İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili hakkında İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibi konusu senetler üzeride ki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait bir imza olmadığını, takip …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/774 Esas KARAR NO : 2025/1376 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/11/2022 NUMARASI : 2017/1030 E. - 2022/906 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/10/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili hakkında İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, icra takibi konusu senetler üzeride ki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait bir imza olmadığını, takip konusu senetler üzerinde yapılacak inceleme sonucunda imzaların hiçbirinin müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının ortaya çıkacağını, söz konusu imzalar müvekkilinin eski şirket yetkilisi olan...'ün imzasını benzediğini, takip konusu senetlerin tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisinin ... olduğunu ve imzaların ...'e ait olmadığını, icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek itirazın iptalini, takibin devamını, % 20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile dava ettikleri anlaşıldı.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı hakkında müvekkiline olan borcun ödenmemesi nedeniyle İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus icra yoluyla icra takibi yapıldığını, borca itiraz edilmemesi üzerine icra takibinin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesine rağmen borçlu uzun süre borcunu ödemediğini, davacının iş bu menfi tespit davasını açtığını, müvekkilinin süt ürünleri toptan ticareti işi ile iştigal ettiğini, aynı ticari faaliyet alanında çalışan davacı müvekkilinden almış olduğu ürünlere karşılık olarak alacaklı olduğu bedel karşılığında kendisine verilen 29/07/2016 düzenleme tarihli bonolardan 01/01/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono, 01/02/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono, 01/03/2017 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli bono, 01/04/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono, 01/05/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono ile ilgili söz konusu icra takibinin yapıldığını, taraflar arasında ticari ilişkinin olduğunu ve müvekkilinin davacı şirkete mallar sattığını, davacı tarafından borçlu şirket yetkilisinin ... olduğunu, takibe konu bonolardaki imzaların kendisine ait olmadığını, söz konusu imzaların şirketin eski yetkilisi Fatih ... imzalarına benzetildiğinin belirtildiğini, bu iddiaları kabul etmediklerini, bahsi geçen davacı firmanın yetkililerinden ... isimli şahsın da imzasına ilişin incelemelerin yapılmasının gerektiğini, gerekli incelemeler yapıldığında bu şahsa ait olduğu ve iddia edildiği gibi borçlu şirketin yetkilisi olmadığı halde bonoları imzaladığı tespit edilmesi halinde bu husustaki yasal haklarını saklı tuttuklarını belirterek davanın reddini, % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi talebi ile cevap verdikleri anlaşıldı.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından, dava ve takip konusu çek üzerindeki imzaya itiraz edilmesi nedeniyle, davacı şirket yetkilisinin ıslak imza örnekleri, imza örneklerinin bulunduğu bir kısım evrak asılları ile dava konusu bonolar üzerinde imzalarının karşılaştırılması suretiyle, bonolar üzerinde bulunan imzanın davacı şirket yetkilisinin eli ürünü olup olmadığı konusunda yapılan imza incelemesi sonucunda düzenlenen hüküm kurmaya yeterli ve denetime elverişli ATK raporu ile dava konusu bonolar üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ... eli ürünü olmadığı tespit edilmiş olmakla, davaya konu bonolardan dolayı davalının davacıyı takip hakkının olmadığı, davalın tarafından şirketin eski yetkilisinin imza örneklerinin alınması istenilmiş ise de davacı şirketin eski yetkilisi davanın tarafı olmadığı gibi, bonoların keşide tarihinde davacı şirket yetkilisinin ticaret sicil kayıtlarına göre ... olduğu, talebin yerinde görülmediği, davalının takip ve dava konusu bonoların lehtarı