İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye’de ve dünyada önde gelen holding şirketlerinden birisi olduğunu, davacının “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, T/00123 tescil numarası ile markanın tanınmış marka olduğunu, davalının da davacıya ait “...” ve ... ...” ürünl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1044 KARAR NO : 2025/1597 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 11/04/2023 NUMARASI : 2021/72 E. - 2023/71 K. DAVANIN KONUSU: Tasarım hakkına, FSEK'ten kaynaklı haklara tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, tasarımın hükümsüzlüğü İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının Türkiye’de ve dünyada önde gelen holding şirketlerinden birisi olduğunu, davacının “...” esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, T/00123 tescil numarası ile markanın tanınmış marka olduğunu, davalının da davacıya ait “...” ve ... ...” ürünlerinin satışını yaptığını, davalının 2018 04011-3 ve 2018 04104-2 tescil numaralı ambalaj tasarımlarını tescil ettirdiğini, davalının 2018 04011-3 numaralı ambalaj tasarımının davacıya ait “...” ürününün kırmızı renkli ambalajı ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, 2018 04104-2 numaralı tasarımının ise davacıya ait “... ...” ürününün ambalajı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davalının ürünlerini “...” markası ile satışa sunduğunu, davacının “... ...” ürünün reklam filminin 2014 yılında yayınlandığını, her iki tarafa it ürünlerin aynı raflarda satışa sunulduğunu, davalının tescil ettirdiği tasarımların yeni olmadığını, davalının bu ürünleri üretip satışını yaptığını, https://www.a../ ve https://www.../...-4-kat-gofret-...-../ alan adlı internet sitelerinde tanıtımını yaptığını, bu eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğunu, davacının “...” ürünlerinin yoğun reklam ve tanıtım nedeniyle tüketiciler nezdinde belli bir tanınmışlığa sahip olduğunu, davalının amacının bu tanınmışlıktan yararlanarak haksız kazanç elde etmeye çalışması olduğunu, davalının davacıya ait ürünleri de kendi mağazalarında ve kendi ürünleri ile aynı raflarda satışa sunduğunu, kataloglarında yer verdiğini, hükümsüzlük geçmişe etkili olacağından davalının bu tasarımlardan kaynaklanan haklarının hiç doğmamış sayılacağını, davacının ürün ambalajlarının FSEK kapsamında eser olarak korunması gerektiğini, ayrıca SMK’nun 58/3. maddesi uyarınca tasarım olarak da korunması gerektiğini, davalının kullanımlarının davacının FSEK’ten kaynaklanan haklarına da tecavüz teşkil ettiğini, davalının kötü niyetli olduğunu, davacıya ait başka marka ve ambalajları da taklit ettiği için hakkında davalar açıldığını belirterek, öncelikle davalının davaya konu tasarımlarının dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi için sicil kayıtlarına ihtiyati tedbir koyulmasını, davalının dava konusu ürünleri dava sonuçlanıncaya kadar üretmesinin ve satmasının tedbiren yasaklanmasına, davalının muhtemel zararlarına karşılık her türlü teminatı yatırmaya hazır olduklarını, davalı şirketin 2018 04011-3 ve 2018 04104-2 sıra nolu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın icrasını kolaylaştırmak için davanın konusunu oluşturan işbu dava dilekçesinin 3 numaralı ekinde yer alan ürün fotoğraflarının da örnek kabilinden mümkünse karara eklenmesine ve fakat tedbirin olası farklı boyutlardaki ambalajları da kapsadığı belirtilmek suretiyle davalının “... ...” ve “... ... ...” isimli dava konusu taklit ürünleri üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin dava sonuna kadar tedbiren yasaklanmasına, davalı tarafından üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen "... ...” ve “... ... ...” isimli ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanlar dahil bulundukları her yerde tedbiren el konulmasına ve saklanmasına, başta bildirilen linklerde yer alan ürün görselleri olmak üzere internet ortamında yer alan ürün görselleri olmak üzere internet ortamında yer alan dava konusu ürünlerin haksız kullanımlarının yasaklanmasına dair takdiren teminatsız veya sayın mahkemece uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalının eylemlerinin haksız rekabet ve eser hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, haksız rekabet ve eser hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin önlenmesine, durdurulmasına, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu bağlamada davalının “... ...” ve “XROL ... ...” isimli dava konusu ürünleri internet ortamı dahil her türlü mecrada kullanmasının, üretmesinin, satmasının, ithal ve ihraç etmesinin yasaklanmasına, davalı tarafından üretilen, satılan, ithal ve ihraç edilen “... ...” ve “... ... ...” isimli dava konusu tüm taklit ürünlere ve ürün görsellerinin kullanıldığı her türlü belge ve tanıtım malzemesine (katalog, broşür vs.) Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi olanalar dahil bulundukları her yerde el konulmasına ve imhasına, masrafı davalıya ait olmak üzere verilecek hükmün tecavüz ve haksız rekabete ilişkin hüküm özetinin Türkiye çapında dağıtım yapan bir gazetede yayınlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin "Hard Discount" olarak tarif edilen konseptte faaliyette bulunan, tescilli markalar ve tasarımlar ile sektörde tanınan saygın bir perakende satış firması olduğunu, müvekkili şirketin adına tescilli tasarımlar bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesinde herhangi bir hukuki yarar bulunmadığını, müvekkili şirkete ait ‘’...’’ ibareli tasarımlar ile davacı adına tescilli “...’’ ibareli markaların ticari takdim şekli bakımından bilinçli tüketici tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek derecede benzerlik içermediklerini, müvekkili şirkete ait tasarımların bilgilenmiş kullanıcı gözünde yenilik ve ayırt edicilik niteliğini sağladıklarını, "..." ibaresinin tüketiciler nezdinde oldukça tanınır olduğunu ''..." ibareli markası ile oluşturulan tasarımlarında ambalajın büyük bir kısmını kapsayan marka ibaresinin seri marka oluşturma kastında önemli bir yer edindiğini, davacının satışı yapılan ürün için tekel haline gelmeyi amaçladığını, müvekkilinin ürünlere yönelik sahip olduğu marka ve ürün tasarımını davacı ve diğer kişilere ait ürün görsel ve ambalajlarından farklı bir şekilde kullandığını, arka plan renklerinin piyasanın getirdiği adetlerden kaynaklı olarak kırmızı ve siyah olarak seçildiğini, tasarımların genel olarak göz önüne alındığında farklı olduklarını, davalının kötü niyetli olduğunu, ürün görsellerindeki ibareler, tasarım ve konumlandırılması ile birbirlerinden farklı olduklarını, müvekkilinin tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdıklarını, karıştırılma ihtimalinin olmadığını beyan ederek, tüm bu nedenlerle davanın reddini, her türlü yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/72 esas, 2023/71 karar sayılı, 17/04/2023 tarihli kararı ile; "Dava konusu tasarımlar “ambalaj grafik kompozisyonu” olarak tanımlanan tasarımlara ait tasarımlardır. Her iki taraf tasarımları için farklı tat versiyonlarını farklı renk uygulamış haldedir. Davacıya ait “...” markalı ürünlerin ambalajı tasarımlarında arka planın iki farklı ton kırmızı rengin yatayda ve diagonalde geçişleri ile elde edildiği görülmekte iken, davalının "... ..." markalı ürün tasarımlarında arka planın tek bir kırmızı renk ile elde edildiği, davacının “... ...” markalı ... çikolatalı ürünlerinin ambalaj tasarımının ve davalıya ait "... ... ..." markalı ... çikolatalı ürünün ambalaj tasarımının tek bir siyah renk ile uygulandıkları, davacının tasarımlarında ürün adının kompozisyonun sol yanında alt ve üstten hizalı olarak yatay olarak konumlandığı, beyaz ve sarı renklerde 3B görünümü verecek şekilde görselleştirildiği, davalının tasarımında ürün adının zik zak halde, konturlu bir beyaz alanda uygulandığı, davacının tasarımından farklı yazı fontu ile sağ yandan açılı olarak konumlandığı, davalının tasarımında beyaz uygulama alanının sol üst yanında ürün çatı markasının kelime ibaresi yer almaktayken, davacının tasarımında bu öğenin bulunmadığı, davacının tasarımlarında ürün görselinin kompozisyonun sağ yanında iki parçalı olarak konumlanmış olduğu görülmekte iken, davalının tasarımında ürün görselinin davacının tasarımlarından farklı olarak, tek parçalı olduğu, davalının tasarımında ürün görselinin arkasında beyaz renkte parlama efekti varken, davacının tasarımında bu öğe bulunmadığı, davacının tasarımlarında ürün görselinin etrafında akışkan çikolata