İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/02/2026 tarih ve 2024/779 E - 2026/143 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin kurabiye ve tatlı makineleri üreten bir şirket olduğunu, Davalının müvekkiline "..." model kurab…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/872 KARAR NO: 2026/1000 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/02/2026 ESAS NO: 2024/779 KARAR NO: 2026/143 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/02/2026 tarih ve 2024/779 E - 2026/143 K kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkilinin kurabiye ve tatlı makineleri üreten bir şirket olduğunu, Davalının müvekkiline "..." model kurabiye dökme makinesi satın almak istediğini beyan edip bu makine için müvekkiline 20.000,00 TL ön ödeme yaptığını, makineyi imal ettikten sonra davalı şirkete nakliyesini gerçekleştirmeden önce davalı şirket yetkilisi müvekkili şirket ile iletişime geçmiş, İstanbul'dan araç alacağını beyan ederek dönüş yolunda makineyi kendisinin götürebileceğini söylediğini, nakliye ücretinden kurtulmak isteyen davalının işbu talebini kabul eden müvekkilinin makineyi 21.05.2024 tarihinde davalıya teslim etiğini, daha sonra 05.07.2024 tarihinde bahsi geçen makinenin satışına ilişkin ... numaralı ... faturasını düzenlediğini, davacı davalıya güvenerek, nakliye ücreti ödememek için İstanbul'a gelmişken makineyi almak istemesine itiraz etmemiş, ödemenin tümünü almadan makineyi eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, makineyi teslim alan davalı taraf ise, yalnızca 20.000,00 TL vererek, müvekkile yapması gereken ödemeyi geciktirdiğini, yapılan harici görüşmeler neticesinde ödeme yapma niyetinde olmadığı anlaşılan davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, icra takibine itiraz üzerine takibim durduğunu, açıklanan nedenlerle takibin devamına, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; dava konusu makineler için davacı ile görüşme yapıldığını, fiyat konusunda anlaşıldığını, daha sonra davacı tarafından proforma fatura düzenlendiğini, şirket çalışanın ...' da olması nedeniyle bizzat makinenin kendileri tarafından teslim alındığını, ancak tüm parçaları ve kalıplarının daha sonra teslim edileceğinin söylenerek bu teslimatta verilmediğini, bu durumun davacı şirket yetkililerine defalarca bildirildiğini, ancak davacı tarafından eksikliklerin giderilmediğini, ödemenin yapılacağı söylendiği halde davacı tarafından şartların yerine getirilmediğini, haksız ve hukuku aykırı bir şekilde dava açıldığını, davacının muaccel hale gelmiş herhangi bir alacağının olmadığını, sebepsiz açılan işbu takibin iptaline karar verilerek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...davacı vekili tarafından, ... kurabiye dökme makinesinin satışına ilişkin düzenlenen asıl alacak ve KDV dahil 780.000-TL bedelli ... tarihli faturadan kaynaklı alacağın tahsili için yapmış olduğu takibe itirazın iptali talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından ise, makinenin KDV' siz şekilde 600.000-TL bedelle satışının teklif edildiğini ve müvekkili tarafından kabul edildiğini, şirket çalışanı ...' e makinenin teslim edildiğini ancak tüm kalıp ve parçalarının daha sonra teslim edileceğinin söylenerek bu teslimatta verilmediğini, bu durumun defaatle şirket temsilcisi ve çalışanlarına bildirildiğini ancak eksikliklerin giderilmediği beyan edilmiştir. Davacı tarafça düzenlenen faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığına ilişkin bilirkişi raporu ile davacı tarafça davalıya gönderilen ... tarihli proforma fatura içeriği gözetildiğinde dava konusu makine için KDV'siz şekilde 600.000-TL' ye satışı hususunda anlaşıldığı, davalı tarafça yapılan 20.000-TL ödemenin