İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fusbet, koruma ve medikal olmak üzere üç farklı sektörde hizmet veren ve uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren bir sanayi kuruluş olduğunu, motosiklet sürücüleri için koruyucu ekipmanlar ürettiğini, ancak hal böyle iken, davalı …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1431 KARAR NO : 2025/1805 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 15/09/2022 NUMARASI : 2021/299 E. - 2022/181 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin fusbet, koruma ve medikal olmak üzere üç farklı sektörde hizmet veren ve uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren bir sanayi kuruluş olduğunu, motosiklet sürücüleri için koruyucu ekipmanlar ürettiğini, ancak hal böyle iken, davalı tarafından TPMK nezdinde ... başvuru numarası ile motosiklet korucuyu ekipmanlarına ilişkin tasarım tescili alınmış olduğunu, davalının bu haksız tasarım tesciline dayanarak piyasada üretim yapan müvekkili şirkete ve diğer bazı şirketler aleyhine haksız şekilde ihtiyati tedbir kararı alarak üretimi engellemeye çalıştığını ve davalı tarafından tescili alınan tasarımın mutlak yenilik unsurunu içermediğini iddia ederek, davalı adına ... sayı ile tescilli çoklu endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı vekili her ne kadar davanın esasına ilişkin bir cevap dilekçesi vermemiş ise de, 06/06/2022 tarihli bilirkişi raporuna yönelik itiraz dilekçesindeki beyanlarında özetle; müvekkili şirketin 2006 yılından bu yana ulusal ve uluslararası alanda motosiklet kullanıcıları ve savunma sanayi için koruma malzemeleri üreten bir firma olduğunu, dava konusu edilen tasarımın müvekkili şirket tarafından yıllarca devam eden... çalışmaları ile bulunduğunu, tasarımı geliştirerek bugünlere getirdiğini, davacının bu davayı açarak haksız kazanç peşinde olduğunu, müvekkilinin tasarımın yenilik kriterlerine haiz olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Taraf vekillerince deliller sunulduktan ve resen celbi gereken deliller de toplandıktan sonra dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, dosyanın tevdi olunduğu bilirkişi heyeti hazırlamış olduğu 13/05/2022 havale tarihli raporda sonuç olarak, davalı tarafa ait hükümsüzlüğü talep edilen ... (1), (2), (3), (4), (5), (6), (7), (8), (9) ve (10) numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 25/03/2021 tarihinden önce kamuya sunulduğu, bu sebep ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığı belirtilmiştir. Davalı vekili rapora itirazında laboratuvar analizi yapılması gerektiğini ayrıca müvekkilinin yeni olacak şekilde yeniden tescil ettirdiğini beyanla yeni bir heyetten rapor alınmasını istemiş ise de, tasarım tescili ile koruma altına alınan ürünün fonksiyonu olmayıp, dış görünümü olduğundan ve dava tecavüz davası olmayıp hükümsüzlük davası olduğundan sonraki başkaca tescil başvurusunun bu dosyada değerlendirilmesi mümkün olmadığından yeniden rapor alınması yönündeki itirazı reddedilmiştir. Bilirkişi raporu teknik yönden yeterli olduğundan hükme esas alınmıştır. Bu itibarla davalı adına olan çoklu endüstriyel tasarım tescili tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olup, yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı gerekçesi ile, 1-Davacının davasının kabulüne, davalı adına tescilli ... tescil nolu çoklu endüstriyel tasarımlarının tamamının yeni ve ayırt edici nitelikte olmamaları nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 2006'dan beri motosiklet kullanıcıları ve savunma sanayi için koruma malzemeleri üreten, yüksek meblağlı... yatırımları ile İHA-SİHA yakıt tankı gibi ileri teknolojili ürünler de geliştiren, ... markasının ve ... numaralı tasarım tescilinin sahibi olduğunu, bu ... markalı ürünlerin çarpmalara ve darbelere karşı yüksek teknolojili, CE sertifikalı koruma sağladığını ve yıllarca süren... çalışmalarıyla insan vücudunun terleme oranına göre hava kanalları geliştirerek ve çevre dostu yeşil rengi seçerek tasarımını yenilediğini belirttiğini, ancak Yerel Mahkeme'nin davanın kabulü yönündeki kararının usule ve kanuna aykırı olduğunu, çünkü önceden ayakkabı tabanı üreten davacının, müvekkilin ... markalı ürününün tescilli tasarımını, rengini, kalıplarını, üzerindeki işaretleri ve ismini birebir taklit ederek piyasaya sürdüğünü ve haksız rekabete yol açtığını, bu nedenle açılan tespit davasında davacının müvekkiline ait tasarımı kullandığının bilirkişi raporuyla sabitlendiğini, buna rağmen davacının kötü niyetle ürünün yenilik unsuru taşımadığı iddiasında bulunduğunu ve mahkemeyi yanılgıya düşürerek lehine karar almasına sebep olduğunu, yerel mahkemenin, tescil edilen tasarımın