İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 15/05/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2022/1396 Esas 2024/870 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizin 16/01/2025 tarih ve 2025/4 E - 2025/130 sayılı kararı ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2022/1396 Esas 2024/870 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden bir karar verilme…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/298 KARAR NO: 2026/1102 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/10/2024 NUMARASI: 2022/1396Esas- 2024/870Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/05/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 15/05/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2022/1396 Esas 2024/870 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Dairemizin 16/01/2025 tarih ve 2025/4 E - 2025/130 sayılı kararı ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2022/1396 Esas 2024/870 Karar sayılı kararının kaldırılmasına ve düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine dair karar verildiği, Dairemiz kararına karşı süresi içerisinde temyiz başvuru dilekçesi sunulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1733 Esas- 2025/6651 Karar sayılı ilamıyla Bozulmakla; dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler incelendi; "TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında ön ödemeli ... sözleşmesi ile elektrik tedariki konusunda anlaşma olduğunu, bu sözleşmenin revizyon tarihinin 08.02.2019 olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken 21.07.2022 tarihinde davacının sözleşmede e-posta adresi yer alan ...’e fiyat teklifi yaptığını, davalının 22.07.2022 tarihinde fiyat revize teklifi verdiğini, davacı tarafından 28.07.2022 tarihinde revize teklifinin kabul edilmediğinin iletildiğini, ancak davalı şirketin 28.07.2022 günü e-mail göndererek karşılıklı olarak imzalanan sözleşme ve Ek1 protokolün ekte ye aldığını, K1 protokolün 7. maddesinde yer aldığı gibi sözleşmenin 6,6 maddesinin revize edildiğini, buna istinaden revize teklifini kabul edilmemesi halinde sözleşmenin fesih işleminin başlatılacağının bildirildiğini, davalının revize teklifinde ...’nin faiz oranlarındaki değişimin gerekçe gösterildiğini, fakat davacının vermiş olduğu cevabında %50’lik artış olmadığının belirtildiğini, davalının revize teklifini davacının kabul etmediğini ve davalının davacıyı portföyünden çıkardığını, sözleşmenin 6.6. maddesinde tarafların sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere taraflardan herhangi birinin sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde feshin yapıldığı aydan önceki tüketici fatura bedelinin %20’si oranında tazminat ödeyeceğinin hükmedildiğini belirterek şimdilik davalıdan 50.000 TL tazminat talep ettiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... tarihinde ... sözleşmesi yapıldığını, davacının iki farklı sayacı ile (... ve ...) davalının tüketicisi olduğunu, davalının fiyat revizesine ilişkin talebin davacıya e-posta ile iletildiğini, fakat davacının fiyat revize teklifini kabul etmediğini ve 03.12.2021 tarihinde taraflara arasında imzalanan sözleşmenin haklı nedeni olmaksızın davacı tarafça kabul edilmediğini, davacının 03.12.2021 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, bunun nedeninin davalının portföyünden çıkarak dava dışı ... şirketinin portföyüne geçtiğini, davacının davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeyi, piyasa katılımcısı ... şirketi ile imzaladığı sözleşme ile kendisinin feshettiğini ve davalının portföyünden çıkarak diğer tedarikçinin portföyüne geçtiğini, davalının herhangi bir tazminat sorumluluğu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "....Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları, tanık beyanları, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, taraflar arasında iki ayrı sayaç üzerinden enerji tedarikinin gerçekleştirildiği, davalı tarafından düzenlenen faturaların davacı tarafından tümüyle davalıya ödendiği, fatura bedellerinin tahsil edildiği, iki taraf defterlerinin birbiriyle uyumlu olduğu, sözleşmenin 6.8.maddesinde sözleşmenin başlangıç tarihinde açıklanan ticari krediler ile enerji tedarikinin yapıldığı ay için açıklanan ticari krediler arasında %50'den fazla değişim olması durumunda finansman maliyetlerinin birim satış fiyatına eklenmesine ilişkin olarak tedarikçi tüketiciye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahip olduğu, tedarikçi tarafından tüketiciye yapılan yeni fiyat teklifini 10 gün içerisinde kabul edildiğine ilişkin yazılı olarak bildirimde bulunulmaması halinde tedarikçinin sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydıyla tazminatsız olarak fesih edebileceğinin kararlaştırıldığı, benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleme tarihi olan 01/01/2022'de ticari kredi faiz oranının %24,36 olduğu, fiyat revize teklif tarihi olan 21/07/2022 tarihinde %29,74 olduğu, değişim oranının %22,09 olduğu dolayısıyla değişim oranını %50'den fazla olmadığı, davalının sözleşmenin yukarıda zikredilen 6.8.maddesi kapasında tazminatsız fesih hakkının bulunmadığı, davalının fiyat revize teklifinin davacının sözleşme kapsamında kabul yükümlülüğü bulunmadığı gibi davalının fiyat revize teklifinin dürüstlük kuralına aykırı olduğu, her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin 6.2.maddesi kapsamında önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini ve enerji maliyetini etkileyen değişikliklere bağlı olarak oluşan maliyetlerin satış fiyatına satış fiyatına yansıtılabileceğine ilişkin serbesti doğrultusunda hareket ettiğini, enerji maliyetlerini etkileyen maliyetlerin dikkate alınarak fiyatın revize edilmek istenildiği ileri sürülmüş ise de hukukumuzda umulmayan hal olarak nitelendirilen ve bu şekilde enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu hususunda davalının bu savunmasını ispat yükümlülüğü altında bulunduğu, bu iddiasının geçerli delil ve belgelerle davalının ispat edemediği ve dolayısıyla davacıya sunduğu fiyat revize teklifinin kanun ve sözleşmeye uygun olmadığı gibi dürüstlük (objektif iyi niyet) kurulanı uygun olmadığı ve bu sebeple davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğu doğurması nedeniyle sözleşmeyi sona erdiren tarafın davalı olduğu ve bunun haklı bir nedene dayalı olmadığı açıkça anlaşılmış olup düzenlenen bir önceki fatura tutarının %20'si oranında cezai şart alacağının yerinde olduğu, davacıya sunulan iki sayaç üzerinden verilen elektrik ile ilgili son fatura toplam tutarının 21.557.208,43-TL olduğu ve bunun %20'sinin 4.311.441,686-TL olduğu ancak davacının dava dilekçesindeki talebinin 50.000,00-TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak dava dilekçesindeki talep sonucu üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş...." gerekçesiyle Davanın Kabulü ile 50.000,00 TL alacağın karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili ile davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından açılan davanın kabulü ne karar verildiğini, verilen kararda her ne kadar kabul edilmiş ise de davanın kabulünde işlemiş ve işleyecek faiz yönünden verilen karar kısmı usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın 1. Maddesinde ... Alacağın karar tarihinden işleyecek yasal faiz ile birlikte) diyerek karar verildiğini, dava dilekçesinde talebi (işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte) şeklinde olduğunu, dolayısıyla davanın kabulüne karar verildiğinde faiz kısmınında karar tarihinden değil dava tarihinden 21.12.2022 tarihinden itibaren karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle faiz yönünden ve faiz başlangıç yönünden karara karşı istinaf yoluna gitmek gerektiğini belirterek; istinaf başvuru talebimizin kabulü ile; kararın faiz kısmı yönünden iptali ile kabul edilen kısım olan 50 000 TL ye dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte şeklinde karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ... (...)ndan almış olduğu 27/12/2012 tarihli tedarik lisansı kapsamında 01/01/2013 tarihinden itibaren elektrik enerjisinin tedariki alanında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davacı ...A.Ş. arasında... tarihinde Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesi imzalanmış olup, davacı ... ve .... Tanımlama Kodlu (...) iki sayacı ile müvekkil şirketin tüketicisi olduğunu, Serbest Tüketiciler İle ... Sözleşmesinin 6.7. maddesi "Önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen değişikliklerine bağlı olarak oluşan maliyetlerin birim satış fiyatına yansıtılmasına ilişkin Tedarikçi Tüketiciye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahiptir." şeklinde olduğunu, bu madde kapsamında; enerji maliyetlerini etkileyen değişikliklerin dikkate alınarak müvekkili şirket tarafından davacıya Sözleşmede belirtilen fiyatın revize edilmesi talep edildiğini, müvekkili şirketin, taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler İle ... Sözleşmesinin Tebligat başlıklı 16ncı maddesi uyarınca fiyat revizesine ilişkin talebini davacının tebligat adresi olan elektronik posta adresine ilettiğini, ancak davacı, müvekkili şirketin fiyat revizesine ilişkin talebini kabul etmemiş ve 03/12/2021 tarihinde taraflar arasında imzalanan Sözleşmeyi haklı bir nedeni olmaksızın ve Türk Ticaret Kanununa aykırı olarak feshettiğini, Türk Ticaret Kanununun Tacir Olmanın Hükümleri başlıklı 18inci maddesinin üçüncü fıkrası "…Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." şeklinde olup, davacı ... A.Ş. tarafından 03/12/2021 tarihli Sözleşmenin feshi mezkur maddenin amir hükmüne uygun yapılmadığını, sözleşmenin feshinin; cevap dilekçesinde, dosya arasına giren müzekkere cevaplarında ve dosya arasındaki 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer aldığı üzere davacının 03/08/2023 tarihinde ... A.Ş. ile Ön Ödemeli ...Sözleşmesi imzalaması ve müvekkili şirketin portföyünden çıkmasıyla gerçekleştiğini, davacının, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyası ile taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedildiğinden bahisle haksız tazminat talep etmekte ise de davacının bu talebinin hukuki yahut akdi karşılığı bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan 03/12/2021 tarihli Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesinin "Elektrik Enerjisinin Birim Satış Fiyatı Ve Faturalandırma" başlıklı 6.6ncı maddesi "Tarafların bu Sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere Taraflardan herhangi birinin bu Sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde; fesih eden tarafın diğer tarafa, feshin yapıldığı aydan önceki Tüketici fatura bedelinin %20si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır." şeklinde olduğunu, bu maddenin 01/01/2022 tarihli Ek-1 Özel Şartlar Formunun 7nci maddesi ile "Tarafların bu Sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere Taraflardan herhangi birinin bu Sözleşmeyi 2(iki)ay önceden bildirmek üzere fesih hakkını kullanabilir. Bu şekilde fesih hakkının kullanımı halinde Taraflar birbirine herhangi bir tazminat ödemesinde bulunmaz. Bu hükme aykırı şekilde Taraflardan herhangi birinin bu sözleşmeyi feshetmesi halinde; fesih eden tarafın diğer tarafa, feshin yapıldığı aydan önceki Tüketici fatura bedelinin %20 si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır." şeklinde değiştirildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında "…her ne kadar davalı taraf cevap dilekçesinde sözleşmenin 6.2.maddesi kapsamında önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini ve enerji maliyetini etkileyen değişikliklere bağlı olarak oluşan maliyetlerin satış fiyatına yansıtılabileceğine ilişkin serbesti doğrultusunda hareket ettiğini, enerji maliyetlerini etkileyen maliyetlerin dikkate alınarak fiyatın revize edilmek istenildiği ileri sürülmüş ise de hukukumuzda umulmayan hal olarak nitelendirilen ve bu şekilde enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen faktörlerin neler olduğu hususunda davalının bu savunmasını ispat yükümlülüğü altında bulunduğu, bu iddiasının geçerli delil ve belgelerle davalının ispat edemediği ve dolayısıyla davacıya sunduğu fiyat revize teklifinin kanun ve sözleşmeye uygun olmadığı gibi dürüstlük (objektif iyi niyet) kurulanı uygun olmadığı ve bu sebeple davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğu doğurması nedeniyle sözleşmeyi sona erdiren tarafın davalı olduğu ve bunun haklı bir nedene dayalı olmadığı açıkça anlaşılmış olup düzenlenen bir önceki fatura tutarının %20'si oranında cezai şart alacağının yerinde olduğu, davacıya sunulan iki sayaç üzerinden verilen elektrik ile ilgili son fatura toplam tutarının 21.557.208,43-TL olduğu ve bunun %20'sinin 4.311.441,686-TL olduğu ancak davacının dava dilekçesindeki talebinin 50.000,00-TL olduğu anlaşılmakla taleple bağlı kalınarak dava dilekçesindeki talep sonucu üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." şeklinde gerekçeye yer verilerek davanın kabulüne karar verildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyası incelendiğinde müvekkil şirketin davacıyı portföyünden çıkarmadığını, taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin feshedildiğini belirtir herhangi bir iş ve işlem gerçekleştirmediği görüleceğini, müvekkili şirketin Sözleşmeden doğan hakkı olan fiyat revizesi teklifini davacıya bildirmekle sözleşmeyi feshetmiş sayılmayacağını, her ne kadar Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında müvekkili şirketin davacıya fiyat revizesi teklifinde bulunmasının davacıya yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğu doğurduğundan bahsedilmişse de bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin Serbest Tüketici Kapsamı ve Elektrik Tedariki başlıklı 6'ncı maddesinin dördüncü fıkrası "Serbest tüketiciler, ikili anlaşmalarının herhangi bir şekilde sona ermesi veya talep etmeleri halinde, bu Yönetmelik ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, bölgelerindeki görevli tedarik şirketinden son kaynak tedariki kapsamında elektrik enerjisi ve/veya kapasite satın alabilir." şeklinde olduğunu, kabul anlamında olmamakla beraber davacının müvekkil şirketin portföyünden çıkarılması halinde dahi paylaşılan mevzuat kapsamında enerji tedarikinde herhangi bir sıkıntı yaşanması söz konusu olmadığını, davacının haksız iddialarla ikame ettiği davasının kabul edilmesi mezkur madde metnine aykırı olduğundan davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne dair karar hukuka aykırı olduğundan Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamının kaldırılması gerektiğini, davacının haksız tazminat talepleri ile ikame etmiş olduğu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyasına ... tarihli Serbest Mali Müşavir tarafından tanzim edilen ve ... tarihli Mali Müşavir, Ekonomi ve Finans Uzmanı ve Nitelikli Hesaplama Uzmanı tarafından tanzim edilen bilirkişi kurulu raporu girdiğini, Dosya arasına giren bilirkişi raporlarının tamamı hesap uzmanları tarafından tanzim edildiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas saylı dosyasının 1 numaralı celsesinin 7 numaralı ara kararı ile "…seçilecek bilirkişi/bilirkişilerin uzmanlık alanlarının belirtilmesi, HMK 273/1 maddesi gereğince bilirkişinin inceleyeceği şeyin, inceleme konusunun bütün sınırlarıyla ve açıkça belirlenmesi, bilirkişinin cevaplaması gereken soruların liste halinde mahkemeye bildirilmesini istenmesine," şeklinde ara karar tesis edildiğini, 13/06/2023 tarihli beyan dilekçe ile dava konusu uyuşmazlığın Sözleşmenin feshinden kaynaklı tazminat talebi olduğunu, taraflar arasında Sözleşmenin kim tarafından feshedildiğinin tespit edilmesi gerektiği bu sebeple dosyaya Hukukçu bilirkişi atanması gerektiği belirtildiğini, taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesinin tüm hüküm ve koşulları Hukukçu bilirkişi tarafından incelenmeli ve sözleşmenin kim tarafından feshedildiğine ilişkin rapor tanzim edilmesi gerektiğini, her ne kadar dosya arasına giren bilirkişi raporlarında müvekkili şirketin Sözleşmeyi feshetmediği ve edimini yerine getirmeye devam ettiğini, davalının dava dışı ... A.Ş.nin portföyüne geçmesi ile sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı tespitleri yer alsa da hesap alanında uzman bilirkişilerden ziyade bu hususun Sözleşme Hukuku alanında uzman bilirkişiler tarafından incelenmesi gerektiğini, mahkeme tarafından sözleşmenin kim tarafından feshedildiğine ilişkin tam bir tespit yapıldıktan sonra dosyanın hesap bilirkişisine gönderilmesi gerekirken bu inceleme yapılmadan hesap raporu alınmasının doğru olmadığını, ayrıca dosya arasına giren bilirkişi raporlarında yer alan ve müvekkil şirketin Sözleşmeyi feshetmediğine ilişkin tespitlerin yok sayılarak hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, taraflarınca uzmanlık alanı belirtilen bilirkişiye dosya tevdi edilmediğinden eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğinden Kayseri 2. Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamının kaldırılması gerektiğini, dosya arasına giren 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporu ve 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporu hesap alanında uzman bilirkişiler tarafından tanzim edilmiş olmakla birlikte bu raporlarda Taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesinin kim tarafından feshedildiğine ilişkin müvekkili şirket lehine tespitlerin yer aldığını, 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunun "Sonuç ve Kanaat" kısmında "Davacı ... A.Ş. tarafından 03/08/2022 tarihinde ... A.Ş. ile sözleşme imzalamış; 01/09/2022 tarihinden başlamak üzere elektrik tedariki konusunda anlaşma sağlanmıştır. ... A.Ş. ile yapılan sözleşme bu tarihten itibaren fesih olmuştur." şeklinde yer verilerek dava konusu sözleşmenin davacı tarafından feshedildiği hususu bilirkişi tarafından tespit edildiğini, 27/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda müvekkili şirket tarafından davacıya sözleşmenin 6.7. maddesine istinaden sunulan revize teklifinin davacı tarafından kabul edilmediği, davacı ile .... A.Ş. arasında 03/08/2022 tarihinde (davacı ile müvekkil şirket arasındaki sözleşme devam ederken) ... Sözleşmesi imzalanarak bu sözleşmenin 01/09/2022 tarihinden itibaren başlamak üzere taraflar arasında elektrik tedariki konusunda anlaşma sağlandığının tespit edildiğini, aynı raporda "Davalı tarafın vermiş olduğu hizmet yukarıda detaylı dökümü yapılan faturalardan da görüleceği üzere Ağustos ayının sonuna kadar Protokolün 7. Maddesinde yer aldığı gibi sözleşmenin 6.6. maddesi revize edilmeden keşide edilmiştir." şeklinde tespitler yer aldığını, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin davacıya sunulan revize teklifine davacının olumlu yanıt vermediği müvekkili şirketin davacıya fiyat revize teklifini iletmekle beraber sözleşmeyi feshetmediği aksine sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği taraflar arasında hüküm süren koşullarda davacı müvekkili şirketin portföyünden çıkana kadar edimini yerine getirmeye devam ettiğinin tespit edildiğini, dosya arasına giren 27/01/2023 tarihli raporda yer alan tespit ve değerlendirmeler dikkate alındığında Sözleşmenin müvekkili şirket tarafından feshedilmediği, aksine davacının müvekkili şirketin portföyünden çıkarak sözleşmenin feshedilmesine ilişkin ilk adımı attığı tespit edilmiş olduğundan davacının haksız davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, dosya arasına giren 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "11.2 Bu sözleşmenin 6.7. maddesi kapsamında Tedarikçi tarafından Tüketiciye yazılı olarak yapılan yeni fiyat teklifini, Tüketicinin 10 (on) gün içerisinde kabul ettiğini yazılı olarak bildirmemesi durumunda, Tedarikçinin Sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydı ile tazminatsız olarak feshedebileceği Taraflarca ortaklaşa kararlaştırılmıştır." "Dosya kapsamında yapılan incelemede 22/07/2022 tarihinde revize teklifinin sunulduğu görülmektedir. Buna göre en geç 01/08/2022 tarihinde davacı tarafından revize teklifinin kabul edilmesi gerekmektedir. Teklifin kabul edilmemesi durumunda 02/08/2022 tarihinde sözleşme feshedilebilecektir. Davalı tarafından bu durum 28/07/2022 tarihinde yapılan yazışmalarda bildirilmiştir. Ancak TTK 18/3 uyarınca, "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmü yer almakta olup sözleşmeyi feshe ilişkin olarak yapılacak ihbar ve ihtarın ne şekilde yapılacağı düzenlenmiştir. Davalı tarafından maddede sayılan vasıtalarla yapılan bir bildirim bulunmamaktadır." dosya arasına giren 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesinin 11.2nci maddesine atıf yapılarak müvekkili şirketin 02/08/2022 tarihinde Sözleşmeyi tazminatsız feshedebileceğinin tespit edildiğini, müvekkili şirketin sözleşmede yer alan fiyat revize edilmesi hakkını usulüne uygun olarak davacıya bildirdikten sonra