T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/59 KARAR NO: 2026/420 KARAR TARİHİ: 27/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/02/2025 NUMARASI: 2025/149 Esas, 2025/175 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vek…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/59 KARAR NO: 2026/420 KARAR TARİHİ: 27/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/02/2025 NUMARASI: 2025/149 Esas, 2025/175 Karar DAVANIN KONUSU:Tazminat Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davacı vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... Şti. yetkilisi ...'ın 21.05.2018 tarih saat 19:00 ... sokakta bulunan ... isimli salonuna spor yapmak için girdiğini, salona giriş yaptığı sırada kolunda ... marka ...-...:... model ve numaralı saatinin olduğunu, spor salonundan alınan 21.05.2018 tarihi ve 19:12:54 saatli kamera kayıtlarında da anlaşıldığını, saatin müvekkiline ait olduğu .... A.Ş. tarafından 04.08.2014 tarihli faturası ile müvekkiline ait ... Şti. adına düzenlendiğini, müvekkilinin, spor salonuna giriş yapmasının ardından, kıyafetlerini değiştirmek amacıyla soyunma odasına girdiğini, telefon, cüzdan ve saatini çantasına koyduktan sonra şifresini kendi belirlediği 72 numaralı dolaba kişisel eşyalarını bırakıp kitlediğini, soyunma odasından çıkmadan önce bir kez daha dolabın kilitli olduğundan emin olmak için dolabı kontrol ettiğini ve spor yapmak için aletlerin olduğu bölüme geçtiğini, müvekkilinin .... Şti. yetkilisi ...'ın spor yaptıktan sonra üstünü değiştirmek için soyunma odasına 21:15 sıralarında döndüğünde dolabının kilidinin kırıldığını ve pantalonunun sağ ön cebine bıraktığı ... marka ... ... isimli ... seri numaralı ve 6.650 Avro değerindeki saatinin çalınmış olduğunu fark ettiğini, bunun üzerine salondaki yetkililere durumu bildirdiğini ve kolluk kuvvetlerine haber verildiğini, gelen polis ekiplerinin gereken incelemeleri yaptıktan sonra görgü ve tespit tutanağı düzenlediğini ve 72 numaralı dolabın üzerinde bulunan kilit sisteminin kırılmış olduğunu ve kilidin bulunduğu yerde zorlama izinin olduğunun tespit edildiğini ve tutanak tutulduğunu, spor salonu çalışanlarının daha önceden de burada 3-4 defa daha aynı şekilde saat hırsızlığı olduğunu söylediklerin ve müvekkilinin başta saati çalan kişiler olmak üzere aynı zamanda ihmali olduğunu düşündüğü spor salonu yetkililerinden de şikayetçi olduğunu, müvekkilinin hırsız ya da hırsızların bulunması amaçlı girişimlerde bulunmasını beklerken, davalı yanın hiçbir girişimde bulunmadığını, müvekkili ve ailesinden özür bile dilemediğini, çalınan saatinin müvekkilinin eşinin annesi tarafından evlendiklerinde hediye olarak verilmiş olduğunu, müvekkilin kayınvalidesinin hayatta olmaması sebebi ile manevi değerinin de yüksek olduğunu, müvekkili .... Şti. yetkilisi ...'ın olay akışında da belirttiğimiz üzere kendi muhafazasına bırakılmış kişisel eşyasını korumak için gereken önlemleri aldığını, saatini spor salonun soyunma odasındaki kendisine ayrılan, şifresini kendisinin belirlediği dolaba koyarak dolabı kitlemiş olduğunu, daha sonra spor aletlerinin bulunduğu bölüme gitmeden dolabın kilitli olduğundan emin olmak için tekrar kontrol etmesi ve yine saatini pantolonunun cebine koyması, onun kişisel eşyalarını korumakta kendisinden beklenen asgari özen yükümlülüğüne uygun davrandığının göstergesi olduğunu, bu nedenlerle 1,000,00-TL maddî tazminatın ve 5.000,00-TL'den az olmamak kaydı ile manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davacı yana ödenmesini, yargılama giderleri ve ücret-i vekâletin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Spor Salonuna üyelik sözleşmesinin dava dışı üçüncü kişi ... ile müvekkili şirket arasında akdedildiğini, dolayısıyla müvekkili şirketten söz konusu hizmeti alan davacı şirket olmadığına göre; ayıplı hizmete dayalı herhangi bir talepte de bulunabilmesinin de mümkün olmadığını, davacı şirketin aktif dava ehliyeti, müvekkil şirketin de pasif dava ehliyeti bulunmadığından davanın evvela husumet yokluğu dolayıyla reddinin gerektiğini, söz konusu saatin faturasının davacı şirket adına kesildiğini, hal böyle iken, dava dışı üçüncü kişinin kayınvalidesi tarafından hediye edildiğinin söylenmesi kendi içinde bir çelişki olduğunu, söz konusu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; "Dava dışı davacı şirket yetkilisi olan ...'