İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizce verilen karara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulması ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına marka sicilinde kayıtlı, ... unsurlu markaları mevcutken, davalı ... ... Gıda S…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1065 Esas KARAR NO: 2025/1596 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 01/06/2021 NUMARASI : 2019/227 E. - 2021/93 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizce verilen karara karşı, temyiz yasa yoluna başvurulması ve kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesince bozulması üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. adına marka sicilinde kayıtlı, ... unsurlu markaları mevcutken, davalı ... ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından "..." ibaresinin kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkili markalarının marka unvanlarında yer alan "..." ibaresini içerir markayı tüketici gördüğü zaman bu ürünün ya da markanın yer aldığı mecraların müvekkili şirkete ait olduğu güven ile alışveriş yaptıklarını, davalı firmanın "..." ibaresini kullanımının ortalama hedef kitle nezdinde iltibas yol açacak şekilde sattığı ürünlerde kullanıldığını, bu kullanımının haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkilini zarara uğrattığını, ayrıca davalı yetkililerinin karıştığı olay nedeniyle iki firmanın ülke genelinde toplumda ciddi bir tepki ve karışıklık oluşturduğunu, bu durumun müvekkilinin ticari itibarının kaybına ve zararına yol açtığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutmak kaydıyla şimdilik, haksız rekabetin tespiti, men'i ve davalının tedbiren ... ibaresini kullanımının durdurulmasına, müvekkilinin uğradığı zarar ve itibar kaybına karşılık 5.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı tarafça tazmini ile ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Tazminat talepleri yönünden dosya tefrik edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karıştırılma ihtimalinin bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim v.s. Sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olduğunu, davacı yanın markasından görsel ve işitsel olarak farklı bulunan ve tescilli markası kullanan davalı yanın TTK m.55 kapsamında iltibas ve haksız rekabet oluşturacak bir eşleminden söz edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "... mahkemece ihtiyati tedbir talebi nedeniyle dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından sunulan 16/09/2019 tarihli rapor ile davacı markaları ile davalı kullanımları arasında benzerlik olduğu ve iltibasa sebep olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının TPMK nezdinde tescilli 2018/16733 numaralı ... ... ... YE markalarının 29, 30. Sınıflarda 2017/44892 numaralı ... ... markasının 29, 30. Sınıflarda, 2017/15776 numaralı ... + ŞEKİL markasının 05. Sınıfta, 2017/00447 numaralı ... markasının 40. Sınıfta, 2016/15660 numaralı ... BİZİM ... markasının 29, 30. Sınıflarda, 2014/91106 numaralı ... ... markasının 29, 30. Sınıflarda, 2011/90176 numaralı ... + ŞEKİL markasının 35. Sınıfta, 2010/79856 numaralı ... KAHVALTI BÜFELERİ markasının 29, 30. Sınıflarda, 2008/00353 numaralı ... 5 PEKİYİ markasının 29,30, 32. Sınıflarda, 2007/34066 numaralı ... ... markasının 30. Sınıfta, 2007/06637 numaralı ... Klasik markasının 29,30 32. Sınıflarda, 2007/06636 ... GOLD+ŞEKİL markasının 05,29, 30 ve 32. Sınıflarda 2006/31100 numaralı ... SUSAM YAĞI markasının 29. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalının ise 2005/05073 numaralı ... ... markasının 05, 29, 30 ve 43. