T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/85 KARAR NO : 2026/288 KARAR TARİHİ: 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2025 NUMARASI : 2024/776 Esas, 2025/257 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/85 KARAR NO : 2026/288 KARAR TARİHİ: 12/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/03/2025 NUMARASI : 2024/776 Esas, 2025/257 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılardan ... ile 09/09/2016 tarihinde İstanbul İli, ... İlçesi, ... pafta, ... ada, 366 parselde yapılan inşaatta kat karşılığı daire almak amacıyla anlaştığı ve bir kısım ödemeler yaptığını, ancak yapılan bu anlaşmalar ve ödemelere rağmen davalılardan ... anlaşma konusu inşaatın yapımı konusunda hukuken sorunlar çıktığını ve inşaata devam edemeyeceğini müvekkile bildirdiğini, müvekkili ise gelinen aşamada yapmış olduğu ödemelerini iade istediği, ancak davalılardan ... ödeme yapma imkanının da olmadığını bildirdiğini, devamında ise müvekkili ödediği bedeller mahsup edilerek ve ek ödeme yapması halinde müvekkile 150 m2 daire arsa payı verebileceğini teklif edildiğini, davacı müvekkili de bu teklifi uygun gördüğü ve davalılardan ...'nin teklif ettiği daire arsa payını almaya karar verdiğini, taraflar müvekkilinin yapacağı ek ödemenin vadeler şeklinde yapılması konusunda mutabık kaldığını, davacı müvekkili davalılardan ... ile anlaşmış olduğu 150m2 daire arsa payı için ek olarak 30 adet 16.000 TL ve 1 adet 20.000 TL miktarlı senetleri borçlu sıfatıyla imzalayıp düzenlediğini, ancak davalı ..., düzenlenen senetlerde anlaşma konusu taşınmaz ve arsa payı ticari ilişkisinde komisyonculuk yapan ... ...'nin de senetlere kefil olmasını istediğini, taraflarca bu durum kabul edilmiş, müvekkilinin düzenlemiş olduğu tüm senetleri alacaklı ... ... olarak düzenlendiğini, ... ...'de ciro yoluyla ...'ye devir ettiğini, bu senetlerin 17 tanesi banka yoluyla ödendiği, devamında ise elden ve bankadan ödemeler yapıldığını, davacı müvekkilin üzerine düşen edimleri yerine getirirken kendisine 150m2 daire arsa payı verilmek yerine 75m2 daire arsa payı verildiğini öğrendiğini, müvekkilinin senetleri geri almak istediğini, ancak her görüşmede ötelendiğini, bir türlü alamadığını, bir süre sonra davalı ... müvekkiline kendisinin ve sahibi olduğu ... Limited Şirketi'nin vergi borçlarını ödemesi halinde senetleri geri vereceğini ve borcunun olmadığına ilişkin yazı verebileceğini belirttiğini, davacının bu talebi yerine getirdiğini, müvekkili ilgili kambiyo senetlerine ilişkin ödeme yapmış olmasına ve borcunun olmamasına rağmen davalı ... senetleri ısrarla geri vermediği, senetlerin davalı ... ...'de olduğunu, kendisine şuan ibra yazısı verebileceğini ve daha sonra da ... ...'den hem senetleri hemde ibra yazısını getireceğini söylediğini, açıklanan nedenlerden dolayı İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ... ... ile müvekkili ... arasında inşaatta kat karşılığı daire almak amacıyla anlaşılmış fakat inşaat hukuki sebeplerden ötürü tamamlanamadığını, müvekkili inşattın tamamlanamamasından dolayı davacının mağdur olmaması adına, davacıya 80m2 daire arsa payı vermeyi teklif etmiş ve davacı bu teklifi kabul ettiğini, müvekkili davacıya verilecek arsa payının karşılığı olmak üzere, borçlunun davacı ... ... , kefilin ... Kurçemli olduğu birden fazla düzenlendiğini, ... Kurçemli senetleri cirolatarak müvekkiline teslim ettiğini, senetler kendisine devredilen müvekkili usulüne uygun olarak senetleri cirolatarak başkalarına devrettiğini, davacının dava dilekçesinde davalı ... ...'nin kendisi alacaklı olarak göstererek icra takibi başlattığı hususundaki beyanı gerçeği yansıtmadığını, söz konusu icra takibi, müvekkiliminin cirolayarak başkalarına devrettiği senetlerde borçlu olan davacının, bu borçları ödememesi sebebiyle açıldığını, söz konusu icra takibi İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğü ... numaralı dosyası ile ... tarafından başlatıldığını, bu icra takibi davacının ödemediği bu senet bedellerinden ötürü müvekkili 60.000 TL bedel ödemek zorunda kaldığını, davacı ise dava dilekçesinde, bedellerini ödediği senetleri geri almak için müvekkiline ait 23.532,15 TL vergi borcu ödediğini beyan ettiğini, davacının dilekçesinde ödediğini beyan ettiği bu bedel aslında müvekkilimin ödediği icra takibine ait borca karşılık olarak ödendiğini, bunun ardından davacı ... ... menfi tespit davası açtığı, İstanbul Anadolu 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davada senetlerin iptalini istemişse de talebi mahkeme tarafından reddedildiğini, davacının açtığı davada borcu olmadığını beyan etmesi sadece borçtan kurtulmaya yönelik olup itirazları kabul edilmediğini, müvekkilinin hakkı olduğu üzere senetleri cirolayarak ...'e