İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 31/10/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 2023/1166 E - 09/09/2025 tarihli ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Yönetim kurulu oluşturulamayan yönetim organı bulunmayan davalı ... Anonim Şirketin, yurt dışı şubesinden şir…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2127 KARAR NO: 2025/1938 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/09/2025 (Ara Karar) NUMARASI : 2023/1166 E. DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Fesih İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 31/10/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 2023/1166 E - 09/09/2025 tarihli ara kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Yönetim kurulu oluşturulamayan yönetim organı bulunmayan davalı ... Anonim Şirketin, yurt dışı şubesinden şirket banka hesaplarına gönderilen paranın yetkisiz temsilci ... tarafından usulsüz olarak zimmetine geçirilmesi ve şirket faaliyet merkezinin genel kurul kararı olmadan taşınmış olması, işçilik alacakları ödenmeyen işçilerin şirkete karşı alacak davaları açmaları şirketin işleriin diğer ortak tarafından kurulan ... A.Ş'ye aktarılması nedenleri ile telafisi güç zararların gerçekleşmemesi için ... A.Ş'ye yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasına, şirketin ticari işlemlerinin kayyım tarafından yerine getirilmesine karar verilmesini " talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkeme kararında; "...Davacı tarafından ayrıca davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in aynı adreste ... sicil numaralı ... A.Ş. isimli bir şirket kurulup onun da yönetim kurulu başkanı olduğunu ve rekabet yasağına aykırı davranarak şirketi zarara uğratıyor olduğunu ileri sürerek de davalı şirkete kayyım tayin edilmesini istemektedir. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Bu açıklamalara, yasa maddelerine, davacı tarafından 05/09/2025 tarihinde mahkememize sunulan talep evrakı, dava dilekçesi ve ekinde sunulan delillere göre; mahkememize sunulan talep evrakı, dava dilekçesi ve ekindeki delillerin az yukarıda değinilen davacının iddiaları hakkında davanın esası yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmadığı görülmektedir. Yukarıda açıklamalar ışığında, somut talep nedeniyle yapılan değerlendirmede, davalı şirkette organ boşluğu olmadığı, mevcut dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı değerlendirilmekle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine,..." şeklinde karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yönetim kurulu oluşturulamayan, yönetim organı bulunmayan davalı Şirketin, yurt dışı şubesinden şirket banka hesaplarına gönderilen paranın yetkisiz temsilci ... tarafından, usulsüz olarak zimmetine geçirilmesi ve şirket faaliyet merkezinin genel kurul kararı olmadan taşınmış/kapatılmış olması, işçilik alacakları ödenmeyen işçilerin şirkete karşı alacak davaları açmaları, şirketin işlerinin diğer ortak tarafından kurulan ... A.Ş.'ye aktarılması vs. nedenleri ile telafisi güç zararların gerçekleşmemesi için ... A.Ş.'ye yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasına, şirketin ticari işlemlerinin kayyım tarafından yerine getirilmesine karar verilmesi istemi ilk derece mahkemesi tarafından reddedildiğini, mahkeme delillerini değerlendirmeden, şirket ortakları arasındaki uyuşmazlık nedeniyle karar alınamamasının uzun sürdüğünü ve şirketin merkezinin kapatılarak aynı ortak ve yönetici tarafından başka bir şirket kurularak ticari faaliyetin bu şirket üzerinden yürütüldüğünü, ... şubesinden gelen büyük meblağlı paraların diğer ortak tarafından zimmetine geçirildiğini, kısaca şirketin çalışamaz hale geldiğini değerlendirmeden, dikkate almadan genel açıklamalar ile ihtiyati tedbir istemlerinin reddine karar