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, tarafların celp edilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin 24/08/2000 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin ise 11/07/1991 tarihinde tescil edildiği, her iki tarafından özelikle tatlı ve ... sektöründe faaliyet gösterdiği, davacı tarafından dosyaya sunulan deliller incelendiğinde, davalı tarafından ... ... isimli iş yerinin bulunduğu broşür ve kataloglarda ... ... ve ... büyük yazılarak ... ibaresi küçük yazılmak suretiyle kullanıldığı, taraf markaları arasında tescil itibariyle davacı markalarının ..., davalı markasının ise ... ... olduğu, bir bütün olarak değerlendirildiğinde her ne kadar ... ve ... benzese de davalı markasının önünde yer alan ... isimlerinin markayı davacı markalarından farklı kıldığı bu haliyle markalar arasında benzerlik olmadığı fakat, davalı tarafından gerek iş yerinde gerekse broşürlerde kullanımların ... olarak tek başına veya ... hakim unsur olarak öne çıkartılmak suretiyle kullanıldığı, davalı bu kullanımlarının tescilli marka kullanımından farklı olduğu ve tek başına ... veya hakim unsur olarak ...' nun kullanılması nedeniyle davacıya ait ... markasına yaklaşıldığı, bu bakımından ortalama tüketici nezdinde her iki markanın ayniyet derecesinde benzer olması nedeniyle iltibasa yol açtığı, davacının ... esas unsurlu çok sayıda tescilli markası olması nedeniyle, davalının kullanımlarının davacı markasının tanınmışlığı ve itibarından faydalanmaya yönelik ortalama tüketici nezdinde karıştırmaya sebebiyet verecek şekilde ve her iki markanın aynı firmanın markalarıymış izlenimi uyandırabileceği, davalının bu kullanımlarının Türk Ticaret Kanunun 55. Maddesinde yer alan dürüstlük kuralına aykırı davranış olduğu " gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Müvekkilinin, 1951 yılından bu yana, baklavacılık ticari iştigal alanında faaliyet gösterdiğini, ticaret unvanını, ''... ... GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ'' olup, söz konusu unvanın 11.07.1991 tarihinde İTO nezdinde de tescil edildiğini, müvekkili şirketin, daha davacı şirketin kurulmasından önce baklavacılık sektöründe bulunan ve ''... ...'' ifadeleriyle ayrı bir marka değeri kazanmış bir şirket olduğunu, hem kendi eski soyadları hem de baklavacılık sektöründe bir başlangıç yapan 3. Kuşak dedelerinin adı olmasından kaynaklanan kullanım olduğunu, marka değeri olan '' ''... ...'' ismini 21.05.2005 başvuru tarihi ile Türk Patent ve Marka kurumu nezdinde tescil etmiş olduğunu, salt ses benzerliği bulunmasından kaynaklı olarak işbu davanın açıldığını, dosyada esasa ilişkin bir bilirkişi raporu dahi bulunmamasına rağmen hiçbir delil ya da inceleme yapmaksızın davanın kabulüne karar verildiğini,-İhtiyati tedbir talebi bakımından bir ara karar kurulabilmesi için, müvekkili davalı şirket tarafından daha herhangi bir cevap dilekçesi dahi verilmeden, 06.09.2019 düzenleme tarihli bilirkişi incelemesi gerçekleştirildiğini, bu rapor dayanak yapılarak müvekkili şirket aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, rapor incelendiğinden davacının savlarının incelendiği ancak müvekkili şirketin hiçbir beyanının dahi yer almadığının anlaşıldığını, Dosyanın 03.03.2020 tarihli ön inceleme duruşmasında ise ilk derece mahkemesince bilirkişi için ara karar kurulduğunu ancak davacı yanın söz konusu ara kararda belirtilen delil avansını kesin süre içerisinde yatırmadığını, Davacı yanın, kendi usulü bir hatası sebebiyle bilirkişi incelemesi, yani delilin kullanılmasından vazgeçildiğini, , müvekkili şirketin cevap dilekçesi dahi vermesinden önce alınmış bilirkişi raporunu dayanak yaparak davanın kabulüne karar verildiğini, savunma