İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkemenin 2021/501 esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, müvekkilinin "..." markasının salt ve mutlak sahibi olduğunu, başka hiç kimsenin bu markayı kullanamayacağını, davalının bu markanın başına BY ... i…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/307 Esas KARAR NO : 2025/1124 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 02/12/2022 NUMARASI : 2022/47 E. - 2022/279 K. DAVA TÜRÜ : Marka'dan Doğan Haklara Tecavüzün Tespiti, Maddi ve Manevi Tazminat ile Davalı Markası'nın Hükümsüzlüğü İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili mahkemenin 2021/501 esas sayılı dosyasına tevzi olunan dava dilekçesi ile, müvekkilinin "..." markasının salt ve mutlak sahibi olduğunu, başka hiç kimsenin bu markayı kullanamayacağını, davalının bu markanın başına BY ... ibaresini ekleyerek asla hukuki ve cezai mesuliyetten kaçamayacağını, davalının müvekkili markasını uzun süredir bildiğini, bu işyerini açmadan evvel ve açtıktan sonra da müvekkilinin alışveriş yaptığı, yani ekler siparişi verip düzenli ticaret yaptıkları bir ticari partneri olduğunu, ihtilafın hem cezai hem de hukuki boyutu olduğunu, davalının markayı hem işyerinde hem tabelada hem de sanal ortamda noter ihtarlarına rağmen ısrarla kullanmaya devam ettiğini, markalarına tecavüz kastını ve eylemini sürdürdüğünü, açıklanan nedenlerle, marka haklarına yapılan tecavüzün hem marka iltibası hem de bizzat markalarını da kullandığından kaldırılmasını, kullandığı bu sahte markanın da iptalini, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP ve KARŞI DAVA : Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesi ile, müvekkili ...’ın, davalı ...'ı 2016 senesinden bu yana tanıdığını, 2017 yılında yaptığı anlaşma ile marka hakkı ile birlikte mezkur dükkanı satın aldığını ve ekteki dekontlardan da görüleceği üzere hem iş yerinin hem de markanın parasını da ...'a 2018 tarihinde gönderdiğini, müvekkilinin sonrasında dükkanda satmış olduğu ürünleri davalı ...'dan aldığını, ... markasının bedelini ödemesine ve devir konusunda anlaşmasına rağmen defalarca davalıdan devrini istemişse de davalının resmi devre yanaşmadığını, müvekkilinin Büyükçekmece ...'da ve Bakırköy'de işyeri açarak faaliyetlerini arttırarak devam ettirdiğini, ticari açıdan müvekkilinin kendisinin üretim yapmasının daha uygun olacağını düşünerek imalathane açmaya karar verdiğini, bu durumu Davacıya bildirdiğini, bu duruma davacının kızdığını, hatta parası peşin gönderilen siparişleri dahi göndermediğini, kendisi tarafından yaklaşık 6 yıldır hiç kullanılmayan; müvekkilinin yıllardır kullandığı ve bedelini ödeyip satın aldığı ... markasını kullanmamasını istediğini ve sanki aralarında mezkur markanın devri konusunda hiç bir ilişki ve satış olmamış gibi marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet ettiğine ilişkin müvekkile zikredilen ihtarname göndererek kötü niyetli davranmış olduğunu, Müvekkilinin ise bu durum karşısında daha fazla ticari itibarı ve maddi kaybı olmaması açısından sahibi olduğu ... markasına ek olarak kendi markasını oluşturduğunu ve 2020 35422 tescil numaralı “by ... ... 19 91 çm” adlı markayı kullanmaya başlamış olduğunu, bir an için müvekkili davalının davacı adına kayıtlı bulunan markanın sahibi olmadığı düşünülse bile davacının yıllarca sessiz kaldığını, Müvekkilinin yeni oluşturduğu markanın ise zaten davacının markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik de göstermediğini, nitekim mini kelimesinin vasıf ve boyut bildiren bir durum arz ettiğinden zayıf bir markasal kullanım olmakla birlikte müvekkilinin markasının ana unsurunun da kendi ismi olan By ... olduğunu, müvekkilinin, davalının markasını satın aldığını ve üretimde, reklamda, satışta, tabelasında, faturasında, online satışta, sosyal medyada, yerel medyada, kartvizitinde, tanıtım araçlarında ve sair tüm ticari ve üretim mecralarında yıllarca davacının markasını kullanmış olduğunu, Marka Patent kurumu nezdinde ... marka sahibi Davalı gözükse de olay örgüsünde izah edildiği üzere hakikatte markanın sahibinin müvekkili olduğunu, davalının markasal; ciddi bir kullanımı tescil tarihinden bu güne hiç bir zaman olmadığını ve davalının markasının iptali gerektiğini belirterek davacının davasının reddini ve davalı adına tescilli markanın iptalini talep etmiştir. Davalının karşı davasını harçlandırmadığı anlaşılmıştır. CEVAP DİLEKÇESİ BİRLEŞEN DOSYADA DAVA : Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin TPMK nezdinde tescilli "..." markasının salt ve mutlak hak sahibi olduğunu, davalının bu markayı sanki kendi ihdas ettiği bir marka imiş gibi "BY ..." ibaresini eklemek suretiyle haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kullandığını, müvekkilinin "..." markasını uzun süredir bildiğini, iş yerini açmadan evvel ve açtıktan sonra da müvekkilinden alışveriş yaptığını, müvekkilinin pek çok pastahane ve yemek sektöründen kuruluşa düzenli ekler dağıttığını ve tüketici nezdinde tanındığını, davalının da bu durumda faydalanarak bu ticari markayı hem iş yerinde hem internet ortamında kullandığını, davalının bu eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarını ihlal ettiğini iddia ederek, davalı eyleminin müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüzün tespitini, davalı adına olduğu bildirilen 2020/35422 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğünü, şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DOSYADA CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile, müvekkilinin davacıyı 2016 senesinden bu yana tanımakta olduğunu, davacı şirket yetkilisi ...'ın ortağı ile birlikte geçmişte sütlü tatlı, ekler ve profiterol üretimi ve satışı faaliyetinde bulunduklarını, müvekkilinin ise 2017 yılında yaptığı anlaşma ile marka hakkı ile birlikte mezkur dükkanı satın aldığını ve hem iş yerinin hem de markanın parasını ...'a 2018 yılında gönderdiğini, davacının sonrasında ticari hayatına devam ettiğini ve müvekkilinin de dükkanında satmış olduğu ürünleri davacıdan aldığını, müvekkilinin ...'a ait olan ve tescil edildiği tarihten itibaren kullanılmayan "..." markasını bedelini ödemesine rağmen davacının devir işlemlerine yanaşmadığını, davacının uzun yıllarca sessiz kaldığını, müvekkilinin yeni oluşturduğu markanın ise zaten davacı markası ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik göstermediğini, davacı ile aralarında derdest dava da bulunduğunu, öncelikle davanın usulden reddini, aksi halde esastan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; " Ana dosyada davalı tarafça süresi içerisinde karşı dava harcını yatırmadığı, bu haliyle usulüne uygun olarak açılarak harçlandırılmış bir karşı dava bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.Birleşen Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2022/174 esas sayılı dosyada davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, bu tecavüzün ref ve men'i ve tazminat talepleri bakımından ise; davacının aynı markasının dayanak yapıldığı ve davalının aynı fiillerine ilişkin, aynı talepler ile 11/06/2021 tarihinde mahkememizin 2021/501 esas sayılı dava dosyasının açıldığı, söz konusu dosyada 25/02/2022 tarihinde "Davacının maddi tazminat yönündeki talebinin USULDEN REDDİNE, Davacının sair talepleri yönünden davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA" karar verildiği ve bu kararın kesinleşmediği, aynı şekilde ilgili dosyadan tefrik olunan tecavüzün tespitine yönelik davanın ise işbu yargılamada ana dosyanın konusu olduğu, bu itibarla hem tecavüzün tespiti, hem de ref, men ve tazminat taleplerinin daha önce kesinleşmeyen dosyalara konu edildiği anlaşıldığından," Davacının davasının REDDİNE," şeklinde gerekçeleriyle davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuştur. KARŞI DAVA YÖNÜNDEN : -Usulüne uygun olarak açılarak harçlandırılmış bir karşı dava bulunmadığından, bu hususta KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,BİRLEŞEN BAKIRKÖY 1. FSHHM'nin 2022/174 ESAS SAYILI DOSYASINDA; 1-Davacının marka hakkına tecavüzün tespiti, bu tecavüzün men ve ref'i ile tazminat taleplerinin, derdestlik nedeniyle USULDEN REDDİNE,2-Davalı yana ait 2020/35422 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü talebinin REDDİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının savcılık şikayetlerini üzerine yargılandığı Bakırköy 2.FSH Ceza Mahkemesine sanık davalı hakkında markalarına tecavüz ettiğine -marka tecavüz suçunun sübut ettiğinin sabit olduğunu, dosyada alınan raporlar arasında çelişki olduğunu, mahkeme bu çelişkiyi gidermeden karar verdiğini, davalının taraflarına karşı açtığı marka hükümsüzlüğü ve maddi tazminat talebi harçlandırılmadığından talebi reddedildiğini, ama lehine vekalet ücretine hükmedilmediğini, hükmün tamamlatılmasına yönelik talebinin de reddedildiğini, davalı müvekkilinin ... markasını sattığını iddia ettiğini, ancak müvekkili hiçbir zaman bu markayı satmadığını, bu satışa yönelik resmi bir evrak sunmadığını, ... markasının kullanımı T.C.sınırları içinde hala müvekkiline ait olduğunu, müvekkili markayı kendisi bulup tasarladığını, dosyada patent belgesi ve diğer evraklarında mevcut olduğunu, ısrarla davalı markalarını kullanmaya devam ettiğini, davalının kendi tasarladığı marka 'MY ... ... olduğunu, davalı müvekkili marka logosunu bastırdığı ekler paket ve poşetleri ile yazar kasa fişlerininde