mahsubunda davacının 580.000-TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının ayıp iddiası yönünden yapılan incelemede de, dava konusu makinenin 21/05/2024 tarihinde davalı tarafça teslim alındığının, cevap dilekçesinde belirtildiği üzere makinenin eksik parçalarının olduğu, bu parçaların daha sonra teslim edileceği söylenerek teslimat sırasında verilmediği beyanı gözetildiğinde makinedeki ayıbın 21/05/2024 tarihinde fark edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket yetkilisi olduğunu beyan ederek keşif mahallinde beyanı alınan ... " tarafımıza makine ile birlikte dokuzlu ve yedili iki adet kalıp, bu kalıplara takılacak 180 adet duyun teslim edilmesi lazımdı, bana makineyi teslim alırken idareten 8' li kalıp verildi, diğer 7' li ve 9' lu kalıp gelince 8' li kalıbı iade alacaklardı, 8' li kalıp benim işime yaramıyor, çünkü tepsilerimiz 9 adet kurabiye sığmaktadır, 8' li dökülünce tepside boşluk kalıyor ve kenardaki kurabiyeler yanıyor," şeklinde beyanda bulunmuş ise de, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere teklif formunda 6'lı ve 8' li dökme kalıbın teslim edileceğinin belirtildiği ve davalıya 8' li kalıbın teslim edildiği ancak 6' lı kalıp ve duyların bulunmadığı, eksikliğin tedariki için gereken maliyetin ise 85.160,00-TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili tarafından dava dilekçesinde ayıp bildirimine ilişkin yükümlülüklere uyulmadığı, makinenin eksiksiz ve sağlam olarak teslim edildiği öne sürülmüştür. Ancak kurabiye dökme makinesinin kalıplarının değiştirilebilir/yenilenebilir nitelikte olduğu gözetildiğinde, ayıplı ifadan değil eksik ifadan söz edilebileceği, eksik ifa hakkında TTK 23/1-a maddesi gereğince, davalı eksik kısmın teslimini talep edebileceği, eksik teslim yönünden teslim sırasında ihtirazı kayıt konulmasının gerekmediği gibi ihtar çekilmesine de gerek olmadığı, makineyi sözleşmeye uygun teslim ettiğini davacının ispatlaması gerekmekte olup davacı tarafça yemin deliline de başvurulmadığı, bu halde sözleşme gereği 6' lı kalıp ve duyların teslim edildiği davacı tarafça ispat edilemediğinden bakiye alacak 580.000-TL' den eksik teslim edilen kalıp ve duyların bedeli olan 85.160,00-TL' nin mahsubunda davacının 494.840,00-TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, alacağın miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, likit kabul edilemeyeceğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalının Kayseri Genel İcra Dairesi' nin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaliyle takibin 494.840,00-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından yapılan tespitlerin bazıları doğru olduğunu, ancak davanın tümünün reddi yerine kısmen kabulü hatalı olduğunu, dosyadan aldırılan bilirkişi raporlarında ve mahkemenin gerekçesininde yapılan tespitlerin bir kısmı doğru olduğunu, müvekkil şirket tarafından davacı tarafa 20.000 TL ödeme yapıldığı, müvekkil şirketin kdv den muaf olduğu ve anlaşmanın da bu şekilde yapıldığı ve proforma fatura bedeli olan 600.000,00 TL'nin baz alınması gerektiği, taraflar arasındaki WhatsApp yazışmalarında eksik parçaların teslimin istendiği tespitleri bir nebze olsa da doğru olduğunu, ancak daha önce de yargılamalar sırasında izah ettiğimiz üzere, dosyaya sunulan diğer bilirkişi raporunun değerlendirme kısmında aynen "Makine her ne kadar mekanik ve elektrik aksam olarak eksiksiz, çalışır halde olsa da makinede eksik parçalar da mevcuttur. Bu eksik parçalar, makinenin kalıpları ve kalıpların uçlarına takılacak olan her bir çeşit ürün için ayrı tasarlanmış olan duylardır. Bu parçalar eksik olması halinde, makine işin nihai kısmı olan hamurun, duyların ucundaki şeklinin de verildiği ve tepsilere