kullanabileceği tazminatsız fesih hakkı varken iyi niyet kuralları gereği ve sözleşmeye bağlı kalarak sözleşmede belirlenen fiyat üzerinden davacıya hizmet vermeye devam ettiğini, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında 10/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda yer alan bu tespitler dikkate alınmadan hüküm tesis edildiğinden anılan kararın kaldırılması gerektiğini, 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda "Davacı revize teklifinin kabul edilmemesi nedeniyle davalının portföyünden çıkarıldığını belirtmiştir ancak buna ilişkin evrak dosya kapsamında yer almamaktadır. Bu nedenle sözleşmenin davalı tarafından feshedilip edilmediği tam olarak anlaşılamamaktadır." şeklinde tespit yapıldığını, eldeki davada ispat yükü davacıda olup, 10/06/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda yer alan bu tespit ve değerlendirmeler davacının iddialarının ve davasının kanıtlanmadığını gösterdiğinden davacının haksız tazminat taleplerinin ve davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 02/11/2023 tarih, 2023/3056 Esas ve 2023/3065 Karar sayılı ilamının emsal olduğunu, davacının davasını ve iddialarını kabul anlamında olmamakla birlikte Mahkeme tarafından hüküm tesis edilirken taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile... Sözleşmesinin 6.8inci maddesi kapsamında belirlenen artış oranı hakkında bilirkişiler tarafından araştırma yapıldığını, cevap dilekçesinde ve dosyaya sunulan yazılı beyanlarında yer aldığı üzere müvekkili şirket tarafından davacıya taraflar arasında imzalanan Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesinin 6.7'nci maddesi kapsamında fiyat revizesi talebinde bulunulduğunu, davacının davasını ve iddialarını kabul anlamında olmamakla birlikte feshe ilişkin tazminat hesaplaması yapılacaksa dahi davacının müvekkil şirketin portföyünden çıkarak dava dışı ... A.Ş. ile sözleşme imzaladığı tarih, 03/08/2022 olduğundan Ağustos ayı faturalarının dikkate alınarak değil taraflar arasında imzalanan sözleşmede yer alan "…fesih eden tarafın diğer tarafa, feshin yapıldığı aydan önceki Tüketici fatura bedelinin %20 si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır." hükmü dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini belirterek; istinaf dilekçesinde açıklanan ve takdir edilecek sair nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 202/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı hukuka aykırı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına,davacının istinaf taleplerinin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, elektrik aboneliği sözleşmesine aykırı davranılarak sözleşmenin haksız feshi nedeniyle cezai şartın tazmini talebine ilişkindir.Somut olayda ,taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için sözleşme hükümlerinin irdelenmesi gereklidir. Somut olayda, dosya içeriğine göre taraflar arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme imzalanmış olup, davalı tarafça davacıya yapılan bildirimde maliyetlerin artması sebebiyle taahhüt edilen fiyat yönünden revizyon teklifinde bulunulmuş, teklif kabul edilmezse sözleşmenin fesih edileceği 28.07.2022 tarihinde davacıya bildirilmiş, davalının davacıya 31.08.2022 tarihine kadar hizmet sunduğu, davacının dava dışı ... A.Ş ile 03.08.2022 tarihinde ... sözleşmesi imzaladığı, elektrik tedarik başlangıcının 01.09.2022 olduğu bilirkişi raporlarıyla anlaşılmıştır. Davacı ve davalı defterlerinde Eylül 2022 dönemine ait faturanın bulunduğu, faturanın davacı tarafından ödendiği görülmüştür. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı tarafından davacı şirkete elektrik enerjisi vermeye devam edilmiştir. İki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde tek taraflı revizyona gidilmesi hukuken mümkün değildir. Bu durumda taraflarca imzalanan Sözleşme uyarınca “Taraflarının Yükümlülükleri”nin devam ettiği, nitekim davalının davacıya revize etmeden Ağustos-Eylül sonuna kadar hizmet verdiği, herhangi bir fesih ihbarında bulunmadığı, yükümlülüğünü yerine getirdiği, müşteri portföyünden çıkarmadığı, revize uyarınca gönderdiği bir fatura ve tahsilat olmadığı, davalı şirketçe tek taraflı revizyon ile belirlediği fiyat üzerinden fatura düzenlemesi ve tahsil etme gibi bir durumun bulunmadığı, buna rağmen davacının revize varmış gibi başka bir şirketle 03.08.2022 tarihinde ... sözleşmesi imzaladığı, bu durumda davalının sözleşmeyi fesih ettiğinden bahsedilemeyeceğinden davacının cezai şart isteminin reddi gerekirken kabulü yerinde görülmemiştir. Bu husus ayrıca yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalının istinaf isteminin kabulü ile kararın kaldırılarak, hükmün bu yönleriyle HMK.353/1-b.2 mad gereği düzeltilmesine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A-1-KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2024 tarih ve 2022/1396 E - 2024/870 sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,40 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davalı tarafından peşin yatırılmış 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 187,80 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, B-1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; HMK'nın 353/1-b,2. maddesi gereğince düzelterek yeniden karar verilmek üzere KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 10/10/2024 tarih ve 2022/1396 E - 2024/870 sayılı nihai kararının KALDIRILMASINA, Düzeltilerek yeniden bir karar verilmesine, buna göre; "1-Davanın reddine 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan davacıdan peşin olarak alınan 853,88-TL harcın mahsubu ile fazla yatırılan 238,48 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 4-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince taktir olunan 30.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, " 2-Davalı tarafın istinaf aşamasında yatırmış olduğu 854,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 3-Davalı tarafın istinaf aşamasında yapmış olduğu posta gideri 300,00 TL'nin ve 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi" şeklinde karar verilmiştir. Dairemizin işbu kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. TEMYİZ SEBEPLERİ: Davacı temyiz dilekçesinde özetle; Müvekkil tarafından açılan Kayseri 2 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas 2024/870 Karar ile davanın KABULÜ ne karar verildiğini, karara karşı davalı taraf istinaf yoluna gitmiş ve Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu 2025/4 Esas 2025/13 Karar sayılı istinaf kararı ile , yerel mahkemenin kararını ortadan kaldırmış ve davanın reddine karar verdiğini, hüküm açısından kararda çelişki olduğunu, ilgili yerel mahkemenin kararına karşı faiz ve faiz başlangıcı yönünden , davacı olarak istinaf yoluna başvurduğunu, BAM kararının ikinci maddesinde ise bu sefer , birinci maddede esas ve usule uygun olan kararı kaldırıp davanın reddine karar verdiğini, bu nedenle verilen BAM kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı