İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ülkemizin köklü ve önde gelen markalarından biri olan "..." markasının sahibi olduğunu, aynı zamanda davaya dayanak "... ..." markasının da sahibi olduğunu, yine müvekkil şirketin "... ..." markanın ku…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1679 Esas KARAR NO : 2026/86 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 05/07/2023 NUMARASI : 2022/207 E. - 2023/200 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin ülkemizin köklü ve önde gelen markalarından biri olan "..." markasının sahibi olduğunu, aynı zamanda davaya dayanak "... ..." markasının da sahibi olduğunu, yine müvekkil şirketin "... ..." markanın kullanıldığı ... ürününün ambalajının da müvekkili adına tescilli bir tasarım olduğunu, müvekkili şirket çalışanlarının iş faaliyetlerinin konusuna ilişkin olarak organize edildiği için gezdikleri İstanbul Fuar Merkezinde 31/08/2022-03/09/2022 tarihleri arasında düzenlenen "... İSTANBUL" adlı fuar alanında bulunan davalı şirketin tanıtım ve satış standında, müvekkiline ait "... ..." markası ile ambalaj tasarımının benzer ve hatta aynı görünümde "..." emtiasını içeren ürünleri "..." ve "..." markaları altında teşhir ettiğini tespit ettiklerini, aynı zamanda müvekkili şirket adına tescilli tasarım belgesi ve tasarı yenileme belgesi muhteviyatında yer alan ambalaj deseni ve ... tasarımı ile şüpheden uzak ve kesin bir biçimde benzer ve hatta aynı görünümde ... emtiasını içeren ürün ambalajları ile karşılaştıklarını, davalı şirketin ve davalı taraf yetkilisi olduğu tespit olunan ...'ın müvekkili şirkete karşı hukuka aykırı şekilde marka ile tasarım hakkına tecavüz haksız fiilinde bulunduğunu, davalının haksız eyleminin Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2022/200 değişik iş sayılı dosyasına sunulan bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olduğunu, davalı hakkında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Fikri ve Sınai Haklar Bürosu 2022/95425 soruşturma sayılı ceza soruşturma dosyası vasıtasıyla müvekkili şirket adına şikayette bulunulmuş olup, davalı taraf hakkında ilgili ceza soruşturmasının devam ettiğini, davalı eyleminin müvekkilinin marka hakkına tecavüzün yanı sıra TTK m. 55/1/a/4 uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve tasarım hakkına tecavüzünün tespiti, önlenmesi, durdurulması ile haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, önlenmesi, durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkili şirketin 2022 yılında ülkemizde açılmış bir şirket olduğunu ve bu tarihten itibaren ticari faaliyete başlamış bir şirket olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu ticari faaliyetler uyarınca Türk Patent ve Marka Kurumuna başvuruda bulunduğunu ve dava konusu sisteminde kayıtlı olan markaları adına tescil ettirmiş olduğunu, müvekkilinin, ... "... ..." ibareli markayı 30. ve 35. Sınıflarda adına tescil ettirmiş olduğunu, müvekkilin piyasanın gereksinimlerini öğrenmek adına 31.08.2022-03.09.2022 tarihlerinde gerçekleşen... İstanbul fuarına katılmış olduğunu, zira, müvekkilinin henüz üretmediği ve satmadığı bir kısım ürünlerin talep ve beğeni durumunu öğrenmek istediğini, yapılan fuarda müvekkilinin sunduğu görsel ve ürünler satışı yapılmayan ve üretimi olmayan ürünler olup sadece o fuar için gerçekleştirilmiş olduğunu, yapılan tespitte de ürün numunesinden başka emtiaların fuarda yer almadığını, sadece ambalajların yer aldığı ... ve benzeri ürünleri "... ..." markası ile fuarda sergilenmiş olduğunu, ancak, iş bu ürünün iltibas oluşturduğu iddiasıyla müvekkili aleyhine Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/200 değişik iş sayılı dosyasıyla tespit yapılmış olduğunu ve tespite itiraz ettiklerini, müvekkiline ait işlem hacminin çok büyük kısmının ihracat olup Türkiye pazarında yer almamakta olduğunu, yurt dışına ihraç edilen ürünler TürkPatent sisteminde kayıtlı olan tescilli markalar ile gerçekleştirilmekte olduğunu, tespit isteyen taraf bakımından herhangi bir zarar doğmamış olup müvekkilinin tespit isteyen tarafın marka haklarını ihlal etmediğini ve haksız rekabet teşkil eden bir eylemde bulunmadığını, taraflara ait markalar ilgili ortalama tüketici nezdinde bir iltibasa neden olmadığını, zira, müvekkili markaları ile karşı tarafın markalarının birbirlerinden görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklı olduğunu, tespit isteyen tarafın ürün tasarımı halihazırda yurt dışında birçok kişi tarafından kullanıldığını ve satışa sunulmakta olduğunu, karşı tarafa ait tasarımın yenilik şartını sağlamadığını, kabul etmemekle birlikte bir an için taraflara ait tasarımların benzer olduğu düşünülse dahi müvekkilinin zaten ticari hayatta söz konusu tasarımı kullanmadığını ve bu nedenle bir zarara sebebiyet vermediğini, müvekkilinin kullandığı tasarım ve markaların Kurum nezdinde tescilli olduğunu, müvekkilinin gerçekleştirmiş olduğu herhangi bir hak ihlali bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile;-Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markadan ve ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzün tespiti ile bu tecavüzün önlenmesine ve durdurulmasına, -Davalı yana ait ve tecavüz oluşturan dosya içeresindeki mevcut bilirkişi raporunda ve dosya içeresindeki Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/200 D.