İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır "..." marka adı ile eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, 2016 yılında faaliyet göstermeye başlamış olan ... markasının, eğitim sektörünün birçok alanında bir marka değeri kazandığını, 2017/80589 v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1487 KARAR NO : 2025/1714 İNCELENEN ARA KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 03/09/2025 tarihli ara karar NUMARASI : 2025/153 E. TALEP: İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP DİLEKÇESİ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uzun yıllardır "..." marka adı ile eğitim alanında faaliyet gösterdiğini, 2016 yılında faaliyet göstermeye başlamış olan ... markasının, eğitim sektörünün birçok alanında bir marka değeri kazandığını, 2017/80589 ve 2016/61444 tescil numaralı markaların TPMK nezdinde müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının 2022/101622 ve 2022/101618 tescil numaralı markalarının ayırt edicilik ve çatı vasfını "..." ifadesinin oluşturduğunu, aynı ismin ... adına tescilli ortalama kullanıcı/yararlanıcı tarafından açıkça ayırt edilemeyecek bir karışıklık oluşturacağından sonradan tescil edilen markaların hükümsüzlüğü ile terkini isteme gerekliliği doğduğunu, açıklanan nedenlerle, müvekkilinin haklarının acilen ve etkinlikle korunması gereği ve oluşabilecek zararın telafisinin ileride mümkün olmaması nedeniyle davalı adına hukuka aykırı olarak tescil edilmiş müvekkiline ait markayla ilişkili olarak her türlü kullanımın tedbiren önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece 03/09/2025 tarihli ara karar ile; "Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde; dosyadaki mevcut deliller arasında bilirkişi vasıtasıyla yapılmış bir tespit ve rapor bulunmadığı, ayrıca delil tespiti veya rapor alınmasına yönelik bir talebi de olmadığı anlaşılmakla mevcut aşamada yaklaşık ispat kurallarının bulunmadığı anlaşıldığından ileride alınacak rapor sonrası yeniden değerlendirilmek üzere davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir taleplerinin hukuka aykırı olarak reddedildiğini, “... EĞİTİM KURUMLARI” ve "... FEN BİLİMLERİ ..." marka adlarının ... adına tescilli olduğunu, bu duruma rağmen ...'in yaptığı başvuru ile "... Yayınları" ve "... Eğitim Kurumları" markalarının adına tescil edildiğini, hukuka uygun olarak yapılan bir marka tescilinin varlığına ve bu marka ile müvekkilinin faaliyetlerinin devam ettiğinin bilinmesine rağmen haksız ve hukuka aykırı olarak aynı faaliyet alanlarında bu marka adlarının tescil edilmesinin hükümsüz tescil örneği olduğunu, işbu hususun dosyaya sunulan TPMK evrakları ile ispat edildiğini, yaklaşık ispat koşullarının sağlandığını, davalının haksız tescil ile tescil ettirdiği markaların kullanımı halinde müvekkili bakımından geri döndürülemez zararların oluşabileceği ve haksız rekabet ortamı kurularak müvekkilinin marka tanınırlığından yararlanılacağı aşikar olduğundan ihtiyati tedbir ile işbu hususların önlenmesi gerektiğini, karşı tarafın faaliyetlerine ... markasını kullanmasının önüne geçilmesi açısından ihtiyati tedbir kararı verilmemesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin yaklaşık ispat şartı bulunmadığını ifade ettiyse de davalı tarafın marka kullanımına ve yayınına ilişkin olarak tescil evrakları resmi kayıtlar ile sabit olduğundan yaklaşık ispat şartının yerine geldiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Talep; davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine dayalı olarak ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. İlk derece mahkemesi tarafından; yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; davanın markanın hükümsüzlüğü istemli olup markayla ilişkili olarak her türlü davalı kullanımının tedbiren önlenmesinin talep edildiği, dava dilekçesi ile talep edilen ihtiyati tedbir istemi yönünden mevcut delil durumu itibari ile hükümsüzlük iddiası kapsamında yaklaşık ispata elverişli delillerin bulunmadığı, bilirkişi raporunun mevcut olmadığı, delil tespit istemine başvurulmadığı saptanmış olup davacının iddialarının yargılamayı gerektirdiği, bu nedenlerle işbu hükümsüzlük davasında markanın kullanılmaması yönünde tedbir kararı verilemeyeceğinden ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu nedenlerle ihtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/09/2025 tarih ve 2025/153 E. sayılı ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025