İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP DİLEKÇESİ: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ HACİZ KARARI: İlk derece mahkemesi 2025/1682 değişik iş esas, 2025/1686…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1358 KARAR NO : 2025/1536 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 28/08/2025 tarihli ek karar NUMARASI : 2025/1682 Değişik İş E. - 2025/1686 K. TALEP KONUSU: İhtiyati haciz kararına itiraz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP DİLEKÇESİ: İhtiyati haciz talep eden vekili dilekçesinde özetle; müvekkilinin borçludan ibraz edilen vadesi geçmiş kambiyo senedi nedeniyle alacaklı olduğunu belirtilerek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İHTİYATİ HACİZ KARARI: İlk derece mahkemesi 2025/1682 değişik iş esas, 2025/1686 değişik iş karar sayılı, 08/07/2025 tarihli kararı ile; "Talep dilekçesi ve belge asılları ile tüm dosya kapsamına göre; talebin İ.İ.K'nun 257. ve devamı maddeleri gereğince yerinde olduğu anlaşılmakla, TALEBİN KABULÜ İLE, Alacaklının iddia ettiği yukarıda belirtilen alacak miktarı ile sınırlı olmak kaydıyla, borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE,-Alacağın %15 oranında 297.352,50-TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun alacaklı tarafından 10 gün içerisinde Mahkememiz veznesine teminat olarak yatırılmasına,yatırılmadığı takdirde ihtiyati haczin kalkmasına,-Teminat yatırıldığında teminatın yatırıldığına dair kaşe basılmış ve mühürlenmiş karar aslının talep eden vekiline verilmesine veya talep halinde İstanbul Adalet Komisyonu Başkanlığı'nın 20/06/2017 tarih ve 2017/13532 muh sayılı yazısı gereğince İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına gönderilmesine" karar vermiştir.İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararına konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, çekin imza tarihinde yurt dışında bulunduğunu, böyle bir belgeye imza atma olasılığının mümkün olmadığını, ayrıca çekin keşide yerinin Hatay olduğunu belirterek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.İhtiyati haciz talep eden vekili cevap dilekçesinde özetle; İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararının itiraz sebeplerinin sayıldığını, itiraz edenin itirazının bu sebeplerden olmadığını, bu iddiaların menfi tespit davasının konusu olduğunu, itiraz edenin yetki itirazını ileri sürebileceği yerin İcra Hukuk Mahkemesi olduğunu belirterek, itirazın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2025/1682 değişik iş esas, 2025/1686 değişik iş karar sayılı, 28/08/2025 tarihli ek kararı ile; "Çekten doğan alacak aranacak nitelikte olduğundan ve 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesi uygulanamayacağından çekte yetkili mahkemenin muhatap bankanın bulunduğu yer, keşide yeri ve borçlunun yerleşim yerindeki mahkeme olduğu, ihtiyati hacze konu çekte ise muhatap bankanın bulunduğu yerin Dörtyol/Hatay, çekin keşide yerinin ve itiraz eden borçlunun yerleşim yerinin Dörtyol/Hatay olduğu ancak itiraz eden borçlu ile ihtiyati haciz talep eden alacaklı arasındaki talebe konu çeke ilişkin faktoring sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmedeki yetki şartı gereği İstanbul Mahkemeleri yetkili belirlendiğinden Mahkememiz yetkili olduğundan ihtiyati hacze itirazın yetki yönünden reddine ve çekin itiraz eden tarafından düzenlenmediği ve çekteki imzaya itirazın İİK'nın 265. maddesinde gösterilen ihtiyati haciz kararına itiraz sebeplerinden olmayıp bu tür iddialar menfi tespit davası yoluyla ileri sürülebileceği, talebe konu kambiyo senedi nedeniyle ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli şartların bulunduğu anlaşıldığından, ihtiyati hacze İTİRAZIN REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: İhtiyati haciz kararına itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından müvekkili aleyhine, cirosu olduğu ileri sürülen bir çeke dayanılarak verilen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan itirazın, mahkemenin 2025/1682 D.İş, 2025/1686 K. sayılı ve 28/08/2025 tarihli kararı ile reddedilmesi üzerine istinaf yoluna başvurulduğunu, bu başvuruda ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin, dayanak çeke ilişkin faktoring sözleşmesindeki yetki şartının, müvekkilin tacir olmaması nedeniyle HMK m.17 uyarınca geçersiz olduğu, yetkili mahkemelerin çekteki tüm yetkili yerler Hatay Dörtyol olmasına rağmen İstanbul olarak belirlenmesine ilişkin itirazlarının, Yargıtay içtihatları da sunularak hukuka aykırı şekilde reddedildiğini, ayrıca, dayanak çekteki imzanın müvekkile ait olmadığına ilişkin itirazlarının, müvekkilin ilgili tarihlerde yurt dışında olduğuna dair giriş-çıkış kayıtları ile desteklendiğini, ayrıca imza ve yetki itirazına dair İstanbul 40. İcra Hukuk Mahkemesinde 2025/389 esas sayılı bir dava açıldığını ve buna ilişkin tensip zaptının sunulduğunu, ancak mahkemenin, imza itirazının İİK m.265'te belirtilen itiraz sebepleri arasında