İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimine tabi, vadesi gelmemiş olan faturalı alacakları temlik alan bir faktoring şirketi olduğunu, müvekkili ile müşterisi davalı ... A.Ş. arasında 28/09/2016 tarihinde faktoring sözleşme…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/179 Esas KARAR NO:2026/456 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:17/05/2023 NUMARASI:2019/958 E. - 2023/365 K. BİRLEŞEN DAVADA DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Asıl davada Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimine tabi, vadesi gelmemiş olan faturalı alacakları temlik alan bir faktoring şirketi olduğunu, müvekkili ile müşterisi davalı ... A.Ş. arasında 28/09/2016 tarihinde faktoring sözleşmesi imzalandığını, davalı borçluların kefil olarak yer aldığını, faktoring sözleşmesinin imzalanmasının akabinde 25/12/2017 tarihli faktoring işlemi ile müvekkili şirket müşterisi ve aynı zamanda davalı borçlu ... İnşaatın, müvekkili şirkete 15/12/2017 tarihli 2.478.000,00 TL bedelli faturanın 550.000,00 TL miktarlım kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak ...bank ... Şubesine ait 10/04/2018 keşide tarihli, 550.000,00 TL bedelli çeki teslim ettiğini, çek teslimi ile birlikte keşideci ve aynı zamanda davalı borçlu ...' nın çek bedelinin ödeneceğini taahhüt ettiğini, ancak çek keşide tarihinde bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı çek arkasına şerh düşüldüğünü, müvekkili şirketin faktoring işlemi kapsamında kendisine teslim edilen çekin karşılığının bulunmaması üzerine zarara uğradığını, müvekkili şirketin faktoring sözleşmesinden kaynaklı alacağının tahsili amacıyla İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyası ile faktoring sözleşmesinde müşteri olan ve kefil sıfatıyla yer alan şirketler aleyhine ilamsız takip başlattığını, davalı borçluların itiraz ederek icra dosyasını durduğunu, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle davanın kabulünü, icra takibine yapılan itirazın iptaline ve davalılar aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Asıl davada Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, yetkiye itiraz ettiklerini, müvekkillerinin adresinin Ataşehir, Ümraniye, Kadıköy olduğunu, Anadolu Adliyesinin yetkili olduğunu, icra takibinin ve davanın yetkisiz yerde açıldığını, davaya dayanak icra takip dosyasının 27/04/2018 tarihinde açıldığını, yasal süresinde itiraz edilerek takibin durduğunu, davanın ise 16/10/2019 tarihinde açıldığını, ayrıca 550.000,00 TL tutarlı çeke ilişkin olarak 08/04/2019 tarihinde başlatılan İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı kambiyo senedine özgü takip yoluyla takip dosyası ile huzurdaki davaya konu icra takip dosyasına itiraz edildiğinin bilindiğini, kanun uyarınca itirazın iptali davası açma süresinin 1 yıllık hak düşürücü süreye tabii olduğunu, süresi içinde açılmayan davanın reddini talep ettiklerini, icra takibine konu sözleşmeye istinaden müvekkillerine ihtarname gönderilmediğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, alacağa ilişkin temerrüdün oluşmadığını, müteselsil kefaleti düzenleyen TBK m. 586' da müteselsil kefile başvuru şartlarının açık olduğunu, bu doğrultuda davacı faktoringin yasaya aykırı olarak işlem yaptığı ve neticeten huzurdaki davanın usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiği hususunun ortada olduğunu, alacak teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehni paraya çevrilmeden önce kefile başvurulamayacağını, alacaklının, faktoring lehine tesis edilmiş ipotekler bulunduğunu, bu ipoteklere ilişkin İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile davaya konu icra takibinden sonra 9 örnek ipotek takibi başlatıldığını, bu nedenle müvekkilleri tarafından yapılan itirazın haklı olduğunu, asıl borçluya ve müteselsil kefil olduğu iddia edilen kişilere usulüne uygun ihtarname göndermeden, dolayısı ile muaccel bir borç bulunmadan faktoring sözleşmesine dayanılarak asıl borçluya ve kefillere takip başlatılamayacağını, kefaletlerin geçersiz olduğunu, faizin fahiş olduğunu, İstanbul 11. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/406 Esas dosyada ve 2019/503 Esas dosyada kambiyo takiplerine ilişkin itirazda bulunduklarını beyanla, yetki itirazlarının kabulüne, süresinde açılmayan davanın süreden reddine, davanın reddine, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) denetimine tabi ; vadesi, gelmemiş olan faturalı alacakları temlik alan bir faktoring şirketi olduğunu, müvekkili şirket ile müşterisi ... A.Ş. arasında Faktoring sözleşmesi imzalandığını, imzalanan faktoring sözleşmesinde kefil sıfatıyla yer alan davalı-borçlu şirketin taşınmazları üzerinde teminat olarak; İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, ... Mahallesi, 286 Pafta, 3408 Ada, 3 Parselde kayıtlı niteliği daire olan ... nolu taşınmaz üzerinde 03/05/2017 tarihinde ... Yevmiye numarası ile birinci dereceden 4.000.000,00TL bedelli, aynı parsel ... nolu taşınmazlar üzerinde 29.09.2016 tarihinde ... Yevmiye numarası ile birinci dereceden 3.000.000,00TL bedelli, aynı parsel ... nolu taşınmazlar üzerinde 03.05.2017 tarihinde ... Yevmiye numarası ikinci dereceden 1.500.000,00 TL bedelli ipotekler tesis edildiğini, akabinde sırasıyla faktoring sözleşmesi kapsamında faktoring işlemleri yapıldığını, müşteri ... A.Ş. ile 17.08.2017 tarihinde yapılan ilk faktoring işleminde, müşteri; 31.07.2017 tarihli ... seri nolu 2.478.000,00-TL miktarlı faturalı alacağının 500.000,00TL miktarlık kısmını müvekkili şirkete temlik ettiğini, ödeme aracı olarak ... Bankası ... Şubesi'ne ait 22.01.2018 keşide tarihli , keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... A.