olduğu bu nedenle de bonolardaki imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığını bilmesi gerektiğinden davalı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilerek "Davacının davasının kabulü ile davalı tarafından davacı hakkında İstanbul 26.icra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibin iptaline, takip tutarı olan 97.633,24 TL’nin %20 si olan 19.526,64 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Yerel Mahkeme kararının eksik inceleme ve hukuka aykırı olduğunu, istinafa konu kararda dava dosyasındaki icra takibi ve süreci dikkate alınmadığı için kararın düzeltilmesi gerektiğini, davacı .... hakkında müvekkili şirkete olan borcun ödenmemesi nedeniyle başlatılan İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasındaki kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin itiraz edilmemesi üzerine kesinleştiği ve haciz işlemi uygulandığını, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirketin davacıya mallar sattığını ve borcunu ödemeyen davalı borçlu aleyhine bu icra takibinin yanında 6 adet daha icra takibi başlatıldığını, davaya konu edilenler dahil toplam 10 adet bononun Müvekkilin alacağına karşılık sıralı senet olarak verildiğini, borca ve imzaya itiraz edilmiş olsa da müvekkili şirket ile borçlu şirket arasındaki ticari ilişkinin açıkça ortada olduğunu, müvekkilinin alacağının haklılığına dair icra dosyası, diğer icra dosyalarına konu sıralı senetler, ticari kayıtlar, cari hesap ekstresi, faturalar, makbuzlar, ticari defterler ve kayıtlar gibi delillerin incelenmemiş olduğunu, yerel mahkemenin müvekkilinin alacağının haklılığını hiç incelemediği ve eksik incelemeye göre hatalı hüküm verildiğini, borca ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, davacı tarafın borca ve ödeme iddiasına ilişkin itirazını HMK m. 200 ve TTK m. 64 hükümleri gereğince yazılı belgeler ve ticari defterleri ile ispat etmesi gerektiğini, davacı borçlu şirketin yetkilisinin ... olduğunu ve imzanın bu şahsa ait olmadığını iddia etse de Müvekkilden alınan ürünlere karşılık verilen senetlerdeki imzaların şirketin yetkililerinden biri olan ...'e ait olduğunu, davacı tarafın da bonolardaki imzanın...'ün imzasına benzediğini beyan ettiği halde ... isimli şahsın imza örneklerinin talep edilmediği ve incelemeye alınmadığını, borca ilişkin açılan bu davanın menfi tespit davası niteliğinde olduğunu, ancak mahkeme gerekçeli kararının çelişkili olduğunun, mahkemenin davayı menfi tespit davası gibi değerlendirdiği oysa dava türü başvurusunun Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) şeklinde olduğunu, ayrıca dava açıldığında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez olmasına rağmen hukuka aykırı biçimde teminatsız bir şekilde takibin durdurulmasına karar verilerek müvekkilinin yargılama sırasında uzun bir süre mağdur edildiğini, dosyada düzenlenen ATK raporunda borçlu imzaları ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği mütalaa edildiği ve Mahkeme kararında da bonolar üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisi ... eli ürünü olmadığı şeklinde tespit yapıldığını, yapılan incelemenin eksik olduğunu, eksik ve hatalı inceleme sonucu oluşturulmuş bilirkişi raporunun hükme esas alınmaması gerekirken hatalı rapor doğrultusunda hatalı karar oluşturulduğunu, Yerel Mahkeme tarafından hukuka aykırı biçimde müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedildiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmasının mümkün olmadığını, aksine müvekkilinin zarara uğratılan taraf olduğunu, kötü niyetli olanın davacı borçlu taraf olduğunu, yerleşik içtihatlar gereğince takibin haksız olmasının tek başına yetmediğini, ayrıca tarafın kötü niyetli olmasının gerektiği ve ispat yükünün takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalı borçlunun üzerinde olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının tamamen asılsız beyanlarla yerel mahkeme kararına ilişkin istinaf itirazında bulunduğunu, icra takibi konusu bonolara ilişkin olarak davalı yanın alacak iddialarının hiçbir yasal dayanağı bulunmadığını, dava konusunun imza itirazı olduğunu, bonolardaki tanzim