İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 13.06.2026 YAZILDIĞI TARİH: 13.06.2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1220 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 09.01.2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydan…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/431 KARAR NO: 2026/785 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09.01.2026 NUMARASI: 2025/1220 Esas (Ara Karar) DAVANIN KONUSU: Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat DAVA TARİHİ: 30.12.2025 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 13.06.2026 YAZILDIĞI TARİH: 13.06.2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1220 Esas sayılı dosyası üzerinden verilen 09.01.2026 tarihli ara kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; meydana gelen ölümlü trafik kazası sonucunda kızlarını/ yeğenini kaybeden davacıların, bilirkişi raporundan sonra artırılmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik davacılar ... için 1000,00 TL , ... için 1.000,00 TL, ... için 100 TL destekten yoksun kalma tazminatı olmak üzere toplam 2.100,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile, davacılar ... için 1.000.000,00 TL, ... için 1.000.000,00 TL , ... için 500.000,00 TL olmak üzere toplam 2.500.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davalı tarafa ait ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacı vekilinin ... plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiş ise de, davalıya ait ... plaka sayılı aracının bizatihi dava konusu olmadığı, HMK.'nın 389 maddesi uyarınca ancak uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, 6100 sayılı HMK'nun ihtiyati tedbirle ilgili hükümlerinde açıkça uyuşmazlık konusu olmayan mal ve haklar üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağının belirtildiği dikkate alınarak davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerine ihtiyati tedbir konulması yönündeki talebinin reddine karar verildiği görülmüştür. Bu karar davacılar vekili tarafından itiraz edilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; uyuşmazlığın haksız fiilden doğan bir para alacağı olması sebebiyle mahkemenin talebi ihtiyati haciz olarak nitelendirmesi gerektiğini, kaza tespit tutanaklarının yaklaşık ispat koşulunu sağladığını ve aracın zorunlu mali mesuliyet sigortasının bulunmamasının alacağın tahsilini riske atan bir mal kaçırma ihtimali doğurduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep ettiği görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dairemizce, HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınmak suretiyle yapılan incelemede; İstinaf incelemesine konu dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma zararı ve manevi zararın tazmini istemlerine, talep ise ihtiyati tedbir kararına karşı itirazların reddine ilişkin ara kararının istinafına ilişkindir. İhtiyati haciz müessesesi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesi şu şekildedir; İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup, maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de; borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. 2004 sayılı İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. İhtiyati haciz, 6100 sayılı HMK’daki ihtiyati tedbirin özel bir çeşidi olup, ihtiyati haczin şartları ve etkileri 2004 sayılı İİK’da düzenlenmiştir. İhtiyati haciz yolu başlı başına bir icra takip yolu değildir. Alacaklı borçluya karşı alacak davası açtıktan veya icra takibi yaptıktan sonra da aynı alacak için ihtiyati haciz isteyebilir. Borçluya karşı genel haciz yolu ile takip yapmış olan alacaklı takip kesinleşmeden önce hakkını tehlikede görüp, aynı alacak için borçlunun mallarına ihtiyati haciz koydurma hakkını haizdir (Yargıtay 11. HD'nin 17/06/2014, E. 2014/8092, K. 2014/11652; 11/11/2013, E. 2013/15860, K. 2013/20091; 13/02/2012, E. 2012/699, K. 2012/ 1837; 22/06/2009, E. 2009/6653, K. 2009/7569 tarih ve sayılı kararları). İhtiyati haciz, nitelikçe bir geçici hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. İİK'nun 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. (Yargıtay 4. HD'nin 2022/8964 E., 2022/15530 K. Sayılı ve 28/11/2022 tarihli kararı ) İhtiyati haciz bir dava değildir. İhtiyati haciz yargılamasında taraflar, ihtiyati haciz talep eden alacaklı ve karşı taraf olarak borçludur. İhtiyati hacizde görevli ve yetkili mahkeme konusunda genel hükümler uygulanır (İİK 258/1). Ayrıca, manevi tazminat isteminde zararın tekliği ve bölünmezliği ilkesi gereğince kısmi ve belirsiz alacak davası olarak açılmaya elverişli değildir. Bu sebeple davacıların manevi zararlarına karşılık ihtiyati haciz taleplerinin tamamının tek kalemde istenebileceğinden göz önünde tutularak ihtiyati haciz talebinin kabulü, hacizde ölçülülük ilkesi gereğince kısmen kabul-kısmen reddi veya reddine karar