Ş olan ... seri nolu. 250.000.00TL bedelli çek ve ... Bankası... Şubesi'ne ait 26.01.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... A.Ş olan ... seri nolu. 250.000,00TL bedelli çeki müvekkili şirkete teslim ettiğini, çeklerin teslimi ile birlikte çek keşidecisi ve aynı zamanda keşideci şirketin çekin gününde ödeneceğini taahhüt ettiğini, 17.08.2017 Faktoring Sözleşmesi kapsamında yapılan 18.08.2017 tarihli ikinci faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş'nin, müvekkili şirkete, 31.07.2017 tarihli ... seri nolu 2.478.000,00TL miktarlı faturalı alacağının 250.000,00TL miktarlı kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak... Bankası ...Subesı'ne ait 25.01.2018 keşide tarihli , keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... A.S olan... seri nolu, 250.000,00TL bedelli çeki müvekkili şirkete teslim ettiğini, faktoring sözleşmesi kapsamında yapılan 18.09.2017 tarihli üçüncü faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş'nin, müvekkili şirkete, 31.07.2017 tarihli ... seri nolu 2.478.000,00TL miktarlı faturalı alacağının 250.000,00TL miktarlı kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak ...bank ... Şubesi'ne ait 14.02.2018 keşide tarihli keşide yeri İstanbul olan ... seri nolu, 250.000,00TL bedelli çeki müvekkili şirkete teslim ettiğini, 18.09.2017 Faktoring işlem evrakları Faktoring Sözleşmesi kapsamında yapılan 03.10.2017 tarihli dördüncü faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş'nin, müvekkili şirkete, 31.07.2017 tarihii ... seri nolu 2.478.000,00 TL miktarlı faturalı alacağının 150.000,00-TL miktarlı kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak ...bonk ... Şubesi'ne ait 16.02.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul olan ... seri nolu, 150.000,00 TL bedelli çeki müvekkili şirkete teslim ettiğini, Faktoring sözleşmesi kapsamında yapılan 01.12.2017 tarihli beşinci faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş.' nin müvekkili şirkete, 31.07.2017 tarihli ... seri nolu 2.478.000,00TL miktarlı faturalı alacağının 250.000,00TL miktarlı kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak ... Şubesi'ne ait 28.02.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... A.Ş olan 1024315 seri nolu. 250.000,00TL bedelli çeki, müvekkili şirkete teslim ettiğini, Faktoring sözleşmesi kapsamında yapılan 25.12.2017 tarihli altıncı faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş.' nin müvekkili şirkete 15.12.2017 tarihli... seri nolu 2.478.000,00TL miktarlı faturalı alacağının 550.000,00TL miktarlı kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak...bank ... Şubesi'ne ait 10.04.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul, keşidecisi ... A.Ş. olan ... seri nolu. 550.000,00TL bedelli çeki müvekkili şirkete teslim ettiğini, Faktoring sözleşmesi kapsamında yapılan 22.01.2018 tarihli yedinci faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş.' nin müvekkili şirkete 15.12.2017 tarihli ...seri nolu 2.478.000,00TL miktarlı faturalı alacağının 650.000,00TL miktarlı kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak ...bank .... Şubesi'ne ait 30.04.2018 keşide tarihli, keşide yeri İstanbul keşidecisi ... A.S olan... seri nolu, 650.000,00 TL bedelli çeki müvekkil şirkete teslim ettiğini, Faktoring sözleşmesi kapsamında yapılan 09.02.2018 tarihli sekizinci ve son faktoring işlemi ile müşteri ... A.Ş.' nin müvekkili şirkete 15.12.2017 tarihli... seri nolu ve 25.01.2013 tarihli ... seri nolu toplam 4.956.000,00 TL miktarlı fatura alacağının 1.650.000,00 TL kısmını temlik ettiğini, ödeme aracı olarak davalı borçlu şirketin lehtar olduğu, keşidecisi ... A Ş. olan, 08.02.2018 düzenleme, 11.06.2018 vade tarihli, ... Senet numaralı, 500.000,00TL bedelli senet, 08.02.2018 düzenleme, 25.06.2018 vade tarihli, ... Senet numaralı, 500.000,00 TL bedelli senet, 08.02.2018 düzenleme, 16.07.2018 vade tarihli, ... Senet numaralı, 650.000,00 TL bedelli senet olmak üzere toplamda 1.650.000,00TL bedelli 3 adet senedi müvekkili şirkete teslim ettiğini, ... A.Ş. tarafından tüm çek ve senetlerin üzerindeki imzaların kendilerine ait olduğunu ve çek ile senetlerin vadesi geldiğinde ödeneceğini bildirir taahhütname imzalandığını, akabinde müvekkili şirket müşterisi ... A.Ş. 1.650.000,00-TL senet tutarlı faktoring işleminden doğan 1.400.000,01TL alacağının tamamının müvekkili şirkete daha önce teslim etmiş olduğu dökümü yapılan çeklere mahsup edilmesini talep ettiğini ve alacağa mahsup edilmesinin sonucu olarak söz konusu çeklerin müvekkili şirket tarafından müşterisine iade edildiğini, bahsi geçen faktöring işlemleri ve bu işlemler dolayısıyla iade edilen çekler ve yerine alınan bonolar neticesinde müvekkili şirket elinde 3 adet bono ve 2 adet çek kaldığını, işbu bonolardan sadece 1 tanesi için 425.000 TL kısmi ödeme yapılmış olup, sonuç itibariyle davalının ipotek icra takibinin başlatıldığı, 25.07.2018 tarihi itibariyle faizler dahil 2.644.800,00 TL alacağı bulunduğundan bahisle, davanın kabulü ile davalı borçlu tarafın İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ve takibin devamına, davalı tarafın aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Birleşen davada Davalı ... İnşaat vekili cevap dilekçesinde özetle, Müvekkilleri tarafından dosyaya yapılan itirazın haklı olduğunu, zira müvekkillerinin böyle bir borcu bulunmadığını, yetkiye açıkça itiraz ettiklerini, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün yetkisinin kesinleştiğini, diğer yandan icra takip dosyasında yer alan takip talebi ve ödeme emrinde müvekkilinin yazılı adresi ile dosyasından gönderilen ödeme emri tebligatından da anlaşılacağı üzere, müvekkili şirketin ticaret sicil müdürlüğü nezdindeki resmi adresinin "... Kadıköy-İSTANBUL" adresi