verdiğini, İlk derece mahkemesinin red kararı, hukuka ve mahkemeye sunulan delillere uygun olmadığından, kendi içerisinde çelişkili olması nedeniyle istinaf itirazında bulunduklarını, sermaye şirketi olan dava konusu şirketin % 50 payı müvekkile, diğer % 50 pay ...'a aittir. Ortaklar arasında anlaşmazlık nedeniyle hiç bir ortak çoğunluğu sağlayamadığını, görev süresi sona eren ..., yeni yönetimi belirlemek için genel kurul çağrısı yapmadığını, şirketin yönetimi ile ilgili mutat işleri yapması gereken ... şirkettte görev aşımı yaparak ... şubesinden gelen büyük meblağlı paraları, şirket mallarını ve paralarını zimmetine geçirdiğini, şirketi iflasa sürüklediğini, şirket merkezini kapattığını, organ boşluğunun süreklilik gösterdiğini, Kayseri Genel İcra Dairesinde ... Esas sayılı dosyada, mahkeme kararına dayanılarak başlatılan, şirket hakkında bilgi ve belge alma hakkı ... tarafından engellendiğini, Ticari defter ve belgelere erişimin sağlanamadığını, ...'da şubesi bulunan ve Türkiye'de temin edilen işçileri ...'ya götürerek enerji ile ilgili taahhüt işleri yapan şirket faal olup cirosunun yüksek olduğunu, bu olaydan sonra müvekkil ...'ün, şirketi tek başına temsile yetkili yönetim kurulu üyesi olmasına rağmen yönetimden dışlandığını, şirkete erişimi kapatıldığını, uzun süre kar payı ve gelir ödemesi de yapılmadığını, şirket mali müşaviri tarafından kendisine cevap verilmediğini, ısrarla yönetim kurulu üyeliğini bırakması ve şirket hisselerini devretmesi için baskı ve tehdit aldığını, ... hakkında sorumluluk davası açıldığını,... A.Ş. yönetim kurulu başkanı ve diğer ortağın, şirket ile aynı faaliyet konusunda yeni bir şirket kurarak rekabet yasağını ihlal ettiklerini, şirketin içini boşalttıklarını, haklarında TTK m. 396'ya göre, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1167 Esas sayılı dava açıldığını, uzayan dava sürecinde, davacının zarar görmesi, hakkın elde edilmesinin zorlaşması ya da imkânsız hale gelmesi gibi mağduriyetlerin önüne geçmek maksadıyla kanun koyucu tarafından, davanın başında ya da davanın açılmasından önce davacı lehine hukuki himaye tesis eden birtakım tedbirlere hükmedilebileceğinin öngörüldüğünü, açılmış bir davanın sonucunun etkisiz hale gelmesini önlemeye yarayan bu geçici nitelikteki himayeye ihtiyati tedbir dendiğini, mahkemenin açıkladıkları maddi olayları hatalı değerlendirerek, şirkette organ boşluğunun olmadığı, şirket yönetiminin oy çokluğu ile sağlandığı ve sunulan delillerin yaklaşık ispata elverişli olmadığı yönündeki değerlendirmesinin maddi gerçekliğe ve hukuka uygun olmadığını, kendi içerisinde çelişkili olduğunu, TTK m. 530 hükmüne göre, Şirket genel kurulun yapılamaması, organ boşluğunun bulunması hallerinde mahkemenin gerekli önlemleri almaya yetkili olduğunu, şirket müdürü tarafından şirketin merkezi kapatılmış, usulsüz taşınmış, şirkete yurtdışı şubesinden gelen yüklü miktarda paraların yok edildiğini, aynı faaliyet konusunda başka bir şirket kurularak şirketin işleri bu şirket üzerinden yürütülmeye başlanıldığını, ... internet sitesinde dahi bu ... A.Ş.'nin ismi gösterildiğini, bu zarar verici işlemleri görmezden gelmenin, yok saymanın müvekkilinin adil yargılanma hakkının ve hukuka erişim hakkının açık ihlali olduğunu, bu nedenle iddia ve delillerinin bir kez daha değerlendirilerek, davacı müvekkilinin ortaklığından doğan maddi haklarına erişiminin sağlanması ile ileride telafisi güç durumların ortaya çıkmaması için iddialarını ispata yeterli delil sunulduğu da dikkate alınarak dava sonuçlanıncaya kadar şirket yönetiminin geçici koruma tedbiri olarak kayyıma teslim edilmesi taleplerinin kabulüne karar verilmesini beyan ederek İlk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir isteminin reddine dair, 09.09.