tarihi itibariyle şirket yetkilisine ait olmadığı hususunun tespit edilmiş olan bonolara ilişkin yerel mahkeme kararının yerinde bir karar olduğunu, alınan bilirkişi raporları itibariyle icra takibi konusu bonolardaki imzanın müvekkili şirket yetkilisi ...'e ait olmadığı hususunun net bir şekilde tespit edilmiş olup, davalının dava konusu ile hiçbir bilgisi bulunmayan istinaf itirazlarının kabul edilemeyeceğini, imza incelemesine ilişkin raporun en üst kurul olan adli tıp kurumundan yapılmış olduğunun sabit olduğunu, davalının bu yöndeki tirazları ile kötü niyet tazminatına ilişkin itirazlarının da yasal dayanağı olmadığını, davlaının tacir ve icra takibi konusu bonolarda lehdar olduğunu, icra takibi konusu bonolara ilişkin müvekkili şirket yetkilisinin ...olduğunu bilebilecek durumda olup davanın reddi ile davacının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ilişkin mahkeme kararının hukuka aykırı olmadığını beyanla ,davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, icra takibinden sonra imza inkarına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir.Davacı vekili, imzası müvekkiline ait olmayan bononun kötüniyetle takibe konulduğunu, İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu bonolardaki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmaması nedeniyle takibin iptaline, karşı taraf aleyhine İİK. 72. Maddesi uyarınca %20 den az olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini etmiştir.İstanbul 26. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, keşidecisi davacı şirket, lehtarı davalı şirket olan 29/07/2016 düzenleme tarihli , 01/01/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono, 01/02/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono, 01/03/2017 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli bono, 01/04/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli bono, 01/05/2017 vade tarihli 20.000,00-TL bedelli 5 adet bono dayanak yapılarak davalı tarafından davacı aleyhine 95.358,30 TL asıl alacak, 1.988,87 TL faiz, 286,07 TL komisyon olmak üzere toplam 97.633,24 TL üzerinden kambiyo takibi yapıldığı görülmektedir. Ticaret sicil kayıtlarına göre,29/07/2016 bonoların tanzim tarihinde davacı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, önceki şirket müdürü ... ... 24.12.2015 tarihli genel kurul kararı ile şirket ortaklığı ve müdürlükten ayrıldığı bu kararın 31.12.2015 tarihinde ilan edilmiş olduğu görülmüştür. ATK raporunda ; Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; İnceleme konusu senetlerde atılı borçlu imzaları ile ...'in mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir. İmza incelemesine esas raporlar, uzman bilirkişi tarafından,borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgelerin mukayeseye esas alınması suretiyle ve yeterli teknik optik aletler ile o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle usulüne uygun yapıldığı imzanın davacıya ait olmadığının dayanaklarının gösterildiği , her iki raporun birbirini teyit ettiği denetime elverişli ve yeterli olduğu görülmekle birlikte; Dava dilekçesinde " takip konusu senetler üzerindeki imzaların davacı şirketin eski şirket yetkilisi olan...'ün imzasını benzediği " belirtilmiş, davalı ise taraflar arasında süre gelen ticari ilişki olduğu ve senetlerin bu nedenle düzenlendiğini , senetlerdeki imzanın bu kişiye ait olduğunu savunduğu halde halde bu konu üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle ,uyuşmazlığın çözümü bakımından dava konusu senetler üzerindeki imzanın davacı şirketin önceki temsilcisi ...'e ait olup olmadığının belirlenmesi, imzanın ...'e ait olduğunun saptanması halinde, taraflar arasında temel ilişki bulunduğu gözetildiğinde bu imza ile düzenlenen senetlerin davacı şirketi bağlayıp bağlamayacağı konusunda gerekirse şirket defter ve kayıtları incelenerek bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Kararın bu yönlerden eksik incelemeye dayalı olduğu , davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır. Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih, 2017/1030 E. 2022/906 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/10/2025