devrettiğini, davacıdan borcunu almayan ... bu sebeple icra takibi başladığını, buna karşın davacı taraf, ... aleyhine İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/834 E. sayılı dosya ile menfi tespit davası ikame edildiğini, davacı senette borçlu olarak gözükmesine rağmen davada borçlu olmadığını ispat etmeye çalıştığını, davacının açtığı menfi tespit davası reddedildiğini, davacının müvekkili ile yaptığı sözleşme sonucu elde ettiği arsada, arsanın diğer ortakları önalım haklarını kullanmış ve davacı 1.900.00 TL karşılığında hisselerini diğer ortaklara sattığını, açıklanan nedenlerden dolayı davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davalı ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın müvekkili yönünden husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu, bahsi geçen satışta aracılık etmesi, senetlerde de kefilliğinin olması, bahsi geçen arsanın ortağı olan ... tarafından istenildiğini, ... bu arsayı kat karşılığı müteahhite verdiğini, kendisine düşen paydan 150 metrekare ofise ... Köşkere sattığını, zaman içinde yasal sorunlardan dolayı inşaatın yapılamadığını, bunun üzerine ... ... paranın iadesini istediğini, ... bunun üzerine parayı kullandığını söylediğini, bundan dolayı ... ... paranın iadesini istediğini, ... bunun üzerine parayı kullandığını söylediğini, bunun üzerine ... ... arsadan pay istediğini, ... bey de teklifi kabul ettiğini, kısa zaman sonra ... ... dönüş yaparak 80 metre kare arsa alırsa helalleşmiş olacaklarını söylediğini, ... bey bunu kabul ettiğini, tapunun verildiği gün müvekkilinin ofisine gittiği senetleri ofis çalışanı tarafından müvekkili lehdar olacak şekilde düzenlendiğini, arsa sahibi kefil olarak müvekkili belirlediği için bunun üzerine müvekkili bonoları cirolayıp ...ye senetleri teslim ettiğini, bu senetlerdeki kefillik sıfatı nedeni ile müvekkili aleyhine de icra takibi başlatıldığını, açıklanan nedenlerden dolayı, cevap dilekçesinde de ayrıntılı olarak bahsettiği üzere davanın reddine karar verilerek yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. İlk derece mahkemesince; "davanın İİK 72/3. maddesi uyarınca açılan icra takibine dayalı menfi tespit davası olduğu ve bu davanın takip alacaklısı aleyhine açılması gerektiği, borçlu olunmadığının tespiti istenen İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasında davalılar ... ve ... ...'nin takip alacaklısı olmadığı ve bu davada pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı anlaşılmış, HMK 114/1-d maddesi göndermesiyle HMK 115/2. maddesi uyarınca davalılar aleyhine açılan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasında davacı - borçlunun ödeme yapması halinde davalılara karşı ileri sürebileceği şahsi defilere dayalı olarak tazminat davası açabileceği, eldeki davada takip alacaklısı olmayan davalılar aleyhine ve alacaklısının 3. bir kişi olan icra takibi yönünden menfi tespit kararı verilemeyeceği anlaşıldığından davanın usulden reddi" gerekçesiyle,"davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine" şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olup kararın kaldırılması gerektiğini, müvekkillerin davalılara herhangi bir borcu bulunmamakta olup tarafların arabuluculuk aşamasında anlaşamadıklarını, ödeme defini lehdara karşı ve diğer davalı cirantaya karşı ileri sürerek davanın kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiğini, ancak Yerel Mahkemece yargılama dahi yapılmadan ''pasif husumet yokluğu'' nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğini, bu kararın hatalı olup bozmayı gerektirdiğini, yerel Mahkemece gerekçeli kararı incelendiğinde" davalıların takip alacaklısı olmadığı ve bu davada pasif husumet ehliyetlerinin olmadığı'' yönünde görüş ve kanaat bildirildiğini, oysa ki dava dilekçesinde de izah edildiği üzere takip alacaklısı davalılar ile birlikte hareket eden, davalıların arkadaşı olan kötü niyetli 3. kişi olduğunu, burada asıl var olan gerçek bir ciro devri olmayıp yalnızca kötü niyetli bir tahsil ciro devri olduğunu, kaldı ki bu husus yargılama aşamasında toplanacak deliller ve tanık anlatımlarıyla da sabit hale gelebilecek durumda olduğunu, ancak yerel mahkemece yargılama dahi yapılmadan davayı ispatlayacak deliller toplanmadan hüküm kurulduğunu, kurulan hüküm hukuka ve aykırı olmakla bozmayı gerektirdiğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılıp davanın kabulünü talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi; Dava, İİK'nun 72/3 maddesi hükmüne dayalı olarak takipten sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı, davalı ...'den 150 m² arsa paylı yeri satın alıp bedelini de nakit ve bonolarla ödediği halde, 150 m² yerine 75 m² arsa payı verdiğini ileri sürerek karşılıksız kalan senetlere