haklarının kısıtlandığını, davanın esası hakkında bir hüküm verilebilmesi için tam ispata ihtiyaç olduğunu, ihtiyati tedbirler için tam ispat değil, yaklaşık ispat yeterli olduğunu, somut uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin davanın esası ile bilirkişi incelemesine gitmesini istediğine göre daha tam bir kanaate ulaşamamış olduğu anlaşıldığını, Davacı yanın, iddiasını dayandırdığı delilleri ispat edememesine rağmen davanın kabulüne karar vermesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu,-Müvekkili şirketin, 1951 yılından bu yana yani 70 yılı aşkın süredir özellikle baklavacılık sektöründe faaliyet gösterdiğini, Müvekkilinin, ticari hayatını kendi öz soy adı aracılığıyla kazandığını, iltibas ya da benzerlik sebebiyle haksız rekabete yol sebebiyet verildiği iddiasını kabul etmediklerini, 1951 yılından bu yana aynı ad ile kendi müşteri çevresini edinen müvekkili şirketin davacı yandan daha eski bir geçmişi bulunduğunu, gerek ''...'' ibaresinin baklavacılık sektöründe kullanımı bakımından gerekse ticaret unvanı bakımından şirketlerin tescil anını zamansal değerlendirmeye tabi tutulduğunda, müvekkili şirketin daha önceye dayanan bir geçmişi olduğunu, Bulgaristan, Gürcistan, Ukrayna ve Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliği ülkeleri nezdinde Türk Baklavacılık ve Gastronomi Sanatını buluşturan bir ticari değeri bulunan müvekkili şirketin ''... ...'' olarak tanınmışlığı ve ünü bulunduğunu, -Davacı yanın müvekkili şirketin ''...'' ibaresini kullanarak haksız rekabete yol açtığını iddia ettiğini, müvekkilinin 1991 yılından bu yana ticaret unvanı olan ve 2005 yılından bu yana tescilli markası olarak devam eden marka değeri '' ... ...'' ifadesi olduğunu, tek başına ''...'' olarak kullanıldığı iddiasını kabul etmediklerini, Müvekkili şirketin marka değerini ve tanınmışlığını ''... ...'' ifadeleri ile kullandığını, müvekkilinin markasından tek bir kelimeyi çekerek haksız rekabete yol açtığını iddia etmenin hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını, müvekkili şirketin, özellikle toptan ve perakende baklavacılık sektöründe uzmanlaştığını, Davacının ise helva, tahin ve reçel gibi daha çok hazır tüketim ürünlerini pazarladığını, ticari tanınmışlığını yine bu ürünler üzerinde market zincirleri vasıtasıyla gerçekleştirdiğini, Müvekkillerinin tabelalarında dahi ''...'' ibaresini özellikle belirtildiğini, ortalama bir tüketicinin ''... ...'' markalı bir ... ile ''...'' markası ile helva ya da reçel arasındaki farkı rahatlıkla anlayabileceğini, iltibas tehlikesi bulunmadığını, yazı tipi, deseni, yazı stili gibi şekle ilişkin bir karşılaştırma yapıldığında da markaların uzaktan ya da yakından birbirine benzemediğini,-İşbu davanın açılmasından yaklaşık 30 yıl önce davacı şirketin ana kuruluşu olan Gaziantepli ... ... Baklavaları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından müvekkili şirket yetkililerinin babası...'e yönelik olarak Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde, haksız rekabetten kaynaklı olarak dava açıldığını, söz konusu davada, davacı yanın davayı takipsiz bırakarak düşmesine neden olduğunu, davacı şirketin ana kuruluşu olan ''Gaziantepli ... ... Baklavaları San. Ve Tic. Ltd. Şti.'' yetkilileri/ortakları ile davacı şirket yetkilileri/ortakları arasında 2. Derecede kan hısımlığı bulunduğunu, Davacı şirket ile ana şirketin, müvekkili şirketten sonra kurulmasına rağmen, nedensizce müvekkiline çeşitli şekillerde husumet yönelttiğini, 30 yıl önce de ana şirket nezdinden yine haksız rekabete dayalı müvekkil şirketin yetkililerinin babası...'e dava ikame edildiğini ve takipsiz bırakılarak