ın davalıya ait spor salonuna gittiği ve spor yaptığı esnada saatin çalındığı davacı tarafından iddia edilmiştir. Her ne kadar davaya konu saati satın alan şirket tarafından bu dava açılmış ise de somut uyuşmazlıkta davalıya ait spor salonunu kullanan kişinin dava dışı şirket yetkilisi olduğu, davacı şirket ile davalı arasında ilişki bulunmadığı, kaldı ki tescile tabi olmayan taşınırlardan olan davaya konu saatin zilyedinin dava dışı şirket yetkilisi ... olduğu, mezkur taşınır mallarda zilyedin malik olduğu, davaya konu saatin davacı şirketin ticari faaliyetinde kullandığı eşyalardan olmadığı, bu sebeple işbu davanın davacı şirket tarafından değil dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından açılması gerektiği, davacı şirketin işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine " şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Her ne kadar aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş ise de bu hususun hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın 21.05.2018 tarih saat 19:00 ... Yolu sokakta bulunan ... isimli salonuna spor yapmak için girdiğini, salona giriş yaptığı sırada kolunda bulunan ... marka ...-...:... model ve numaralı saatini salonda bulunan 72 numaralı dolaba anılı saati ve diğer kişisel eşyalarını koyarak kilitlediğini, spor yaptıktan sonrasında soyunma odasına geri döndüğünde kişisel eşyalarının bulunduğu dolabın kilidinin kırıldığını gördüğünü ve pantalonunun sağ ön cebine bıraktığı ... marka ... ... isimli ... seri numaralı ve 6.650 Avro değerindeki saatinin çalınmış olduğunu fark ettiğini, ... marka ... ... isimli ... seri numaralı saat .... A.Ş. tarafından 04.08.2014 tarihli faturası ile müvekkili şirkete ait ... Şti. adına düzenlendiğini, müvekkili şirket yetkilisi ...'ın gerekli tüm tedbir ve özeni göstermesine rağmen anılı saatinin çalınmasında davalı şirketin kusurunun bulunduğunun sabit olduğunu, her ne kadar davaya konu saatin zilyedinin şirket yetkilisi ... ise de mezkur saatin malikinin müvekkili şirket olduğunu, müvekkil firmanın anılı saatin maliki olup en temel ayni hak olan mülkiyet hakkına haiz olduğunu, her ne kadar yerel mahkemece yalnızca zilyetlik yönünden bir değerlendirme yapılarak müvekkili firmanın mülkiyet hakkı göz ardı edilerek hüküm verilmiş ise de usul ve hakkaniyete aykırı olduğunun sabit olduğunu, müvekkili firmanın haksız fiilden kaynaklı olarak tazminat davası yönünden taraf ehliyetinin bulunduğunun sabit olduğunu, davaya konu saatin müvekkili firmaya ait olup faturasının dahi müvekkili firma adına düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkili firmanın haksız fiilden kaynaklı zarar gören olarak işbu davayı ikame etmesi yönünden taraf ehliyetinin bulunduğunun ve hukuki yararının olduğunun sabit olduğunu, müvekkili firma adına düzenlenmiş fatura bulunmakta ve mülkiyet hakkı müvekkili firma adına iken işbu dosya kapsamında husumet yokluğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin usule ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili firmanın yetkilisi ...'ın vekili olduğu sabit iken yargılama sürecinde davaya dahil edilmek üzere taraflarına süre verilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe;Dava; davalı tarafından işletilen spor salonundan davacı şirkete ait saatinin çalınması nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemine dairdir. Dava dışı davacı şirket yetkilisi ... ile davalı ... arasında üyelik sözleşmesi bulunduğu, davacı şirket yetkilisinin, davalı tarafından işletilen spor salondan faydalandığı olay tarihi olan 21/05/2018 tarihinde, spor yaptıktan sonra soyunma odasında kişisel eşyalarının bulunduğu dolabın kilidinin kırıldığını gördüğünü ve pantalonunun sağ ön cebine bıraktığı ... marka ... ... isimli ... seri numaralı ve 6.650 Avro değerindeki