İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 2016 yılında bizzat kendisinin ve dava dışı eşi ...'ın çizip tasarladığı ve yapım metodu da kendilerine ait olan ev dekorasyonunda sıklıkla tercih edilen hasır örtü runnerları "..." markasıyla " ... " kullanıcı adıyla Instagram hesabı üz…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1094 KARAR NO : 2025/1601 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 25/04/2023 NUMARASI : 2021/117 E. - 2023/85 K. DAVANIN KONUSU: Tasarımın Hükümsüzlüğü İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 2016 yılında bizzat kendisinin ve dava dışı eşi ...'ın çizip tasarladığı ve yapım metodu da kendilerine ait olan ev dekorasyonunda sıklıkla tercih edilen hasır örtü runnerları "..." markasıyla " ... " kullanıcı adıyla Instagram hesabı üzerinden son kullanıcıya satışa başlamış, e-ticaret sektörüne giriş yaptığını, Davalı taraf ise davacı müvekkilinin yakın akrabası olup, müvekkiline ait yapım metotları ve ürün tasarımlarını akrabalık ilişkileri ve sair yollarla öğrenerek kendisinin izni ve bilgisi olmaksızın aynı sektörde "..." markasıyla satış yapmaya başladığını, Davalı taraf, davacı müvekkiline ait "..." markası adı altında kullanılan sosyal medya hesaplarında yer alan muhtelif tarihlerde kamuoyuna arz edilmiş ve ticari faaliyetlerine konu çeşitli tescilsiz tasarımları ve yine sosyal medyada yer alan bazı tasarımları birebir kopyalayarak Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, Davalının tescil ettiği tasarımlar davacı müvekkilimin tasarımları benzerlik bakımından karşılaştırıldığında, davalının tasarımlarının ayırt edici olmadığını, davalının, müvekkilinin tasarımlarından ve ticari faaliyetlerinden, akraba olmaları hasebiyle haberdar olduğunu, Nitekim davalının, müvekkilin ve sosyal medyada yer alan dava dışı kimselerin tescilli olmayan tasarımları ile birebir aynı/ayniyet derecesinde benzer tasarımlarını, hiçbir teknik gereklilik olmamasına rağmen kopyaladığı ve hak elde etmeye çalışarak tescil başvurusunda bulunduğu açık olduğunu, Müvekkilinin önceki tarihli kullanımları sebebiyle davalının tescil tarihinden önce kamuya arz edilmiş olup yenilik şartını da sağlamadığı, yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımayan, kötü niyetli olarak tescil edilen davalı yana ait 2020/05016 başvuru, 2020 05016 tescil numaralı ve 20.07.2020 tescil tarihli Hasır ... (Masa Örtüsü) endüstriyel tasarımının 1,2,3,5,7 ve 8 nolu tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve TPMK sicilinden terkinine karar verilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, "..., ..., ..." isimli tasarımlarının, müvekkilinin tescilli tasarımlarıyla benzer hatta birebir aynı olduğunu savunmuşsa da bu husus gerçeği yansıtmadığını, davacının "..." adını verdiği tasarım ile müvekkilinin ... tescil numaralı ve numaralı tasarımı arasında yuvarlak şekillerin sayısı, boyutu, diziliş şekli ve örüntü bakımından farklılık bulunmakta; müvekkilinin tasarlamış olduğu üründen ilk bakışta dahi ayırt edilebildiğini, davacının, "..." adlı tasarımının müvekkilinin ... tescil numaralı ve 2 numaralı tasarımı ile de ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu iddia etmiş ise de işbu iki tasarım arasında da yuvarlak şekillerin sayısı, boyutu, diziliş şekli ve örüntü bakımından farklılıklar bulunduğunu, davacının "..." ismini verdiği tasarım ile müvekkilinin 2020/05016 tescil numaralı ve 3 numaralı tasarımı ise yine gerek kullanılan yuvarlak hasırlar gerek dizilim gerekse ortaya çıkan genel çerçeve itibariyle ayırt edici şekilde farklı olduğunu, davacının "..." adını verdiği tasarım ile müvekkilinin 2020/05016 tescil numaralı ve 5 numaralı tasarımı ise benzer olmalarına rağmen; yuvarlakların dizilimi itibariyle ayırt edici farklılık arz ettiğini, davacı, müvekkilinin 7 numaralı tasarımının H. Toprak adlı tasarımcıya ait olduğunu ve bu tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu iddia etmişse de müvekkilinin tasarımının renk ve örgü sıklığı itibariyle farklı olduğu bizzat davacı tarafından da ikrar edildiğini, H. Toprak adlı kişinin tasarımının müvekkiline ait 7 numaralı tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu kabul edilse bile; davacının, dava dışı kişiye ait tasarımları dayanak göstererek müvekkiline ait 7 numaralı tasarımın hükümsüzlüğünü talep etmesinde herhangi bir menfaatinin olmaması sebebiyle işbu talebi hukuka aykırı