İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı eyleminin davacı yanın ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, iddiasına dayalı olarak şimdilik SMK 151/2-c kapsamında lisansa göre 1000 maddi( davacı vekili 1.3.2023 tarihli talep art…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/301 Esas KARAR NO:2026/571 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:16/11/2023 NUMARASI:2021/320 E. - 2023/167 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı eyleminin davacı yanın ... ibareli marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespiti, durdurulması, önlenmesi, iddiasına dayalı olarak şimdilik SMK 151/2-c kapsamında lisansa göre 1000 maddi( davacı vekili 1.3.2023 tarihli talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat istemini 258.186.45 TL olarak talep etmiştir) 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili, tedbirin devamı, imha ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazı ile tüzel kişiliği bulunmayan şubenin dava ehliyeti de bulunmadığını, İzmir FSHHM'nin 2021/101 D. İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda belirtildiği üzere kuruma ait Facebook sosyal medya sayfasında kullanılan logonun da davacı kurum ile en ufak bir bağlantısı dahi bulunmadığını, müvekkilinin tamamen yerel bir kurum olup Türkiye çapında talep eden kurumun adından faydalanarak bir yayıncılık faaliyetinde bulunmadığını, kurumun fiziki binasında ve sosyal medya hesaplarında hiçbir surette benzerlik yaratabilecek girişimlerde bulunmadığını, iki kurumun hedef kitlelerinin farklılığı, gidermiş oldukları ihtiyaçların örtüşmemesi, hizmetlerin ikame edilebilir olmayışı ve rekabet edebilir olmadıkları göz önüne alınmaksızın salt eğitim kurumu olmaları dolayısıyla verilen tedbirin de yerinde olmadığını, İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/101 D. İş dosyasında verilen ve hukuka aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Toplanan deliller, davacı markasının tanımış olması, davalının ihlalinin niteliği, kullanıldığı süre, değişik iş dosyası, sunulu emsal lisans , mahkememizce HMK 266madde kapsamında alınan kök ve ek raporlar, mali kayıtlar kapsamına göre; Davanın Kısmen Kabul Kısmen Reddine;Davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, Marka hakkını ihlal nedeniyle somut olayın özellikleri keza TBK hükümlerine göre takdiren 60.000 TL. maddi tazminatın 6.9.2021 (delil tespit keşif tarihi dikkate alınarak) tarihinden itibaren reestont faiz ile davalıdan tahsiline, ıslah ile talep edilen fazlaya ilişkin istemin reddine, 10.000- TL manevi tazminatın 6.9.2021 (delil tespit keşif tarihi dikkate alınarak) tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsiline, İzmir FSHHM’nin 2021/101 D.iş sayılı dosyasında verilen tedbirin devamına, karar kesinleştiğinde yatırılan teminatın talep halinde davacı yana iadesine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de günlük yayın yapan bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davalı yanın "..." ibaresini eğitim hizmetlerinde markasal olarak kullanarak müvekkilinin tanınmış marka hakkına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının isabetli şekilde saptandığını, ancak maddi tazminatın belirlenmesinde yalnızca ... başlangıç bedeli olan 60.000,00 TL'nin esas alınarak ek bilirkişi raporundaki toplam cironun %10'u üzerinden hesaplanan 258.186,45 TL'lik bedelin maddi bir yanılgı ile "..." olarak nitelendirilip reddedilmesinin hatalı olduğunu, SMK m. 151/2-c uyarınca seçilen lisans bedeli yönteminde emsal sözleşmeler gereği hem başlangıç bedelinin hem de yıllık ciro payının hesaplanması gerektiğini, davalının zarar beyan ettiği kurumlar vergisi beyannamelerinin ticari defterlerle denetlenmeden hükme esas alınmasının ve %77 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markasından kötü niyetle faydalanarak 2014 yılından bu yana haksız kazanç elde ettiğini ve bu ihlalin niteliği gereği tazminatın ek raporda belirlenen miktar üzerinden kabul edilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının maddi tazminata ilişkin kısmının kaldırılmasını, tazminat taleplerinin 258.186,45 TL üzerinden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin markaya tecavüzün varlığına ve tazminata ilişkin verdiği kısmen kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı kurumun bir şirket şubesi olması ve şubelerin ayrı bir tüzel kişiliği ile dava ehliyeti bulunmaması sebebiyle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin olarak ise müvekkil kurumun logolarında ...Bakanlığı logosuna yer verildiğini ve davacıyla karıştırılma ihtimali bulunmadığını, müvekkilinin lise diploması olmayan yetişkinlere yönelik yerel bir "..." faaliyeti yürüttüğünü, oysa davacının sınavlara hazırlık ve yayıncılık odaklı farklı bir hedef kitleye hitap ettiğini, her iki kurumun hizmetlerinin ikame edilemez ve rekabet dışı olduğunu, işletme adında yer alan "..." ve "..." ibarelerinin yanılgıyı önlediğini, ortalama