olduğunu, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, huzurdaki davaya dayanak icra takip dosyasının 25.07.2018 tarihinde açılmış olup, yasal süresinde itiraz edilmek suretiyle takibin durduğunu, huzurdaki davanın ise 12.12.2019 tarihinde açıldığını, ... seri no'lu 650.000,00TL tutarlı çeke ilişkin olarak 08.04.2019 tarihinde davacının başlatmış olduğu İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla (10 örnek) takip dosyası,... seri no'lu, 550.000,00 TL tutarlı çeke ilişkin olarak 08.04.2019 tarihinde davacının başlatmış olduğu İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla (10 örnek) takip dosyası, 28/09/2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi dayanak gösterilmek suretiyle 27.04.2018 tarihinde davacının başlatmış olduğu İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı ilamsız takip (7 örnek) dosyası, 11/06/2018 vade tarihli 500.000,00 TL, 25/06/2018 vade tarihli 500.000,00 TL, 16/07/2018 vade tarihli 650.000,00 TL tutarlı 3 adet bonoya ilişkin olarak 02.11.2018 tarihinde davacının başlatmış olduğu İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı kambiyo senetlerine özgü takip yoluyla (10 örnek) takip dosyası, Kadıköy/İstanbul Tapu Sicil Müdürlüğü, 03/05/2017 tarih ... yevmiye numaralı 4.000.000,00TL bedelli ipotek belgesi ile aynı tarih ve yevmiye numaralı akit tablosu Kadıköy/İstanbul tapu sicil müd. 29/09/2016 tarihli ... yevmiye numaralı 3.000.000,00TL bedelli ipotek belgesi ile aynı tarih ve yevmiye numaralı akit tablosu Kadıköy/İstanbul tapu sicil müd. 03/05/2017 tarihli ... yevmiye numaralı 1.500.000,00TL bedelli ipotek belgesi ile aynı tarih ve yevmiye numaralı akit tablosu, 28/09/2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi dayanak gösterilmek suretiyle 25.07.2018 tarihinde davacının başlatmış olduğu iş bu huzurdaki davaya konu İpoteğin Paraya Çevrilmesi Yolu İle Takipte Ödeme Emri (9 örnek ) ile başlatılmış, ipotek takip dosyası ile 5 farklı icra takip dosyası mevcut olduğunu, bu sebeple huzurdaki davaya konu icra takip dosyasına itiraz edildiğinin davacı tarafça bilindiğini, hak düşürücü süre içinde açılmayan iş bu davanın reddi gerektiğini, derdest bir alacak talebi bulunduğundan huzurdaki davanın kötü niyetle hareket edilmek suretiyle açıldığını, bununla birlikte huzurdaki davada, davacı faktoring şirketi dava konusu İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız ipotek takibinde (9 örnek) icra takibinde borcun sebebi " Kadıköy/İstanbul Tapu Sicil Müdürlüğü, 03/05/2017 tarih ... yevmiye numaralı 4.000.000,00-TL bedelli ipotek belgesi ile aynı tarih ve yevmiye numaralı akit tablosu – Kadıköy/İstanbul tapu sicil müd. 29/09/2016 tarihli ... yevmiye numaralı 3.000.000,00-TL bedelli ipotek belgesi ile aynı tarih ve yevmiye numaralı akit tablosu – Kadıköy/İstanbul tapu sicil müd. 03/05/2017 tarihli ... yevmiye numaralı 1.500.000,00-TL bedelli ipotek belgesi ile aynı tarih ve yevmiye numaralı akit tablosu – 28/09/2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi." olarak gösterildiğini, hiçbir suretle kabul anlamına gelmemek kaydıyla, sözleşmenin tarafı gözüken müvekkili açısından ve kefil gözüken dava dışı müvekkilleri açısından, sözleşmeye dayalı ve kefalet sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatması yasal olarak mümkün olmadığını, zira sözleşmenin tarafı gözüken ... A.Ş'ye ve kefil gözüken diğer müvekkillerine gönderilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığını, hiçbir suretle borcu kabul anlamına gelmemek kaydıyla, faktoring lehine tesis edilmiş ipoteklere ilişkin iş bu huzurdaki davaya konu İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü’nün... Sayılı dosyasıyla 9 örnek ipotek takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe itirazı üzerine neticeten huzurdaki davanın açıldığını, davacı Faktoring Şirketinin kötü niyetle hareket etmek suretiyle sürekli mükerrer takipler yaptığını, davacının aynı alacak sebebine dayalı olarak açmış bulunduğu 5 farklı icra takibi bulunduğunu belirterek, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davacının davasının esastan da reddine, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "....Toplanan belgeler, alınan raporlar ve tüm dosya kapsamından, davacının asıl ve birleşen davada alacağının sabit olduğu, geçersiz kefalet nedeniyle ... ve ... A.Ş dışındaki davalıların müteselsilen asıl borçlu ile birlikte sorumlu olduğu, bu nedenle asıl davanın ... ve ...A.Ş yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, birleşen davanın da kabulüne" karar verilmiştir.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Dosyada tanzim edilen bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, Adli Tıp Kurumu'nun 26.05.2022 tarihli raporunda "...söz konusu yazının ...'nun eli ürünü olduğunu, Çek ön yüzde geri kalan yazıların incelenmesi isteniyor ise ..., ...'nun huzurda inceleme konusu belge kendisine gösterilmeden belge içeriğinin aynı tip harflerle büyük küçük harflere dikkat edilerek dikte suretiyle ve normal yazma hızıyla birçok kez yazdırılması ile elde edilecek tutanakların teminini, ..., ...'nun başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir belgelirin teminin gerektiği" şeklinde görüş bildirilmişse de akabinde yalnızca müvekkili ...'