T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/621 KARAR NO : 2026/59 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/495 KARAR NO : 2023/47 DAVA TARİHİ : 16/07/2021 KARAR TARİHİ : 31/01/2023 DAVA : İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 15.01.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 15.01.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2023 tarih ve …
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/621 KARAR NO : 2026/59 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/495 KARAR NO : 2023/47 DAVA TARİHİ : 16/07/2021 KARAR TARİHİ : 31/01/2023 DAVA : İtirazın İptali ( Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan ) KARAR TARİHİ : 15.01.2026 KARARIN YAZ. TARİH : 15.01.2026 İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2023 tarih ve 2021/495 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı .... Şti. arasında .... AŞ.'nin AGV proje otomasyonu için bir eser sözleşmesi imzalandığını, bu eserin tamamlanabilmesi için ekli sözleşme doğrultusunda davacı şirkete, davalı ...firması tarafından "Tekerlekli Profil taşıma aparatı (AGV)" teslim edildiğini, davacının da bu teslim edilen tekerlekli aygıtın PLC ve ekipmanlarının değişimi, tekerlekli aygıtın otomatik hareketlerinin yapılabilme kabiliyetinin kazandırılması, emniyet sisteminin devreye sokulması, otomasyon yazılımının yapılması işlerinin üstlenilmesini taahhüt ettiğini, ekte sunulu sözleşme gereği davacı şirket taahhütlerini yerine getirerek sözleşmedeki ifa borcunu tam olarak karşıladığını, zaten davalı ... Şti.'nin müşterisi olan yani davaya konu makinanın ana müşterisi olan dava dışı .... AŞ'nin davacı firmanın fabrikasında makinayı gördüğünü, makinanın çalıştığını ve davacı firmanın sözleşme gereği üstlendiği edimleri yerine getirdiğini tespit ettiğini, müşteri ... proje sorumlusu ...tarafından .... Şti. yetkilisi ...'e gönderilen e-mailde "Bugün ...'te sizlerle yaptığımız tespit sonrası makinanın yerde tekerlekleri döndüremediğini tespit ettik. Sorunun .... kaynaklı olduğunu düşünüyoruz." denildiğini, davacı firmanın da sözleşmenin edimini yerine getirdiğinden faturalarını kesip davalı ... Şti'ne gönderdiğini, davalı yanın Turgutlu 2. Noterliği'nin 001287 Yevmiye No.lu ve 03/02/2021 tarihli ihtarnamesi ile sözleşmeye aykırı olarak otomasyon yazılımı yapılmaksızın üretim yapıldığını, ürünün ayıplı mal niteliğinde olduğunu iddia ederek faturaları iade ettiğini ve borcunu ödemekten akabinde İzmir 21. Noterliği'nin 07077 yevmiye nolu ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davalı yanca iddia edilen tüm hususlar reddedilerek makine mühendisi adli bilirkişi ....'ün uzman görüşüne başvurulduğunu, yine Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tespit talebinde bulunulduğunun davalıya bildirildiğini, davalı yanın iddiaları gerçek dışı olduğundan 6100 sayılı HMK'nın 293.maddesi uyarınca makine mühendisi adli bilirkişi ...'e başvurularak taraflar arasında yapılan anlaşma gereği "PLC ve ekipmanlarının değişimi, AGV'nin otomatik hareketinin yapılması, makine emniyet sisteminin devreye alınması ve otomasyon yazılımın yapılması" işi kapsamında makineye git yazılımın yapılarak makinenin görevini yerine getirip getirmediği hususunda görüş talep edip Adli Bilirkişi ....'ün raporuna göre "....İş sahibi ...Şti tarafından anlaşma gereği İYTE'de kurulu olan ... ... Teknoloji Sistemleri atölyesine operatör koltuğu ve hidrolik kumanda kolları olmaksızın, ana şasi, asansör, batarya,4 adet dolgu yürüyüş tekerleri ve teker tahrik sistemleri monteli olarak otomasyon ve yazılım sistemi yüklenmesi için teslim edilen forklift yerine yapılan incelemesinde yüklenici ... ŞTİ'nin anlaşmadan kaynaklı edimini yerine getirmiş olduğu, yapılan iş ve hizmetten kaynaklı ayıbın makinada bulunmadığı, iş sahibine ait makinenin yapılan incelemesinde yukarıda (4.1 ve 4.2'de) izah edilen ve yukarıda Resim:14-15 te gösterilen tahrik motorlarının yataklanmasından kaynaklı teknik problemin yüklenici ile ilintili olmayıp iş