şirket , bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi fiyat revize şartları oluşmadığı halde , önce 21 Temmuz 2022 de ... tarafından sözleşmede belirtilen usul ve esaslar dahilinde ... adına kayıtlı mail adresine normal bir fiyat revize teklifi sunduğunu, 22 Temmuz 2022 de yine aynı şekilde ... tarafından normal bir fiyat revize teklif sunulduğunu ve yapılan telefon görüşmeleri ile bu teklif reddedildiğini, müvekkil şirket bu yazışma sonucunda fiyat revize teklifini yazılı olarak kabul etmediğini bildirerek davalı şirketin fesih işlemi hukuken sonuç doğurduğunu, davalı şirket şart edatı olan... edatını kullanarak ya kabul edeceksin ya da sözleşme sona erecek diyerek kesin ve hukuken geçerli bir dil kullandığını, davalı şirket ayırca burada kötü niyetli olduğunu, davalı şirketin amacı ve niyeti müvekkil şirketi mağdur ederek anlaşmaya zorladığını, davalı şirket fiyat revize teklif tarihi itibari ile müvekkil şirketi zor duruma sokup anlaşmaya zorlamak istediğini, davalı şirket dürüstlük kuralına aykırı davranarak fiyat revişze teklifi kabul edilmez ise sözleşme fesh edileceğini, teklif tarihi 28 temmuz 2022 olduğunu, müvekkil şirketin cevap verme süresi 10 gün olduğunu, davalı şirketin ise dürüst olmadığı ise burada ortaya çıktığını, müvekkil şirket ile telefon görüşmesi ile revize teklifini kabul etmeyeceğini bildiği için ve birinci ve ikinci teklifi normal , üçüncü teklifi ise şartlı olarak ya kabul edersin yada sözleşme sona erer diyerek kestirip attığını, müvekkil şirket yeni bir sözleşmeyi 05,08,2022 de sisteme girmediği takdirde Ulusal tarifeye düştüğü gibi yaklaşık 8 puan farkla fatura ödemek zorunda kalacağı gibi , enerji tedariki için vermiş olduğu teminat mektubundan dolayıda ceza yiyeceğini, bunun da ... dan sorulması gerektiğini, davalı şirket tüm bunları bilerek ve hesaplayarak , 21 Temmuz ve 22 Temmuz 2022 de normal fiyat revize teklif ettiğini ve 28 Temmuz da ise bu sefer şartlı olarak teklifimi kabul etmez ise sözleşme fesh edileceğini, müvekkilin en geç 5 Ağustos 2022 saat 23 59 a kadar yeni bir şirket ile sözleşme yapmasının önüne geçmek ve Ulusal tarifeye düşürüp müvekkile zarar uğratmak istediğini, dolayısı ile davalı şirketin BAM kararında belirtildiği gibi Eylül ayında da enerji vermişliği olmadığını, davanın kabulüne karar verildiğinde faiz kısmınında karar tarihinden değil dava tarihinden 21,12,2022 tarihinden itibaren karar verilmesi gerektiğini, bu nedenle faiz yönünden ve faiz başlangıç yönünden karara karşı temyiz yoluna gitmek gerektiğini, resen rastlanan nedenlerden dolayı temyiz başvuru talebinin kabulü ile Kayseri BAM 6. Hukuk Dairesinin verdiğini, 2025/4 Esas 2025/13 Karar sayılı istinaf kararının bozulmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili temyize cevap dilekçesinde özetle ; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 16/01/2025 tarih, 2025/4 E. ve 2025/130 K. sayılı ilamı hakkında davacı 21/02/2025 tarihli dilekçe ile temyiz başvurusunda bulunduğunu, davacının temyiz başvurusu tarafımıza iletilmiş olup, cevap verme gereği doğduğunu, davacının 21/02/2025 tarihli temyiz dilekçesinde yer alan temyiz gerekçelerinin hukuki yahut akdi dayanağı bulunmadığından temyiz taleplerinin kabulü mümkün olmadığını, davacı bu değerlendirmesi ile hata ve yanılgıya düştüğünü, Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 16/01/2025 tarih, 2025/4 E. ve 2025/130 K. sayılı kararında davacı vekilinin istinaf talepleri doğrultusunda incelenen kararın usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilerek davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verildiğini, davacının istinaf dilekçesi incelendiğinde istinaf taleplerinin Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı ilamında yer alan faiz başlangıç tarihine ve faizin türüne ilişkin olduğu görüleceğini, davacının faize ilişkin istinaf taleplerine yönelik yapılan istinaf incelemesi sonucunda hükmün bu yönden usul ve yasaya uygun olduğu kararında herhangi bir çelişki bulunmadığını, izah edilen sebeplerle davacının temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, akabinde dilekçesinde mail içeriklerine yer verdiğini ve mail içeriklerindeki beyanların fesih olduğunu ve hukuken sonuç doğurduğunu ileri sürdüğünü, gelinen aşmada davacının temyiz dilekçesinde yer alan bu iddiaların mesnetsiz ve yersiz olduğu Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1396 Esas sayılı dosyasına giren bilirkişi raporları ile ve Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 2025/130 Karar sayılı ilamında yer alan gerekçe ile sabit olduğunu, müvekkil şirket tarafından feshe ilişkin iş ve işlem gerçekleştirilmemiş aksine davacıya hizmet verilmeye devam edilmiş olup, davacı müvekkil şirketin fiyat revizesi teklifine ilişkin mailini fesih sayarak feshin hüküm ve sonuçlarının oluştuğu gerekçesi ile başka bir tedarikçinin portföyüne geçiş yaptığını, davalının bu tutumu taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümlerine aykırı olduğu gibi TTKda tanımlanan basiretli tacir hükümlerine de aykırı olduğunu, izah edilen sebeplerle davacının mesnetsiz temyiz taleplerinin reddi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği müvekkil şirket davacıya hizmet vermeye devam etmekte iken dava dışı ... A.Ş. ile Sözleşme imzalayarak müvekkil şirketin portföyünden çıkan tarafın davacı olduğu dosya arasına giren bilgi ve belgeler ile sabit olup, bu husus tartışmasız olduğunu, davacı müvekkil şirketin portföyünden çıkarak feshe ilişkin ilk işlemi gerçekleştirdiğini, izah edilen husus dikkate alındığından davacının haksız temyiz taleplerinin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı, müvekkil şirketin fiyat revizesi teklifine ilişkin mailinin fesih olduğu düşüncesi ile hareket ettiğini, müvekkil şirketin portföyünden çıkarak başka bir tedarikçi ile anlaştığını ve sözleşmeyi feshettiğini, davacı, müvekkil şirketin feshe ilişkin bir işlem gerçekleştirmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği fiyat revizesi yapmadan sözleşmede anlaşılan bedel üzerinden hizmet vermeye davam ettiği hususlarını görmezden geldiğini, davacının davasını ve temyiz gerekçelerini kabul anlamında olmamakla birlikte Davacı, 21/02/2025 tarihli temyiz dilekçesinde fesih işleminin müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmiş olması ihtimallerinden bahsettiğini ve sözleşme feshedilseydi, davalı portföyünden çıkarsaydı şeklinde değerlendirme yaparak kendini haklı göstermeye çalıştığını, müvekkil şirket davacıyı portföyünden çıkarmadığını ve davacı bahsi geçen Son Kaynak Tedariki Tarifesine düşmediğini, davacının temyiz dilekçesinde gerçekleşmemiş bu ihtimalleri değerlendirmesi fesih işleminin kendisi tarafından yapıldığı sonucunu değiştirmeyeceğini, davacının temyiz talepleri hukuki dayanaktan yoksun olup, reddi gerektiğini, davacının Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 2022/1396 Esas ve 2024/870 Karar numaralı kararına ilişkin