ın imza ve yazı örnekleri temin edildiğini ve bilirkişilerce müvekkili ...'nun imza ve yazı örneklerine ilişkin rapor sonrasında mukayeseye uygun imza ve yazı örnekleri toplanmadığını, müvekkillerinden ... ile ilgili detaylı inceleme yapılmadığını, müvekkilinin hak kaybına uğradığını, Müvekkili ...'nun uzun bir süredir yurt dışında ikamet ettiğini, davaya ilişkin tebligatların hiçbirinin müvekkiline tebliğ olunmadığını, müvekkiline usulüne uygun tebligat yapılmadığından müvekkilinin hak kaybına uğradığını, tüm müvekkilleri yönünden detaylı inceleme yapılmadığını, -müvekkilleri ..., ... ve ... dışındaki müvekkillerin; ..., ... , ..., ... ... konut yönünden detaylı araştırma ve inceleme yapılmadan hüküm kurulduğunu, gerekçeli kararın İnceleme ve Değerlendirme başlıklı kısmında "Diğer davalılar yönünden alınan bilirkişi raporları nazara alındığında, yasaya uygun kurulmuş faktoring sözleşmesi uyarınca davacının devir aldığı alacağın tahsilinin sağlanamadığı, bu durumda asıl borçlu ... A.Ş ve kefillerin sorumlu olduğu, kefillerin limit ile sınırlı olarak sorumlu bulundukları anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak miktarı ile davacının talep ettiğinin uyumlu olduğu, ipoteğin borç miktarının çok altında kaldığı, asıl ve birleşen davalının iflas kararının kaldırılması nedeniyle yargılamaya devam edilmesinde engel olmadığı anlaşılmıştır." denilmek suretiyle hüküm kurulduğunu ancak kefilliğin şartlarına ilişkin herhangi bir inceleme dosyada yapılmadığını ve gerekçeli kararda buna ilişkin gerekçelendirme yapılmadığını, huzurdaki davada, davacı faktoring şirketinin dava konusu İstanbul 23. İcra Müdürlüğü'nün ... Sayılı dosyasıyla başlatılan ilamsız icra takibinde borcun sebebi "28/09/2016 tarihli Faktoring Sözleşmesi" olarak gösterildiğini, sözleşmenin tarafı gözüken müvekkili açısından ve kefil gözüken müvekkilleri açısından, sözleşmeye dayalı ve kefalet sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatmasının yasal olarak mümkün olmadığını, sözleşmenin tarafı gözüken müvekkili ... A.Ş.'ye ve kefil gözüken diğer müvekkillere gönderilmiş herhangi bir ihtarname bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep konusu alacağa ilişkin temerrüd gerçekleşmemiş olup; muaccel bir alacak da bulunmadığını, müteselsil kefaleti düzenleyen TBK. M. 586 'da alacaklının ancak borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde borçluyu takip etmeden de kefile karşı takip yapabileceğinin hüküm altına alındığını, devamında da alacak, alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamayacağı hüküm altına alındığını, kefalete ilişkin yalnızca müvekkilleri ... ve ... "geçersiz kefalet nedeniyle ... ve ... A.Ş dışındaki davalıların müteselsilen asıl borçlu ile birlikte sorumlu olduğu, bu nedenle asıl davanın ... ve ... A.Ş yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne," denilmek suretiyle inceleme ve değerlendirme yapıldığını, kefaletin şartlarının diğer müvekkilleri bakımından yeterli ve gerekli inceleme yapılmadan "asıl borçlu ... A.Ş ve kefillerin sorumlu olduğu, kefillerin limit ile sınırlı olarak sorumlu bulundukları anlaşılmıştır." denilmek suretiyle detaylı izahata ve gerekçeye yer verilmeden hüküm kurulmasının hukuki mesnetten yoksun olduğunu, -davacının, icra takip dosyasında asıl alacağa işlemiş faiz talep ettiğini, ilamsız takiplerde asıl alacağa işlemiş faiz talebinde bulunulabilmesi için borçlunun temerrüde düşürülmüş olması gerektiğini, burada da borçlunun temerrüde düşürülmediğini, bu nedenle talep edilen işlemiş faizin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacı faktoring şirketinin, davaya dayanak icra takibinde işlemiş faiz talep etmiş olup; faiz oranını da yıllık %39 oranında talep ettiğini, bu oran fahiş olup; hiçbir hukuki dayanağı bulunmadığını, icra takip dosyasına dayanak gösterilen 28.09.2016 tarihli faktoring sözleşmesine dahi bakıldığında faize ilişkin hükmün elle yazılı vaziyette olduğu ve onay imzası taşınmadığını, dosyaya sunulu sözleşme fotokopisinde faize konu madde hükmünde herhangi bir onay imzasının yer almadığı görülmekle birlikte, davaya dayanak tutulan sözleşmenin sayfası olup olmadığı da anlaşılamadığını, faiz talebine dayanak tutulan fotokopi evrak, asıl borçlu gözüken de dahil olmak üzere hiçbir müvekkili bağlar nitelikte olmadığını, dayanak tutulan madde hükmünün bağlayıcı olup olmadığı hususunun sözleşme aslı üzerinde yapılacak inceleme ile netlik kazanacağını, faize ilişkin maddenin bir an için geçerli olduğu varsayılsa dahi, görüldüğü üzere faiz talep edilebilmesi borcun muaccel olmasına ve temerrüde düşürülmesi koşuluna bağlı tutulduğunu, borçlunun temerrüde düşürülmediğini kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davalılar tarafından icra dosyasına sunulan borca itiraz dilekçesinde ve işbu davaya cevap dilekçesinde kefalet yazılarının kendisine ait olmadığına dair herhangi bir itiraz ve beyanları olmadığını, davalıların, dilekçeler teatisinden ve mali bilirkişinin raporundan sonra, yargılamanın sonuçlanmasına yakın bir zaman kala kötü niyetle yeni bir savunma geliştirerek kefalet yazılarına itiraz ettiklerini, taraflarınca savunmanın genişletilmesine muvafakat edilmediğini, müvekkili şirketin alacaklı olduğu tespitlerine yer verilen 01.09.2020 tarihli Bilirkişi Raporu dosyaya sunulduktan sonra davalılar 03.02.2021 tarihli duruşmada kefaletle ilgili yazı itirazlarını ileri sürdüklerini 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 141. maddesinde yer alan "iddia ve savunmaların genişletilmesi yasağına" aykırı olup davalı tarafın imza ve yazı inkarına itibar edilmemesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre süresinde ileri sürülmeyen bir itirazın muvafakat olmaksızın dinlenilmesinin mümkün olmadığını,Davalı tarafından TMK'ın 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olarak davranılmış olup, şekle aykırılığı kötü niyetli olarak ileri sürüldüğünü, -07.03.2023 tarihli adli tıp raporunun eksik ve yetersiz inceleme neticesinde oluşturulduğunu, dosyaya sunulan mukayese yazıların rapora konu edilmediğini, davalı ...'