düştüğünü, Davacı şirketin de söz konusu davanın var olduğunu, akrabası tarafından yönetilen ana şirket ile müvekkili arasında haksız rekabete dayalı bir davanın bundan 30 yıl önce yürüdüğünün bilincinde olduğunu, söz konusu davanın düşmesinden yaklaşık 30 yıl sonra işbu davanın açılmasının açıkça hakkın kötüye kullanılması ve taciz amacını taşıdığını, Davacı yanın söz konusu davanın var olduğunu bilmesine rağmen 30 yıllık bir süre zarfında müvekkiline yönelik dava ikame etmediğini, sessiz kaldığını, müvekkili şirketin markası daha eskiye dayanması sebebiyle haksız rekabet olgusunu kabul etmemekle birlikte, davacı yanın da 30 yıl gibi bir süre zarfında sessiz kaldığının somut dosyadan anlaşıldığını, davanın reddine karar verilmesi gerekmesine rağmen hatalı şekilde davanın kabul edilmesi nedeniyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin iddiasını ispat ettiğini, dosyada yer alan bilirkişi raporunun, karar vermeye yetecek nitelikte olduğunu, Müvekkilinin ihtiyati tedbir için bilirkişi raporunun tanzimi için mahkemece takdir edilen 750,00 TL'yi vaktinde verdiğini, Bilirkişinin raporunu tanzim ederken incelediği hususların 03/03/2020 tarihli ön inceleme tutanağındaki tarafların tespitine itiraz etmedikleri uyuşmazlık konularını içerdiğini, Dava dilekçesinde değindikleri #Seyidoğluboykot sosyal medya kampanyasının dahi tek başına iltibası ispatlamaya yettiğini, 06.07.2019 günü yaşanan ve basına ve sosyal medyaya da yansıyan, hamile bir kadının aracına saldırılması olayında adı geçen Hasan ve Hüseyin Sel davalı firma yetkilileri olmalarına rağmen müvekkili ... firmasının yetkilileri olduğu düşünüldüğünü, bu kişilerin müvekkili şirketin değil ... firmasının yetkilileri olduğu ve müvekkili şirketle geçmişte ya da şu an herhangi bir bağı olmadığı hususu açıklanmaya çalışılsa da sosyal medya da müvekkilinin adının binlerce olumsuz paylaşımda geçtiğini, Sınai Mülkiyet Kanunu md.7/5-a uyarınca ''Marka sahibi, üçüncü kişiler tarafından dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde, markasının aşağıda belirtilen biçimlerde kullanılmasını engelleyemez: a)Gerçek kişilerin kendi ad veya adresini belirtmesi.'' Davalı yanın bu hükümden yola çıkarak dürüstçe bir kullanım içinde olduğunu iddia ettiğini ancak davalı yanın bu iddiasının da mesnetsiz olduğunu, Davalı yan'ın şirket yetkililerinin soyadı -davalı şirketin kurulmasından da evvel- ''SEL'' olduğunu, davalı yanın, müvekkilinin markasını kullanımı ''dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışında'' bir kullanım olmadığını, Davalı yanın, müvekkilinin markasını iltibas ederek dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğini, davalı yanın, tescil ettirdiği markasının ''Hasan &Hüseyin ...'' olmasına rağmen ''...'' kelimesini öne çıkarıp müvekkilinin tescilli markasına ait renkleri tabelalarında , reklamlarında ve ürünlerinde kullandığını, tarafların aynı sektörde iştigal etmeleri, müvekkilimizin markası ile davalı yanın markasının fonetiğinin ayırt edilemeyecek derecede benzer olması, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin en yüksek düzeye ulaşmasına sebebiyet verdiğini, Sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilebilmesi için müvekkilinin davalı yanın haksız fiilinden haberdar olması gerektiğini, Davalı şirketin ve markasının varlığından sosyal medyada müvekkili şirket aleyhine çığ gibi büyüyen ağır ithamlar ve eleştirilerden ve şirketlerine karşı başlatılan boykottan sonra haberdar olunabildiğini, Davalı yanın ileri sürdüğü davada taraf dahi olmayan müvekkilinin sessiz kalmasının söz konusu olmadığını, haksız rekabet etme hususu anlık gerçekleşen bir olgu olmadığını, haksız