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, Yönetim kurulu başkanlığı yetkisi sona eren, şirkette pay sahibi olmayan murahhas üye ...'in ... sicil numaralı ... A.Ş. İsimli başka bir şirket kurulup yönetim kurulu başkanı olduğu ve rekabet yasağına aykırı davranarak şirketi zarara uğratıyor olması, şirketin mal varlığı ve müşteri portföyünün devri, ... şubesinden gelen büyük meblağlı paraların yetkisiz ... tarafından çekilmesi, şirketin merkezinin fiilen kapatılması, uzun süreli yönetim kurulu toplantısı yapılamaması, yöneticisiz kalması organ boşluğunun devamlılık göstermesi, sermaye şirketinde oy çokluğu ile karar alınması imkanının bulunmadığı nedeniyle ileride telafisi güç zararlarının gerçekleşmemesi için ... A.Ş.'ye, yargılama süresince yönetim / denetim kayyımı atanmasına, şirketin ticari işlemlerinin kayyım tarafından yerine getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Yapılan inceleme sonunda; Derdest davanın, davalı ... A.Ş.'nin yönetim kurulu toplantısı gerçekleştirilmediğini ve şirketin yeni yönetiminin seçilemediğini, şirketin yöneticisiz kaldığını, şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in aynı adreste ... sicil numaralı ... A.Ş. isimli bir şirket kurulup yönetim kurulu başkanı olduğunu ve rekabet yasağına aykırı davranarak şirketi zarara uğratıyor olduğunu belirterek, şirketin malvarlığı ve müşteri portföyünün devrinin, şirketin yöneticisiz kalması nedeniyle davacının maddi haklarına erişiminin engellenmemesi, telafisi güç zararlarının gerçekleşmemesi için TMK'nun 427 ve devamı maddeleri uyarınca, ... A.Ş.'ne kayyum atanmasını,Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasına kayıtlı, ... A. Ş.'nin haklı nedene dayanılarak TTK m. 531'e göre FESHİNE, Yönetim kurulu başkanlığı yetkisi sona eren ...'in aynı adreste ... sicil numaralı ... A.Ş. İsimli bir şirket kurulup yönetim kurulu başkanı olduğu ve rekabet yasağına aykırı davranarak şirketi zarara uğratıyor olması, şirketin mal varlığı ve müşteri portföyünün devri, şirketin yöneticisiz kalması nedeniyle davacının maddi haklarına erişiminin engellenmemesi, telafisi güç zararlarının gerçekleşmemesi için TMK m. 427 vd. uyarınca, ... A. Ş.'ne yönetim/denetim kayyumu atanması taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili Av. ...' 05/09/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; yönetim kurulu oluşturulamayan yönetim organı bulunmayan davalı ... Anonim Şirketin, yurt dışı şubesinden şirket banka hesaplarına gönderilen paranın yetkisiz temsilci ... tarafından usulsüz olarak zimmetine geçirilmesi ve şirket faaliyet merkezinin genel kurul kararı olmadan taşınmış olması, işçilik alacakları ödenmeyen işçilerin şirkete karşı alacak davaları açmaları şirketin işleriin diğer ortak tarafından kurulan ... A.Ş'ye aktarılması nedenleri ile telafisi güç zararların gerçekleşmemesi için ... A.Ş'ye yargılama süresince yönetim kayyımı atanmasına, şirketin ticari işlemlerinin kayyım tarafından yerine getirilmesine karar verilmesini " talep etmiştir. Mahkeme 09/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararı ile: "....HMK'nun 389/1. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nun 390/2. maddesi göre de talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde hakim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. HMK'nun 392. maddesine göre ise mahkemem gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmaksızın ihtiyati tedbire karar verebilir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için "Yaklaşık ispat" yeterlidir yani çekişmeli vakanın gerçeğe yakın bir derecede kanıtlanması esastır. Mahkeme mevcut delillere göre tedbir isteyenin hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini icap ettiren sebeplerinde varit görülmesi gerekir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda tam kanaat değil kuvvetle muhtemel yaklaşık bir kanaatin yeterli