin yaşadığı travmatik olayı unutamadığını, olayın psikolojik etkilerinden halen kurtulamadığını, Yüksek mahkemenin bu içtihatları ve öğretideki "Gasp eden daima temerrüt halindedir" prensibi ışığında hükmedilecek manevi tazminata kazanın meydana geldiği tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, fazlaya ilişkin her türlü yasal hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin ... tarihinde meydana gelen kazada ağır şekilde yaralanması geçici ve sürekli iş göremezliğe ve bakım ihtiyacına maruz kalması sonucu duyduğu acı, elem ve keder sebebiyle 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak tahsili ile müvekkile ödenmesini talep ettiklerini belirterek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, maddi tazminat talepleri bakımından sorumluluğu ancak ZMMS teminat limitinin tüketildiği hallerde başlayacağını, henüz teminat limitleri tüketilmemiş olduğundan müvekkili şirketin meydana geldiği iddia edilen zarardan dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın ibraz ettiği deliller ve özellikle kaza tespit tutanağının taraflarına tebliğ edilmediğini, bu nedenle belge suretleri ve delillerin tebliğini talep ettiklerini, zorunlu dava şartı olan sigorta şirketine usulüne uygun başvurunun davacı tarafça yerine getirilip getirilmediğinin ispat edilmesi gerektiğini, 2918 sayılı ktk'nın 100. maddesinde; aynı kanunun 97. maddesinde düzenlenen ve ZMMS sigortacısına zorunlu başvuru şartını düzenleyen maddenin ihtiyari mali sorumluluk sigortalarında da uygulanacağı açıkça belirtildiğini, Karayolları Trafik Kanunu gereğince davacı usuli yükümlülüğü olan başvuru şartını yerine getirmeksizin dava açtığından, davanın usulen reddi gerektiğini, doğrudan doğruya talep ve dava hakkı başlıklı 97. madde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiğini, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceğini, Poliçe Genel Şartlarında, başvuru sırasında ibrazı zorunlu olan evrakların açıkça sayıldığını, ZMMS genel şartlarında belirtilen ve ibrazı zorunlu olan belgelerle yapılmış bir başvuru bulunmuyor ise dava şartı yokluğundan huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve TTK’nın ilgili maddeleri gereğince Sigorta Sözleşmesinden kaynaklanan talep ve dava hakları 2 yılda müruru zamana uğrar. İş bu nedenle 2 yıllık dava açma süresi geçmiş ise davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca; Sürekli sakatlık tazminatına ilişkin sakatlık oranının belirlenmesinde, sakatlık ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporlarına ilişkin mevzuat doğrultusunda hazırlanacak sağlık kurulu raporu dikkate alınması gerektiğini, İşbu raporda trafik kazası ile maluliyet arasında illiyet bağının tespit edilmiş olması gerektiğini, şayet ölüm söz konusu ise bu durumda da yine illiyet bağının tespiti gerektiğini, müvekkili şirketin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı aracın kusuru bulunmadığını, davacının kazayı yaşadığı sırada sigortalı araçta hangi amaçla bulunduğu ve bu taşımanın esasen hatır taşımasına binaen mi yapıldığı hususunun tespit edilmesi gerekliliği ve hatır taşımasının tespiti halinde bu hususun tazminat belirlenmesinde ciddi ve makul bir indirim sebebi olduğu Yargıtay’ın uygulamalarında sabit hale gelmiş bir hukuki gerçeklilik olmakla bu hususun yerel mahkeme tarafından tespit ve takdiri gerektiğini, müvekkili şirket söz konusu zarardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, işbu dava tarihine kadar herhangi bir ihbar bulunmadığını, davayı kabul manasında olmamak üzere faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiğini, daha önce yapılmış ödemelerin faizi ve güncellemesi yapılarak mahsup edilmesini, davacı tarafça, 100.000,00- TL manevi tazminat talebinin amacına ve kanuna aykırı olduğunu belirterek haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, müvekkili şirketin ihbar olunan olması nedeniyle aleyhine hüküm tesis edilmemesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Zaman aşımı, görev, kesin hüküm, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre, başvuru şartına ait itirazların kanunda aranan yasal koşulları olmadığından reddedilmiştir. Kasko poliçelerinin incelenmesinde; kazaya karına aracın davalı nezdinde nezdinde ihtiyari mali poliçe içeren kasko poliçesinin bulunduğu, kasko poliçesinin incelenmesinde İMM manevi tazminat limitlerinin 1.000.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere teminat limitine dahil edildiği görülmüştür. Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları , "Sigortacı, işbu poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder. İşbu sigorta, sigorta ettirenin haksız taleplere karşı müdafaasını da temin edeceği... " öngörülmüştür. -Mahkememizce kusur ön sorun değerlendirmesinde, Mahkememizce olayla ilgili Hacıbektaş Asliye Ceza mahkemesi 2023/261 Esas sayılı dosyası alınmıştır. ... tarihinde ...sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüsün seyir halinde iken sürüş hakimiyetini kaybederek yolun dışına çıkıp devrilmesi ve sürüklenmesi nedeniyle trafik kazası meydana geldiği, davacının ilgili otobüste yolcu konumunda seyir ettiği, ceza dosyasında alınan raporda şüphelinin dikkatsiz seyri neticesinde kazanın meydana geldiği ve mağdurların yaralanmasına sebebiyet verdiği, kazaya karışan aracın ticari nitelikte bir yolcu otobüsü olduğu anlaşıldığından, kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Aracın ticari nitelikte olması dikkate alınarak davalı tarafın hatır taşıma iddası uygun görülmemiştir. - Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde; Mahkememiz İstanbul Adli Tıp Kurumu bünyesinde rapor almıştır. Kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yükümlerine göre rapor alınması gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/3153 E,2021/2473 sayılı ilamı doğrultusunda) Anılan düzenlenme uyarınca mahkememizce rapor almıştır. Anılan 22/03/2024 tarihli rapor incelenmesinde davacının % 8 oranında sürekli malul olduğu, 6 ay geçici süreyle geçici iş göremez olduğu tespit olunmuştur. Davacı tarafından sunulan ... Üniversitesi tarafından düzenlenen raporun da aynı mahiyette olduğu görülmüştür. Rapor yöntemine uygun olduğundan mahkememizce esas kabul edilmiştir. - Manevi tazminata dair değerlendirmede; Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davacının kusurunun olmayışı, çekilen ızdırap, davacının %8 oranında sürekli olarak malul olması, 6 ay geçici malul olması ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar. 2918 Sayılı Kanun'un ''İhtiyari mali sorumluluk sigortasına uygulanacak hükümler'' başlıklı 100 maddesinde, bu Kanunun sorumluluğun kaldırılması veya tazminatın azaltılmasına ilişkin 95 inci maddesi, doğrudan doğruya talep ve dava hakkına ilişkin 97 nci maddesi ve zamanaşımına ilişkin 109 uncu maddesi ihtiyari mali sorumluluk sigortasında da uygulanır. Anılan açıklamalar uyarınca davacı taraf başvuru tarihi dikkate alınarak 10/03/2023 tarihinde davalıların temerrüte düştüğü kabul edilerek; davacının manevi tazminat davasının kabulü ile; davacı için 100.000,00 TL manevi tazminatın davacının başvurusu dikkate alınarak belirlenen 10/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kayseri 2. Tüketici mahkemesinin 2023/289 E sayılı dosyasında verilecek hükümle iş bu hüküm arasında tahsilde tekerrüre düşülmemesine, dair karar verildiği anlaşılmıştır. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili süresi içinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sırasında hükme esas alınan maluliyet raporuna karşı itirazda bulunulduğunu, fakat ilk derece mahkemesince itirazlarının değerlendirilmeksizin eksik ve hatalı bir şekilde hukuka aykırı bir hüküm kurulduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiğini, davacılar lehine takdir edilen manevi tazminat tutarının zenginleşme aracı olarak kullanıldığını ve fahiş olduğunu, yargılamada müvekkili şirketin hak arama özgürlüğünün yeterli şekilde kullandırılmadığını, bu nedenle Anayasa ile korunan hak arama hürriyetinin kısıtlandırıldığını, bu nedenlerle tehir-i icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede; Dava, manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada toplanan deliller, ATK'dan alınan maluliyet raporu, davalı Sigorta Şirketi'nin İMMS kapsamında manevi tazminattan sorumlu olması dikkate alındığında, davacının ekonomik ve sosyal durumu, kaza tarihinde paranın satın alma gücü ve davacının yaralanma derecesine göre Kayseri 2. Tüketici Mahkemesinin 2023/289 esas sayılı dosyasında verilecek hükümle işbu hüküm arasında tahsilde tekerrür olmamak şartıyla davanın kabulüne karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-) Davalı ...Şirketi'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 6.831,00 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 1.707,75 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 5.123,25 TL istinaf karar harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-) İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-) İstinaf yargılaması bakımından davalı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 6-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, HMK'nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1 - a maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 11/12/2025