fiil teşkil eden eylemin, davalı şirketin tescil ettirdiği ''... ...'' ibaresi yerine ''...'' ibaresinin ön plana çıkarılarak kullanılması olduğunu, Davacı yanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dairemizin 01/07/2024 tarihli, 2021/1587 Esas, 2024/1210 Karar sayılı kararıyla; davalı kullanımının 43. sınıfta ve tatlı emtiasında 30. sınıfta olduğu, davalının 2005/05073 numaralı ... ... markasının 05, 29, 30 ve 43. sınıflarda tescilli olduğu, tarafların celp edilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin ticaret unvanının 24.08.2000 tarihinde, davalı şirketin ise 11.07.1991 tarihinde tescil edildiği, davalının davaya konu markasal kullanımının 43 ve 30. sınıflarda olduğu göz önüne alındığında, davacının 43 ve 30. sınıfta tescilli markasının 2017/44892 numaralı SYD Grup+şekil markası ile 30. sınıfta tatlı emtiasında tescilli ... ... ... Ye+şekil, 2018/16733 sayılı ... ...+şekil markaları olduğu, davacının 2007/34066 numaralı ... ... markasının 30. sınıfta, 2007/06637 numaralı ... Klasik markasının 29,30 32. sınıflarda olduğu ancak tatlı emtiasında tescilli olmadığı, davalının tek başına ... ibareli tescilli markasının 40. sınıfta tescilli olduğu, 43. sınıfta sadece 2017/44892 numaralı SYD Grup+şekil markası bulunduğu, davalının 43. ve 30. sınıf yönünden marka tescili ve unvanından kaynaklanan öncelik hakkı bulunduğu, markanın kullanıldığı 43. sınıfta restorancılık hizmet sınıfı ile, 30. sınıfta tatlı emtiasında kullanım yönünden, davalının tescile dayalı olarak kullandığı, ... ... ibareli markasal kullanım ile, davacının 43. sınıfta tescilli SYD Grup+şekil markası ve 30. sınıfta tatlı emtiasında tescilli ... ... ... Ye+şekil markası ve ... ...+şekil markasının iltibas ve marka kullanımının tecavüz oluşturmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne, kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2025 tarihli, 2024/5418 Esas- 2025/3835 Karar sayılı kararıyla; "... her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince ticaret sicil kayıtları ve marka tescil tarihleri değerlendirilerek öncelik hakkının davalı şirkette olduğu sonucuna ulaşılmışsa da, davacının talebi davalının kullanımlarının davacının markaları ile iltibasa yol açacağı yönündedir. Somut olayda davalı şirketin tescilli markası "... ..." şeklinde olmasına rağmen davalı şirketin markasını "... ..." olarak veya "..." ibareleri büyük yazılarak "..." ibaresi küçük yazılmak suretiyle kullandığı, gerek iş yerinde gerekse broşürlerde "..." ibaresinin hakim unsur olarak öne çıkartıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının kullanımlarının tescilli marka kullanımından farklı olduğu, davacıya ait markalara yaklaşıldığı, iltibasa sebep olduğu ve kullanımın haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle, Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı vekili bozma ilamına uyulmasını, davalı vekili ise önceki kararımızda direnilmesini talep etmiştir. Usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davalı tarafça, davacıya ait "..." ibareli markaları ile karıştırılmaya yarayan önlemler alınması nedeniyle, haksız rekabetin tespiti , durdurulması ve refi talebiyle açılmıştır.Uyuşmazlık davalının markasal kullanımlarının davacı markaları ile iltibas teşkil edip etmediği, haksız rekabet yaratıp yaratmadığı noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında bulunan, davacı vekili tarafından sunulan görseller ile davalı işyerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde rapor içeriğinde sunulan görseller ve işyerinde kullanılan menü örneğinden, davalı kullanımının 43. Sınıfta ve tatlı emtiasında 30. Sınıfta olduğu anlaşılmaktadır.Davacı yan, sahibi oldukları "..." ibareli markanın benzerinin davalı tarafından işyerinde izinsiz olarak kullanıldığını, davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından yararlandığını, bu eylemin haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla eldeki davayı açmıştır. Davacının TPMK nezdinde, SYD Grup+şekil 2017/44892 numaralı markasının 43. ve 30. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, tescilli 2018/16733 numaralı ... ... ... YE markalarının 29, 30. Sınıflarda, 2017/44892 numaralı ... ... markasının 29, 30. Sınıflarda, 2017/15776 numaralı ... + ŞEKİL markasının 05. Sınıfta, 2017/00447 numaralı ... markasının 40. Sınıfta, 2016/15660 numaralı ... BİZİM ... markasının 29, 30. Sınıflarda, 2014/91106 numaralı ... ... markasının 29, 30. Sınıflarda, 2011/90176 numaralı ... + ŞEKİL markasının 35. Sınıfta, 2010/79856 numaralı ... KAHVALTI BÜFELERİ markasının 29, 30. Sınıflarda, 2008/00353 numaralı ... 5 PEKİYİ markasının 29,30, 32. Sınıflarda, 2007/34066 numaralı ... ... markasının 30. Sınıfta, 2007/06637 numaralı ... Klasik markasının 29,30 32. Sınıflarda, 2007/06636 ... GOLD+ŞEKİL markasının 05,29, 30 ve 32. Sınıflarda 2006/31100 numaralı ... SUSAM YAĞI markasının 29. Sınıfta tescilli olduğu görülmüştür.Davalının ise 21/02/2005 başvuru numaralı 2005/05073 numaralı ... ... markasının 05, 29, 30 ve 43. Sınıflarda tescilli sahibi olduğu, tarafların celp edilen ticaret sicil kayıtları incelendiğinde, davacı şirketin ticaret unvanının 24/08/2000 tarihinde tescil edildiği, davalı şirketin ise 11/07/1991 tarihinde tescil edildiği anlaşılmıştır.Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; davalı tarafın 2005 yılında tescil edilmiş markalarını, tescil edilenden farklı şekilde, markada yer alan "..." ibaresinin öne çıkarılarak aynı sınıfta kullanmasının, davacı "..." markasına benzerlik ve iltibasa sebep olduğu beyan edilmişter.Dosyaya sunulan görseller ve davalı adresinde yapılan bilirkişi incelemesi üzerine yapılan tespitlerden, davalının tescilli markalarını tescilli olduğu şekliyle değil, tescilden farklı olarak, "... ..." yada "..." ibareleri büyük yazılarak, hakim unsur olarak öne çıkararak, davacının ... markası altında sunduğu tatlı ürünleri ve sunduğu yeme içme faaliyetlerinde karışıklığa yol açacak şekilde tabela, broşür ve menüde kullanımının, TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil ettiği, davalı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulüne,2-Davalının tescilli markasından farklı olarak, "... ..." yada "..." ibarelerini büyük yazarak hakim unsuru olarak öne çıkaracak şekilde, tabela broşür ve menüde kullanımının haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla kullanımının önlenmesine, 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 937,27 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 321,87 TL Harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, Davacı vekiline avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince takdir olunan 55.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4/c-Davacı tarafından yapılan 59,30 TL harç, 135,60 TL, tebligat ve müzekkere masrafları, 750,00 TL ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 949,90 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,4/ç-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile 556,10 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/c-Temyiz yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.107,80 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 350,00 TL posta gideri, olmak üzere toplam 2.457,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 26/11/2025