İş sayılı dosyasında görsellerine yer verilen ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşu ile üretim vasıtalarına el konularak hüküm kesinleştiğinde imhasına,-Davacının haksız rekabet davasının REDDİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin gerekçeli kararında yer alan "hakısz rekabet davasının" kısmi red kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirket, ülkemizin köklü ve önde gelen markalarından biri olan "..." markasının sahibi olduğunu, 11/07/2013 tarihli ve ... tescil no.lı "... ..." adlı markanın sahibi olduğunu, tescilli markanın kullanıldığı ... ürününün ambalajında bulunan ve 13/08/2014 tarihli ve ... tescil nu.lı Tasarım Tescil Belgesi, 26/08/2019 tarihli ve ... tescil nu.lı Tasarımlarının sahibi olduğunu, müvekkili şirket çalışanları İstanbul Fuar Merkezinde " ... ve "... adlı "..." emtiası ürünü ile karşılaştıklarını, bu durumun müvekkili marka ile tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet haksız fiillerinin gerçekleştiğini, Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2022/200 D.İş sayılı dosyasında bilirkişi raporu aldırdıklarını, bu raporda müvekkili şirketin marka ve tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet fillerinin bulunduğu kanaatine varıldığını, haksız rekabet davasının reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu fuarda fuar alanı uluslararası nitelikte ve dünya markalarının katılım sağladığını, gıda sektörü alanında uluslararası müşterilerin ve üreticilerin bulunduğu bir platform olması nedeniyle böylesi nitelikte bir fuar organizasyonuna katılım sağlayan şirketlerden olan davalı tarafın ilgili platformda uluslararası ticaretinin pekala mümkün ve kesin olduğu gerçeği göz ardı edilemeyeceğini, davalının eyleminin haksız rekabet olduğu yönünden 2 adet bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, mahkemenin bu konudaki değerlendirmesinin hatalı olduğundan istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının red edilen kısımlar yönünden kaldırılarak davanın tümden kabulünü talep etmiştir. GEREKÇE Dava, ... tescil numaralı “... ...” markasından ve ... tescil numaralı ambalaj tasarımından doğan haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti , önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir.Davacı vekili, davacının 11/07/2013 tarihli ve ... tescil numaralı ... ... markasının 30. sınıfta ... emtiasında tescilli bulunduğu, 13/08/2014 tarihli ve ... tescil numaralı tasarımın ambalaj deseni ve ... tasarımını kapsadığı, 31/08/2022–03/09/2022 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde düzenlenen... İstanbul fuarında davalıya ait tanıtım ve satış standında “...” ve “...” ibareleri altında davacıya ait “... ...” markası ile tasarımına benzer ve aynı görünümde ... ürünlerinin/ambalajlarının teşhir edildiğini, bu suretle marka ve tasarım hakkına tecavüz fiili ile haksız rekabetin gerçekleştiğini ileri sürülerek tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davalı şirketin 2022 yılında kurulduğu, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde başvuruda bulunularak... tescil numaralı “... ...” ibareli markanın 30 ve 35. sınıflarda ve ... tescil numaralı “... ...” ibareli markanın tescil edildiği, ..., fuarda sergilenen ürünlerin üretimi ve satışı bulunmayan, yalnızca fuara özgü numune ve görsellerden ibaret olduğu, tespitte ürün numunesinden başka emtia bulunmadığı, davacının zararının oluşmadığı, taraf markaları arasında iltibasın bulunmadığı, davacı tasarımının yenilik şartını taşımadığı ve yurt dışında yaygın şekilde kullanıldığı, ayrıca davalının ticari hayatta söz konusu tasarımı kullanmadığnı beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacının “... ...” markası ile davalının “.../.../...” ibareli markasal kullanımlarının ibare itibarıyla birebir aynı olmadığı, ancak özellikle ürün ambalajlarında kullanılan zemin rengi, yazı stili ve yazı karakteri rengi itibarıyla görsel benzerliğin yüksek olduğu, aynı sınıfta ... emtiası bakımından kullanılan işaretlerin ortalama tüketicide ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini artırdığı gerekçeleriyle marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği, tasarım bakımından ise; davacı tasarımı ile davalıya ait tespit olunan ürün tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde benzer algılandıkları, bu suretle tasarım hakkına tecavüzün hukuki koşullarının oluştuğu, davanın bu yönlerden kabulüne , haksız rekabet yönünden ise; özel kanun olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin sağladığı korumanın yeterli olduğu gerekçesiyle haksız rekabetten kaynaklanan istemin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili , karara karşı, reddedilen haksız rekabet talebi yönünden istinaf talep etmiştir. Bakırköy 1. FSHHM 2022/200 D.