sahibi tarafından teslim edilen makinede var olan bir durum olup iş sahibi tarafından gözden geçirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.." denildiğini, uzman görüşünden de anlaşılacağı üzere davalı yanın ihtarında yer verdiği hususların aksine davaya konu makinenin ayıplı olmadığı ve tahrik motorların yataklanmasından kaynaklı teknik problemin de yüklenici ile bağlantısının olmadığının çok açık bir şekilde belirtildiğini, bununla birlikte Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'ne başvurularak 2021/7 D.I 2021/7 K. sayılı dosyası üzerinden sözleşmeye konu tekerlekli profil taşıma aparatında davacı ... firması tarafından PLC ve ekipmanlarının değişiminin yapılıp yapılmadığı, tekerlekli aygıtın otomatik hareketlerinin yapılabilme kabiliyetinin kazandırılıp kazandırılmadığı, emniyet sisteminin devreye sokulup sokulmadığı ve otomasyon - yazılımının yapılıp yapılmadığı yani ... firmasının edimlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespiti ile .... Şti. tarafından ...'e sözleşme başlangıcında teslim edilen ve tasarımı ve imalatı ....'e ait olan tekerlekli profil taşıma aparatındaki (AGV) tekerleğin çalışıp çalışmadığının ve ayrıca davacı firma ...'ten sözleşme doğrultusunda ekte sunulan delillerin incelenerek ...'ten kaynaklı bir ayıbın olup olmadığının tespiti talep edildiğini, Mahkemenin belirlediği heyet ile sözleşmeye konu makinelerin bulunduğu davacı şirketin atölyesine gidilerek detaylı bir keşif yapıldığını, yapılan keşif sonucunda da raporda "...detayları raporun diğer başlıkları altında verildiği üzere keşif tarihinde yerinde yapılan incelemede yüklenici ... Şti tarafından söz konusu Tekerlekli Taşıma Aparatında PLC ve ekipmanlarının değiştirildiği, üzerindeki kumanda kolu ve dokunmatik ekranda çalışan yazılım ile kontrol edilerek AGV'nin otomatik hareketinin yapıldığı, makine emniyet sisteminin acil durdurma butonu ve iki adet yaklaşma sensörü şeklinde devreye alındığı ve otomasyon yazılımın yapıldığı bu nedenle yüklenicinin teklif mektubundaki yükümlülükleri yerine getirdiği, imalatlarda açık ayıp bulunmadığı görüş ve kanaatindeyiz.." denildiğini, 8.Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/7 D.I dosyası ile yapılan tespitte dedavacının yükümlülükleri yerine getirdiğinin açıkça belirtildiğini, tüm bu açıklamalar ışığında davalı yanca ödenmesi gereken bakiye alacak, tespit davası için yapılan masraf ve ihtaname masrafları için borçlu aleyhine İzmir 28. İcra Mi 'nün 2021/5073 E. sayılı dosya üzerinden takip konusu miktarın ödenmediğini ve haksız ve kötü niyetli bir şekilde itiraz edildiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile davalı borçlunun İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5073 E. sayılı dosyası üzerinden haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamın, davalı borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli takip konusu alacağın yüzde 20 'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müşterisi .... firması için AGV Otomatik Çalışma Otomasyonu işlemini yaptırmak üzere davacı şirket ile anlaştığını, buna göre;davacı şirket tarafından temin edilen profil taşıma makinesi ve kullanılacak olan elektrik malzemeleri birleştirilmek ve otomasyon yazılımı yapılmak üzere davacı şirkete teslim ettiğini, davacı şirket tarafından davalı şirkete teklif mektubu gönderildiğini, teklif mektubu başlığından da anlaşılacağı üzere anlaşmanın asıl amacının, profil taşıma makinesinin operatör yardımına ihtiyaç duymadan otomatik olarak çalışmasını sağlayan yazılımın yapılması olduğunu, nitekim AGV (Automated Guided Vehicle) insansız otomatik yönlendirmeli araç anlamına geldiğini, Operatörsüz çalışma bu ürünün belirleyici özelliği olup arada herhangi bir sözleşme olmaya dahi AGV denilince istenen özelliğin bu olduğunun anlaşılacağını, Mahkemece bu durumun üzerinde özellikle durulmasını, yargılama sırasında bilirkişiden bu konuda görüşünün de sorulmasını, buna karşılık davalı şirket tarafından yapılan muayenede davacı tarafça bu