ın yazıların kendisine ait olmadığına ilişkin itirazının, yalnızca faktoring sözleşmesine ilişkin olup, kefil kabul beyan evrakı üzerinde herhangi bir yazı itirazı olmadığını, Adli Tıp Kurumu tarafından 07.03.2023 tarihli raporda, inceleme konusu belgede mevcut yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından; söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığı hususunda kanaat bildirildiğini, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan inceleme eksik ve incelemeye tabi tutulabilecek yeterli evrak toplanılmadan yapılmış olduğundan varılan kanaat de hatalı olduğunu, mukayeseye tabi tutulan evrakların vekaletname ve imza sirküleri olduğu görüleceğini, bu evrakların yazı mukayesesi için yeterli oranda yazı içermediği, daha çok davalının imzasını havi olduğunu, halbuki davalının isticvap beyanında imza itirazı bulunmadığı, sadece yazılara itiraz ettiğini, dosya kapsamında daha önce alınan 26.05.2022 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda davalı ...'ın itirazları doğrultusunda inceleme için yeterli evrağın dosya içeriğinde bulunmadığı tespit edildiğini, raporun son kısmında "......, ...'nun başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir mektup, kartpostal, dilekçe, okul defteri, sınav kağıdı, adres ve telefon fihristi vb. belgelerin temini mevcutlar ve adli dosya ile birlikte kurumumuza gönderilmesinin gerektiği..." tespitine yer verildiğini, ancak yeni alınan Adli Tıp Kurumu raporunun mukayese belgelerinde de bu tür belgelerin bulunmadığını, işbu sebeple yapılan inceleme yeterli evrakla yapılmamış olup hatalı sonuca varıldığını, Davalı tarafça sunulan 04.02.2021 tarihli beyan dilekçesinde davalı ... yönünden "28.09.2016 tarihli faktoring sözleşmesinde yer alan ... imzasının ve yazısının incelenmesi gerekmektedir (... adına ve kendi adına asaleten atmış olduğu görünen imzalar ve yazılar bakımından)." denildiğini, Davalı ...'ın imza ve yazı inkarı yalnızca 28.09.2016 tarihli faktoring sözleşmesinde bulunan imza ve yazılar yönünden olduğunu, farklı bir evrak olan "Kefil kabul beyanı" başlıklı evrakla ilgili davalı tarafın herhangi bir imza ve yazı inkarı bulunmadığını, davalının itirazı yokken bu belge üzerindeki yazının davalıya ait olup olmadığının incelenmesinin hatalı olduğunu, -davalı hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na 18.09.2023 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, Soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, bu nedenle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; 26.05.2022 tarihli adlı tıp raporuyla da itiraz edilen imzaların davalı ...'nun eli ürünü olduğunun kanıtlandığını, Davalı ... tarafından imza itirazında bulunulması sonucu, davaya konu ...bank ... Şubesine ait ... seri numaralı 10.04.2018 keşide tarihli 550.000,00-TL bedelli çek üzerinde Adli Tıp Kurumu tarafından inceleme yapıldığını, Adli Tıp Kurumu'nun 11.05.2022 ve 26.05.2022 tarihli raporlarında çek üzerindeki ön yüzde mevcut keşideci imzası ve avalist imzası ile davalı tarafın mukayese imzaları karşılaştırıldığında, bu imzaların ...'nun eli ürünü olduğu, aynı şekilde davalı tarafından itiraza tabi olan 25.12.2017 tarihli muvafakatname olarak adlandırılmış belgedeki ... A.Ş. kaşesi üzerindeki imzası ile yine davalı tarafın mukayese imzaları karşılaştırıldığında, belgedeki imzanın da ...'nun eli ürünü olduğu tespit edildiğini, diğer davalı ...'na usulüne uygun tebligatlar yapıldığını, UYAP üzerinden yapılan incelemede 17.05.2023 tarihli karar duruşması dahi davalı tarafa usulüne uygun olarak 04.04.2023 tarihinde aynı konutta bulunan yakınına tebliğ edildiğini, Davalı ... a.ş. faktoring sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin müşterisi, diğer davalılar ise sözleşmenin müteselsil kefilleri olduğunu, müşteri tarafından müvekkili şirkete teslim edilen çekin 10.04.2018 tarihinde karşılıksız çıkmakla müşteri ve kefiller bu tarihte temerrüde düştüklerini, vadesi belli olan borçlarda temerrüt için ayrıca bir ihtara gerek bulunmadığını, ayrıca faktoring sözleşmesinde de ihtara gerek olmadığı açıkça yazdığını, alacak bir çeke dayandığından ve çekin ödeme günü belli olduğundan, kefillerin ayrıca bildirim yapılarak temerrüte düşürülmesinin gerekmediğini, ayrıca BK 586. Maddesi uyarınca müvekkilinin hem borçlu şirket hem de kefiller hakkında aynı anda, aynı dosya ile icra takibi başlattığını, bu nedenle borçluyu takip etmeden sadece kefiller hakkında takip başlatılmış olmadığını, faktoring sözleşmesinin "VII-Çeşitli Hükümler" başlıklı bölümde yer alan 12.maddesi; "Faktoring sözleşmesi hükümleri uyarınca ihbara , ihtara gerek olmayan hallerde kefillerin borcu müşteri ile birlikte muaccel hale gelir. Temerrüt için de aynı esaslar geçerli olup VII/7.madde hükmünde kararlaştırılan temerrüt faiz oranı temerrüde düşen kefiller hakkında da uygulanır." Şeklinde olduğunu, ödeme aracının çek olması ve çekin niteliği gereği karşılıksız kalması ile temerrüte düşülmüş sayılacağından ayrıca davalı ... İnşaat ve diğer davalı kefillere ihtar keşide edilmesine gerek olmadığını, faktoring sözleşmesindeki kefillerin imzaları ve beyanları müteselsil kefil oldukları yönünde olduğunu, Faktoring sözleşmesinde temerrüt faiz oranı açıkça belirlendiğini, sözleşmenin "VII-Çeşitli Hükümler" başlıklı bölümde yer alan 7.maddesi; "MÜŞTERİ veya herhangi bir borçlu, ...'a vadelerinde ödeme yapmadığı veya borç muaccel olduğu takdirde MÜŞTERİ, bu alacaklar için vade gününden veya muacceliyet tarihinden itibaren ait olduğu döviz cinsi üzerinden aylık %39 oranında temerrüt faizi tahakkuk ettirileceğini; bu oranın ... tarafından her zaman tek yanlı olarak artırılabileceğini tacir sıfatıyla beyan ve kabul ile bu husustaki her türlü dava ve itiraz haklarından şimdiden gayrikabili rücu olarak feragat ettiğini beyan, kabul ve taahhüt eder. Bu