döküldüğü kısım işi gerçekleştiremeyecek haldedir. Bu hali ile makine eksik ve ayıplı durumdadır." şeklinde son derece isabetli ve doğru bir tespit yapıldığını, makine bilirkişi heyetinin de tespit ettiği üzere ayıplı olduğunu, bu durum da yargılama sırasında açıkça ispat edildiğini, müvekkil şirket çalışanı ...'e davaya konu makine teslim edilmiş ancak makinenin tüm parçaları ve kalıpları teslim edilmemiş, makine kurulumu davacı şirket tarafından yapılmadığını, bu konuda da ihtilaf bulunmadığını, müvekkil şirket yetkilisi ... ile davacı şirket yetkilileri arasındaki whatsapp yazışmalarında davacı satıcıya ayıplı mal ihtar edilmiş, ihtarlara rağmen ayıplar giderilmeyerek davacı satıcı tarafça temerrüde düşüldüğünü, görüşme ve yazışmalarda eksik olan 7 li ve 9 lu dönerli kalıplar, bu kalıplara ait badem, nal, kalp, s kurabiye, büyük yıldız, küçük yıldız, papatya, c kurabiye, ...için metal yıldızlı büyük-küçük ve papatya modelleri için duylar, simit tuzlu kurabiye için büyük ve küçük yuvarlak duy, ... için yuvarlama ve fitil aparatı olmak üzere toplam yaklaşık 180 adet şekillendirici duy müvekkile davacı tarafça hiç bir zaman teslim edilmemiş ve müvekkil şirket tarafından söz konusu makine faaliyete geçirilemediğini, oysa davacı tarafla yapılan anlaşma yıllar önce alınan makinedeki gibi anahtar teslim şartı ile yani eksiksiz teslim, kurulum, personel eğitimi, garanti belgesi verilmesi ve starta basılması koşullarını barındırmakta idi. ancak davacı taraf bırakın eksik parçaları teslim etmeyi, kurulum, garanti başlatma ve diğer yapması gereken işlemleri de yapmadığını, müvekkil şirket icra takibi yapılana dek eksikliklerin giderileceği, servisin gelip kurulumun tamamlanacağını beklediğini, bu nedenle sürekli oyalanan müvekkil şirket satışı yapılan üründeki maddi ve hukuki ayıpları satıcı davacıya her mecrada bildirdiğini, davacının mal satışı ve teslimi de tamamlanmamış ve hitama ermediğini, yargılama sırasında mahkeme tarafından aldırılan bilirkişi raporlarına karşı yapmış olduğu itirazlarda da belirttiği üzere, duyların kullanım yerleri ile duy fiyatları makine bilirkişileri tarafından hatalı olarak tespit edildiğini, fiyat konusundaki ... tarihli whatsapp yazışmasında küçük duyların 15,00 usd+kdv yani 18,00 usd, büyük duyların ise 20,00usd+kdv yani 22,00 usd olduğu teklifi verildiğini, aradan geçen zaman zarfında dolardaki kur artışı, enflasyon ve ham madde fiyatlarının dolar bazında dahi yükseldiği süreç yaşanmışken, bilirkişi tarafından belirlenen bu duy fiyatları son derece düşük, eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişi tarafından sadece makinenin tanıtım broşüründe yer alan 8 li duy üzerinden hesaplama yapıldığını ancak tarafların yazışmalarında yer alan 7 li ve 9 lu duy hesabı yapılmadığını, makinenin çıkaracağı ürün çeşidi 21 çeşit olarak belirlenmişse de bu kez ise broşürde yer alan 100 den fazla çeşit yapılabileceği hesabı yapılmadığını, bu nedenlerle de hesaplanan duy adedide, ürün çeşidi yönündeki hesaplamalar eksik ve hatalı olduğunu, ayrıca bilirkişiler tarafından kalıp tane fiyatı da hatalı olarak 3.000,00 usd+kdv iken 65.000,00 TL olarak çok daha düşük bedel üzerinden hesaplanarak hataya düşüldüğünü, bu eksiklikleri ve hataları rapora karşı itiraz dilekçesinde dile getirmiş olmalarına karşın mahkeme tarafından itirazlarımız göz ardı edilerek ve hatalı ve eksik bilirkişi raporu karara esas alınarak hatalı karar verildiğini, bu nedenlerle dahi kararın kaldırılması gerektiğini, ayrıca takibe dayanak yapılan fatura incelendiğinde e-arşiv faturası olduğu açıkça görüldüğünü, bu fatura iddiaların aksine tarafımıza herhangi bir şekilde mutad usullerle tebliğ edilmediğini, bu durum bilirkişi ve mahkeme tarafından