İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin Motorlu kara taşıtları için yedek parça ve aksesuarların imalatı faaliyetlerinde bulunan müvekkili şirket yıllardan beridir "... ...+" markasını ticari faaliyetlerinde devamlı olarak kullanmakta olduğunu, özellikle müvek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1749 Esas KARAR NO: 2026/147 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 14/07/2023 NUMARASI : 2022/272 E., 2023/221 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin Motorlu kara taşıtları için yedek parça ve aksesuarların imalatı faaliyetlerinde bulunan müvekkili şirket yıllardan beridir "... ...+" markasını ticari faaliyetlerinde devamlı olarak kullanmakta olduğunu, özellikle müvekkili şirketin oto paspasları sektöründe Türkiye'nin önde gelen firmaları arasında yer almış; bu markayla anılır hale gelmiş ve tanınmış marka niteliği aldığını, ticari faaliyetlerinde kullandığı işbu markasını 2018 yılında yaptığı başvuru nihayetinde 11/09/2019 tarihinde Türk Patent Enstitüsü nezdinde ...numara ile tescil ettirdiğini, davalının söz konusu marka muhteviyatı kapsamında olan "4D" yazısını aynen ( Yazı fontu ve açısı dahi tescil kapsamındadır. ) ürün kartelasında aynen kullandığını, aynı iş kolu çerçevesinde olan ve müvekkili şirketin tasarımlarını taklit ederek üretip pazarladığını, müvekkili şirket tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde... nolu tasarım tescil belgesi ile oto paspas ve oto paspası şaft üstü tasarımları tescil edilerek koruma altına alındığını, tespit İstenen davalı yanın, oto paspas tasarımları da taklit edilerek ürettiğini ve ticari faaliyete konu etmekte olduğunu, davalı firma ayrıca facebook üzerinden 25/04/2022 tarihinde sözde yeni ürün adı altında müvekkili şirketin tescilli olan ürünü ile iltibas yaratan kendi ürün tanıtımını yaptığını ve halen de sosyal medya ve diğer tanıtım materyalleri ile tanıtıma devam etmekte olduğunu, linkleri verilen İnternet sitelerindeki ürün aleyhine tespit istenen davalı şirketin " 4D " ibaresini ürünlerinde kullanması da iltibas yarattığını, açıklanan nedenlerle, müvekkili şirkete ait tescil edilmiş ürüne ilişkin davalı tarafından marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; avacı tarafından dosyaya sunulan delilde markasal unsur "..." sözcüğü olduğunu, bu kullanımda aynı zamanda tanımlayıcı, herkesin kullanımına açık "4D" ibaresi de bulunduğunu, "4D" işaretinin kullanımı sebebiyle davacının markasal bir hakkın ihlal edildiğinden bahsedilemeyeceğini, davacının dava konusu markasına bakıldığında bir karma marka olduğu anlaşıldığını, bu işaretin, siyah zemin üzerine gri renklerle yazılmış sırasıyla "ŞEKİL, ... ...+" unsurlarını haiz olduğunu, söz konusu markaya bir bütün olarak bakıldığında ... ibaresinin esas ve ayırt edici unsur olduğu hususunda tereddüt olmadığını, zira tüketicilerin davacı işaretindeki markasal unsuru ilk bakışta ... olarak seçeceğini, marka işaretinin başlangıç kısmında yer alan ŞEKİL ise tali unsur olup ... esas unsurunu tamamlayıcı ve ayırt ediciliğe katkı sağlayıcı nitelikte olduğunu, uyuşmazlığın esasını teşkil eden "4D" ibaresinin ise herkesin kullanımına açık, tanımlayıcı bir işaret olarak marka işaretinde yardımcı unsur olarak kullanıldığı açık olduğunu, davacının ...sayılı markasının esas ve ayırt edici unsuru ... ibaresi olduğunu, müvekkili kullanımdaki markasal unsurun ise "..." sözcüğü olduğunu, söz konusu esas unsurlar bakımından bir ayniyet/benzerlik/karıştırılma ihtimali bulunmadığı gibi ortak kullanımına konu "4D" işaretinin ticaret alanında herkes tarafından kullanılan, çeşit bildiren niteliği sebebiyle de ayniyet/benzerlik/karıştırılma ihtimali söz konusu olmadığını, davacı yanın asılsız marka ihlali iddialarının yanında... no.lu tasarım tescilinden doğan haklarının da müvekkili tarafından ihlal edildiğini ileri sürdüğünü, yapılan değerlendirmeler neticesinde bu iddiaların de mesnetsiz olduğunun taraflarınca tespit edildiğini, davalının ihlal iddiasına mesnet gösterdiği... no.lu tasarım tescilinin, sunulan Türk Patent ve Marka Kurumu çevrimiçi sicil kayıtlarından da görüleceği üzere söz konusu tescilin 6 farklı tasarıma ilişkin çoklu tasarım tescili olduğunu, davacının dilekçesi muhteviyatından...