oran müteselsil kefiller ve garanti, verenlerin temerrütleri halinde de aynen uygulanır." Şeklinde olup, istinaf taleplerinin reddedilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava ve birleşen dava, faktoring sözleşmesinden kaynaklı takibe itirazın iptaline ilişkindir.Asıl davaya konu İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, 550.000,00TL asıl alacak ve 5.289,04 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 555.289,04 TL üzerinden ilamsız takip yapıldığı ve itiraz üzerine takibin durduğu, süresinde bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.Birleşen davaya konu İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, 2.644.800,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin takip yapıldığı ve itiraz üzerine takibin durduğu, süresinde birleşen davanın açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece atanan Mali Müşavir, nitelikli hesap uzmanı ve bankacı bilirkişilerin sunduğu ilk raporda; "Davacının e defter sistemine tabu olduğu 2017-2018 dönemlerine ilişkin olarak her ay yasal süresi içerisinde yasal defterlerin GİB e gönderildiği ve onaylarının aldığını, yasal defterlerinin davacının lehine delil olarak kullanılabileceğini, davalıların yasal defterlerini sunmadıkları için incelenemediğini, davacının ... A.Ş'den takip tarihi itibariyle 2.425.000,00 TL alacaklı olduğunu, davacının davalı ... A.Ş.'den İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile, takip itibarıyla 550.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 816.979,17 TL alacaklı olduğunu, yapılan faktoring sözleşmesinin 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketler Kanunu çerçevesinde faktoring teamül ve kullarına uygun olarak yapıldığını, muhasebeleştirildiği, kayıt edildiği, raporlandığı ve belgelerin saklandığı, bu bağlamda taraflar arasında akdedilen 28/09/2016 tarihli Faktoring sözleşmesi'nin geçerli ve tarafları bağlayıcı nitelikte bir sözleşme olduğunu, davalı asıl borçlu ... A.Ş'nin imzasına havi temlik borçlusu beyanı, alacak bildirim formu, ödeme araçları tevdi bordrosu, fatura , çek alınmak suretiyle belge ve teminata dayalı olarak yapılan 550.000,00 TL tutarlı faktoring işleminin bankalarca genel kredi sözleşmesi tahtında çek/senet karşılığı kullandırılan iskonto ve çek senet iştira kredisi türünde değerlendirilebilecek ticari nitelikte bir kredi olduğunun kabul edilebileceğini, davacı ile davalılar arasında 28/09/2016 tarihli sözleşmenin akdedilmesi ile sözleşme uygulanmaya başlandığını ve faktoring işlemlerinin yapıldığı tepit edildiğinden, tarafları arasında geçerli bir faktoring sözleşmesi olduğu tespit edildiğini, " bildirilmiştir.İtiraz üzerine ek rapor alınmıştır.Bilirkişi heyetinin sunduğu ek raporunda özetle; " Davacı İstanbul Faktoring'in davalı ... A.Ş.'den İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile takip tarihi itibarıyla 550.000,00 TL asıl alacak ve 5.289,04 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 555.289,04 TL takip başlattığını, 550.000,00 TL asıl alacağa 5.289,04 TL faiz hesaplandığını" bildirmişlerdir.İtirazlar doğrultusunda ve birleşen dosyanında rapora ilave edilmesi için, bankacı bilirkişiden mahkemece ek rapor sunulması istenmiş, 18/01/2023 tarihinde sunduğu ek raporunda özetle; "Davacı faktoring şirketinin asıl davaya konu İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında; 27.04.2018 takip tarihi itibariyle toplam 555.289,04-TL tutarında alacağı olduğunu, 16.10.2019 dava tarihi itibariyle toplam 870.868,49-TL tutarında alacağı olduğunu, Asıl davaya konu İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında 27.04.2018 takip tarihinden itibaren talep ve tespit edilen asıl alacak 550.000,00-TL'ye taraflar arasında akdedilen Faktoring Sözleşmesi tahtında serbestçe belirlendiğini şekilde yıllık %39 oranında temerrüt faizi işletilebileceğini, Davacı faktoring şirketinin birleşen davaya konu İstanbul Anadolu 5.İcraMüdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında; 25.07.2018 takip tarihi itibariyle toplam 2.644.800,00-TL tutarında alacağı olduğunu, 12.12.2019 dava tarihi itibariyle toplam 4.181.682,41-TL tutarında alacağı olduğunu, Birleşen davaya konu İstanbul Anadolu 5.lcra Müd. 'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında 25.07.2018 takip tarihinden itibaren talep ve tespit edilen asıl alacak 2.644.800,00-TL'ye taraflar arasında akdedilen ipotek belgeleri tahtında serbestçe belirlendiği şekilde yıllık %42 oranında temerrüt faizi işletilebileceğini, Davacının 28.09.2016 Tarih-10.000.000,00-TL Kredi/Faktoring Limitli Faktoring Sözleşmesi tahtında davalı asıl borçlu şirket lehine kullandırılan ön ödeme/ faktoring işlemlerinden kaynaklı olarak; Asıl davaya konu T.C. İstanbul 23.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında sözleşmenin tarafı olan davalı asıl borçlu şirket ve davalı müteselsil kefiller aleyhine o tarihte olan 2.850.000,00-TL anapara alacağının 550.000,00-TL'lik kısmı ve ferilerinden oluşan toplam 555.289,04-TL'nin tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, Birleşen davaya konu İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında o tarihte olan 2.425.000,00-TL anapara alacağının tamamı ve ferilerinden oluşan toplam 2.644.800,00-TL'nin tahsili için davalı asıl borçlu şirket ile davalı Müteselsil kefil/ipotek borçlusu ... A.