olacağı öngörülmüş olup, iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğu kabul edilmekle birlikte zayıf bir ihtimalde olsa aksinin mümkün olduğu ihtimali gözardı edilmemelidir, bu sebepledir ki davacının haksız olma ihtimali dikkate alınarak HMK'nun 392. maddesi uyarınca teminat alınması gerekir. TMK'nun 403/2. maddesine göre kayyım belirli işlemi görmek ve mal varlığını yönetmek için atanır. Kayyım tayinini gerektiren haller başlıklı TMK'nun 426/3. maddesine göre "yasal temsilcisinin görevini yerine getirmesine engel olmaz." TMK'nun 427/4. maddesinde de "bir tüzel kişi gerekli organlarından yoksun kalırsa ve yönetim başka yoldan sağlanamazsa" kayyım atanabilir. Organlar iş başında olduğu sürece TMK'nun 403. maddenin uygulama alanı yoktur. Zira bu durumda TMK'nun 427/4. hükmü uygulanacaktır. Şirket organları (genel kurul, yönetim kurulu, denetçiler) TMK'nun 426/3. kapsamında olmadığından madde hükmü bu organları kapsamaz. Çünkü bu organlar temsilci değil şirketin bir parçasıdırlar. Şirketin zorunlu organlarından yoksun kalması, TTK'nun 435. maddesi uyarınca fesih nedenidir. Şirket ortakları arasındaki ihtilaflar nedeniyle yönetim kurulunun karar alamaması hususu "organsızlık" olarak nitelendirilebilmesi için bu durumun uzun sürmesi ve şirketin çalışamaz hale gelmesi gerekir. Türkiye Ticaret Sicil gazetesi'nin ... tarihli ve ... sayılı nüshasının incelenmesinde tedbiren kayyım tayin edilmesi talep edilen davalı şirkete 16/12/2023 tarihine kadar ... ile davacı ...'ün seçildikleri, anılan sürenin dolması nedeniyle yönetim kurulu üyelerinin, üyeliklerinin sona erdiği ve yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmediği, ancak anonim şirketlerde görev süresi biten yönetim kurulu üyelerinin bu sıfatlarının kendiliğinden düşeceğine dair bir hüküm bulunmaması nedeniyle görev süresi sona eren üyelerin, üyeliğinin askıda ve devam ettiği yeni yönetim kurulu seçilene ve göreve başlayana kadar eski yönetimin görevine devam edeceğinin kabulü gerektiği, zira, görev süresi sona eren yönetim kurulunun bu sıfatlarının, sürenin salt sona erme ile kendiliğinden düşeceğine ilişkin 6102 sayılı TTK'nda hüküm bulunmamadığı, bu itibarla, eski yönetim kurulunun görev süresinin bitmesi ile ortaklığın kendiliğinden organsız kaldığının söylenemeyeceği, eski yönetimin, bu tarz bir yorum sayesinde şirket için acil ve önemli bulunan iş ve işlemleri yapma olanağına da kavuşmuş ve böylece şirketin devamlılığı sağlanmış olup bu sonuca, yönetim kurulu ile ortaklık arasındaki vekalet sözleşmesine ilişkin TBK'nun 506. maddesi uyarınca da varılabileceği (Bkz: Çamoğlu/Poroy/Tekinalp, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 2009, İstanbul, sh, 324; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2013 tarihli, 2012/6935 Esas ve 2013/672 Karar sayılı emsal ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi'nin 04/11/2020 tarihli, 2020/1877 Esas ve 2020/211 Karar sayılı emsal karar ilamı) yeni yönetimin seçilmesine kadar iflası istenen şirkette organ boşluğu söz konusu olmayacağından TTK'nun 530. maddesinde yazılı organ boşluğu halinde uygulanması gereken usulün uygulanmasına ve kayyım tayinine gerek bulunmamaktadır. Davacı tarafından ayrıca davalı şirketin yönetim kurulu başkanı ...'in aynı adreste ... sicil numaralı ... A.