Türk Patent Enstitüsündeki yenilik unsurları ile tescil edildiği halinin talep edilip değerlendirmeye alınması, ... analiz raporlarının istenmesi ve ek rapor alınması yönündeki taleplerini dikkate almadığını, ayrıca dava dilekçesinin 3. sayfasında gösterilen şemadaki 1621-1:2012 standardının sırt koruması değil eklem koruması standardı olduğunu ve davacının bu gerçeğe aykırı bilgiyle mahkemeyi ve bilirkişileri yanlışa yönlendirdiğini, 4. ve 5. sayfalardaki benzerlik iddialarının da eklenen test şablonlarıyla doğru olmadığını ve davacının örnek gösterdiği ürünün aslında müvekkili şirketin tescilli ve ihraç edilen yerli ve milli ürünü olduğunu, müvekkilin bu izinsiz kullanımdan dolayı ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle büyük zararlar gördüğünü, davacının ise Sınai Mülkiyet Kanunu hükümlerine aykırı hareket ettiğini belirterek itirazlarının kabulü ile Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa dilekçesinde özetle; dosya kapsamına sunulan bilirkişiler tarafından davalının ...- 1,2,3,4 5,6,7,8.9.10 çoklu tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 25.03.2021 tarihinden çok önce, kanundaki yıllık müsamaha süresinden de önce 19.07.2014 ve 15.11.2017 tarihlerinde kamuya arz edildiği ve bu nedenle yenilik ve ayırt edici nitelikte olmadığı tespit edildiğini, Bu haliyle SMK md. 77 Uyarınca tasarımın hükümsüzlüğü şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkeme tarafından verilen haklı kararın onanması gerektiğini, davalı tarafın istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesinin talep etmiştir GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalı yana ait ... tescil numaralı çoklu tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini davasıdır. TPMK kaydına göre,021/003422 tescil numaralı tasarım tescil belgesinin, 25/03/2021 tarihinden itibaren 5 yıl müddetle davalı adına tescilli olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.13/05/2022Tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;" Davalı tarafa ait Hükümsüzlüğü talep edilen ... – 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9 ve 10 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 25.03.2021 tarihinden önce kamuya sunulduğu, bu sebep ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nun 56/4. Maddesine göre bir tasarımın aynısı tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. Yenilik tanımındaki küçük ayrıntının sınırları somut olaya göre farklılık göstermektedir. Aynı tasarımlardaki renk, malzeme veya boyutsal farklılıklar çoğu zaman tek başına bir ürünü farklılaştırmada yeterli olmadığından küçük ayrıntı olarak nitelendirilir. Zira bu özellikler tasarımın görünüm özellikleri açısından asli unsuru oluşturmamakta ve istisnai bazı durumlar haricinde tasarımın kimliğini etkilememektedir. Yenilik incelenmesinde esas alınacak referans tarihi tescilli tasarımlar açısından başvuru ve rüçhan tarihidir. Yani SMK 56/4-a gereği tescilli tasarımın aynısı başvuru veya rüçhan tarihinden önce Dünya'nın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise söz konusu tescilli tasarım yeni kabul edilecektir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu benzerlik ve ayırt edici nitelik yönünden değerlendirilen tasarımların “Koruyucu” tasarım olduğu, tasarımın özellikle motor sporları ile uğraşan insanların vücutlarını darbelere koruma amacı ile üretildiği, insan vücut ve eklemleri ile uyumlu olacak biçimde temel geometrik biçimleri ve yüzey özellikleri ile farklılaşmakta ve ayırt edici nitelik kazandığı, dava konusu ... - 1 numaralı çoklu tasarım tescili iç yüzeyi boş olacak biçimde aşağıda geniş, yukarıda ise daralan elipsoid yapıda temel geometrik biçime sahip olduğu, hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan 15 Kasım 2017 tarihli ürünün temel geometrik biçiminin aynı, dış yüzeyinde yer alan kabartma desenin farklı olduğu, tasarımlar arasında bulunan tek farkın yüzey desenleri olup bu farkın tasarımın bütüncül algısı içinde küçük ayrıntı olarak algılandığı, tasarımlara ayırt edici nitelik kazandırmadığı, ürün görselleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebep ile benzer olarak algılandıkları, davalı adına olan çoklu endüstriyel tasarım tescili tescil başvuru tarihinden önce kamuya sunulduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliğini haiz olmadığı bilirkişi heyet raporu ile tespit edildiğinden, tasarımın hükümsüzlüğü şartları oluştuğundan dava sübut bulmuş olmakla mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar hukuken yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 15/09/2022 tarih ve 2021/299 E. 2022/181 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025