İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 06/05/2026 YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/368 Esas 2022/754 Karar sayılı kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ters yöne girdiğini, polislerden kaçar…
T. C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/426 KARAR NO: 2026/777 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/10/2022 NUMARASI: 2022/368 Esas 2022/754 Karar DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 12/09/2019 İSTİNAF KARARININ VERİLDİĞİ TARİH: 06/05/2026 YAZILDIĞI TARİH: 11/05/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/368 Esas 2022/754 Karar sayılı kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından istinaf incelemesi için dairemize gönderilmekle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLÜP GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı araç ile ters yöne girdiğini, polislerden kaçarken hız bariyerine takıldığı ve direksiyon hakimiyetini kaybederek, yaya olan davacı ...’ye çarptığını, davalıya ait aracın ... poliçe numarası ile davalı sigorta şirketine sigortalı olduğunu, davalı ... aleyhinde Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/892 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davacı ...'nin kaza nedeni ile 2 ay yoğun bakımda kaldığını, ailesinin bakımına muhtaç durumda kaldığını, yüzünde sabit iz kaldığı, işgücü kaybına uğradığını, davalı ...A.Ş.’ye hasar başvurusunda bulunulduğunu, hem mail yolu ile kargo ile zararın giderilmesi talebinde bulunulduğu, davacı ...'nin kaza nedeni İLe kalıcı maluliyeti olduğu, davacı ...’nin geçirmiş olduğu kaza nedeni ile yaşadıklarından ailesinin de büyük üzüntü duyduğunu, manevi olarak da zarara uğradıklarını, bu nedenlerle davacı ... için şimdilik tahkikat aşamasında artırılmak üzere 500,00 TL maddi tazminat (tedavi gideri, bakım gideri, iş gücü kaybı, maluliyetten doğan her türlü zarar ziyan, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan her türlü maddi kayıp), 150.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için şimdilik tahkikat aşamasında artırılmak üzere 250,00 TL maddi tazminat (destekten yoksun kalma ve bakıcı gideri), 50,000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için şimdilik tahkikat aşamasında artırılmak üzere 250,00 TL maddi tazminat (destekten yoksun kalma), 20.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... İçin 10.000,00 TL manevi tazminat, ... için 10.000,00 TL manevi tazminat. ... için 10.000,00 TL manevi tazminat, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek davalı sigorta şirketinin maddi tazminattan, davalı ...’in ise hem maddi hem de manevi tazminattan sorumluluğuna karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın sigorta şirketine ... poliçe numarası ile sigortalı olduğunu, sürekli sakatlık halinde kaza tarihi itibari ile kişi başı teminat limitinin 360.000,00 TL olduğunu, sigorta şirketinin sorumluluğunun KTK ve poliçe genel şatları gereğince poliçe limiti dahilinde ve sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, davacıların dava öncesinde sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, sağlık hizmet bedellerinin ve geçici iş göremezlik zararının ve tedavi giderlerinin ... tarafından karşılandığını, sigorta şirketinin sorumluluğunun olmadığını, sürekli işgücü kaybı ile ilgili belge asıllarının ve kusura ilişkin raporların davalı şirkete ulaşmadığını, bu nedenle de davanın esası ile ilgili savunma yapma hakkını saklı tuttuklarını, davacı ...'nin maluliyet durumunun Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nden alınacak rapor ile belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilcbileceği hususları belirtilerek davanın reddini talep edilmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Tarih ve ...sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar Ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkındakı Kanunun 59, maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun yeniden düzenlenen 98. maddesinin 1. ve 2. fıkrası gereği müvekkili kurumun sadece sağlık hizmetlerinden sorumlu olup, maddî ve manevi tazminat konusunda sorumluluğunun bulunmadığını talep ve beyan etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; Davacılar ..., ... ve ...'nin maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle REDDİNE, Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile, davacı ... için 75.000,00 TL, davacı ... için 20.000,00 TL,davacılar ..., ..., ... ,... ve ... için 5.000,00'er TL olmak üzere toplamda 120.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'den tahsili ile davacılara verilmesine( ... yönünden hükmedilen tazminatın velayeten ...'ye ödenmesine), fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verildiği görüldü. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece müvekkilleri lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının çok düşük olduğunu, reddedilen manevi tazminat talepleri yönünden de davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını, manevi tazminat taleplerinin tam kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafın maddi tazminat taleplerinden feragat etmesine rağmen lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının yüksek olduğunu, kaza yerinde keşif yapılmadığını, kusur oranlarının tam tespitinin sağlanmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/06/2021 tarih 2019/539 Esas 2021/456 Karar sayılı kararı ile trafik kazası sonucu destekten yoksun kalma tazminatı ve cismani zarar talebinden oluşan maddi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine; manevi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden hüküm kurulmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasından sonra yapılan incelemeler ve araştırmalar neticesinde, Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih 2022/368 Esas 2022/754 Karar sayılı ile destekten yoksun kalma tazminatı ve cismani zarardan oluşan maddi tazminat talebinin feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş, kararın davacılar vekilinin ve davalı ... vekilinin istinafı üzerine, istinaf incelemesi için dairemize gelmiş olduğu görülmüştür. İstinaf incelemesi HMK 355. maddesi gereğince ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. Duruşma açılmasını gerektiren sebepler bulunmadığından HMK'nın 353 ve 355 maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler dosya üzerinden yürütülmüştür. Trafik kazası ile ilgili olarak, ceza dosyasında alınan kusur bilirkişisi raporu, eldeki davada alınan kusur bilirkişisi raporu ile aynı trafik kazasına bağlı olarak açılmış olan diğer tazminat davalarında alınmış olan kusur bilirkişisi raporlarının tutarlı olup, birbiriyle çelişkili olmaması gerekir. Raporlar arasında çelişki olduğu takdirde çelişkinin mahkemece Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik kürsüsünden seçilecek heyetten ya da İTÜ trafik kürsüsünden seçilecek heyetten rapor aldırılmak suretiyle çelişkinin giderilmesi gerekir. Somut olayda, dairemizin kaldırma kararı sonrasında İTÜ trafik kürsüsünden seçilen heyetten alınmış olan ...tarihli kusur raporunda trafik kazasının meydana gelmesinde ... plaka sayılı otomobil sürücüsü davalı ...'in asli ve tam olmak üzürü %100 oranında kusurlu olduğunun, davacı yaya ...'nin ise kusursuz olduğunun rapor edildiği; hükme esas alınmış olan kusur raporunun kaza sonrasında tutulan kaza tespit raporu ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. Olay tarihinde yürürlükte olan TBK’nın 56. maddesi hükümlerine göre, hakimin manevi tazminat adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. 22/06/1996 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Diğer yandan hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hüküm vereceği Türk Medeni Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, taraflar arasında yaşanan olayın oluş şekli, olay tarihi, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü ile yukarıda ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, ilk derece mahkemesince davacı lehine hükmedilen manevi tazminatın uygun olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin manevi tazminatın miktarına ilişkin istinafının yerinde olmadığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 315/1. maddesinde “Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir.” hükmü düzenlenmiş olup; bu hüküm gereğince dava devam ederken tarafların sulh sözleşmesi düzenlemeleri, sulh olduklarını mahkemeye bildirmeleri ve bu sulh sözleşmesi gereğince hüküm kurulmasını talep etmeleri halinde mahkemece sulh sözleşmesine göre hüküm kurulacak, taraflar yalnızca sulh olduklarını beyan etmeleri, sulh sözleşmesine göre hüküm kurulmasını talep etmedikleri takdirde ise mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilecektir. Somut olayda, davacı vekili tarafından 04/06/2021 tarihli "7" nolu celsede davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat yönünden sulh oldukları anlaşma sağladıklarını, maddi tazminat yönünden feragat ettiklerini mahkemeye bildirmiş olduğu anlaşılmakla; sulhe ilişkin ibranamenin dairemizin kaldırma kararından sonra dosya içerisine temin edildiği, davacılar vekilinin maddi tazminat talebinden feragat ettiklerine ilişkin 04/06/2021 tarihli beyanının hakkın özünden feragat olmayıp, ödeme nedeniyle yapılmış bir feragat beyanı olduğu ve sulh sözleşmesine göre mahkemeden karar verilmesinin taraflarca talep edilmemiş olduğu, davacı tarafça hakkın özünden feragat edilmemiş olduğundan davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmeyeceği kanaatine varılmış olup, davalı ... vekilinin aksi yöndeki istinafının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Yukarıda izah edilen sebeplerle, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle dairemizce istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmesi gerektiği tespit edilmiştir. H Ü K Ü M : (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere) A-) 1-) Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 116,60-TL harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-)Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, B-) 1-)Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) İstinaf başvurusu nedeniyle alınması gereken 8.197,20 TL istinaf karar harcından davalı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 6.147,90 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-) Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, C-)1-)İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından AAÜT md. 2/2 uyarınca taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 2-) Taraflarca istinaf yargılaması bakımından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, HMK'nun 333. maddesi, Yönetmeliğin 207/1. maddesi ve HMK Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesi hükümlerine göre yatırana İADESİNE, 3-)Kararın kesin olmaması nedeniyle taraflara tebliğ işlemlerinin dairemizce yerine getirilmesine, Dair; tarafların yokluğunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 353/1-b/1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca Yargıtay yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/05/2026