Ş. isimli bir şirket kurulup onun da yönetim kurulu başkanı olduğunu ve rekabet yasağına aykırı davranarak şirketi zarara uğratıyor olduğunu ileri sürerek de davalı şirkete kayyım tayin edilmesini istemektedir. İhtiyati tedbir talebinin kabul edilebilmesi için yaklaşık ispat yeterli olup çekişmeli olan vakıanın gerçeğe yakın bir derecede ispatlanması gerekir. Mahkeme tarafından mevcut delillere göre tedbir isteyen tarafın hakkını muhtemel görmeli ve tedbir verilmesini gerektirir sebepleri de varit görmelidir. HMK'nun 390/3. maddesinde ihtiyati tedbir talebinin haklılığı konusunda tam bir kanaat değil, kuvvetle muhtemel yaklaşık bir ispatın yeterli olacağı öngörülmüştür. Bu açıklamalara, yasa maddelerine, davacı tarafından 05/09/2025 tarihinde mahkememize sunulan talep evrakı, dava dilekçesi ve ekinde sunulan delillere göre; mahkememize sunulan talep evrakı, dava dilekçesi ve ekindeki delillerin az yukarıda değinilen davacının iddiaları hakkında davanın esası yönünden yaklaşık ölçüde de olsa ispata elverişli olmadığı görülmektedir. Yukarıda açıklamalar ışığında, somut talep nedeniyle yapılan değerlendirmede, davalı şirkette organ boşluğu olmadığı, mevcut dosya kapsamı itibarı ile ihtiyati tedbir isteğinin haklılığı konusunda yaklaşık ölçüde kanaat verici delil bulunmadığı değerlendirilmekle ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur. KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1- Davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 2- Kararın birer suretinin davacı vekiline tebliğine, tebligat giderinin davacıların yatırdığı gider avansından karşılanmasına, Dair, iş bu kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere ..." karar vermiştir. Davacı vekili işbu ara kararını süresinde istinaf etmiştir. Ön inceleme yönünden bir eksikliğin bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilince sunulan istinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri yönünden esastan inceleme yapılmıştır. Davacı vekilinin benzer sebeplerle benzer şekildi talep ettiği ihtiyati tedbir istemleri hakkında mahkemesince daha önce de reddine dair gerekçeli olarak ara kararların verildiği,davacı tarafça istinaf edildiği ve dairemizin ESAS NO: 2024/569 -KARAR NO : 2024/597 ile ESAS NO: 2024/1143 -KARAR NO: 2024/1164 Sayılı ilamları ile istinaf başvurularının esastan reddine dair karar verilmiş olduğu dosyanın incelenmesinden görülmüştür. Davacı vekilinin en son verilen ve istinaf edilen 09/09/2025 tarihli ara kararıyla ilgili sunduğu İstinaf dilekçesinde ileri sürülen istinaf sebepleri, mahkemece verilen ve istinaf edilen gerekçeli ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar ile bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı birlikte incelenip değerlendirildiğinde ; derdest işbu davada davacı tarafça istenen söz konusu ihtiyati tedbirin kabulü için gerek HMK 389 vd. gerekse TTK 435,530 vd maddeleri ile TMK 427 vd maddeleri gereğince aranan gerekli ve yaklaşık ispata dair yeterli koşulların bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamına göre bulmadığı , bu nedenle davacı vekilinin söz konusu ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle ve mahkemece de , istinaf edilen 09/09/2025 tarihli gerekçeli ara kararı ile davacı vekilinin sözkonusu ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olduğundan , istinaf edilen ara kararda yazılı ayrıntılı açıklamalar , yasal sebep ve gerekçeler ile mevcut dava dosyası kapsamı birlikte gözetildiğinde , istinaf edilen ara kararda usul , yasa ve bu aşamadaki mevcut derdest dava dosyası kapsamı yönlerinden bir isabetsizlik ve aykırılığın bulunmadığı , ara kararının hukuka uygun olduğu , bu nedenlerle davacı vekilinin yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından , istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1166 Esas sayılı, 09/09/2025 tarihli ara kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun H.M.K. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken istinaf karar harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alındığından harçla ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin derdest dava sonunda ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda değerlendirilmesine, İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-f ile 391/3 bendi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2025