İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, mali ve manevi zararının tazmini amacıyla öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı ile anlaşma yoluna gitmeye çalışıldığını ancak bu teşebbüsü sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin, 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/203 KARAR NO: 2026/388 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:05/10/2023 NUMARASI:2021/514 E. - 2023/149 K. DAVANIN KONUSU:Muhtemel Tecavüzün Men'i, Maddi ve Manevi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, mali ve manevi zararının tazmini amacıyla öncelikle arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı ile anlaşma yoluna gitmeye çalışıldığını ancak bu teşebbüsü sonuçsuz kaldığını, müvekkilinin, 1960 yılından beri resim sanatıyla profesyonel olarak ilgilenen, sanat ve resim camiasında adı iyi bilinen yaşayan önemli ressamlardan biri olduğunu, müvekkilinin, ...’nın aralarındaki dostluğun bir nişanesi olarak ...’nın davaya konu yağlıboya portresini yılların verdiği birikimle büyük bir emek ve özverinin ürünü olarak 1988 yılında resmetmiş ve ...’ya hediye ettiğini, davaya konu söz konusu tablonun orijinali halen ...’nın Beşiktaş'taki evinde bulunduğunu, müvekkiline ait dava konusu eser daha önce ... Yayınevi tarafından yayımlanan "... ..." isimli kitabın kapak sayfasında yer aldığını, kitabın künye bilgilerinin yer aldığı sayfada ise eserin müvekkiline ait olduğu açıkça belirtildiğini, portrenin, davalı tarafından 12.08.2020 tarihinde izinsiz yayınlandığını, ihlali gerçekleştirerek hem FSEK tarafından sanatçıya verilen hakların başında gelen ''umuma arz yetkisi'' aşınmış hem de bu paylaşımların çeşitli kullanıcılar tarafından kullanılmasına önayak olması sebebiyle bu yetkinin aşılması durumunun kapsamı genişlediğini, söz konusu paylaşımın Facebook gibi kullanıcı kitlesi geniş bir sanal platformda ( 2021 yılı ilk çeyreği itibarıyla dünyada aktif Facebook kullanıcı sayısı 2,85 milyar olarak dünya çapındaki en büyük sosyal ağ olarak kayıtlara geçmiştir ) paylaşılarak ciddi sayıda izleyiciyle buluşturulması umuma arz yetkisinin hiçe sayılması olduğunu, tüm bu nedenlerle; FSEK 66.maddesi uyarınca muhtemel tecavüzün men’ini, davalı şirket, söz konusu tabloyu müvekkilinin bilgisi ve onayı olmaksızın kullanması sebebiyle 5846 sayılı FSEK 68/1 maddesi uyarınca, müvekkilinin sözleşme yapılması halinde isteyebileceği bedelin 3 katının bilirkişi raporu neticesinde tam ve kesin miktar belirlendiğinde artırılmak üzere şimdilik 100 TL’sinin söz konusu ihlalin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek olan avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, müvekkilinin manevi haklarının haleldar olması sebebiyle 5846 sayılı FSEK 70.maddesi uyarınca ihlale konu her bir ayrı olay bakımından ihlal edilen manevi hakların ayrı ayrı değerlendirilmesi suretiyle toplamda 1.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihlerinden itibaren işleyecek olan kanuni faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekilinin 22/06/2023 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 21.000-TL maddi tazminat talep ettiği görülmüştür. CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan görselin ana ögesi olan ve ülkemizin güzide spor kulüplerinden ... Kulübü' nün efsane ismi ...' yı bu vesile ile bir daha saygı ile andıklarını, kendisi tüm takım taraftarlarının nazarında memleketlerine mâl olmuş saygı değer bir şahsiyet olduğunu, ... Belediyesinin 5393 sayılı Belediye Kanunu nezdinde iş ve işlem tesis eden ve kamu tüzel kişiliğini haiz olan bir kamu kurumu olduğunu, tesis ettiği tüm iş ve işlemlerde doğrudan kamu yararı gözeterek tasarrufta bulunduğunu, dava konusuna bakıldığında ... Kulübü'nün onursal başkanı ...'nın ölümünün yıl dönümü sebebiyle ... Belediyesi sosyal medya hesabından anma mesajı paylaşıldığını ve bunun da ...' ya ait olan bir görsel eşliğinde gerçekleştirildiğini, ölüm yıl dönümünün yaslı bir anlam ifade etmesi sebebiyle de siyah beyaz bir fotoğraf tercih edildiği anlaşıldığını, bu paylaşım 