İş tespiti dosyasına sunulan 02/09/2022 tarihli bilirkişi raporunda ; Davacının ... ... ... (30. sınıf) ve ... ambalaj tasarımı sahibi olduğu, davalının ..., ..., ... ibarelerini ürünlerin üzerinde kullandığı bunların ... ... / ... ... olarak davalı adına tescilli olduğu, markaların yazı karakteri, tertibi, kullanılan renkler itibariyle ambalaj benzerliği nedeniyle iltibas yoluyla marka ihlali ve haksız rekabet oluşturduğu, tasarım yönünden “...” ... formu ve “...” ambalajının , davacı tasarımı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu belirtilmiştir. 28/05/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacının markasının “...” için tescilli olduğu, davalının fuarda ... ürün teşhir ettiği , “...” ile “.../...” ibareleri birebir aynı değil ise de; zemin rengi + yazı stili ve rengi ile benzetme sonucu ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimali doğabileceği ve marka tecavüz koşullarının oluşabileceği, tasarımların da benzer olduğu, davalı eyleminin TTK 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet sayılabileceği belirtilmiştir. Dosya kapsamındaki deliller ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafından... İstanbul fuarında teşhir edilen dava konusu ürün ve ambalajların, davacıya ait tescilli marka ve tasarım haklarına tecavüz teşkil ettiği hususunda ilk derece mahkemesince varılan kabulün dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmaktadır. İstinaf talebinde bulunanın sıfatına göre , inceleme haksız rekabetin tespiti isteminin reddine ilişkin karar yönünden yapılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacının haksız rekabete ilişkin taleplerinin, özel kanun olan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerinin sağladığı korumanın yeterli olduğu gerekçesiyle reddedildiği görülmektedir.Somut olayda; davalının, davacıya ait tescilli marka ve tasarım ile iltibas oluşturacak nitelikte ürün ve ambalajları fuar alanında teşhir etmek suretiyle, davacının marka ve tasarımından kaynaklanan tanınmışlıktan haksız yararlanma sonucunu doğuracak şekildeki bu eylemin ortalama tüketici nezdinde iltibasa yol açtığı ve tecavüz niteliğinde olduğu, ayrıca ticari dürüstlük kurallarına aykırı, iltibasa neden olan bu eylemin aynı zamanda TTK 55/1-a maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmış, haksız rekabet hükümleri ticari hayatta dürüst ve bozulmamış rekabet ortamını sağlamayı düzenleyen kamu düzenini ilgilendiren hükümler olduğundan sadece sahibine koruma talep hakkı bahşeden fikri mülkiyet koruması ile haksız rekabet korumasının alanının farklı olduğu , birinin diğerini bertaraf ettiğinin söylenemeyeceği , fikri mülkiyet korumasının haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği kümülatif korumanın söz konusu olduğu değerlendirildiğinden; mahkemenin haksız rekabetin tespiti talebinin reddi kararı doğru görülmemiştir. Bu itibarla, davalının eylemlerinin, davacının emeğinden ve ticari itibardan haksız şekilde yararlanma sonucunu doğurduğu, piyasada iltibas yaratmak suretiyle rekabet düzenini bozduğu ve bu yönüyle TTK’nın 55/1-a maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiği kanaatine varılmış, bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 05/07/2023 tarih, 2022/207 E. 2023/200 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-DAVANIN KABULÜNE -Davalının davacıya ait ... tescil numaralı markadan ve ... tescil numaralı tasarımından doğan haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin TESPİTİ ile bu TECAVÜZÜN ve HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE, DURDURULMASINA, -Davalı yana ait ve tecavüz oluşturan dosya içeresindeki mevcut bilirkişi raporunda ve dosya içeresindeki Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/200 D.İş sayılı dosyasında görsellerine yer verilen ürünlere ve münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılmaları kayıt ve koşu ile üretim vasıtalarına el konularak hüküm kesinleştiğinde İMHASINA, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken markaya ve tasarım yönünden 732,00x2=1.464,00 TL karar harcından peşin alınan 80,70-TL'nin mahsubu ile 1.383,30 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 80,70 TL başvurma harcı, 80,70 peşin harç, 11,50 TL vekalet harcı, 4.000,00 TL bilirkişi ücreti, 492,50 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.665,40 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen markadan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan dava yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen tasarımdan doğan haklara tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklanan dava yönünden 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 180,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 918,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğu ile karar verildi. 22/01/2026 MUHALEFET ŞERHİ: Davacı taraf, marka ve tasarım hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamında ve 22/04/2021 tarihli, 2021/89-3054 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtalariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmiyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların ve tasarımların kendi özel yasası niteliğindeki hükümlerle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafa en iyi giderim imkanı sağlayan SMK'nın marka ve tasarım hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabete yönelik istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.