edimin yerine getirilmediğini, aracın otomatik yönlendirme kabiliyetine sahip olmadığını ve bu yönüyle beklenen faydayı sağlamayarak ayıplı ürün niteliğinde olduğunun anlaşıldığını, davacı tarafça müvekkil şirkete sunulan teklifte "1. Seçenek Teklifimiz" başlığı ile "PLC ve ekipmanlarının değişimi, AGV'nin otomatik hareketinin yapılması, makine emniyet sisteminin devreye alınması ve otomasyon yazılımının yapılmasıdır." denildiğini, yine 08/09/2020 tarihli "...AGV Otomatik Çalışma Otomasyon Teklifi" başlıklı teklifte aynı hususun taahhüt edildiğini, yapılacak işlemden beklenen hususların davacı taraf ile yapılan şifahi görüşmelerde de defalarca dile getirildiğini, davacı şirket ile davalı şirketin teknik ekibi tarafından, anlaşmadan önce ... firmasında keşif yapıldığını ve ...firmasının ürün ile ilgili tüm isteklerinin madde madde yazıldığını, davacı ile davalı şirketin yapılacak işin, yazılan tüm maddeleri kapsadığı konusunda anlaşma öncesinde karşılıklı teyitte bulunduğunu, iş bitiminde ise davacı şirket, önemli olan bazı maddeleri "kapsam dışı" olarak belirterek yapmadığını, davacı tarafın edimini anlaşmaya uygun olarak yerine getirdiği iddiasının dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkil şirketin müşterisi için tek bir projeye mahsus olmak üzere oluşturduğu ürünün başka bir projede kullanılamadığını veya üçüncü bir kişiye satılamadığını, müvekkil şirketin .... firmasından aldığı ödemeyi de iade ettiğini ,ürünün müvekkil şirkette atıl vaziyette durduğunu, müvekkilin fahiş miktarda zarara uğramasının söz konusu olduğunu, dava dilekçesinde, müşteri ... Şirketinin gönderdiği e-postaya atıf yapılarak müvekkile kusur isnat edilmekte ise de mail içeriğinde bildirilen kanaatin, davalı aleyhine delil olamayacağını, Urla Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2021/7 D. İş Sayılı dosyasında düzenlenen tespit raporu ile uzman görüşünün de taraflarınca kabul edilmediğini, davacı tarafça takibe konu edilen faturaya müvekkil şirket tarafından Turgutlu 2. Noterliğinin 03/02/2020 tarih ve 001287 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, sözleşme konusu bedelin yarısının davacıya ödendiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile takibe konu edilen alacağın yargılamayı gerektirmekte olup likit bir alacak olmadığından davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, davalı aleyhine başlatılan icra takibi haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek işbu davanın reddine; davacı tarafın, takip çıkışının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 31.01.2023 tarih ve 2021/495 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararı ile özetle; ''... Davalının ayıplı ifa nedeniyle zararını talep edebilmesi için davaya konu işin, sözleşme hükümlerine uygun olarak yapılıp teslim edilmediğini ispat etmesi ve varsa ayıpların niteliğine göre süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunmuş olması gereklidir. Mahkememizce dava konusu yapılan makina üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış ve davacı tarafından yaptırılan delil tespitine ilişkin değişik iş dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosyaya sunulan 28/09/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda" Davacının geliştirmiş olduğu otomasyon yazılımının dava konusu profil taşıma aparatındaki tüm arayüzlerdeki işlemleri gerçekleştirdiği ancak sağ-sol işlemlerin komut gönderilmesine rağmen tamamlanmadığı, Profil taşıma aparatının , tekerleklerinin çalışma sisteminin incelenmiş, arka sol ve arka sağ tekerleğin düz doğrultuda hareket etmesine karşın dönüş manevrasını gerçekleştirmediği, profil taşıma aparatının arka sol ve sağ tekerleklerin tahrik mekanizmasının mekanik yönden sorunlu olduğu, tespit edilen mekanik sorunların davalı yanın sorumluluğunda olduğu, davacının geliştirmiş olduğu otomasyon yazılımının taraflar arasındaki sözleşmedeki edimlerini yerine getirecek şekilde geliştirilmiş olduğu, davacı şirketin işbu faturalardan kaynaklı (GIB20210000004 nolu 