13/08/2020 tarihinde ...'nın ölüm yıl dönümünde yapıldığını, davacının haksız davası ve tüm taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2021/514 esas, 2023/149 karar sayılı, 05/10/2023 tarihli kararı ile; "Maddi tazminat talebinin kabulüne; 21.000 TL maddi tazminatın, dava tarihi olan 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kabulüne, 1.000 TL manevi tazminatın, dava tarihi olan 23/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan birlikte alınarak davacıya verilmesine, Muhtemel Tecavüzün Men'i talebinin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan değerlendirmelerin davalı tarafın kamu tüzel kişiliğine haiz mahalli idare olan bir belediye idaresi olduğu gerçeğini göz önüne alınmadan oluşturulduğunu, 5393 sayılı Kanun gereği belediyeler kamu hizmeti sunan tüzel kişilikler olduğunu, faaliyetlerinde her zaman kamu yararını gözeterek iş ve işlem tesis ettiklerini, dava konusu irdelendiğinde ülkemizin güzide spor kulüplerinden ...' nın efsane başkanı ...'nın vefatının yıl dönümü dolayısıyla hiçbir kar veya maddi menfaat amacı güdemeyecek olan ... Belediyesi'nin sosyal medya hesabından yayınladığı bir anma ilanının netice itibariyle davada hüküm kurulacak şekilde ve kamu menfaatine aykırı biçimde sonuçlanmasının kabul edilecek bir husus olduğunu, irdelenmesi gereken en önemli hususun eser sahibi davacının idarece bu eser ile ilgili sonuç doğuran işleminin zarar görüp görmediği hususu olduğunu, belediye sosyal medya hesabında olağan bir anma mesajı sebebi ile paylaşım yaptığını, mahkemece davalı idarenin ödeme yükümlülüğü altına sokacak nitelikte bir ihlal kararı vermesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, dosyada alınan bilirkişi raporlarında dahi kök raporda eser hakkında maddi değerin 500,00 TL olacağı yargılamanın devamında geçen süre zarfında alınan ek raporda ise ekonomik şartlar gereği tablonun orijinalinin değerinin 10.000,00-TL olacağı şeklinde tespitler bulunduğunu, bu tespitlerden hareketle bir fikri sınai mülkiyet hakkının ihlal edildiğine hükmedilebilmesi için sanat eseri sayılan eserin üçüncü kişiler tarafından menfaat elde etmesi ve bir şekilde eserin fazlaca çoğaltılarak bundan bir gelir elde etmeyi planlaması veya gelir elde etmesi gerektiğini, küçük bir ilçe belediyesinin resmi sosyal medya hesaplarında kısa süreli şekilde ve sınırlı kişinin erişebildiği bir anma mesajının davacı asilin fikri mülkiyet hakkını ihlal etmesinin mümkün olamayacağını, davacı tarafça idarelerine konu hakkında ulaşıldığında derhal söz konusu paylaşım talep üzerine silindiğini ve kabul anlamına gelmemekle birlikte ortada olumsuz bir durum varsa iyi niyetli bir şekilde sonlandırıldığını, davacı tarafın sergilediği bu hukuki manevralar sayesinde bilinirliğinin arttığını belirterek mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklara tecavüz iddiasına dayalı olarak muhtemel tecavüzün önlenmesi (men'i) ile FSEK 68. maddesi uyarınca 3 kat maddi tazminat ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.Dosyanın tetkikinde; davacının eser sahibi olduğu ... portresinin (güzel sanat eserinin) davalı belediyenin facebook sosyal medya hesabında 13/08/2020 tarihinde paylaşım yapılarak umuma iletildiği ihtilafsız olup dosya kapsamında davacı tarafından davalı yana “...” portresinin kullanımına ilişkin izin verildiğine dâir herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu suretle davacı eser sahibinin mâli ve manevi haklarının ihlal edildiği, davacının maddi ve manevi tazminat talep edebileceği anlaşılmış olup ilk derece mahkemesince takdir edilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının somut olay adaletine uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu nedenlerle, istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 05/10/2023 tarih ve 2021/514 E., 2023/149 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.502,82 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 375,71 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.127,11 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026