olduğunu, davacı, müvekkilinin 8 numaralı tasarımının "..." adlı kullanıcıya ait olduğunu ve ve bu tasarım ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu iddia etmiş ise de işbu tasarım; "..." adlı kullanıcının kamuya arz etmiş olduğu 25.08.2019 tarihinden çok daha önceki bir tarih olan 17.12.2017 tarihinde ... tarafından kamuya arz edildiğini, piyasaya sunulmuş olan hasır masa örtüleri, niteliği itibariyle zaten genel anlamda birbirleriyle benzerlik göstermekte olup tasarımların geliştirilmesi bakımından seçenek özgürlüğünün oldukça kısıtlı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/117 esas, 2023/85 karar sayılı, 25/04/2023 tarihli kararı ile; "Dosya içerisine alınan bilirkişi raporları, kayıt ve belgeler, sicil dosyaları,taraf iddia ve savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; Dava davalı adına tescilli 2020/05016 numaralı tasarımın yenilik ve ayırt edicilik unsurlarını taşımaması sebebiyle hükümsüzlüğüne ilişkin olup, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, her ne kadar tasarım hükümsüzlüğüne ilişkin davalarda tanık dinlenilmesine gerek olmasa da tarafların akraba olması tanık dinlenmesi hususunda beyanda bulunmaları üzerine hukuki dinlenilme kapsamında tanıkların dinlenildiği, dinlenen tanık beyanlarından genel olarak bir takım tasarımların dava dışı ... tarafından çizilip tasarlandığı, davalı ...' ın uzun yıllardır hasır işleri ile uğraştığını davacının eşi olan dava dışı ...' nın bu işi öğrenmek için davalının yanında bir süre bulunduğu, davacının da öğretmenlik mesleğinden ayrıldıktan sonra hasır işini öğrenmek için davalıdan yardım istediğini, davalının ve dava dışı eşinin, işin öğretilmesi bakımından davacıya yardımcı olduğu hususunun anlaşıldığı fakat dava konumuzun tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olması sebebiyle tasarımların yeni ve ayırt edici olup olmadığı yönünde aldırılan bilirkişi raporunda davaya konu tasarımların 3 - 5 - 7 ve 8 numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde görüş bildirildiği ek raporda da aynı görüşün muhafaza edildiği buna göre davalının uzun yıllardır hasır örme işleri ile ticari faaliyetini sürdürdüğü, davacı ile olan akrabalık ilişkileri sebebiyle davacının davalı yanında işi öğrendiği ve daha sonra aynı sektörde ayrı olarak ticari faaliyette bulunduğu tasarımların hükümsüzlüğüne ilişkin olarak aldırılan bilirkişi raporunda, davacı tarafından sunulan ürün görselleri ile davalı tasarım karşılaştırıldığında sunulan ürün görsellerinin 2016 - 2017 ve 2018 tarihli olduğu, konusunda uzman tasarım bilirkişisi raporuna göre 1 ve 2 numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu, 3 - 5 - 7 ve 8. numaralı tasarımların ise daha önce piyasaya sunulup yenilik ve ayırt edicilik kriterini sağlamadığının belirtilmesi karşısında, tasarım konusunun teknik uzmanlık gerektiren alanlardan olması sebebiyle bu hususta bilirkişi raporu ile bağlı kalınarak Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalı adına tescilli 2020/05016 -3,5,7 ve 8 numaralı tasarımların HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece sırf bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulduğunu, bilirkişi heyetinin açıkça kanuna aykırı olarak teşekkül ettiğini, çözümü teknik bilgi ve uzmanlık gerektiren konularda birden fazla bilirkişiden oluşan bir bilirkişi heyetine dosyanın tevdii edilmesi mümkünse de bilirkişi heyetinin tek sayıda bilirkişiden oluşması gerektiğinin kanunda vurgulandığını, ancak istinaf başvurusuna konu dosyada bilirkişi raporunu tanzim eden bilirkişi heyetinin çift sayıda bilirkişiden oluşmakta olduğunu, teşekkül olunan bilirkişi heyetinin kanun hükmüne aykırı olduğunu, bu hususun bilirkişi raporlarına karşı beyan dilekçesinde belirtilmiş olmasına rağmen taleplerinin değerlendirilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı ve dayanaksız olduğunu, mahkemenin davacının SMK 78.maddesindeki hak sahipleri arasında yer almadığını ve dava dışı üçüncü kişilere ait tasarımlara dayanarak hükümsüzlük talep etmekte hukuki yararı bulunmadığını göz ardı ettiğini, bilirkişi raporunun aksine daire sayısı, malzeme, doku ve teğet geçme şekilleri gibi kriterler açısından tasarımlar arasında apaçık ayırt edici farklılıkar bulunduğunu, tescil edilen tasarımların bizzat müvekkili tarafından çizildiğini veya üçüncü kişi tasarım sahiplerinin rızası ve muvafakati ile tescil edildiğini gösteren tanık beyanları ve