79.394,23 TL ve G1B20210000002 nolu 7.502,02 TL olmak üzere 86.896,25 TL alacaklı olduğu ancak taraf defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde davacı şirketin düzenlemiş olduğu ve taraf defterlerinde kaytlı faturanın eklenmesi ve yapılan avans ödemesinin mahsubu halinde (86.896,2542.947,32-33.891,00- 55.952,57) 55.952,57 TL davalı şirketin borçlu olacağının bildirildiği" davalının ayıp iddiasının yerinde olmadığı, davacının eser sözleşmesinin gereği olarak kendisine teslim edilen makinadaki yazılım işlemini gerçekleştirmiş olduğu yönündeki iddiasının bilirkişi raporundaki tespitler ve davacı tarafça yaptırılan delil tespitindeki dosya ile uyumlu olması nedeniyle taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulüne, alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 15.03.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Davalı müvekkili şirket ile davacı şirket arasında AGV Otomatik Çalışma Otomasyonu işleminin yapılması için anlaşma sağlandığını, müvekkilinin yapılacak işlemden beklediği faydanın, aracın otomatik yönlendirme kabiliyetine sahip olması, bunun için operatöre ihtiyaç duyulmaması gerektiğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete gönderilen teklif mektubu başlığından da istenen işin kapsamının anlaşılabildiğini, nitekim AGV (Automated Guided Vehicle) insansız otomatik yönlendirmeli araç anlamına geldiğini, "Operatörsüz çalışma" bu ürünün belirleyici özelliği olup arada herhangi bir yazılı sözleşme olmasa dahi AGV denilince istenen özelliğin bu olduğunun anlaşılmasının gerektiğini, sözleşme gereği beklenen husus makinenin 60 m. hol boyunca operatör tarafından sadece ... komutu verilip dümdüz gittiğini, makinenin kendi yönünü dümdüz olarak belirleyerek hata olduğunda kendiliğinden düzeltip gitmesinin gerektiğini, buna rağmen, davacı firmanın yapmış olduğu imalat beklenen faydayı karşılamadığını, keşif sırasında makinenin bu açıdan irdelenmediğini, makinenin yalnızca durur vaziyette incelendiğini, hükme esas alınan raporun eksik incelemeye dayalı olarak düzenlendiğini, -Davacı tarafça müvekkili şirkete sunulan teklifte "1. Seçenek Teklifimiz" başlığı ile "PLC ve ekipmanlarının değişimi, AGV nin otomatik hareketinin yapılması, makine emniyet sisteminin devreye alınması ve otomasyon yazılımının yapılmasıdır." denildiğini, yine 08/09/2020 tarihli "... AGV Otomatik Çalışma Otomasyon Teklifi" başlıklı teklifte aynı hususun taahhüt edildiğini, yapılacak işlemden beklenen hususların davacı taraf ile yapılan şifahi görüşmelerde de defalarca dile getirildiğini, davacı şirket ile müvekkili şirketin teknik ekibi tarafından, anlaşmadan önce ..., firmasında keşif yapıldığını ve .... firmasının ürün ile ilgili tüm istekleri madde madde yazıldığını, davacı ile müvekkili şirketin yapılacak işin, yazılan tüm maddeleri kapsadığı konusunda anlaşma öncesinde karşılıklı teyitte bulunduklarını, iş bitiminde ise davacı şirketin, önemli olan bazı maddeleri "kapsam dışı" olarak belirttiğini ve yapmadığını, -Mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda, mekanik sorunların davalı yanın sorumluluğunda olduğunun belirtildiğinin görüleceğini, gerekçeli kararda da buna atıf yapıldığını, ancak, müvekkili şirketin mekanik problemlerin çözülebileceği yönündeki yaklaşımın davacı şirketçe kabul görmediğini, nitekim, tanıklar ....ve ....'in beyanlarında; dava konusu makineye ilişkin problem özetlenmiş olup makinenin kontrolünde sorun bulunmadığı, yazılımdan kaynaklı olarak düz gidiş geliş sisteminin çalışmadığının belirtildiğini, aynı zamanda müvekkili firmanın mekanik herhangi bir sorun var ise bunun giderilmesini sağlayabileceklerini davacıya teklif ettiğini, tanık ...'