T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/319 KARAR NO: 2026/411 KARAR TARİHİ: 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/07/2025 NUMARASI:2025/607 Esas, 2025/636 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapıla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 46. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/319 KARAR NO: 2026/411 KARAR TARİHİ: 26/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/07/2025 NUMARASI:2025/607 Esas, 2025/636 Karar DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen davanın yapılan yargılaması neticesinde verilen karara ilişkin davalılar vekilince süresi içerisinde istinaf edilmesi üzerine, istinaf dilekçesinin esasa kaydı sonrası dosya içerisindeki bütün belge, bilgi ve kağıtlar okundu. G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalılara geri ödemek koşulu ile borç para gönderdiğini, iş bu ödemelerin değişik zamanlarda müvekkilinin banka hesaplarından yapıldığını, davalı tarafın borcunu geri ödeyeceğini belirttiğini ancak bu güne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, davalı tarafın sadece 06.09.2024 tarihinde 20.000,00 TL lik kısmı gönderilen paranın geri iadesi şeklinde açıklama yaparak iade ettiğini, bunun dışında davalı tarafın başkaca bir ödemesinin bulunmadığını, nitekim 355.000,00 TL olan borcundan 20.000,00 TL düşüldükten sonra bakiye miktar için icra takibi başlatıldığını, Bakırköy 12. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine borçlu tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak itiraz edildiğini, davalının tacir olduğunu, kendisine yapılan ödemeleri geri iade etmekle sorumlu olduğunu, taraflar arasında yapılan yazışmaların gönderilen meblağların borç olarak gönderildiğinin de açıkça delili olduğunu, davalı tarafın yapılan yazışmalar neticesinde gönderilen borçların kendisine ait şirket hesabına gönderilmesini istediğini, bu nedenle de her ne kadar firma adına gönderim yapılmış olsa da davalıların borcun ödenmesi noktasında müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davacı tarafın İcra Müdürlüğü'ne yapmış olduğu itirazında sadece borçlu olmadığı yönünde beyanda bulunduğunu, davalı tarafın icra dosyasına haksız olarak itiraz ettiği için %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar tarafından dosyaya sunulmuş cevap dilekçesi bulunmamaktadır.İlk derece mahkemesince; "Asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK' nun 5/3.maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır. 6100 sayılı HMK'nın 115/2.maddesi gereğince göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ve görevli Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği" gerekçesi ile,"Davanın dava şartı olan 6100 Sayılı HMK'nın 114/1-c maddesinde düzenlenen görev yönünden usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, 6100 Sayılı HMK nın 20/1. maddesi 1. cümlesi uyarınca, kararın kesinleşmesine müteakip talep halinde, dosyanın ve eklerinin yetkili ve görevli mahkeme olan Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine Gönderilmesine" şeklinde hüküm tesis edilmiştir.İlk derece mahkemesi kararına karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin eksik inceleme yaparak görevsizlik nedeniyle davanın reddine karar verdiğini, davalı müvekkillerinin ... ve ... şirketi 'ne dava dilekçesi ve eklerinin tebliğ edilmemiş olup görevsizlik kararının tebliği ile davadan haberdar olunduğunu, dosyada davalıya davaya karşı cevap sunma hakkı verilmeden tarafların göreve dair deliller varsa bildirmeleri hususunda imkan tanımadan karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını, davacının haksız ve mesnetsiz iddiaları çerçevesinde, müvekkilinin kendisine borcu olduğu iddiasıyla sorumlu olduğunu belirterek icra dairesine yapılan itirazların iptaline karar verilmesini talep ederek bu davayı ikame ettiğini, ikame edilen bu davanın usul ve yasaya aykırı olup reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde müvekkiline borç verdiğini iddia etmekteyse de bu iddianın tamamen asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili ...'ın; davacı ile arkadaş ilişkisi olması sebebiyle aralarında borç ilişkisi olduğunu, müvekkilinin davacıya külçe altın olarak borç verdiğini, davacının; ...'a olan borcunu müvekkilinin yetkilisi olduğu ... Şirketinin garanti bankası hesabına parça parça ödediğini, davacının ... ile Müvekkilinin arası bozulmuş olup, müvekkilini borçlu göstererek Bakırköy 12 İcra müdürlüğü ... sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptığını, bu takibe müvekkilinin borcu olmadığından itiraz ettiğini, müvekkilinin takip konusu banka dekontlarına ilişkin iddialara süresinde itiraz ederek kötü niyetli olarak yapılan icra takiplerinin kesinleşmesinin önüne geçmeyi engellemeye yönelik olduğunu, akabinde icra takibi yaptıktan sonra davacının; müvekkili hakkında Bakırköy 1 Aile Mahkemesi 2024/7386 D.