sayılmadığı gerekçesiyle bu hususu incelemediğini, oysa bu itirazın İİK m. 265/1 uyarınca "ihtiyati haczin dayandığı sebeplere" dair bir itiraz olduğunu ve bu durumun hatalı değerlendirildiğini, somut delillerle desteklenen imza itirazı karşısında yaklaşık ispat durumunun ortadan kalktığını ve bu nedenlerle itirazlarının kabulü ile ihtiyati haczin kaldırılması gerekirken reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, ihtiyati haciz ve itirazın reddi kararının kaldırılmasını, alacaklıdan alınan teminatın ise imzaya ve yetkiye itiraza dair devam eden davanın sonuçlanmasına kadar iade edilmemesini talep etmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; icra takibine konu çeke dayalı olarak ihtiyati haciz istemine ilişkindir.İhtiyati haciz kurumunun şartlarını düzenleyen İİK'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Ancak İİK'nın 258. maddesi gereğince alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. İhtiyati hacze itiraz ise İİK'nın 265. maddesinde; "Borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyatî haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı itiraz edebilir. Mahkeme, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddeder." şeklinde düzenlenmiştir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına karşı itiraz sebepleri sınırlı şekilde sayılmış olup bu sayılanlar dışında başka bir sebebe dayanılarak itiraz edilmesine cevaz verilmesi mümkün değildir. İlk derece mahkemesi tarafından çek bedelinden kaynaklı alacağın %15 oranında 297.352,50-TL teminat alınmak suretiyle ihtiyati haciz kararının verildiği, itiraz eden vekilinin yukarıda açıklanan sebeplerle ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesinin itirazın reddine karar verdiği, itiraz eden vekilinin müvekkilinin tacir olmaması nedeni ile yetki şartının geçersiz olduğunu, böylece mahkemenin yetkili olmadığını, çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını ileri sürerek istinaf kanun yoluna başvurduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; Halkbank Dörtyol/Hatay şubesine ait, ... seri numaralı, 1.995.000-TL bedelli çeke dayalı olarak ihtiyati haciz kararının verildiği görülmekle İİK'nın 258. maddesi gereğince ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilmesi mümkün olup kambiyo senetlerine bağlı alacaklar aranacak borçlardan olduğundan (6102 sayılı TTK'nın 755, 796. maddeleri gereğince) götürülecek borçlar hakkında uygulanabilen TBK’nın 89/1 maddesi bu alacaklar hakkında uygulanamayacaktır. Ayrıca ihtiyati hacze konu çekin bankaya ibraz edilmesi sonrasında çekin arkasına karşılıksız kaşesinin vurulmuş olmasının çeki aranacak borç olmaktan çıkararak götürülecek borç haline getirmeyeceği, böyle bir durumda TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin ihtiyati haciz kararı verilmesi hususunda yetkili hale gelmeyeceği de nazara alınmalıdır. (Emsal ilam: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/2421 esas, 2018/4395 karar sayılı ilamı) Taraflar arasında yetki şartının bulunması halinde ise HMK'nın 17. maddesi gereğince tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabileceklerinden dolayı, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılması gerekmektedir. Yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; ihtiyati hacze konu çek yönünden muhatap bankanın bulunduğu yerin Dörtyol/Hatay, çekin keşide yerinin ve itiraz eden borçlunun yerleşim yerinin Dörtyol/Hatay olduğu ancak itiraz eden borçlu ile ihtiyati haciz talep eden alacaklı arasında faktoring sözleşmesinin akdedildiği, işbu sözleşmedeki yetki şartı gereğince İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, her ne kadar itiraz edenin tacir olmadığından bahisle yetki şartının geçersiz olduğu ileri sürülmüş ise de faktoring sözleşmesinin ''Dörtyol Güvenlik Mertcan ...'' kaşesi ile itiraz eden tarafından imzalandığı, TTK'nın 12. maddesi gereğince bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denmekte olup faktoring sözleşmesi ile dayanak belgeler ışığında itiraz edenin gerçek kişi tacir vasfını hâiz olduğu, aksi yönde bir delilin bulunmadığı görülmekle sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu, böylece ilk derece mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Son olarak itiraz eden tarafından çek üzerindeki imza inkarına dayalı olarak ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiş ise de imzaya yönelik itirazların, İİK'nın 265/1. maddesinde tahdidi olarak sayılan itiraz sebeplerinden olmayıp işbu itirazların tetkikinin yargılamayı gerektirdiği, tüm bu nedenlerle ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla; ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/08/2025 tarihli ve 2025/1682 D.İş esas, 2025/1686 K. sayılı kararına karşı, ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı ihtiyati hacze itiraz eden tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati hacze itiraz eden tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.13/11/2025