verilmiş olması ileride hükmedilecek olan manevi tazminat istemi için 6100 sayılı HMK'nın 36/1-b bendi gereğince davada iki taraftan birine veya üçüncü kişiye kanunen gerekmediği halde görüşünü açıklamış olması niteliğinde görülemez. Diğer bir anlatımla, ihtiyati hacizde verilen karar ne olursa olsun buna bağlı olmaksızın nihai kararda 22/06/1966 tarihli 7/7 sayılı İBK'da göz önünde tutularak manevi tazminatın hüküm altına alınması mümkündür. Keza Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin Bölge Adliye Mahkemesi Kararları arasındaki Uyuşmazlığın giderilmesi istemine dair 28/11/2022 tarihli, 2022/8964 Esas ve 2022/15530 Karar sayılı kararında" Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat, haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki muacceliyet kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Borçlunun temerrüdüne ilişkin 6098 sayılı TBK'nın 117. maddesine göre haksız eylemlerde eylemin işlendiği tarih itibariyle borçlunun temerrüde düşmüş olacağı düzenlenmiştir. Az yukarıda açıklanan yerleşik yargısal içtihatlarda da bu hususlara işaret edilmiştir. Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkündür." şeklindedir. 6100 sayılı HMK'nın 33. maddesi uyarınca "Hâkim, Türk hukukunu resen uygular" ilkesi gereği, tarafların sunduğu maddi vakıaların hukuki nitelendirmesini yapmak hâkimin doğrudan görevidir. Somut olayda davacı, davasının bir para alacağı olmasına rağmen hatalı olarak "ihtiyati tedbir" terimini kullanmış olsa da, bu talebin özü itibarıyla İİK 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen "ihtiyati haciz" mahiyetinde olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda açıklanan kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; dosyada mevcut kaza tespit tutanağı ve Kayseri 15. Asliye Ceza Mahkemesindeki yargılamada alınan trafik bilirkişi raporuna göre müteveffa yaya ...'in asli kusurlu, davalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu anlaşılmış, davacıların 6098 sayılı TBK'nın 56/2 maddesi gereğince manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu, böylece yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, ancak gerçek zarar miktarının yargılama sonucunda belli olacağı anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de; Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde davacıların ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile anne... için 100.000,00 TL, baba ... için 100.000,00 TL, amca ... için 50.000,00 TL, manevi tazminat, anne... için 1.000,00 TL, baba ... için 1.000,00 TL, amca ... için 100 TL, maddi tazminat, olmak üzere toplam 252.100 TL miktar ile sınırlı olmak üzere ve %10 teminat karşılığı ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış, ancak bu durum yeniden yargılamayı gerektirmediği için ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereği düzeltilmesi yoluna gidilmiştir. Bu durumda dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri kısmen yerinde görülerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin 09.01.2026 tarihli ara kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) ; A-)Davacıların istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/1220 Esas sayılı 09.01.2026 tarihli sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, hükmün HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince YENİDEN TESİSİNE, 1-)Davacıların ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir taleplerinin İİK'nın 257. maddesi gereğince KISMEN KABULÜ İLE, anne... için 100.000,00 TL, baba ... için 100.000,00 TL, amca ... için 50.000,00 TL, manevi tazminat, anne... için 1.000,00 TL, baba ... için 1.000,00 TL, amca ... için 100 TL, maddi tazminat, olmak üzere toplam 252.100,00 TL üzerinden davalılar ... ve ...Limited Şirketi adına kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminat mukabilinde İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, 2-) 2004 sayılı İİK'nun 259/1. maddesi gereğince takdiren % 10 (25.210,00TL) nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına, 3-) İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine, 4-) Kararın taraflara tebliğine, B-) Davacıların istinaf başvurusu kabul edilmiş olmakla; 1-) İstinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-) İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 3-) Davacılar tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 450,00 TL fotokopi ücreti, 600,00 TL posta gideri ve 300,00 TL tebligat ücreti olmak üzere toplam 3.352,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-) İstinaf yargılaması bakımından istinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümleri uyarınca yatırana iadesine, 5-) Kararın kesin olması nedeniyle taraflara tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin HMK'nın md. 302/5 ve 359/3 uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/05/2026