Ş. aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, Davacı faktoring şirketinin davalı asıl borçlu şirket lehine kullandırılan ön ödeme/faktoring işlemlerinden doğan ve ticari defterlerinde kayıtlı bulunan; Asıl davaya konu icra dosyası açılışında 27.04.2018 takip tarihi itibariyle 2.850.000,00-TL tutarında anapara alacağı olduğunu, Birleşen davaya konu icra dosyası açılışında 25.07.2018 takip tarihi itibariyle 2.425.000,00- TL tutarında anapara alacağı olduğunu, Davacı faktoring şirketi tarafından 27.04.2018-25.07.2018 tarihleri arasındaki dönem içerisinde 425.000,00-TL tutarında kısmi tahsilat sağlanmış olduğunu, Bu bağlamda asıl dava dosyası kapsamında hazırlanan Kök ve Ek Raporda dava tarihi itibariyle tespit edilen 2.425.000,00-TL anapara alacak toplam tutarı ile birleşen dava dosyası kapsamında hazırlanan Bilirkişi Kök ve Ek Raporunda tespit edilen 2.425.000,00-TL anapara alacak toplam tutarı arasında herhangi bir farklılık bulunmadığını,Davacı faktoring şirketinin asıl davaya konu T.C. İstanbul 23.lcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında takip tarihinde 2.850.000,00-TL anapara alacağının 550.000,00-TL'lik kısmı ve ferilerinden oluşan toplam 555.289,04-TL'nin tahsilinin, birleşen davaya konu İstanbul Anadolu 5.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası kapsamında takip tarihinde 2.425.000,00-TL anapara alacağının tamamı ve ferilerinden oluşan toplam 2.644.800,00-TL'nin tahsilinin talep edilmiş olması, dolayısıyla teminat türü, icra takip yolu, takibe konu anapara alacak miktarı vb. kaynaklı farklılıklar bulunması sebebiyle, asıl dava dosyası kapsamında hazırlanan Kök Rapor ve Ek Raporda tespit edilen toplam faktoring alacak tutarı ile birleşen dava dosyası kapsamında hazırlanan Bilirkişi Kök ve Ek Raporunda tespit edilen toplam faktoring alacak tutarı arasında farklılık bulunmasının olağan olduğunu, bu bağlamda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla açıldığı anlaşılan icra dosyaları kapsamında davacı tarafça fazla miktarda tahsili talep edilen bir bedel olmadığını, asıl dava dosyası ve birleşen dava dosyası kapsamında hazırlanan Bilirkişi Raporları arasında takip ve dava içerikleri gereği hatalı tespit edilmiş bir bedelin bulunmadığını," bildirmiştir.Asıl ve birleşen davada davalı ... ŞİRKETİ vekili imza inkarında, ... vekili ise kefalet senedindeki yazı inkarında bulunmuş ve bu konuda yetkilisi olan ... ile ... için yazı ve imza isticvabı yapılmış akabinde yazı ve imza itirazının tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınmıştır.Adli Tıp Kurumunun 11/05/2022 tarihli raporunda özetle; "İnceleme konusu çek ön yüzde mevcut keşideci imzası ve en altta "..." yazısının yan tarafındaki imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğunu, İnceleme konusu 25/12/2017 tarihli Muvafakatnamede sol alt tarafta ... ŞİRKETİ kaşe izi üzerindeki imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olduğunu" bildirmiştir. Adli Tıp Kurumunun 26/05/2022 tarihli raporunda özetle; İnceleme konusu 25/12/2017 tarihli Muvafakatnamede sol alt tarafta ... ŞİRKETİ kaşe izi üzerinde ... adına atılı imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'nun eli ürünü olduğunu, İnceleme konusu çek ön yüzde keşideci bölümünde atılı imza ve en altta ... isim yazısının sağ tarafındaki imza ile ...'nun mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'nun eli ürünü olduğunu,Tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından yapılan incelemede; inceleme konusu çekte ön yüzde atılı olan diğer imzalar ile ..., ...'nun mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediğini, İnceleme konusu Muvafakatnamede el yazısı ile yazılmış yazı mevcut olmadığını, İnceleme konusu çek ön yüz en altta "..." isim yazısı ile ...'nun mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu yazının ...'nun eli ürünü olduğunu, Çek ön yüzde geri kalan yazıların incelenmesi isteniyor ise ..., ...'nun huzurda inceleme konusu belge kendisine gösterilmeden belge içeriğinin aynı tip harflerle büyük küçük harflere dikkat edilerek dikte suretiyle ve normal yazma hızıyla birçok kez yazdırılması ile elde edilecek tutanakların teminini, ..., ...'nun başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir belgelirin teminin gerektiğini," bildirmiştir. Adli Tıp Kurumunun 07/03/2023 tarihli raporunda özetle; "İnceleme konusu belgede mevcut yazılar ile ...'ın mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığını" bildirmiştir.Davalı ... A.Ş'nin iflasına ilişkin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019598 Esas sayılı dosyasında verilen iflas kararının kesinleşmesi ve İİK'nın 194. Maddesi gereği ikinci alacaklılar toplantısının yapılması bekletici mesele yapılmış ise de, daha sonra iflas kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesinin 2022/206 Esas ile kaldırılması nedeniyle mahkemece yargılamaya devam edilmiştir.Davalı istinaf istemine ilişkin olarak; Her ne kadar davalı vekili bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığını ileri sürmüş ise de, ...'nun 26.05.2022 tarihli ATK da itiraz edilen imzaların davalı ...'nun eli ürünü olduğunun kanıtlandığı, çekin keşide tarihinden önceki tarihli yeterli belge aslının incelendiği, raporun denetime uygun ve yeterli olduğu, Davalılardan ...'na da yapılan tebligatların usulüne uygun olduğu anlaşılmıştır.Davalı ... A.Ş. İle davacı arasında faktoring sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeye göre şirkete teslim edilen çekin 10.04.2018 tarihinde karşılıksız çıktığı çek ödeme aracı olup, karşılıksız çıkan çek nedeniyle temerrüdün gerçekleştiği, ayrıca temerrüt ihtarına gerek kalmadığı, davacının sözleşme gereği, borçlu şirket ve kefiller hakkında icra takibi başlattığı, faktoring sözleşmesinin "VII-Çeşitli Hükümler" başlıklı bölümde yer alan 12.maddesinde; "Faktoring sözleşmesi hükümleri uyarınca ihbara , ihtara gerek olmayan hallerde kefillerin borcu müşteri ile birlikte muaccel hale gelir. Temerrüt için de aynı esaslar geçerli olup VII/7.madde hükmünde kararlaştırılan temerrüt faiz oranı temerrüde düşen kefiller hakkında da uygulanır." hükmüne göre kefillerin de sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Faktoring sözleşmesinde temerrüt faiz oranına ilişkin olarak, bu konuda kefiller ... ve ... A.