figürleri bulunmakta iken, davalının tasarımında bu öğelerin bulunmadığı, davacının tasarımında kompozisyonun alt ve üst yanlarında marka ibaresi, ürün adı ve görseli konumlanmış halde iken, davalının tasarımında alt ve üst yanlarda bu öğelerin bulunmadığını, kıyaslanan tasarımların her ikisinde de ürün adının kompozisyonun sol yanında yer alması ortak bir öğe olarak görülse de, sol yandan başlayan okuma sırasının Latin alfabesinin geleneksel kullanımından kaynaklı olduğu ve benzer ürün grubu için bir çok tasarımda uygulanmakta olduğunun tespit edildiği, benzerlik kıyaslamasında etkisinin zayıf olduğu kanaatine varıldığı, kıyaslanan diğer tasarım öğelerinin ise birbirlerinden farklı oldukları, bu nedenle davalı tarafa ait 2018/04104 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (2) numaralı tasarım ile davacı tarafa ait “... ...” markalı ambalaj grafik kompozisyonu ile davalıya ait 2018/04011 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (3) numaralı tasarım ile davacı tarafa ait standart “...” markalı ambalaj grafik kompozisyonunun bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, birbirleri ile farklı olarak algılandıkları kanaatine varılmıştır.Davalı adına tescilli "... ..." ve "... ... ..." isimli ürünlerin davaya konu tasarımları, davacı tarafça daha önce kullanılmaya başlanılan "..." ve "... ..." isimli ürünlerin ambalajları ile benzer olmadıklarından ve davalının tasarımlarının yeniliğini ve ayırt edicliğini ortadan kaldıracak başkaca bir delil elde edilemediğinden, davalının tasarımlarının hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. Yine davalının tasarımları davacının "..." ve ... ..." isimli ürünlerin tescilsiz ambalajları ile benzer olmadıkları tespit edildiğinden, davalının bu ambalajları kullanmasının haksız rekabet teşkil etmediği, davacının tasarımları tescilli olmadıklarından SMK kapsamında da korunamayacakları, bu nedenle tasarım haklarına tecavüzden de söz edilemeyeceği, her ne kadar davacının tasarımlarının FSEK kapsamında eser olup olmadığına dair iki bilirkişi raporu arasında çelişki mevcutsa da, tasarımların benzer olmadıkları tespit edildiğinden, bu çelişkinin giderilmesinin davanın sonucunu etkilemeyeceği anlaşılmakla, davacının tasarım haklarına ve FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi davalarının da reddine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; iki tasarım arasında benzerlik bulunduğu iddiasının yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın rededildiğini, bu gerekçenin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte bu ambalajların 30. sınıfta yer alan çikolata ürünlerine ilişkin olup hızlı tüketim ürünlerinin satıldığı ve herkesin alışveriş yaptığı yerlerde satıldığını, davalının ambalaj tasarımının kullanıldığı ürünler ve müvekkiline ait ... ürünlerinin okur yazar olmayan, yaşlı, çocuk olmak üzere birçok tüketiciye aynı anda kolayca hitap eden ürünler olduğunu, dava konusu ürünler de hızlı tüketim ürünleri olduğundan tüketicinin ürünleri seçerken iddia edildiği gibi çok fazla vakit harcamadığını, yerel mahkeme kararının Yargıtay tarafından açıkça belirtilen karşılaştırma kriterleri nazar alınmaksızın ve hatta aksine bir şekilde gerçekleştirdiği incelemenin hukuka aykırı nitelikte olup kabul edilemeyeceğini, mahkemenin gerekçesinde belirtmiş olduğu, tasarımları farklılaşmayacak küçük farklılıkların aksine taklit saikiyle müvekkili tasarımına benzettiğini, davalı tarafa ait 2018 04011-3 sıra no ile tescilli tasarımın müvekkilinin piyasada klasik olarak bilinen kırmızı renkli "..." ambalajı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, davalı tarafa ait 2018 04104-2 sıra no ile tescilli tasarımının müvekkilinin "... ..." ambalajıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, somut olayda seçenek özgürlüğü fazla iken davalının bile isteye müvekkili tasarımı taklit ettiğini, davalının işbu davanın konusunu oluşturan ürünleri ürettiğini, satışını ve ihracatını yaptığını, ... ürünlerini müvekkilinin tüketiciler nezdinde belirli bir tanınmışlık seviyesine ulaştırdığını, davalının müvekkilinin ambalaj şekillerini taklit ederek haksız kazanç elde ettiğini, tüketicileri aldatmayı hedef alan faaliyetler olduğunu, müvekkiline ait "..." ve "... ..." ürünlerinin ... isimli marketlerde satılmakta olup, aynı marketlerde aynı raflarda yan yana yer alan ürünler arasında karıştırılma ihtimali doğacağını, tüketicinin müvekkiline ait ürünü satın almak isterken davalıya ait ürünleri satın alacağını ve davalının müvekkili ürünlerinden haksız kazanç elde edeceğini, davalı tarafın tasarımları tescilli olsa da hükümsüzlük geriye etkili olacağından ve davalının tasarımları hükümsüz kılındığında dava konusu tasarım tescilleri hiç var olmamış olacağından davalının kullanımlarının haksız rekabet teşkil edeceğini, TTK m.54 ve devamında düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin de huzurdaki davanın dayanağını oluşturduğunu, davalının basiretli bir tacir gibi hareket etme mecburiyetinde olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda yer alana aleyhlerine hususları kabul etmediğini, mahkeme gerekçesinin yerinde olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde dava dilekçesindeki haksız iddiaları tekrar ettiğini, haksız iddialarını yerinde göstermek için uyuşmazlık konusu olayla bağdaşmayan mahkeme kararlarına yer verdiğini, müvekkilinin marka ve tasarımlarına yaklaşılarak haksız rekabet oluştuğunun iddia ettiğini, herhangi bir delile dayanmayan ve mahkemece kabul edilmemiş kötü niyet iddialarını kabul etmediklerini, ambalajların benzerliğine ilişkin olarak dosya kapsamında mübrez bilirkişi raporlarında benzerlik bulunmadığını, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına tescilli 2018/04011-3 ve 2018/04104-2 tescil numaralı ambalaj tasarımlarının davacıya ait "..." markalı ürün ambalaj tasarımları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmadığı iddiasına dayalı olarak tasarımın hükümsüzlüğü ile davalının işbu ambalajları kullanmasının davacının tasarım haklarına ve FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüz ile haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ve önlenmesi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş olup davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığı hususunda ihtilafın mevcut olduğu anlaşılmıştır.Tasarım hakkına tecavüz sayılan fiiller Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 81. maddesinde düzenlenmiş olup '' ...a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak. b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. c) Tasarım hakkını gasp etmek.'' eylemlerinin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği belirtilmiştir. Yukarıda bahsi geçen kanuni açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; dava konusu tasarımların “ambalaj grafik kompozisyonu” olarak tanımlanan tasarım vasfında oldukları, ilk derece mahkemesi tarafından alınan iki farklı bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporlar kapsamında, davalı ... Anonim Şirketi'ne ait 2018/ 04011 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (3) numaralı tasarım ile davacı ... Holding Anonim Şirketi'ne ait "..." kelime ibareli ambalaj grafik kompozisyonunun birbirleri ile farklı olarak algılandıkları, davalı ... Anonim Şirketi'ne ait 2018/ 04104 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (2) numaralı tasarım ile davacı ... Holding Anonim Şirketi'ne ait "... ..." kelime ibareli ambalaj grafik kompozisyonunun birbirleri ile farklı olarak algılandıklarının, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğunun tespit edildiği, her iki taraf tasarımları için farklı tat versiyonlarına farklı renk uygulandığı, davacıya ait “...” markalı ürünlerin ambalaj tasarımlarında arka planın iki farklı ton kırmızı rengin yatayda ve diagonalde geçişleri ile elde edildiği görülmekte iken, davalının "... ..." markalı ürün tasarımlarında arka planın tek bir kırmızı renk ile elde edildiği, davacının “... ...” markalı ... çikolatalı ürünlerinin ambalaj tasarımının ve davalıya ait "... ... ..." markalı ... çikolatalı ürünün ambalaj tasarımının tek bir siyah renk ile uygulandıkları, davacının tasarımlarında ürün adının kompozisyonun sol yanında alt ve üstten hizalı olarak yatay olarak konumlandığı, beyaz ve sarı renklerde 3B görünümü verecek şekilde görselleştirildiği, davalının tasarımında ürün adının zik zak halde, konturlu bir beyaz alanda uygulandığı, davacının tasarımından farklı yazı