İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... Anonim Şirketi, dava dışı ... Limited Şirketi, ...Anonim Şirketi ve ... Limited Şirketi aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu dosyalardan…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1524 KARAR NO : 2026/277 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2025 NUMARASI : 2024/390 E. - 2025/520 K. DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (İstirdat) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı .... Anonim Şirketi, dava dışı ... Limited Şirketi, ...Anonim Şirketi ve ... Limited Şirketi aleyhine İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, bu dosyalardan yazılan talimatlarla Bursa 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından ve Bursa 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından dava dışı borçlunun borcundan dolayı, davacı şirket adresinde istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığını, Haciz mahalli olan Işıktepe Mahallesi, ... Caddesi, ... Nilüfer/BURSA adresinin ... Bursa Şubesi'ne ait işyeri adresi olduğunu, adresin dosya borçlularıyla bir ilgisinin bulunmadığını, yine müvekkili şirketin de dosya borçlularıyla herhangi bir organik bağı bulunmadığını dosya borcuyla da bir ilgisinin bulunmadığını, ne var ki alacaklı davalı vekilinin talebi üzerine adreste istihkaklı haciz işlemi gerçekleştirildiğini, icra dosya borçlarına karşılık 400.000-TL'nin ödenmesi halinde satıştan vazgeçileceğini aksi halde satış işlemlerine devam edileceğinin beyan edilmesi üzerine müvekkil şirket tarafından cebri icra tehdidi altında İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık 18/07/2023 tarihinde 125.000,00-TL, 24/07/2023 tarihinde 25.000,00-TL, 31/07/2023 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL; ve İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına konu borca karşılık 18/07/2023 tarihinde 125.000,00-TL, 24/07/2023 tarihinde 25.000,00-TL, 31/07/2023 tarihinde 50.000,00-TL olmak üzere toplamda 200.000,00-TL; her iki icra dosyası için ise toplamda 400.000,00-TL davalı şirketin vekili Av. ...'a ait ... A.Ş. nezdindeki ... IBAN numaralı banka hesabına ödendiğini, müvekkili şirketin her iki dosya açısından da gerek borçlarla gerekse borçlularla ilgisi bulunmadığını, Müvekkili şirket ile takip borçlusu ... ...Limited Şirketi arasında hiçbir bağ ve alaka olmayıp söz konusu şirketin müvekkilinin yalnızca müşterisi olduğunu, icra dosyalarının borçlusu olan ... ...Limited Şirketi daha önce Işıktepe Mahallesi, ... Caddesi, ... Nilüfer/BURSA adresinde kain taşınmazın yalnızca bir odasını alt kiracı olarak kiraladığını, bilahare adresten ayrıldığını, 17 Ocak 2023 tarihli ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesi'nde şirketin şubesinin terkin edilmiş olduğunun da usulüne uygun olarak ilan edildiğini belirterek, davanın kabulü ile müvekkili şirketin davalı ...Faktoring Anonim Şirketi'ne borçlu olmadığı halde cebri haciz baskısı altında ödemiş olduğunu, İstanbul 8. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası borcuna karşılık ödenmiş olan toplam 200.000-TL'nin fiili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdatına, İstanbul 31. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası borcuna karşılık ödenmiş olan toplam 200.000,00-TL'nin fiili ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle istirdatına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın 18.07.2023,24.07.2023 ve 31.07.2023 tarihinde yapmış olduğu ödemelerin istirdatı talebiyle huzurdaki davayı ikame etmiş ise de bilindiği üzere istirdat davası, borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında borcu ödeyen borçlunun ödediği parayı geri alabilmek için alacaklıya karşı açtığı bir dava türü olduğunu, borçlu sıfatı olmayan davacının iş bu davada taraf sıfatı da bulunmadığını, davacı tarafın, davaya konu ödemeleri 18.07.2023 tarihinde dava dışı ... ve ... ile yapılan protokole istinaden ödemiş olduğunu ve ödemeleri müvekkilinden talep etmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeniyle de reddi gerektiğini, dava konusu itibari ile istihkak davası olduğunu, istihkak davalarına bakmakla görevli mahkemelerin icra mahkemeleri olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hak düşürücü süre itirazları olduğunu, davacının cebri haciz baskısı altında ödeme yapıldığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının her iki dosya yönünden borçlarla ve borçlularla ilgisinin bulunmadığı yönündeki iddiaları da gerçeği yansıtmadığını, haciz mahali her iki dosya borçlusu olan ... ...Limited Şirketinin şube adresi olduğunu, haciz mahalinde borçluya ait bir çok evrak bulunduğunu iik 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olacağını, her ne kadar davacı dava dışı borçlunun alt kiracısı olduğunu iddia ederek dilekçesi ekinde de kira sözleşmesi sunduğunu, Yargıtay içtihatlarında da kabul gördüğü üzere kira sözleşmesi, vergi levhası gibi evraklar mülkiyet karinesinin aksini ispata yarar güçlü ve kesin deliller olmadığını, ayrıca davacı taraf haczedilen malların kendisine ait olduğunu ispatlar hiçbir güçlü ve kesin delil, fatura dahi sunmadığını, borçluların hali hazırda faaliyette bulunan ticari işletmeler ardına gizlenerek faaliyette bulunduğunu, borçlu ile davacı şirket arasında çok açık bir şekilde organik bağ bulunduğunu, davacı tarafın tacir olduğunu ödemenin yapıldığı tarihte hukuki destek almakta olduğunu, ödemenin, davacı tarafından, hiç bir ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin dava dışı 3. şahıslar ile yapılan protokoldeki tutarlarda ve tarihlerde yapıldığını, davacı taraf tbk 195 ve devamı maddeleri anlamında borcu üstlenen 3. kişilerin borcunu ödemiş olduğunu müvekkili davalı taraftan iadesini talep ettiklerini belirterek, davanın taraf sıfatı yokluğu ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, Esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, karar verilmesini, davanın reddini talep etmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.Hukuk Dairesinin 06/06/2024 tarih, 2024/613 Esas ve 2024/1092 karar sayılı ilamı ile; "...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/3-80 E. 2022/107 K sayılı ilamı bu konuda emsal nitelikte olup, "...asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır. O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir... yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır. Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz. Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir..." gerekçesine yer verilmiştir. O halde mahkemece, davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından (bkz. Yargıtay HGK 2022/3-80 E., 2022/107 K.) ve yukarıda açıklanan resen gözetilen sebeplerle de, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne" mahkeme kararının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Dairemiz kaldırma kararı sonrasında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Davacı tarafından haciz tehdidinden korunmak amacıyla ihtirazi kayıtla borcun yatırıldığı, yatırılan paranın davalı alacaklının mal varlığına dâhil olduğu, davacının istemi, kendisinden haksız şekilde fazladan tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatabın davalı olması gerektiği, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerektiği (Aynı doğrultuda YHGK'nın 2022/80 E., 2022/107 K. sayılı ilamı), huzurdaki davanın