İş kararıyla uzaklaştırma aldığını, davacının sunmuş olduğu dava dosyasındaki dekontların, davacının müvekkilinden aldığı borcun iadesi olduğunu, sunulan tüm dekontların, müvekkilinin kendi alacağının ödemesi olarak davacı tarafından yapılan havalelere ilişkin olduğunu, bu sebeple iddia ve talep edilen bir borcun kesinlikle söz konusu olmaması sebebi ile müvekkilinin,davacı tarafından başlatılan takiplere haklı olarak itiraz ettiğini, davalılardan ... Şirketi yönünden ise; davacının dilekçesindeki beyanında "...'a 2023 sonlarından itibaren ekte sunulan dekontlarda borç gönderdiğini'' beyan ettiğini, müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu olmadığı halde, şirket aleyhine Bakırköy 12 İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yaptığını, yapılan icra takibinin kötü niyetli olduğunu, dava ve icra dosyasındaki dekontlar incelendiği taktirde dekontlarda bunun açıkça ödünç olarak gönderildiğinin havalede belirtmediğini, borcunu ödemiş olduğu karinenin kabul edileceğini, ... şirketi yetkilisi ... olduğundan, davacının ... ...'a olan borcunu şirket garanti bankası hesabına ödemelerin borç ödemesi olarak yaptığını, müvekkili... şirketinin davacıya hiçbir borcu olmadığından dolayı, dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmemesi, cevap dilekçesi verilme süresi beklenmeden görevsizlik kararı verilmesi eksik inceleme olduğundan görevsizlik kararının kaldırılmasını, esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini, davacının kötü niyetli icra takibi yapmış olduğundan %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, bu sebeple davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstinaf sebeplerinin değerlendirilmesi ve gerekçe;Dava, ödünç sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK 67.maddesine göre iptali ile icra inkar tazminatı istemlidir.Davacı yan farklı tarihlerde ve tutarlarda davalıya borç olarak gönderdiği 355.000,00 TL'den 20.000,00 TL düşüldükten sonra bakiye için icra takibi başlatmış, davalı ise savunmasında; davacının borcunu ödediğini, davacıya borçlarının olmadığını savunmuştur.Mahkemece; davacının tacir sıfatının bulunmaması nedeniyle davanın mutlak yada nispi ticari dava olmadığındanMahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, karara karşı davalı istinaf yasa yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davalılar istinaf başvurusunda; dekontlarda açıkça ödünç olarak gönderildiğine dair açıklama bulunmadığı, borcun ödenmiş olduğunun karine olarak kabul edileceğini, davalıların borcu bulunmadığından dava dilekçesinin davalı şirkete tebliğ edilmemesi, cevap dilekçesi verilme süresi beklenmeden görevsizlik kararı verilmesi eksik inceleme olduğundan görevsizlik kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Ancak; davalı yanca her ne kadar, istinaf başvuru dilekçesinde görevsizlik kararının içeriğine ilişkin bir İstinaf sebebine dayanılmamış ise de; görev hususunun kamu düzenine ilişkin olması ve görev konusunda kazanılmış haktan da bahsedilemeyeceğinden, göreve ilişkin yapılan incelemede Mahkemesince de isabetli olarak belirtildiği üzere davacı asilin tacir vasfına haiz olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 4-5maddeleri uyarınca mutlak ve/veya nispi ticari dava niteliği taşımadığı gözetildiğinde uyuşmazlığın çözümünde genel görevli asliye hukuk mahkemelerinin görevli olup, görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.Bu itibarla; davalıların istinaf talebinin dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve 6100 sayılı HMK 355. maddedeki, kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde yapılan inceleme neticesinde; özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre istinaf talebinin HMK/353.1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılmakla, oy birliği ile aşağıdaki hükmün kurulması cihetine gidilmiştir. H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1.HMK m.353/1-b-1 gereğince davalıların istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2.İstinaf incelemesinin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle AAÜT 2/2 hükmü uyarınca ücreti vekalet taktirine yer olmadığına, 3.Alınması gereken harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4.İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin HMK'nın 360 ıncı maddesi yollamasıyla, madde 323 uyarınca istinafı talep eden üzerinde bırakılmasına, 5.Dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 26/02/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.