delillerin mahkemece tamamen yok sayıldığını, tanık beyanlarına neden değer atfedilmediği açıklanmaksızın yalnızca teknik bilirkişi raporundaki benzerlik tespitine bağlı kalınarak eksik inceleme ve usul ile yasaya aykırı şekilde tasarımların hükümsüzlüğüne karar verdiğini, tasarımların değerlendirilmesinde ayırt edicilik ve seçenek özgürlüğü kısıtlarının yoksayıldığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın bilirkişi incelemelerine ve rapora karşı beyanlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının tasarımlarının benzerlik ve ayırt edicilik unsurlarını haiz olmadığını, aynı sektörde faaliyet gösteren davacı müvekkilinin hukuki yararı mevcut olduğunu, davacı yanca seçenek özgürlüğüne ve ayırt ediciliğine dair beyanların temelsiz olduğunu, müvekkilinin ilgi tasarımların kendisine devrini yahut başkaca bir talebini öne sürmeyerek sadece kanunda belirtilen şartları taşımayan tasarım tescillerinin hükümsüz olduğu gerekçesiyle terkinini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; davalı adına tescilli 2020/05016 sayılı, 1,2,3,5,7 ve 8 nolu (Hasır ... /Masa örtüsü) tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli 2020/05016 sayılı 3,5,7 ve 8 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Tasarımın hükümsüzlük hâlleri dava tarihi itibari ile yürürlükte olmakla uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 77. maddesinde düzenlenmiş olup davalı adına tescilli tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliğini hâiz olup olmadığı hususunda ihtilafın mevcut olduğu anlaşılmıştır.Somut uyuşmazlığa bakıldığında; davalı tarafın hukuki menfaat eksikliğine yönelik istinaf sebebinin tetkiki yönünden uygulanması gereken SMK'nın 78. maddesi gereğince tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan hâller dışında menfaati olanlar tarafından istenebilmektedir. Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre sadece önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü maddelere göre ise ancak tasarım hakkına sahip kişiler tarafından ileri sürülebilmektedir. Somut olayda SMK'nın 77/1-a bendine göre hükümsüzlük istemi mevcut olup davacı tarafın hükümsüzlük talebinde menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığı ileri sürülmüş olup yenilik ve ayırt edicilik değerlendirmesi özel ve teknik bilgi kapsamında bilirkişi incelemesini gerekli kılmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından 1 bilişim, 1 tasarım uzmanı olmak üzere 2 kişiden oluşan bilirkişi heyetinin oluşturulduğu görülmüş olup davalı tarafından, tek sayıda bilirkişi seçilmediğinden bahisle kanuna aykırı olduğu ileri sürülmüş ise de HMK'nın 267. maddesi gereğince mahkeme, bilirkişi olarak, yalnızca bir kişiyi görevlendirebilmektedir. Ancak, gerekçesi açıkça gösterilmek suretiyle, tek sayıda, birden fazla kişiden oluşacak bir kurulun bilirkişi olarak görevlendirilmesi de mümkündür. Nitekim mahkeme tarafından aynı uzmanlık alanında tek bir bilirkişinin görevlendirildiği, bu suretle farklı uzmanlık alanında birer bilirkişiden oluşan 2 kişilik bilirkişi heyeti tesis edilmesinde kanuna aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Tescilli tasarımın geçerliliğinin mutlak yenilik şartının varlığına bağlı olduğu, mutlak yenilikten söz edilebilmesi için de tasarım tescil başvurusu yapılan ürünün görünümünün dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulan tasarımlardan yararlanma ve benzetme serbestisi ilkesi sınırları içinde kalmak kaydıyla, küçük ayrıntıların ötesinde farklı özelliklere sahip olması gerekli ve yeterli görülmektedir. Dosyada mübrez bilirkişi raporları kapsamında gerekçeli ve denetime elverişli şekilde inceleme yapılarak sonuçlarının değerlendirildiği, davacı tarafından sunulan ürün görselleri ile davalı tasarımı karşılaştırıldığında sunulan ürün görsellerinin 2016 - 2017 ve 2018 tarihli olduğu, mukayese görsellerin tasarım başvuru tarihinden ve SMK'nın 57/2 maddesinde betimlenen on iki aylık rüçhan süresinden öncesine ait olduğu, tasarım uzmanı bilirkişi tespitlerine göre seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda 3 - 5 - 7 ve 8 numaralı tasarımların başvuru tarihi itibari ile yeni ve ayırt edici olmadığı yönünde kanaate ulaşıldığı, dosya kapsamında aksi yönde delilin bulunmadığı anlaşılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 25/04/2023 tarih ve 2021/117 E., 2023/85 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025