mevcut olduğunu, davalının yargılandığı ceza davasının da devam ettiğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından haksız ve mesnetsiz iddialar ile istinaf başvurusunda bulunulduğunu, alınan bilirkişi raporuna istinaden davacının istinaf talebinin reddini, mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl davada, davacı tarafın tazminat taleplerinin mahkemenin 25/02/2022 tarihli ara kararı ile, tefrikine karar verildiği, asıl davada davacı tarafın 2014/89389 tescil numaralı "..." şekil markasından doğan haklarına tecavüzünün tespiti, meni ve refi taleplerinin dava konusu olduğu görülmüştür. Asıl davada, davacı-..., davalının markaya tecavüzünün tespiti ve önlenmesini talep ettiği, karşı davada davalı/karşı davacı ...'in, davacının markasını kullanmadığından markanın iptalini talep ettiği, birleşen davada, davacı- ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd Şti.'nin davalı ...'in markaya tecavüzün tespiti önlenmesi, 10.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminat talebi ile ve davalı adına tescilli 2020/35422 tescil nolu markanın hükümsüzlüğünü talep ettiği anlaşılmıştır.TPMK kaydına göre, 2014/89389 tescil nolu "... ... (R) ......" ibareli şekil markasının davacı ... adına 25/11/2015 tarihinde 30/43. sınıflarda tescil edildiği,... tescil nolu "By ... ..." şekil markasının 30/43. Sınıflarda davalı ... adına 13/10/2020 tarihinde tescil edildiği görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 06/10/2022 tarihli marka vekili tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;" Davalının kullanımının, davacı markasıyla görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ve bir bütün olarak farklılık arz ettiği ve davacı markasından ayrıştığı, Davalının kullanımının, davacı markasıyla ayniyet teşkil eder şekilde ya da benzer olmadığı, Davalının, markasını tescil ettirdiği şekilde kullandığı, Tescilli olduğundan farklı şekilde ve özellikle Davacı markası ile iltibas yaratacak ve Davacı markasına yaklaştırarak kullanmadığı Bu nedenle tüketici zihninde yarattığı imaj nedeniyle taraf markaları arasında kavramsal bağlantı kurulmayacağı, Markalar arasındaki farklılığın malın/hizmetin yöneldiği tüketici kesimince hemen fark edilip algılanabilecek nitelikte olduğu, bu açılardan markaların karıştırılmayacağı, Davalının, markanın kapsadığı malın/hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali doğurmayacağı" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesine göre 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. Mahkemece tazminat taleplerine konu birleşen davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmişse de; derdestliğe esas alınan, asıl davadan tefrik edilerek mahkemenin 2021/501 Esas sayısına kaydedilen dosyada, davacının ... olduğu, somut uyuşmazlığa konu birleşen davada ise davacının ... Gıda Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olduğu, aynı davanın derdestliğinden söz edebilmek için, taraflarının, dayanılan maddi vakıaların ve neticei talebinin aynı olması gerektiği, ancak somut uyuşmazlıkta davacı tarafların aynı olmadığı anlaşılmakla, birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, asıl davaya markaya tecavüz iddiası yönünden yapılan incelemede, bilirkişi tarafından her iki tarafın tescilli markaları karşılaştırılarak yapıldığı, oysa rapor içeriğinde davalının "minieklercim.com" internet sitesi ve "#..." instagram hesabı içeriğinin incelenerek, davalının fiili kullanımlarının tespit edildiği, ancak davalının fiili kullanımlarının bilirkişi raporunda değerlendirilmediği, mahkemece bu hususta ek rapor alınarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde sadece tescilli markalar üzerinde karşılaştırma yapılarak karar verilmesi yerinde görülmemiştir. Davacı ... vekili, karşı davayı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği gerekçesi ile istinaf etmiş ise de, çıkartılan muhtıraya rağmen istinaf harcının yatırılmadığı anlaşılmış olmakla davacı vekilinin karşı dava yönünden istinaf başvurusunun HMK 344. Maddeye göre yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun asıl ve birleşen dava yönünden 6100 sayılı HMK 353/1-a-4-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararlarının bölünemeyeceği ilkesi uyarınca mahkeme kararının tümden kaldırılmasına dosyanın eksikliklerin ikmali için ait olduğu mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin asıl ve birleşen dava yönünden KABULÜ'ne, - Davacı vekilinin karşı dava yönünden istinaf başvurusunun HMK 344. maddeye göre yapılmamış sayılmasına,2- Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 02/12/2022 tarih, 2022/47 E. 2022/279 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2025