-1 ve...-2 sıra numaralı tasarımlara dayandırdığı anlaşıldığını, ancak benzerlik olarak ileri sürdüğü hususlar arasında gerçekte bir benzerlik olmadığı gibi, parça parça benzerlik iddialarının tasarım hukuku bakımından bir anlam ve önemi olmadığı da izahtan vareste olduğunu, açıklanan nedenlerle, öncelikle tasarım hakkına ihlalin tespiti talebinin dayanağının dava dilekçesinde açık olmaması sebebiyle davacının davasını hangi tasarıma dayandırdığının açıklattırılmasına, davacının ürünler üzerinden yaptığı kıyaslamanın ve bu bağlamda iki paspas örneğinin fiziki olarak sunabileceği yönündeki taleplerinin Tasarım Hukuku ilkeleri ile bağdaşmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "... davacıya ait...-1,2 ve 2021/006283-6 tescil numaralı tasarımlar ile davalıya ait ürünün tasarımının kıyaslamasında tasarımcının seçenek özgürlüğü çerçevesinde bilgilenmiş kullanıcı nezdinde genel izlenimde farklılıklar bulunduğu ve farklı olarak algılandıkları, tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır.Davacının haksız rekabete ilişkin iddiaları yönünden ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 14/03/2022 tarih, 2019/5189 esas ve 2022/1852 karar sayılı içtihadı nazara alınarak TTK'nun 55/1-a-4 bendinin somut olayda uygulama yeri olmayacağı, özel kanun olan SMK'nun uygulanması ve özel kanun hükümlerinin korumasının yeterli olduğu kanaatiyle haksız rekabetten kaynaklanan davanın reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararının gerekçesiz olduğunu, marka ve tasarımdan doğan haklara tecavüz ile haksız rekabet iddiaları bakımından hakkaniyetli bir değerlendirme yapılmadığını, mahkemenin Anayasa ve HMK hükümlerine aykırı olarak delilleri tartışmadan hüküm kurduğunu, tecavüzün tespiti için gerekli olan özel ve teknik bilginin ancak tasarım uzmanı bilirkişilerce sağlanabileceği halde heyette bu uzmana yer verilmediğini, rapora karşı itirazların olmasına rağmen ek rapor alınmaksızın eksik incelemeyle karar verildiğini, davalıya ait oto paspas ürünlerinin müvekkilinin tescilli üç farklı tasarımındaki topuk dayama kısımları, fitil desenleri ve bağlantı klips yuvaları gibi özgün unsurları birleştirerek taklit ettiğini, davalının geçmişteki ticari ilişkileri nedeniyle müvekkilinin ürünlerini yakından tanıdığını ve kötü niyetle iltibas yaratmayı hedeflediğini, ürün ambalajlarında müvekkilinin tescilli "4D" logosunun yazı karakterini ve fontunu birebir kullanarak bilinçli bir karıştırılma ihtimali doğurduğunu, bu durumun hem marka hakkına tecavüz hem de dürüstlük kuralına aykırı haksız rekabet teşkil ettiğini, müşterilerine karşı müvekkilinin taklitçi gibi gösterilerek ticari itibarının zedelendiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilinin marka ve tasarımlar bakımından ileri sürdüğü "tecavüz" ve "haksız rekabet" taleplerinin tamamının bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak incelendiğini, marka ve tasarım hakkına tecavüzün söz konusu olmadığı ve haksız rekabet fillerinin bulunmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporu ile davacı talepleri tek tek, ayrıntılı ve kıyaslamalı tablolar ile gösterildiğini, sektörde herkes tarafından yaygın olarak kullanılan "4D" işareti üzerinde hak sahipliği iddiasında bulunarak bunu tecavüz davasına konu yapan davacı iddialarının yersiz olduğunu belirterek davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava konusu, davacı adına kayıtlı markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi davasıdır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 31/05/2023 tarihli Bilirkişi raporunda özetle; "Tasarıma Tecavüz Açısından: Davacı tarafa ait... - 1 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait... - 2 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, Davacı tarafa ait 2021/006283 – 6 numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, dolayısıyla, dosyanın mevcut delil durumu itibariyle, davalı kullanımının, davacıya ait... - 1 ve 2 numaralı tescilli tasarım ve Davacı tarafa ait 2021/006283 – 6 numaralı tescilli tasarıma SMK 81/1 a uyarınca tecavüz niteliği arz etmediği, Markaya Tecavüz Açısından: Davacının markasında asıl ve ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, markada yer alan...