İstinaf talepleri yalnızca hükümde belirlenen faizin türü ve başlangıç tarihine ilişkin olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 366ncı maddesi gereği temyiz incelemelerinde İstinaf hükümlerinin kıyasen uygulanacağı düzenlendiğini, temyiz incelemesinin en önemli özelliği ise İstinaf konusu olarak ileri sürülmeyen hususların temyiz incelemesinde dikkate alınmayacağını, davacının İstinaf gerekçeleri dikkate alındığında istinaf dilekçesinde yer almayan itirazlarının temyiz incelemesine konu olmayacağı kesin olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde yer almayan hususlar hakkında temyiz incelemesi talebinde bulunma hakkı olmadığından temyiz taleplerinin reddi gerektiğini, açıklanan ve takdir edilecek sair nedenlerle Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin Mahkemesinin 10/10/2024 tarih, 202/1396 Esas ve 2024/870 Karar sayılı hukuka aykırı kararını kaldırarak "Davanın reddine" kararı veren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesinin 16/01/2025 tarih, 2025/4 E. ve 2025/130 K. sayılı kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının temyiz taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. YARGITAY KARARININ ÖZETİ: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2025/1733 Esas- 2025/6651 Karar sayılı ilamı ile; "I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında ön ödemeli ... sözleşmesi ile elektrik tedariki konusunda anlaşma olduğunu, bu sözleşmenin revizyon tarihinin 08.02.2019 olarak belirlendiğini, sözleşme devam ederken 21.07.2022 tarihinde müvekkilinin sözleşmede e-posta adresi yer alan ...’e fiyat teklifi yaptığını, davalının 22.07.2022 tarihinde fiyat revize teklifi verdiğini, davacı tarafından 28.07.2022 tarihinde revize teklifinin kabul edilmediğinin iletildiğini, ancak davalı şirketin 28.07.2022 günü e-mail göndererek “karşılıklı olarak imzalanan sözleşme ve Ek-1 protokolün ekte yer aldığının, K1 protokolün 7. maddesinde yer aldığı gibi sözleşmenin 6.6 maddesinin revize edildiğinin, buna istinaden revize teklifini kabul edilmemesi halinde sözleşmenin fesih işleminin başlatılacağının” bildirildiğini, davalının revize teklifinde ... Bankasının faiz oranlarındaki değişimin gerekçe gösterildiğini, fakat müvekkilinin cevabında %50’lik artış olmadığının belirtildiğini, davalının revize teklifini müvekkilinin kabul etmediğini, davalının, davacıyı portföyünden çıkardığını, sözleşmenin 6.6. maddesinde tarafların sözleşmede öngörülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere taraflardan herhangi birinin sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde feshin yapıldığı aydan önceki tüketici fatura bedelinin %20’si oranında tazminat ödeyeceğinin hükme bağlandığını ileri sürerek şimdilik davalı aleyhine 50.000,00 TL tazminat yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 03.12.2021 tarihinde ... sözleşmesi aktedildiğini, davacının iki farklı sayacı ile müvekkilinin tüketicisi olduğunu, davalının fiyat revizesine ilişkin talebin davacıya e-posta ile iletildiğini, fakat davacının fiyat revize teklifini kabul etmediğini, 03.12.2021 tarihinde taraflara arasında imzalanan sözleşmenin haklı neden olmaksızın davacı tarafça kabul edilmediğini, davacının 03.12.2021 tarihinde sözleşmeyi feshettiğini, bunun nedeninin davalının portföyünden çıkarak dava dışı ... A.Ş.’nin portföyüne geçmesi olduğunu, davacının davalı şirket arasında imzalanan sözleşmeyi, piyasa katılımcısı ... A.Ş. ile imzaladığı sözleşme ile kendisinin feshettiğini ve davalının portföyünden çıkarak diğer tedarikçinin portföyüne geçtiğini, davalının herhangi bir tazminat sorumluluğunun doğmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında iki ayrı sayaç üzerinden enerji tedarikinin gerçekleştirildiği, sözleşmenin 6.8. maddesinde “sözleşmenin başlangıç tarihinde açıklanan ticari krediler ile enerji tedarikinin yapıldığı ay için açıklanan ticari krediler arasında %50'den fazla değişim olması durumunda finansman maliyetlerinin birim satış fiyatına eklenmesine ilişkin olarak tedarikçinin tüketiciye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahip olduğunun, tedarikçi tarafından tüketiciye yapılan yeni fiyat teklifini 10 gün içerisinde kabul edildiğine ilişkin yazılı olarak bildirimde bulunulmaması halinde tedarikçinin sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydıyla tazminatsız olarak feshedebileceğinin” kararlaştırıldığı, benimsenen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere sözleşme tarihi olan 01.01.2022'de ticari kredi faiz oranının %24,36, fiyat revize teklif tarihi olan 21.07.2022 tarihinde ise %29,74 olduğu, değişim oranının %22,09’a tekabül ettiği, dolayısıyla değişim oranının %50'den fazla olmadığı, davalının, sözleşmenin 6.8. maddesi kapasında tazminatsız fesih hakkının doğmadığı, davalının fiyat revize teklifinin davacının sözleşme kapsamında kabul yükümlülüğü bulunmadığı gibi davalının fiyat revize teklifinin dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığı, davacıya sunulan fiyat revize teklifinin kanun ve sözleşmeye uygun olmadığı gibi dürüstlük kuralına da uygun görülmediği, bu sebeple davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğunun doğduğu, sözleşmeyi davalının sona erdirdiği, bunun haklı bir nedene dayanmadığı, düzenlenen bir önceki fatura tutarının %20'si oranında cezai şart alacağı talebinin yerinde görüldüğü, davacıya sunulan iki sayaç üzerinden verilen elektrik ile ilgili son fatura toplam tutarının 21.557.208,43 TL olduğu, bunun %20'sinin 4.311.441,686 TL’ye tekabül ettiği, ancak davacının dava dilekçesinde 50.000,00 TL istediği, taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 50.000,00 TL’nin karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında elektrik satışına ilişkin sözleşme imzalandığı, davalı tarafça davacıya yapılan bildirimde maliyetlerin artması sebebiyle taahhüt edilen fiyat yönünden revizyon teklifinde bulunulduğu, teklif kabul edilmezse sözleşmenin fesih edileceği 28.07.2022 tarihinde davacıya bildirildiği, davalının davacıya 31.08.2022 tarihine kadar hizmet sunduğu, davacının, dava dışı ... A.