Ş'nin yazısına ait sahteciliğin tespit edildiği bu kefiller yönünden aykırılık bulunmadığı ancak sözleşmenin "VII-Çeşitli Hükümler" başlıklı bölümde yer alan 7.maddesi; "MÜŞTERİ veya herhangi bir borçlu, ...'a vadelerinde ödeme yapmadığı veya borç muaccel olduğu takdirde MÜŞTERİ, bu alacaklar için vade gününden veya muacceliyet tarihinden itibaren ait olduğu döviz cinsi üzerinden aylık %39 oranında temerrüt faizi tahakkuk ettirileceğini; bu oranın ... tarafından her zaman tek yanlı olarak artırılabileceğini tacir sıfatıyla beyan ve kabul ile bu husustaki her türlü dava ve itiraz haklarından şimdiden gayrikabili rücu olarak feragat ettiğini beyan, kabul ve taahhüt eder. Bu oran müteselsil kefiller ve garanti, verenlerin temerrütleri halinde de aynen uygulanır." hükmüne göre diğer davalıların tacir sıfatı nedeniyle sözleşme hükümleri ile bağlı olup genel işlem koşullarına aykırılığın öne sürülemeyeceği bu konudaki istinaf isteminin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davacı istinaf istemine ilişkin olarak; Davalılar tarafından faktoring sözleşmeleri ve ek belgedeki yazıların kendisine ait olmadığı ve imza incelemesi yapılması gerektiği ileri sürülmüş ise de, söz konusu iddianın, icra takibine itiraz dilekçesinde, cevap dilekçesinde ileri sürülmediği, 04/02/2021 ve 14/11/2019 tarihli cevap ve ek beyan dilekçelerinde sadece faize ilişkin evraka yönelik imza ve yazı incelemesi yapılması talep edildiği, diğer imza ve yazı itirazının ise sadece ön inceleme duruşmasından sonraki 04/02/2019 tarihli duruşmada ileri sürüldüğü ve TBK'nın 141/1 maddesinde düzenlenen savunmanın genişletilmesi yasağına aykırı olduğu, davacı tarafından davalının savunmasının genişletilmesine rızasının bulunmadığı ve davalı tarafından cevap dilekçesinin ıslah edilmediği, Mahkemece kefalet sözleşmesinin TBK'nın 583 maddesindeki şekil şartlarını taşıyıp taşımadığı hususunda resen inceleme yapma yükümlülüğü bulunuyor ise de, bu yükümlülüğün süresinde ileri sürülmemesi halinde yazı ve imza inkarını kapsamadığı, bu hususlar dikkate alındığında davacı ile asıl borçlu arasında akdedilen faktoring sözleşmelerine ilişkin kefalet sözleşmelerinin geçerli olduğu, kefiller yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, red kararı verilmesi yerinde görülmemiş olup, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamına göre, Davalını istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine; Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 3-İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/05/2023 tarih, 2019/958 E. 2023/365 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, A-Asıl dava yönünden; -Asıl davanın kabulü ile; Davalıların İstanbul 23. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yönelik itirazlarının iptaline, takibin devamına, -Davalılar itirazında haksız ve alacak likit olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 111.057,80 TL icra inkar tazminatının kendilerinden müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 37.570,50 TL karar harcından peşin alınan 6.642,63 TL'nin mahsubu ile 30.927,87 TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40-TL başvurma harcı, 6.642,63 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 7.560,40 TL bilirkişi ücreti, tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 14.253,83 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 88.000,00 TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 4/d-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına, B-Birleşen dava yönünden; -Birleşen Davanın kabulü ile; davalının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına yönelik itirazlarının iptaline takibin devamına, -Davalı itirazında haksız ve alacak likit olduğundan %20 üzerinden hesaplanan 528.960,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 180.666,288-TL karar harcından peşin alınan 31.942,58 TL'nin mahsubu ile 148.723,708 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40-TL başvurma harcı, 31.942,58 peşin harç, 6,40-TL vekalet harcı, davacının peşin yatırdığı 2.555,00-TL Adli Tıp Kurumu Fatura bedeli olmak üzere toplam 34.548,38-TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 385.824,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5/ç-Davacının peşin yatırdığı 2.555,00 TL Adli Tıp Kurumu Fatura bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5/d-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL'nin davalı ... İnşaat' dan alınarak Hazineye irat kaydına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 6/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 37.931,79-TL nispi harç istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan asıl dava yönünden 9.482,95-TL harcın mahsubu ile bakiye 28.448,84-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/b-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken birleşen dava yönünden 180.666,28-TL nispi harç istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan birleşen dava yönünden 45.166,57-TL harcın mahsubu ile bakiye 135.499,71-TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 6/c-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6/ç-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 6/d-İstinaf yargılaması için asıl dava yönünden davacı tarafından yapılan 738,00x2=1.476,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 300,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.776,00 TL'nin davalılardan müteselsil tahsiliyle davacıya verilmesine, 6/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 12/03/2026