saatinin çalınmış olduğunu fark ettiğini ve tutanak tutularak kolluk nezdinde sorumlulardan hırsızlık nedeniyle şikayetçi olduğunu iddia etmiştir. Mahkemesince yargılama neticesinde; davanın, davaya konu saat maliki şirket tarafından açıldığı, ancak somut uyuşmazlıkta davalıya ait spor salonunu kullanan kişinin dava dışı şirket yetkilisi olduğu, davacı şirket ile davalı arasında ilişki bulunmadığı, kaldı ki tescile tabi olmayan taşınırlardan olan davaya konu saatin zilyedinin dava dışı şirket yetkilisi ... olduğu, mezkur taşınır mallarda zilyedin malik olduğu, davaya konu saatin davacı şirketin ticari faaliyetinde kullandığı eşyalardan olmadığı, bu sebeple işbu davanın davacı şirket tarafından değil dava dışı şirket yetkilisi ... tarafından açılması gerektiği, davacı şirketin işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, davacı şirket istinaf başvurusunda; davaya konu saatin müvekkili firmaya ait olup faturasının dahi müvekkili firma adına düzenlendiğini, bu kapsamda müvekkili firmanın haksız fiilden kaynaklı zarar gören olarak işbu davayı ikame etmesi yönünden taraf ehliyetinin bulunduğunun ve hukuki yararının olduğunun kabulü ile kararın kaldırılmasını istemiştir.Davanın ilk olarak 14/11/2019 tarihinde İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesi'nin 2019/962 Esasına kaydedildiği ve "...Öncelikle mahkememizin eldeki davaya bakmakla görevli olup olmadığı, bir diğer ifadeyle davacının tüketici olup olmadığı hususu açıklığa kavuşturulmalıdır.Davalı hizmeti sunan olmakla birlikte davacı bir şirkettir. Her ne kadar alınan ürünün kol saati olması nedeniyle bunun gerçek bir kişi tarafından kullanılabileceği düşünülebilir ise de (zira davacı vekili de bu saatin şirket yetkilisi olan dava dışı ... tarafından kullanıldığını ve bu sırada hırsızlandığını belirtmektedir) dava konusu edilen kol saatine ait ve dosyada mübrez faturada alıcının davacı olarak yer aldığı ve işbu davanın da bu şirket tarafından vekil aracılığıyla açıldığı anlaşılmaktadır.Ticari işletmelerin her türlü işlemlerinin ticari nitelik taşıdığı kabul edilmekte olup uyuşmazlık bakımından davayı göreme yetkisi de Kanun'un aradığı anlamda "tüketici" sıfatını haiz olmadığı anlaşılan davacı nedeniyle tüketici mahkemeleri değil, uyuşmazlığın iki tarafının da ticari işletme olması nedeniyle Asliye Ticaret Mahkemeleri'dir. Görev hususunun kamu düzeninden olması nedeniyle Mahkememizin görevsizliği ile dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup, istinaf kanun yolu açık olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesi ile Asliye Ticaret Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği, görevsizlik kararında bir isabetsizlik bulunmadığı ve istinaf edilmeksizin kesinleştiği, görevsizlik kararında da tartışıldığı üzere hırsızlık konusu olan saatin faturasının davacı şirket adına olduğu ve mülkiyet iddiasına dayalı olarak bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Taşınır mallarda zilyetlik, mülkiyete karine teşkil ettiğinden (MK. mad. 898), bir taşınır malı elinde bulunduran onun maliki sayılır. Somut dosyamızda; saatin zilyedinin şirket yetkilisi ... olduğunda tereddüt bulunmadığı, saatin şirket tarafından değil, şirket yetkilisi şahıs tarafından kullanıldığı, bu anlamda şirket tarafından tüketici mahkemesinde açılan davaya karşı görevsizlik kararı verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gibi, bu davayı ancak zilyet olan şirket yetkilisi ...'ın tüketici mahkemesinde açması gerektiği değerlendirilerek şirket tarafından asliye ticaret mahkemesinde açılan dava hakkında aktif husumet yokluğundan red kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılmış, davacı şirketin istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.Bu itibarla; davacının istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davacının istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken 732,00 TL harçtan yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 116,60 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 26/02/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.