+ ibarelerinin yan unsur oldukları ve markaya ayırt edicilik katmadıkları zira tasvir edici, tanımlayıcı nitelik arz ettikleri, davalının tescilsiz markasal fiili kullanımında asıl ve ayırt edici unsurun "..." ibaresi olduğu, Davacı ve Davalı taraf kullanımları açısından vurgulanan, ön plana çıkan asıl ve ayırt edici unsur açısından benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, Taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı marka algısı yarattığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı, davacıya ait marka ile davalıya ait tescilsiz fiili kullanımda yer alan "4d" ibaresi ortak ise de Davalı kullanımda yer alan 4D ibaresinin markasal nitelik arz etmediği, ürünün türünü belirtir şekilde bir kullanımın söz konusu olduğu, dolayısıyla bu kullanımın SMK m.7/5 uyarınca "dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı kapsamında olduğu", Davalının, Davacı markası ile iltibas yaratacak ve Davacı markasına yaklaştırarak bir kullanım sergilemediği, Karıştırılma ihtimali ve buna bağlı olarak gerçekleşecek tecavüzün varlığı için kural olarak hem işaret benzerliği hem de sınıfsal benzerlik gerektiğinden, belirtilen nedenlerle, genel anlamda markalar arasında iltibasın söz konusu olmadığı ve bağlantılı olarak davalı kullanımının, SMK’nın 7 ve 29. maddeleri gereğince davacının marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı" belirtilmiştir.Somut olayda, Davacının markasında asıl ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu, markada yer alan...+ ibarelerinin yan unsur oldukları ve markaya ayırt edicilik katmadıkları zira tasvir edici, tanımlayıcı nitelik arz ettikleri, davalının tescilsiz markasal fiili kullanımında asıl ve ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu, Davacı ve Davalı taraf kullanımları açısından vurgulanan, ön plana çıkan asıl ve ayırt edici unsur açısından benzerliğin ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, taraf markalarının her birinin bütünü itibariyle bıraktığı etkinin de farklı bulunması sebebiyle karıştırılmaya sebebiyet verebilecek derecede aralarında yakınlık bulunmadığı, taraf markalarının bu nedenlerle farklı marka algısı yarattığı, genel anlamda markalar arasında iltibasın oluşmayacağı, davacıya ait marka ile davalıya ait tescilsiz fiili kullanımda yer alan “4D” ibaresi ortak ise de, davalı kullanımda yer alan 4D ibaresinin markasal nitelik arz etmediği, ürünün türünü belirtir şekilde bir kullanımın söz konusu olduğu, davalı kullanımın SMK m.7/5 uyarınca “dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı kapsamında olduğu”, davalının, davacı markası ile iltibas yaratacak ve davacı markasına yaklaştırarak bir kullanım sergilemediği bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olmakla markaya tecavüz yönünden davanın reddine dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir.Dava konusu... – 1 ve 2 sıra no.lu tasarım için TURKPATENT’e yapılan tasarım tescil başvuru tarihi ve tescil tarihi 26/10/2021; 2021/006283 – 6 no.lu tasarım için TURKPATENT’e yapılan tasarım tescil başvuru tarihi ve tescil tarihi 21/05/2021’dir. Dava tarihi ise 28/11/2022’dir. Dolayısıyla, dava konusu tasarımın, huzurdaki dava açılmadan önce SMK uyarınca “tescilli tasarım” olduğu ve geçerli olan bir tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmadığı sürece sahibine tekelci hakları sağlayacağı ve tescil korumasından yararlanacağı, tescilli tasarıma tecavüz şartlarının doğabilmesi için SMK m.55/4, 56, 58, 59, 69, 70 ve m.81 birlikte değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı tarafa ait, 2021/011285 ( 1) (2) numaralı ve 2021/006283 (6) numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa ait ürün arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde farklılıklar bulunduğu, bu sebep ile farklı olarak algılandıkları, bilirkişi heyet raporu ile tespit edilmiş olmakla tasarıma tecavüzün şartları oluşmadığından davanın reddine dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 14/07/2023 tarih ve 2022/272 E., 2023/221 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/02/2026