ın "Bize mekanik sorundan dolayı istenilen vasıflarda imalat yapamadıklarını ifade ettiler ancak biz mekanik her türlü problemi giderebileceğimizi belirtmemize rağmen işi bu şekilde bize teslim etmeye çalıştılar." ve tanık....'in "Mekanik sorunu bildirdiler, biz de bu sorunu kendi firmamızda giderebileceğimizi karşı tarafa ilettik. Ancak kabul etmediler." şeklindeki beyanları ile sabit olduğunu, -Asıl alacağı kabul anlamına gelmemek üzere takibe konu edilen alacak likid olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığını, nitekim, davacı tarafça takibe konu edilen faturaya müvekkili şirket tarafından Turgutlu 2. Noterliği'nin 03/02/2020 tarih ve 001287 yevmiye sayılı ihtarnamesi ile itiraz edilerek faturanın iade edildiğini, yerleşik Yargıtay kararlarına göre "itiraza uğrayan fatura" likid bir alacak niteliğinde olmadığını, ayıplı hizmet iddiasının söz konusu olduğunu ve alacağın var olup olmadığı, var ise miktarın yargılamaya muhtaç olduğunu, Yargıtay kararlarında "likid alacak" kavramı tanımında; "tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç bulunmaması" kıstaslarının yer aldığını, olayda bu kıstasların karşılandığından bahsedilmesinin mümkün olmadığını, sunulu nedenlerle, mahkemece verilen hükmün kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi için istinaf yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, -Ayrıca, dava itirazın iptali davası olduğundan ve İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5073 E. Sayılı dosyasından icra takibine devam olunacağından taraflarınca İİK m.36 gereği İcra Mahkemesi'ne icranın geri bırakılması istemi ile başvuru yapılacağını, istinaf taleplerinin kabulü ve kararın kaldırılmasına karar verilmesi halinde İİK m.36/5 gereği İcra Müdürlüğüne sunacakları teminat mektubunun taraflarına iadesine de karar verilmesini talep ettiklerini, Yukarıda sunulu ve kamu düzenine ilişkin resen gözetilecek nedenlerle, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/495-2023/47 K. Sayılı kararı istinaf yolu ile incelenmek suretiyle kaldırılmasına, davanın reddine, kararın kaldırılmasına karar verilmesi halinde İİK m.36/5 gereği İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2021/5073 E. Sayılı dosyasına taraflarınca sunulacak teminat/teminat mektubunun iadesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. Davacı taşeron ile davalı yüklenici arasında dava dışı iş sahibi... AŞ.'nin "AGV proje otomasyonu" için eser sözleşmesi yapıldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Söz konusu sözleşmeye göre davacıya davalı tarafından "Tekerlekli Profil taşıma aparatının (AGV)" teslim edildiği, davacının da teslim edilen tekerlekli aygıtın PLC ve ekipmanlarının değişimi, AGV'nin otomatik hareketinin yapılması, makine emniyet sisteminin devreye alınması ve otomasyon yazılımının yapılması işlerini üstlendiği anlaşılmıştır. Davacı taşeron vekili, davacının eser sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getirdiğini ve düzenlediği faturayı davalıya gönderdiğini, ancak davalının otomosyon yazılımını yapmadığından eserin ayıplı olduğunu belirterek faturayı iade ettiğini ve borcu ödemediğini, başlatılan takibe de haksız olarak itiraz ettiğini, ancak alınan uzman görüşü raporu ve davadan önce yaptırılan delil tespiti raporuna göre davacı taşeronun sözleşme kapsamındaki edimlerini yerine getirdiği ve eserde davacıdan kaynaklanan ayıp bulunmadığının tespit edildiğini belirterek davalının itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yüklenici vekili ise, davacının eser sözleşmesi kapsamındaki edimlerini ayıplı ifa ettiğini, aracın otomatik yönlendirme kabiliyetine sahip olmadığını ve beklenen faydayı sağlamadığını, bu sebeple davacı tarafça düzenlenen faturaya itiraz edilerek iade edildiğini, sözleşme konusu bedelin yarısının davacıya ödendiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla takibe konu edilen alacağın likit olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Kural olarak, eser sözleşmelerinde eserin teslimini yüklenici (somut olayda davacı taşeron), bedelin ödendiğini iş sahibi (somut olayda davalı yüklenici) kanıtlamakla yükümlüdür. Taraflar arasındaki eser sözleşmesi uyarınca sözkonusu profil taşıma aparatının teslim edildiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmayıp, davalı eserin ayıplı olduğunu iddia ettiğinden TBK'nın 477. maddesine göre ayıbı kanıtlamakla yükümlüdür. Somut olayda davacı tarafça davadan önce yaptırılan delil tespiti neticesinde düzenlenen 12.