süresinde ikame edildiği, davalı faktoring şirketinin faktoring sözleşmesi ile iktisap ettiği çeke ilişkin başlatılan icra takip borçlusu adına yapılan haciz işlemleri neticesinde davacı 3.kişi tarafından itirazi kayıt ile dosya borcunun ödendiği, davacı ile dava dışı borçlular arasında organik veya fiili bağa ilişkin ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamında toplanılan deliller üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde; icra takip dosyasında borçlu adına gidilen adreste davacının bulunduğu, hacze konu mahcuzların davacının ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı, 17/09/2020 ile 16/01/2023 tarihleri arasında davacı ile dava dışı takip borçlusu BGM Tarım..şirketinin aynı adreste faaliyette bulunduğu, şirket ortaklarının, temsil ve ilzama yetkili kişilerin farklı olduğu, davacının dava dışı iş bu borçlunun gümrük müşavirliğini yapması nedeniyle aralarında ticari ilişkinin bulunduğu, dava dışı borçlunun davacı şirkete borçlu olduğu, diğer borçlular ile davacı arasında alacak borç vb ilişkinin bulunmadığının tespit edildiği, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulduğu, HMK 222. madde uyarınca tarafı lehine delil teşkil ettiği, haciz mahal adresinde bulunan evrakların iş bu ticari ilişki nedeniyle doğalında olduğu, tek başına mülkiyet iddiasına delil teşkil edemeyeceği, organik bağa ilişkin iddiaların ise şirket ortakları ve yetkililerin farklı olması, akrabalığa ilişkin iddianın olmaması, somut emare bulunmaması nedeniyle yerinde olmadığı, borçlu şirketin şube adresi ile aynı adreste faaliyette bulunulmasına dayalı organik bağ ile şirketin paravan şirket olarak kullanıldığına dair iddia yönünden yeterli delil kabul edilemeyeceği, yapılan haczin haksız olduğu ve muvazaalı halin olmadığına ilişkin mahkemece kanaat oluştuğu, davalı icra takip alacaklısı tarafından organik bağa ilişkin iddianın ispatlanamadığı, mülkiyete ilişkin ispatın davacı tarafça sağlandığı, haciz tehdidi altında davacı tarafından yapılan ödemenin davacıya iadesi gerektiği anlaşılmakla davanın kabulüne, davacı tarafça dava dışı şirketin borcu nedeniyle ödenen 400.000,00 TL sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine" karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği halde, esasa girilerek davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olduğunu, davacının ödemelerini 18.07.2023 tarihinde dava dışı ... ve ... ile yapılan protokole istinaden yaptığını, 3. Şahısların borcunu ödemiş olduğundan müvekkili davalıdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, 18.07.2023 tarihinde müvekkil ile dava dışı 3. kişilerle yapılan protokolde; İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... E. ve İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosya borcunun tasfiyesine ilişkin 3. şahıslar ... keşideci ve ... ... ile mutabakata varıldığını, varılan mutabakatta toplam borç 400.000,00 TL olup, bu çerçevede taraflarına 18.07.2023 tarihinde haricen 150.000,00 TL ödeme yapıldığını ve kalan kısım için de Yerel Mahkeme dosyasında suretleri yer alan iki adet bono verildiğini, 3. şahıs bono borçlusunun borcu üstlenmeyi kabul ettiğini, müvekkili davalıya yapılan ödemler müvekkilinin dava dışı kişilerden alacağına ilişkin olarak yapılmış haklı bir ödeme olup, müvekkilinden talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ancak yapmış olduğu söz konusu ödemeleri dava dışı borcunu ödediği yukarıda belirttiğimiz kişilerden talep edebileceğinden huzurdaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini,-dosya kapsamında rapor alınmış olsa da; taraflar arasında ileri sürülen hususların tespitinde alınan raporun eksik kaldığını, itirazları üzerine ek