dayalı yapılan takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davaya konu icra takibi İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip olarak başlatılmış olup davanın mutlak ticari dava olduğu, davanın İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmüş olması, daha önce aynı bonolara dayalı aynı icra takibi hakkındaki davanın yetkili hamile karşı İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/834 Esas ve 2023/560 sayılı dosyasında bonoya dayalı açılan menfi tespit davası olarak görüldüğü, işbu davanın ise yine davacı keşideci tarafından bu kez senet lehtarı ... ... ve cirantası ...'ye karşı açıldığı tespit edilmiştir. İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/846 Esas ve 2021/744 Karar sayılı dosyasında ise; yine davacı - keşideci ... ... tarafından davalı senet lehtarı ... ...'ye karşı yalnızca İstanbul Anadolu 16. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına konu alacaklısının dava dışı ... olduğu 22.06.2017 düzenleme tarihli, 16.07.2018 ödeme tarihli, keşidecisi ... ..., lehtarı ... ... olan 16.000,00 TLlik tek senetten dolayı menfi tespit ve senet iptali davası açıldığı, yargılama neticesinde; "...davacı ile dava dışı ... arasında ... ilçesi ... pafta ... ada, 366 parselde yapılacak inşaat ile ilgili anlaşma yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, 22/06/2017 tanzim 16/07/2018 vade tarihli 16.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığının çekişmeli olduğu, ancak davalı da cevap dilekçesinde davacıyı tanıdığından arsa sahibi 3. Kişinin kendisini kefil olarak istediğini, senetlerin kendi adına düzenlendiğini, sonradan 3. Kişiye ciro edildiğini kabul etmiş, davacı ile arada hukuki ilişkinin bulunmadığını, davacının arsa sahibi ile ilgili ilişkisi kapsamında senet verdiğini ifade etmiş olup bahse konu senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmış, ancak senet üzerindeki diğer hak sahiplerine ilişkin borcunun bulunmadığı bu dosya kapsamında tespit edilemediğinden senedin iptaline ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile davalı ... ile davalı ... arasında hukuki ilişki bulunmadığı tespit edilerek davacının ilgili senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, kararın 08/09/2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/834 Esas ve 2023/560 sayılı dosyasında bonoya dayalı açılan menfi tespit davası ise yine dosyamız davacısı keşideci tarafından İstanbul Anadolu 7.İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına konu senetlerin yetkili hamili olan ... aleyhine toplam takip çıkışı 301.454,97 TLyönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi talepli açılmıştır. Bu davada da davacı keşideci olup, davalı senedin hamili 3.kişi olduğu, davacı-keşidecinin lehdara karşı ileri sürdüğü şahsi defiye dayanarak işbu davayı açtığı, davalıya karşı başka bir şahsi def'i veya mutlak bir def'i ileri sürmediği, davalı iyiniyetli 3.kişi hamili olup, çekin lehdarına karşı ileri sürülen defiler kendisine karşı ileri sürülemediği gibi, TTK'nın 687. maddesine göre davalının dava konusu çekleri iktisap ederken (senetler kastedilmektdir.), bile bile davacı-borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatlanması gerektiği ancak bu hususa ilişkin davacının ispat yükünü yerine getirilmediği, buna ilişkin bir delil sunulamadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir. İşbu davada ise; davacı-keşideci, daha önce senet hamilinin iyiniyetli olduğu tespit edildiğinden, şahsi defilerini hamile karşı ileri süremediğinden, davalı lehtara ve davalı cirantaya karşı yine İstanbul Anadolu 7. İcra Müdürlüğünün ...sayılı takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. Mahkemece davacının dava dilekçesinden ve duruşmada alınan beyanından İstanbul Anadolu 7.İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini açıklamasından dolayı, bu durumda davacı - borçlunun ödeme yapması halinde davalılara karşı ileri sürebileceği şahsi defilere dayalı olarak tazminat davası açabilecekken davasını bu şekilde açmadığı, davasını açıkça icra dosyasına hasrettiği, eldeki davada takip alacaklısı olmayan davalılar aleyhine ve alacaklısı 3.bir kişi olan icra takibi yönünden menfi tespit/istirdat kararı verilemeyeceği anlaşıldığından davalıların, pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar vermesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmemiş, davacının aksi yöndeki istinaf başvurusunun reddine dair karar vermek gerekmiştir. Bu itibarla; davacının istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 732,00 TL harçtan yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,40 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 12/02/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.