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda ve yargılama aşamasında alınan 28.09.2022 tarihli denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi heyet raporunda davacının eser sözleşmesi kapsamındaki yerine getirdiği edimlerinde ayıp bulunmadığının tespit edildiği, sözleşmeye konu profil taşıma aparatının arka sol ve sağ tekerleklerinin tahrik mekanizmasının mekanik yönden sorunlu olduğu, ancak tespit edilen mekanik sorunların davalı yanın sorumluluğunda olduğunun belirtildiği; buna göre davacının eser sözleşmesi kapsamında yerine getirdiği edimlerinde ayıp bulunduğu iddiasını davalı ispatlayamadığından davalının eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye borcu, ihtarname masrafı ve delil tespiti masraflarının tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazının haksız olduğu anlaşıldığından Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usule ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. (Yargıtay 6.HD 2023/1833 Esas ve 2024/1433 Karar) Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesinin ayıplı ifa edilip edilmediği bu kapsamda davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığından kaynaklandığından ihtilafın yargılamayla belirleneceğinden 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67. maddesi uyarınca alacağın likid olduğundan söz edilemeyeceğinden Mahkemece koşulları oluşmadığı halde davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usule ve yasaya aykırı olduğundan davalı vekilinin bu husustaki istinaf istemi yerinde görülmüştür. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; yasal düzenlemeler ve yargısal içtihatlar karşısında, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜ ile, 2-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.01.2023 tarih ve 2021/495 Esas, 2023/47 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Davacının davasının KABULÜNE, -İzmir 28.İcra Müdürlüğü'nün 2021/5073 Esas sayılı takip dosyasında davalının 54.855,36 TL asıl alacak, 282,00 TL ihtarname masrafı, 1.350,00 TL tespit davası masrafı, 2.039,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 58.526,40 TL alacağa itirazının iptaline, takibin takip talebinde istenen şartlarda ve bu miktar üzerinden DEVAMINA, -Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı isteminin REDDİNE, 4-Alınması gerekli 3.997,93 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 706,86 TL peşin karar harcının mahsubu ile kalan 3.291,07 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi tarafından harç tahsil müzekkeresi yazılmış ise işlemsiz iadesinin istenmesine, harç tahsil edilmiş ise yatırana iadesine), 5-Davacı tarafından yatırılan 706,86 TL peşin karar harcı, 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 2.633,45 TL tebligat, posta, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.408,11 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Dava şartı Arabuluculuk Ücreti olan ve 6325 sy Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davada haksız çıkan davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgâri Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 9.364,22 TL vekâlet ücretinin (istinaf edenin sadece davalı olması nedeniyle davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak nedeniyle) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle, harç alınmasına yer olmadığına, davalı tarafından yatırılan 999,48 TL istinaf karar harcının istemi halinde ilk derece mahkemesince yatıran davalıya iadesine, 10-Davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile davalı tarafından yapılan 20,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 512,00 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 11-HMK'nın 333/(1).maddesi gereğince artan gider ve delil avanslarının karar kesinleştiğinde ilgililerine iadesine, 12-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.