rapor alınmadığını, -dava dışı 3. Kişiler ile yapılan protokol 18.07.2023 tarihli olup, haciz baskısından söz edilemeyeceğini, Davacının 18.07.2023 tarihli protokol ile dosya borçlarını kabul ederek müvekkiline senet veren ve her tür dava itiraz hakkından feragat eden dava dışı 3. Şahıslar olan ... ve ...'nın borcunu müvekkili davacıya ödediğini, davaya konu olayda haciz baskısından söz edilmeyeceğini, haciz baskısı bulunmadığını, ödemelerin davacı tarafından hiçbir itirazi kayıt ileri sürülmeksizin dava dışı 3. Şahıslarla yapılan protokoldeki tarihlerde ve yine protokol ile belirlenen tutarlarda yaptığını, hiç bir ihtirazi kayıt konulmaksızın yapılan ödemenin iadesinin Yargıtayın yerleşik kararları ile de sabit olduğu üzere mümkün olmadığını, davacı sermaye şirketi tacir olup, imzalarının ve ihtirazi kayıt ileri sürmeksizin ödeme yapmanın neticelerini bilebilecek durumda olduğunu,-Davacının TBK 195 ve devamı maddeleri anlamında borcu üstlenen 3. kişilerin borcunu ödemiş olduğundan müvekkili davalıdan iadesini talep edemeyeceğini, müvekkili ile dava dışı ... ve ... ile yapılan 18.07.2023 tarihli protokol ile İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyalarındaki borçlar üstlenildiğini ve davacının da dava dışı 3. Şahısların üstenmiş olduğu bu borcu kendi rızası ile müvekkiline ödediğini, bu ödemelerin sebepsiz zenginleşme olarak kabulü ve iadesinin istenmesinin mümkün olmadığını -Yerel Mahkemenin haciz mahallinde bulunan nitelikli evrakların ve borçlu ile davacı şirketin haciz mahallini birlikte kullanmalarının mülkiyet karinesine ispat teşkil etmediği şeklindeki tespitinin de usul, yasa ve içtihatlara da aykırılık teşkil ettiğini, dosya borçlusu ... ...Limited Şirketi'ne ait, borçlu şirket kaşesi, borçlu ile .... Tic. Arasında imzalanan 01.06.2021 tarihli sözleşme, borçlu şirkete ait imza sirküleri ve yine bilgisayarda borçluya ait klasörler mevcut olduğu tespit edildiğini ve bu durumun da tutanağa derc edildiğini, haciz mahallinde borçluya ait evrakların bulunması halinde İİK.'nun 97/a maddesi hükmünde öngörülen mülkiyet karinesi borçlu, dolayısıyla davalı alacaklı yararına olacağını, bilirkişi raporunda da davacı ile dosya borçlusunun haciz yapılan "Işıktepe Mah. ... Cad. ... Nilüfer/BURSA" adresi 17.09.2020-16.01.2023 tarihleri arasında 3 yıl 3 ay birlikte kullanmış olduğu, bu durumda da yine Yargıtay'ın yerleşik içtihatları uyarınca mülkiyet karinesi müvekkili davalı lehine olacağını, bu durum borçlu şirket ile istihkak iddia eden 3. Şahıs arasında organik bağı da ortaya koyduğunu, -Yerel Mahkemenin haczedilen mahcuzların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu şeklinde tespitinin eksik ve taraflarınca itiraz edilen bilirkişi incelemesine dayanmakta olup; doğru olmadığını, faturaların mülkiyet karinesinin aksini ispata yarar kesin ve güçlü deliller olmadığını, bu nedenle de söz konusu faturalara delil niteliği atfedilebilmesi için bunlarda yer alan bilgiler ile mahcuzların birbirini tutması, yine söz konusu fatura bedellerinin ödenmiş olduğunun banka veya ticari defter ve kayıtlar ile tespiti gerektiğini, huzurdaki davada bu husus ispat edilememesine karşın usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğin,-Davacı dosya borçlusunun kiracısı olduğunu iddia ettiğini ancak kira bedellerinin ödendiğine dair dosyaya herhangi bir incelemede yapılmamış olmasının eksik inceleme neticesinde karar vermesi nedeniyle de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, takip borçlusu olmayan davacının haciz baskısı altında takip borcuna istinaden ödeme yapmış olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından alınan 12/05/2025 tarihli talimat bilirkişi raporuna göre; "...Davacı ... Limited Şirketinin dava konusu işlemlerin olduğu 2023 yılında e-defter mükellefi olduğu, yasal defterlerin yevmiye ve defteri kebir (büyük defter) elektronik ortamda ilgili yasa hükümlerine uygun olarak yasal süresi içerisinde gönderilmiş olduğu, ilgili yasa hükümlerine göre e-defter tutma sürecinde hesap döneminin ilk ayına ait beratın alınması açılış onayı, son ayına ait beratın alınması, kapanış onayı, diğer aylara ait, beratların alınması ise ilgili aylara ait defterlerin sahibini lehine delil teşkil ettiği, hacze konu ilgili demirbaşların yasal defter ve belgelerde 255-demirbaşlar hesabında kayıtlı bulunduğu, davacı Davacı ... Limited Şirketi ve takip borçlusu ...Ltd.Ştinin Bursa Nilüfer İlçesinde 17/09/2020-16/01/2023 tarihleri arasında aynı adreste faaliyette bulunduğu, davacı ve takip borçlusu şirket ortaklarının, şirket temsil ve ilzam etmeye yetkili olan kişilerin farklı kişiler olduğu, Davacı ... Limited Şirketi takip borçlusu ...Ltd. Şti. Gümrük müşavirliği yaptığı ve bu nedenle iki firma arasında ticari ilişkisinin bulunduğu, 2023 yıl sonu itibariyle 208.510,96 TL borcunun olduğu, diğer takip borçluları ile herhangi bir ticari ilişkisi ve ticari bağlantısının olmadığı, diğer takip borçluları ile ilgili alacak borç durumunun bulunmadığı" belirtildiği görülmüştür. İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir; Davalı ...Faktoring Anonim Şirketi, dava dışı ... ...Limited Şirketi, ...Anonim Şirketi ve ... Limited Şirketi aleyhine 30/12/2022 günlü ... Seri Nolu 125.000,00 TL'lik için ferileri ile birlikte toplam 137.467,12 TL üzerinden kambiyo takibi yapıldığı, davacının takipte taraf olmadığı görülmüştür. Bu dosyadan yazılan talimatla Bursa 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından haciz mahalli olan Işıktepe Mahallesi, ... Caddesi, ... Nilüfer/BURSA adresinde16.05.2023 tarihinde davacının istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığı, aynı adreste 18.07.2023 tarihinde yeniden haciz işlemi yapıldığı görülmüştür. İstanbul 8. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir; Davalı ...Faktoring Anonim Şirketi, dava dışı ... ...Limited Şirketi, ...Anonim Şirketi ve ... Limited Şirketi aleyhine 25/12/2022 günlü ... Seri No lu çeki 125.000,00 TL'lik çek için ferileri ile birlikte toplam 137.442,29 TL üzerinden kambiyo takibi yapıldığı, davacının takipte taraf olmadığı görülmüştür. Bu dosyadan yazılan talimatla Bursa 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasından Haciz mahalli olan Işıktepe Mahallesi, ... Caddesi, ... Nilüfer/BURSA adresinde 16.05.2023 tarihinde davacının istihkak iddialı haciz işlemi yapıldığı, görülmüştür.İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/283 Esas ve 2023/304 Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir; ''İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından BURSA 7. İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyasından 16/05/2023 tarihinde yapılan fiili hacizde haczedilen emval üzerinde üçüncü şahıs ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin ileri sürmüş olduğu istihkak iddiasına karşı alacaklı tarafından yapılan itiraz üzerine mahcuza müşterek zilyed bulunmuş olmasına binaen müstehik üçüncü şahıs Mercii Kararının tebliğ tarihinden itibaren 7. Gün içinde istihkak davası açmakta muhtar olmak üzere takibin DEVAMINA'' şeklinde karar verildiği görülmüştür.Davalı tarafından sunulan 18.07.2023 tarihli protokol incelendiğinde; ''İstanbul 31. İcra Müdürlüğünün ... E. Ve İstanbul 8. İcra dairesi ... E. sayılı dosya borcunun tasfiyesine ilişkin 3. Şahıslar ... (TC:...) KEŞİDECİ ve ... (TC: ...) ... ile aşağıdaki şekilde mutabakata varılmış olsuğu, Şöyle ki; Yukarıda