fontu ile sağ yandan açılı olarak konumlandığı, davalının tasarımında beyaz uygulama alanının sol üst yanında ürün çatı markasının kelime ibaresi yer almaktayken, davacının tasarımında bu öğenin bulunmadığı, davacının tasarımlarında ürün görselinin kompozisyonun sağ yanında iki parçalı olarak konumlanmış olduğu görülmekte iken, davalının tasarımında ürün görselinin davacının tasarımlarından farklı olarak, tek parçalı olduğu, davalının tasarımında ürün görselinin arkasında beyaz renkte parlama efekti varken, davacının tasarımında bu öğe bulunmadığı, davacının tasarımlarında ürün görselinin etrafında akışkan çikolata figürleri bulunmakta iken, davalının tasarımında bu öğelerin bulunmadığı, davacının tasarımında kompozisyonun alt ve üst yanlarında marka ibaresi, ürün adı ve görseli konumlanmış halde iken, davalının tasarımında alt ve üst yanlarda bu öğelerin bulunmadığı, kıyaslanan tasarımların her ikisinde de ürün adının kompozisyonun sol yanında yer alması ortak bir öğe olarak görülse de, sol yandan başlayan okuma sırasının Latin alfabesinin geleneksel kullanımından kaynaklı olduğu ve benzer ürün grubu için bir çok tasarımda uygulanmakta olduğunun tespit edildiği, benzerlik kıyaslamasında etkisinin zayıf olduğu kanaatine varıldığı, kıyaslanan diğer tasarım öğelerinin ise birbirlerinden farklı oldukları, bu nedenle davalı tarafa ait 2018/04104 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (2) numaralı tasarım ile davacı tarafa ait “... ...” markalı ambalaj grafik kompozisyonu ile davalıya ait 2018/04011 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki (3) numaralı tasarım ile davacı tarafa ait standart “...” markalı ambalaj grafik kompozisyonunun bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunduğu, birbirleri ile farklı olarak algılandıkları saptanmıştır. Bu kapsamda hükümsüzlüğü talep edilen davalı adına tescilli tasarımların, davacı tarafça daha önce kullanılmaya başlanılan "..." ve "... ..." isimli ürünlerin ambalajları ile benzer olmadıkları ve davalının tasarımlarının yeniliğini ve ayırt ediciliğini ortadan kaldıracak başkaca bir delil elde edilemediğinden, davalı tasarımlarının hükümsüzlüğü için açılan davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ayrıca davalının tasarımlarının davacının "..." ve ... ..." isimli ürünlerin tescilsiz ambalajları ile benzer olmadıkları tespit edildiğinden, davalının tasarımlara konu ambalajları kullanmasının haksız rekabet teşkil etmediği gibi davacının "..." ve ... ..." isimli ürün ambalajlarının tescilli olmadığı, tescilsiz tasarımların koruma süresinin SMK'nın 69/2. maddesi gereğince koruma talep edilen tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten itibaren üç yıl olup ''...'' tasarımının 2009, ''... ...'' tasarımının 2014 yılında kamuya sunulduğunun belirlendiği, bu kapsamda SMK kapsamında da hukuken korunamayacağı anlaşılmıştır. Davacı ürün ambalajlarının FSEK kapsamında eser olup olmadığına ilişkin dosyada mübrez bilirkişi raporları arasında çelişki mevcut ise de tasarımların benzer olmadıkları tespit edildiği gibi davacının ürün ambalajlarının estetik ve hususiyet taşımadığından FSEK kapsamında güzel sanat eseri olarak kabul edilemeyeceği ancak FSEK'in 84. maddesinin; “Bir işareti, resmi ve sesi, bunların nakle yarayan bir alet üzerine tespit eden veya ticari maksatla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin üçüncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayınlanmasını men edebilir. Tecavüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete müteallik hükümler uygulanır. Eser mahiyetinde olmayan her nevi fotoğraflar benzer usullerle tespit edilen resimler ve sinema mahsülleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır.” düzenlemesi gereğince eser mahiyetinde olmasa da haksız rekabet hükümlerine yapılan atıf bulunmakta ise de davalı tasarımlarının davacı ürün ambalajları ile benzerlik taşımadığı saptanmakla, davacının tasarım haklarına, FSEK'ten kaynaklanan haklarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi istemlerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmakla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11/04/2023 tarih ve 2021/72 E., 2023/71 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025