düzeydeki bir ebeveynin yüksek özenle seçtiği eğitim hizmetinde bu iki kurumu karıştırmasının mümkün olmadığını, logolar arasındaki yazı stili ve renk farklılıklarının izahtan varesteliğini, müvekkilinin kullanımının iyi niyetli bir işletme adı kullanımı olduğunu ve son olarak hükmedilen maddi ile manevi tazminat miktarları ile faiz başlangıç tarihlerinin hatalı hesaplandığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın tümden reddine karar verilmesini ve davacı yanın istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu,Davalı eyleminin davacı yanın marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin, tespiti, durdurulması, önlenmesi ve SMK 151/2-c kapsamında lisansa göre 1.000.00TL., maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsili talebidir.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.02/08/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;"Davalı tarafın işyerinde İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/101 D.İş. dosyası ile tespit edilen “F şekil ” ve “...” şeklindeki kullanımların davacı tarafın ... markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihlimaline yol açtığı, Bu benzerlik ve karıştırılma ihtimali sebebiyle davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği, Davacı tarafından emsal olarak sunulan lisans sözleşmesi kapsamında değerlendirme yapıldığında taraflar arasında bir lisans sözleşmesi kararlaştırılmış olsa idi KDV dahil 60.000 TL (Altmışbin Türk Lirası ) miktarında “...” 'ni ... verene ödemekle yükümlü olduğunun kabulü ile, somut olayda da 60.000 TL'nin maddi tazminat olarak kabul edilebileceğini, manevi tazminat konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.11/01/2023 tarihli EK bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı tarafın işyerinde İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/101 D.İş. dosyası ile tespit edilen “F şekil ” ve “... ...” şeklindeki kullanımların davacı tarafın ... markaları ile benzerlik ve karıştırılma ihlimaline yol açtığı, Bu benzerlik ve karıştırılma ihtimali sebebiyle davacı tarafın marka haklarının ihlal edildiği, Maddi tazminatın;Emsal Lisans bedeli İTO Tarafından Mahkemeye gönderilen yazıda belirtilen toplam cironun %10' u olarak Mahkeme tarafından uygun görülmesi halinde toplam ciro üzerinden emsal lisans bedeli tutarı 258.186,45 TL olduğunu , manevi tazminat konusundaki takdirin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.Davalı kurumun “F” harfini ön plana çıkartarak sarı zemin üzerine lacivert “f” harfini kullanması davacı tarafın tescilli ve tanınmış markası ile benzerlik gösterdiği, davacı ve davalı tarafın hitap ettiği tüketici kesiminin aynı olduğu, markanın eğitim-öğretim alanında kullanıldığı, eğitim faaliyetlerinde benzer ya da farklı hedefler koymalarının markasal kullanımlar arasındaki benzerliğin tespitine bir etkisi bulunmadığı, davalı kullanımlarının eğitim alanında olduğu gece eğitiminde kullanılmasının sonuca etkisi bulunmadığı, davacı markasının tanınmış marka olduğu davalı kullanımının davacı markasına yaklaştırarak kullandığı, bilirkişi heyet raporu ile de tespit edilmiş olmakla mahkemece markaya tecavüz yönünden davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.150/1 “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz sayılan fiilleri işleyen kişiler, hak sahibinin zararını tazmin etmekle yükümlüdür”Davacı tarafından, 6769 sayılı SMK 151/2-c maddesinin; “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli” usulüne göre hesaplama yapılmasının talep edildiği, bilirkişi raporunda, davacı tarafından ibraz edilen emsal lisans sözleşmesine göre, 12 yıllık süre için belirlenen 60.000,00 TL lisans bedeli esas alınmış ise de, emsal sözleşme bedelinin 12 yıl için belirlendiği somut olayımızda ihlal süresinin davalının faaliyette bulunduğu 4 yıl, 3 ay, 6 gün olduğu ve bu süre esas alınmak sureti ile değerlendirme yapılması gerektiği ve ayrıca emsal sözleşmeye göre her yıl ciro üzerinden %5 lisans bedeli ödeneceği kararlaştırıldığı, mahkemece alınan kök raporda davalının her yıl zarar ettiği için %5 pay verilmesinin makul olmadığı açıklanmışsa da, davalının tüzel kişi tacir olduğu, kar etmek için kurulduğu, her yıl zarar etmesine rağmen ticari faaliyetine devam etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, ticari kayıtlarında zarar ediyor görünmesinin farklı sebepleri olabileceği gibi, ticari kayıtların gerçeği yansıtmamasından da kaynaklanmış olabileceğinin gözetilerek hesaplama yapılması gerektiği anlaşılmakla, mahkemece bu hususlar gözetilerek aynı heyetten ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir.Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kısmen kabulüne mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Taraf vekillerinin vekilinin istinaf isteminin Kısmen KABULÜ ile; 2- İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih, 2021/320 E. 2023/167 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026