esas numarası yazılı dosyalardan borçları toplamda 400.000,00 TL (dörtyüzbintürklirası) olup18.07.2023 tarihinde 250.000,00 ti (ikiyüzellibintürklirası) dosya borçlarına istinaden haricen alınmıştı Kalan Dosya borçları 150.000,00 TL ( yüzellibintürklirası) aşağıdaki özellikleri haiz 2 adet bono düzenlenmek suretiyle aşağıda belirtilen hususlarda anlaşmaya varılmıştır.18.07.2023 keşide tarihli, 24.07.2023 vade tarihli keşide bedelli 50.000,00 - tI (ELLİBİNTÜRKLİRASI) KEŞİDECİSİ ... (TC:...) ve AVALİSTİ ... (TC: ...)bir adet bono, 18.07.2023 keşide tarihli, 31.07.2023 vade tarihli keşide bedelli 100.000,00 tI ( YÜZBİNTÜRKLİRASI) KEŞİDECİSİ ... (TC:...) ve AVALİSTİ ... (TC: ...) olan bir adet bono olmak üzere toplamda iki adet bono düzenlenerek alacaklı vekiline teslim edilmiştir Teslim edilen bono vadesinde ödendiğinde dosya borcuna mahsup edilecektir. Bonolar vadesinde ödenmediği takdirde bonolar muaccel olacak ve alacaklı icra dosyasındaki işlemlere kaldığı yerden devam edebileceği gibi, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla iş bu bonolar icra takibine konu edilecektir.'' şekilinde düzenlenerek ... ve ... isimli kişiler tarafından imzalandığı görülmüştür.İİK 72. Maddesine dayalı açılacak istirdat davalarında davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip borcunun 3. Kişi tarafından ödenmesi halinde de, borçlu sıfatı bulunmayan 3. Kişiye takip hukukuna özgü düzenleme getiren İİK 72.maddeye dayalı istirdat davası açma hak ve yetkisi vermez. Eldeki davada davacı takip borçlusu olmadığı halde haciz baskısı altında, takip borcuna karşılık yapmış olduğu ödemenin tahsilini talep etmiş olmakla, davanın hukuki dayanağı TBK 77. ve devamı maddelerde düzenlenen sebepsiz zenginleşme müessesesidir ve davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu açıktır.Bursa 7. İcra Dairesi'nin ... Talimat sayılı dosyasındaki 16/05/2013 tarihli haciz tutanağı incelendiğinde, davacının istihkak iddiasında bulunduğu, İstanbul 4.İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2023/283 Esas ve 2023/304 Karar sayılı dosyası ile üçüncü şahıs ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin ileri sürmüş olduğu istihkak iddiasına karşı alacaklı tarafından yapılan itiraz üzerine mahcuza müşterek zilyed bulunmuş olmasına binaen müstehik üçüncü şahıs Mercii Kararının tebliğ tarihinden itibaren 7. Gün içinde istihkak davası açmakta muhtar olmak üzere takibin devamına karar verildiği ve istihkak davasının açılmadığı anlaşılmıştır.Davacının haciz mahallinde hazır bulunduğu, istihkak iddiasında bulunmuş olduğu, istihkak davasını açmamış ise de, yaptırılan bilirkişi incelemesinde, Davacı ... Limited Şirketi ve takip borçlusu ...Ltd.Şti'nin Bursa Nilüfer İlçesinde 17/09/2020-16/01/2023 tarihleri arasında aynı adreste faaliyette bulunduğu, davacı ve takip borçlusu şirket ortaklarının, şirket temsil ve ilzam etmeye yetkili olan kişilerin farklı kişiler olduğu, Davacı ... Limited Şirketi takip borçlusu ...Ltd. Şti. Gümrük müşavirliği yaptığı ve bu nedenle iki firma arasında ticari ilişkisinin bulunduğu, buna göre aynı adresi Gümrük müşavirliği yapması nedeniyle kullandığının kabulünde aykırılık bulunmayıp aksinin de kanıtlanamadığı, haciz mahallinde istihkak iddiasında bulunulmasının ihtirazi kayıt mahiyetinde değerlendirilmesi gerektiği, ödemelerin haciz baskısı ile verildiği kabulünde aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2025 tarih ve 2024/390 E., 2025/520 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 27.324,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 6.831,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 20.493-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026