T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1893 KARAR NO : 2025/1707 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1112 DAVA TARİHİ : 20/11/2025 ARA KARAR TARİHİ : 25/11/2025 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTEM : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 30.12.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1112…
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1893 KARAR NO : 2025/1707 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1112 DAVA TARİHİ : 20/11/2025 ARA KARAR TARİHİ : 25/11/2025 DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTEM : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 30.12.2025 KARARIN YAZ. TARİHİ : 30.12.2025 İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1112 Esas sayılı dosyasından verilen 25.11.2025 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü. İSTEM: Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğunu, davalı ile Menderes 2. Noterliğinin 05/04/2024 tarih 04296 yevmiye numarası ile sözleşme yaptıklarını, anılan noterliğin 07/07/2025 tarih 09162 yevmiye numaralı sözleşme tadil edildiğini, bu sözleşme gereği 2 adet villa tipindeki taşınmazı 15/08/2025 tarihine kadar teslim etmesi belirlenmesine rağmen teslim edilmediğini, yapı kullanma izin belgesi /oturma ruhsatı başvurusu alınmaması ve dahi iş bu konuda hiçbir başvuruda bulunmaması doğrultusunda İzmir 24 İcra Dairesinin 2025/8696 esas sayılı dosyası, İzmir 24 İcra Dairesinin 2025/8260 Esas sayılı dosyası ve İzmir 24. İcra Dairesinin 2025/9188 esas sayılı dosyaları ile takip başlattıklarını, yapılan takibe davalının itirazı doğrultusunda durduğunu belirterek davanın kabulü ile, itirazların iptaline, davacı lehine takip konusu alacağın her bir itiraza konu icra takibi dosyasındaki meblagların %20si oranından az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, (3 dosya adına) ve borcun rehinle temin edilmediği, vadesinin geçtiği ve yaklaşık ispat koşulunu sağlamamız doğrultusunda davalı borçlunun 1.800.000 TL borcuna yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının teminatsız olarak ihtiyati haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesinin 2025/1112 Esas sayılı dosyasından verilen 25.11.2025 tarihli ara kararı ile özetle; ''...Alacağın varlığı ve ödenmesi hususlarının karşı tarafın bu hususta ki beyan ve savunmaları alınmaksızın doğrudan ihtiyati haciz kararına konu edilemeyeceği, istemin yargılamayı gerektirir hususlar içerdiği, İİK Md. 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz isteminin kabulünü gerektirir yaklaşık ispat kuralının varlığını gösterir delillerin tam tespit edilemediği, bu hali ile istemin reddine'' dair karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili tarafından verilen 28.11.2025 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; -Dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere, müvekkili ....ile davalı şirket arasında akdedilen Menderes 2. Noterliği'nin 05/04/2024 tarih 04296 yevmiye numarasına kayıtlı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi'nin 13. Maddesinde "Gecikme Tazminatı ve Gecikme Cezası" başlıklı maddesi ve Menderes 2. Noterliği'nin 07/07/2025 tarih 09162 yevmiye numaralı tadil sözleşmesi'nin ilgili 13. Maddesi uyarınca gecikme tazminatı ve gecikme cezası düzenlendiğini, işbu bedelin 600.000,00 TL olarak likit alacak sınıfında olduğunu, davacı müvekkilinin sözleşmelerde tarafının gerektirdiği şekilde yükümlülüklerini yerine getirmiş olup davalı şirket tarafından sözleşmesel yükümlülüklerinden süresinde ifa etmemesinden kaynaklı olarak ifaya eklenecek şekilde cezai şart/gecikme tazminatı üzerine icra takipleri başlatıldığını, işbu davaya konu icra takiplerine davalı tarafça haksız şekilde itiraz edilmesi üzerine sözleşmede davalının temerrüte düşmesi doğrultusunda ödemesi gereken gecikme tazminatı ve gecikme cezası başlıklı gecikme cezasını talep edilme zarureti doğduğunu, davacı müvekkilinin üzerine düşen sorumluluklarını tam ve eksiksiz olarak ifa ettiğinin sabit olduğunu, davalı şirketin ise işbu inşaatı yapı kullanım izin belgesi adına başvuru yapılmadığı ve ekte belirtilen görüntü kayıtları doğrultusunda süresinde ifa etmemek suretiyle teslim etmediğinin bariz şekilde ortada olduğunu, izah edilen gecikme tazminatı ve cezasına ilişkin bedeli ödeme borcundan kaçınmakta olan davalı şirketin, haksız şekilde ödeme emrine itiraz ettiğini, işbu hususların dosya muhteviyatıyla da sabit olup davalı tarafça aksinin iddia edilmesinin, icra takibine itiraz edilmesi gibi açıkça kötü niyetli olduğunu, bununla beraber muacceliyet tarihinin 15/08/2025'den 4 aylık süreç geçmesine rağmen henüz teslim edilmeyen inşaatlar sebebiyle müvekkilini zarara uğramakla birlikte davalının mal kaçırdığı, şirketini kötü idare etmesinden dolayı tahsil imkanı adına ihtiyati haciz talep etme zorunluluğu hasıl olunduğunu, Yukarıda izah edilen ve re'sen nazara alınacak sebeplerle; istinaf taleplerinin kabulü ile borçlunun/davalının taşınır/taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına, bu kapsamda gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesine, aksi kanaatte ise istinaf taleplerinin kabulü ile borçlunun taşınır/taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına borca yetecek tutarda uygun teminat alınmak kaydıyla ihtiyati haciz konulmasına, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda, Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin Mahkemenin 25.11.2025 tarihli ara kararıyla reddine karar verildiği, verilen ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür. İhtiyati haciz; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”; 258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur. İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur. Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler çerçevesinde somut olaya gelince: Davacı vekili, taraflar arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığı, davalının sözleşme borcu olan villaları eksiksiz ve inşai işlem gerekmeksizin teslim edilmediği, yapı kullanma izin belgesi/oturma ruhsatı başvurusu alınmadığını, bu konuda hiç başvuruda bulunmadığı, sözleşmenin gecikme tazminatı ve gecikme cezası başlıklı madde düzenlendiğini davalı tarafın sözleşmeye aykırı davranması üzerine icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itirazı üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığını belirterek davacının alacağını elde etme imkânını ortadan kaldıracağından bahisle ihtiyatî haciz kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür. Somut olayda İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin "yaklaşık ispat" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği ayrıca İİK 257/2 maddesine göre davalının mallarını kaçırmaya hazırlandığı iddiasıyla ilgili olarak da yaklaşık ispata yarar dosya kapsamında delil bulunmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesinin davacı vekilinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararında usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen 25.11.2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1112 Esas sayılı dosyasından verilen 25.11.2025 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 1.013,90 TL ihtiyati tedbir harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 398,50 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 30.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.