da tespit edildiğini, müvekkil şirket ...sistemine kayıtlı iken davacı şirket kötüniyetli olarak ... faturası keserek ... sistemimize düşmesine de engel olduğunu ve kötüniyetli davrandığını, müvekkil şirket vergi mükellefi olmakla usule uygun şekilde kesilmesi gereken ... kesilmediğini, bunun yerine kendilerine tebliğ edilmeden ve haberdar olması engellenir şekilde ... faturası kesilmek suretiyle usul ve yasaya aykırı davranıldığını, Proforma Fatura ile içerik yönüyle uyuşmayan hatta KDV den muaf olmamıza karşın KDV li olarak kesilmiş olan bu fatura ve içeriği de yok hükmündedir ve takip usule ve kanuna aykırı olduğunu, ayrıca VUK'nun Fatura başlıklı 231. Maddesinin 5. Fıkrasında "Fatura, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. (Ek cümle:29/4/2021-7318/1 md.) Hazine ve Maliye Bakanlığı; mal veya hizmetin nev’i, miktarı, fiyatı, tutarı, satışın yapılma şekli, faaliyet konusu, sektör veya mükellefiyet türünü ayrı ayrı veya birlikte dikkate alarak, bu süreyi indirmeye ya da faturanın malın teslim edildiği veya hizmetin yapıldığı anda düzenlenmesi zorunluluğu getirmeye yetkilidir. Bu süreler içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır." şeklinde yasal düzenleme mevcutken yok hükmünde olan bir faturaya dayalı icra takibi de yapılamayacağını, bu nedenlerle de davanın tümünün reddi gerekirken kısmen kabulü hatalı olduğunu, bir an için kısmen red kararının doğru olduğunu düşünse dahi, hesaplamaların hatalı olduğu ortada iken ve itirazlar doğrultusunda yeniden eksikliklerin hesabı yapılıp sağlık rapor sonrası tenzil yapılması gerekirken bu da yapılmadığını ve tenzil miktarı konusunda da hatalı hesaplama yapıldığını, faiz başlangıç tarihi kararın kesinleşme tarihi olması gerekirken bu konuda da hüküm kurulmayarak yine hatalı karar verildiğini, davanın tümünün reddi yerine kısmen kabulü halinde dahi, açıklanan nedenlerle dahi kararın kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme izah ettiğimiz nedenlerle hatalı karar verdiğini, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak haklı itirazlarımız da değerlendirilmek sureti ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf dilekçesi ile belirttiği gerekçelerle,Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/779 Esas ve 2026/143 Karar sayılı 06/02/2026 tarihli davanın kısmen kabulü yönündeki kararının istinaf incelemesi neticesinde "kaldırılmasına" ve yeniden yargılama yapılarak yada yeniden karar verilerek talebimiz doğrultusunda "davanın tamamen reddine" ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Basiretli bir tacir gibi davranmayan, usulüne uygun şekilde ayıp bildiriminde bulunmayan, aksine ürünü eksiksiz teslim aldığına dair teslim tutanağı imzalayan, hiçbir dayanağı olmamasına rağmen satın ve teslim aldığı ürünün bedelini ödemekten imtina etmek isteyen, mahkemeyi yanıltma amacı güden beyanlarda bulunan davalının iddialarına itibar edilmeyerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacak istemiyle başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yerleşik Yargıtay içtihatları da nazara alınarak ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporuna karşı tarafların ayrıntılı itirazlarının değerlendirilmesi bakımından HMK'nın 281. maddesi kapsamında ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması yerinde görülmemiş, belirtilen gerekçelerle davalı istinafı yerinde görülmekle HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 06/02/2026 tarih ve 2024/779 E - 2026/143 K sayılı kararın KALDIRILMASINA, 3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre esastan bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye geri GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 07/05/2026