Ş. ile 03.08.2022 tarihinde ... sözleşmesi imzaladığı, elektrik tedarik başlangıcının 01.09.2022 olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edildiği, taraf defterlerinde Eylül/2022 dönemine ait faturanın bulunduğu, faturanın davacı tarafından ödendiği, davalı tarafından davacı şirkete elektrik enerjisi vermeye devam edildiği, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerde tek taraflı revizyona gidilemeyeceği, bu durumda taraflarca imzalanan sözleşme uyarınca taraflarının yükümlülüklerinin devam ettiği, nitekim davalının, davacıya revize etmeden Ağustos- Eylül dönemi sonuna kadar hizmet verdiği, herhangi bir fesih ihbarında bulunmadığı, yükümlülüğünü yerine getirdiği, müşteri portföyünden çıkarmadığı, revize uyarınca gönderdiği bir fatura ve tahsilat olmadığı, davalı şirketçe tek taraflı revizyon ile belirlediği fiyat üzerinden fatura düzenlemesi ve tahsil etme gibi bir durumun bulunmadığı, buna rağmen davacının revize varmış gibi başka bir şirketle 03.08.2022 tarihinde ... sözleşmesi imzaladığı, bu durumda davalının sözleşmeyi fesih ettiğinden bahsedilemeyeceğinden davacının cezai şart isteyemeyeceği gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, elektrik aboneliği sözleşmenin haksız feshine dayalı cezai şartın tazmini talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalının taraflar arasındaki sözleşmeyi feshedip etmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının başka bir tedarikçiyle sözleşme yapmak suretiyle taraflar arasındaki sözleşmeyi sonlandırmasının haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususlarında toplanmaktadır. Taraflar arasında akdedilen 01.01.2022 başlangıç ve 31.12.2022 bitiş tarihli “Serbest Tüketiciler ile ... Sözleşmesi”nin uyuşmazlık konusu olan fiyat revize teklifine ilişkin,6.7. maddesinde “Önceden öngörülemeyen enerji piyasasının işleyişini veya enerji maliyetlerini etkileyen değişikliklerine bağlı olarak oluşan maliyetlerin birim satış fiyatına yansıtılmasına ilişkin Tedarikçi Tüketiciye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahiptir.” hususlarına,6.8. maddesinde ise “... tarafından yayınlanan 'Bankalarca açılan Kredilere Uygulanan Ağırlıklı Ortalama Faiz Oranları' tablosunda; bu sözleşmenin başlangıç tarihinde açıklanan 'Ticari Krediler (TL üzerinden açılan)' ile enerji tedarikinin yapıldığı ay için açıklanan 'Ticari Krediler (TL üzerinden açılan)' arasında %50’den fazla değişim olması durumunda; finansman maliyetlerinin birim satış fiyatına eklenmesine ilişkin olarak Tedarikçi, Tüketici’ye yazılı olarak yeni fiyat teklif etme hakkına sahiptir. Bu madde kapsamında Tedarikçi tarafından Tüketici’ye yapılan yeni fiyat teklifini, Tüketici’nin 10 (on) gün içerisinde kabul ettiğini yazılı olarak bildirmemesi durumunda Sözleşmenin 11’inci maddesinden bağımsız olarak, Tedarikçi’nin Sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydı ile tazminatsız olarak feshedebileceği Taraflarca ortaklaşa kararlaştırılmıştır.' hükmünün eklenmesi Taraflarca ortaklaşa kararlaştırılmıştır.” hususlarına yer verilmiştir. “Sözleşmenin Feshi” başlıklı 11/1 ve 2. maddelerinde ise sözleşmenin feshine ilişkin sebepler sayılmıştır. Bu hükümlerde;“11.2. Bu sözleşmenin 6.7. maddesi kapsamında Tedarikçi tarafından Tüketici’ye yazılı olarak yapılan yeni fiyat teklifini, Tüketici’nin 10 (on) gün içerisinde kabul ettiğini yazılı olarak bildirmemesi durumunda, Tedarikçi’nin Sözleşmeyi yazılı olarak bildirmek kaydı ile tazminatsız olarak feshedebileceği Taraflar’ca ortaklaşa kararlaştırılmıştır.” Öte yandan sözleşmenin 11/3. maddesinin sözleşmenin 11.1. ve 11.2. maddeleri dışındaki hususları düzenlendiğinden uyuşmazlık konusu ile ilgili olmadığı anlaşılmaktadır. Cezai şartı düzenleyen sözleşmenin 6.6. maddesi ise “Taraflar’ın bu Sözleşmede ön görülen haklı neden ile fesih halleri hariç olmak üzere taraflar’dan herhangi birinin bu sözleşmeyi süresinden önce feshetmesi halinde fesih eden tarafın diğer tarafa feshin yapıldığı aydan önceki tüketici fatura bedelinin %20’si tutarında bedeli ödeyeceği Taraflar arasında ortaklaşa kararlaştırılmıştır.” şeklinde düzenlenmiştir. Bu açıklamalara göre, somut olay değerlendirildiğinde davacı, özellikle, davalının kendisini müşteri portföyünden çıkardığından yeni bir tedarikçi ile anlaşma zorunluluğunun doğduğunu, davalı şirketin Eylül döneminde de davacıya hizmet vermiş olduğunun kabul edilmesi hususunun ise bu dönemde kesilen faturaların elektrik tedariğinden kaynaklanmadığını ileri sürmektedir. Dosya kapsamında yapılan incelemede 21.07.2022 ve 22.07.2022 tarihlerinde fiyat revize teklifi verildiği, 22.07.2022 tarihli teklifte revize teklifinin 10 gün vadeli olduğunun belirtildiği, 28.07.2022 tarihinde davacı tarafından fiyat revize teklifinin kabul edilmediğine ilişkin yazı yazıldığı, bunun üzerine davalı tarafından 28.07.2022 tarihinde revize teklifinin kabul edilmemesi durumunda sözleşme fesih işlemlerinin başlatılacağının belirtildiği, davalının davacıya sunduğu fiyat revize teklifinin kanun ve sözleşmeye uygun olmadığı gibi dürüstlük (objektif iyiniyet) kurulana uygun olmadığının da bilirkişi raporuyla tespit edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece anılan sözleşme hükümleri dikkate alınarak, davacının, davalı portföyünden çıkarılıp çıkarılmadığının saptanılması, eğer davacının davalı portföyden çıkarıldığının belirlenmesi durumunda ise davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşmasının haklı nedene dayanıp dayanmadığının belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'un 373/2 hükmü uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi" şeklinde karar verilmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ : Dairemizin karar ilamı yönünden Yargıtay 11.Hukuk Dairesince verilen ve yukarıda yazılı bozma ilamı üzerine dosya yeniden esasa kaydedilmiş, taraflara Yargıtay ilamı ile birlikte duruşma gün ve saati tebliğ edilmiştir. 13/03/2026 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmış, bozma ilamına karşı beyanları sorulup tespit edilmiştir. "Davacı Vekilinden bozma ilamına karşı beyanları soruldu: Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmasını talep ediyoruz, yazılı beyanlarımızı sunduk, tekrar ederiz " Davalı vekilinden bozma ilamına karşı beyanları soruldu: Biz önceki beyanlarımızı tekrarla Yargıtay'ın bozma ilamına uyulmamasını, mahkemenizin verdiği kararda direnilmesini talep ediyoruz, davacı şirketin 03/12/2021 tarihinden müvekkilim şirket tarafından davacı şirkete fiyat teklifi yapılmıştır, bu esnada halen eski birim fiyatı üzerinden elektrik verilmeye devam edilmektedir, ancak davacı şirket aynı gün başka bir tedarikçinin portföyüne girmiştir, davacının yeni bir tedarikçi ile anlaşması haklı bir nedene dayanmamaktadır, davanın reddine karar verilmesini istiyoruz " şeklinde beyanlarda bulunmuştur. Duruşmada verilen ara kararla dosyaya daha önce rapor veren bilirkişilerden Yargıtay 11. HD nin bozma ilamında işaret edilen hususlar yönünden ek rapor sunmaları için tevdii edilmiştir. Bilirkişi Heyeti Ek Raporunda Özetle ; Dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde ekonomi ve finans uzmanı bilirkişi incelemesinde Sözleşmenin 6.8. maddesinde belirtilen %50 oranındaki değişimin gerçekleşmediği, değişim oranının %22,09 olduğu tespit edildiğini, sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafından yeni fiyat teklifinde bulunulduğu tespit edildiğini, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme kapsamında, şirket tarafından sözleşme süresi içerisinde yapılan fiyat revizeleri davacı tarafından kabul edilmediğini, söz konusu fiyat artışlarının, sözleşme hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiğini, elektrik tedarikçisi şirket tarafından, fiyat artışlarının kabul edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği yönünde beyanda bulunulmuş ise de, bu hususta davacı Tarafa yapılmış olan açık ve usulüne uygun bir fesih bildirimi bulunmadığını, bu süreçte, elektrik enerjisinin kesintisiz temin edilebilmesi amacıyla davacı tarafça başka bir tedarikçi ile sözleşme akdedilmiş olup, yeni tedarikçinin fiilen enerji teminine başlayacağı tarihe kadar mevcut tedarikçi üzerinden elektrik kullanımı devam ettiğini, bu hususta, davacının 11.03.2026 tarihli beyanı da nazara alındığında, zorunlu bir geçiş sürecinin sonucu olup, elektriksiz kalmamak adına bunun yapılmış olduğu anlaşıldığını, bu çerçevede, sözleşmenin sona ermesi davacının keyfi bir tasarrufu olmayıp, davalının sözleşmeye aykırı uygulaması neticesinde doğan bir işlem olduğunu, davalının da bu süreçte (yeni şirket ile sözleşme tarihine kadar) davacıya portföyünde yer vermiş olduğu görüldüğünü, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde ise 4.311.441,686 TL olarak hesaplandığını ancak davacının talebi ile bağlı kalınması halinde 50.000 TL olarak hesap edileceğini, takdir ve ifası sayın mahkemeye ait olmak üzere raporunu sunmuşlardır. Davacı vekili bilirkişi ek raporuna karşı sunduğu dilekçede özetle ; Bilirkişi raporunda 'Bu çerçevede, sözleşmenin sona ermesi davacının keyfi bir tasarrufu olmayıp, davalının sözleşmeye aykırı uygulaması neticesinde doğan bir işlem olduğunu, görüldüğü davalı şirket sözleşmeye aykırı olarak fiyat revize teklif ettiğini ve bu teklifini de kabul edilmemesi halinde sözleşmenin feshi şartını getirdiğini, dolayısı ile müvekkil şirket de fiyat revize teklifini kabul etmediğini davalı tarafa ilettiğini ve bu sözleşme feshi şartına bağlı olan fiyat revize teklifini sonuçlarını hukuken sonuç doğurduğunu, bilirkişi raporuna itiraz süresinin iki hafta olduğu ve itiraz edilmediği takdirde itiraz etme hakkından vaçgeçmiş sayılacağı ihtar ve tebliğ olur denildiği gibi davalı taraf da normal bir fiyat revize teklifi yapmadığını, şartlı olarak fiyat revize ya kabul edersin yada sözleşme feshedilir dediğini, müvekkil şirketin fiyat revize teklifini kabul etmediğine dair cevabın davalı taraf ulaşması ile sözleşmenin davalı şirkette yapmış olduğu sözleşme feshi şartlı fiyat revize teklifi hukuki sonuç doğurduğunu, davalı taraf normal şartlarda bir fiyat revize teklifi sunmuş olsa idi belki sözleşme şartlarına uyduğunu, dolayısı verilen bilirkişi kurulu raporu ile müvekkil şirketin , davalı şirketin sözleşmeye aykırı fiyat revize teklifi ile sözleşme sona erdiğini ve müvekkil mağdur olduğunu, bilirkişi raporunda aleyhe olan kısımları kabul etmediğini, davanın kabulünü vekaleten talep etmiştir. Davalı vekili bilirkişi ek raporuna karşı sunduğu dilekçede özetle ; müvekkil şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.8inci maddesi dışında 6.7nci madde kapsamında davacıya fiyat revizesi teklifinde bulunma hakkı bulunduğunu, müvekkil şirketin taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.7nci maddesi uyarınca fiyat revizesi teklifinde bulunması taraflar arasında imzalanan sözleşmeden doğan hakkı olduğunu, müvekkil şirket taraflar arasında imzalanan 6.7nci madde kapsamında fiyat revizesi teklifinde bulunması ile sözleşmeyi feshetmiş sayılmadığını, müvekkil şirketin taraflar arasında imzalanan "Sözleşmenin Feshi" başlıklı 11.2nci maddesi kapsamında kullanabileceği tazminatsız fesih hakkı bulunduğunu, bu husus dosya arasında daha önce giren bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, bilirkişiler tarafından taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 6.7nci ve 11.2nci maddelerinin neden incelenmediği anlaşılamadığını, müvekkil şirket sözleşmeyi tazminatsız feshedebilme hakkı varken dahi sözleşmeyi feshetmemiş aksine iyi niyet ve sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği taraflar arasında hüküm süren Sözleşmenin koşullarına uygun olarak edimini yerine getirmeye ve davacıya elektrik enerjisinin tedariki hizmeti vermeye devam ettiğini, taraflar arasında hüküm süren Sözleşmenin feshi; davacının Sözleşme hükümlerine ve TTK nın ilgili hükümlerine aykırı olarak dava dışı ... A.Ş. ile Sözleşme imzalaması ve müvekkil şirketin Portföyünden çıkarak başka bir tedarikçinin portföyüne dahil olması üzerine gerçekleştiğini, dosya arasına giren 16/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda yalnızca ihtimal üzerine hesaplama yapılmış olup, feshin kim tarafından yapıldığı konusunda tespit yapılmadan hesaplama yapılması doğru olmadığını, 16/04/2026 tarihli bilirkişi kurulu raporunda esas uyuşmazlık konusu olan feshin kim tarafından yapıldığı net bir şekilde tespit edilemediğinden uyuşmazlık konusunun itirazların hukukçu bilirkişi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen açıklamalar ve itirazlar dikkate alınarak 16/04/2026 tarihli bilirkişi raporundaki müvekkil şirket lehine yapılan tespit ve değerlendirmeler dikkate alınarak davacının haksız davasının reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise itirazlar dikkate alınarak dosyanın aralarında hukukçu bilirkişinin de bulunduğu bilirkişi heyetine tevdi edilmesini talep etmiştir. 15/05/2026 tarihli duruşmaya taraf vekilleri katılmıştır. Davacı vekilinden soruldu: Bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz , bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere sözleşmenin artık davalı tarafça fesih edildiği sabittir, davalı şirket belirttiğimiz cezai şartı ve müvekkilimizin ulusal tarifeye düştüğünde faturasının miktarına göre aradaki fark nedeniyle bu farkı ödememek için 1 ay süre ile elektrik vermeye devam etmiştir, dolayısı ile davalı şirketin gönderdiği mail ile sözleşmeyi fesih ettiği açık ve net olduğundan davamızın kabulüne karar verilmesini talep ederiz dedi, Davalı vekilinden soruldu: Bilirkişi raporuna karşı ayrıntılı yazılı beyanlarımızı sunduk , aynen tekrar ederiz , rapordaki aleyhimize hususları kabul etmiyoruz, davanın reddine karar verilmesini talep ediyoruz, mahkemeniz aksi kanaatte ise dosyanın içinde bir hukukçu bilirkişinin de olduğu yeni bir heyetten rapor alınmasını da istiyoruz dedi. Davacı vekilinden son sözleri soruldu: Sözlü yargılama yönünden bir süre talebimiz yoktur davamızın kabulüne karar verilmesini istiyoruz dedi Davalı vekilinden son sözleri soruldu: Sözlü yargılama yönünden bir süre talebimiz yoktur, davanın reddine karar verilmesini istiyoruz dedi. " şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır. Yargıtay 11. HD nin bozma ilamına uyulmuş olması nedeniyle bozma ilamı doğrultusunda alınan ek raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere , Sözleşmenin 6.8. maddesinde belirtilen %50 oranındaki değişimin gerçekleşmediği, değişim oranının %22,09 olduğu tespit edildiği, sözleşmeye aykırı olarak davalı tarafından yeni fiyat teklifinde bulunulduğu tespit edildiği, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme kapsamında, şirket tarafından sözleşme süresi içerisinde yapılan fiyat revizeleri davacı tarafından kabul edilmediği, söz konusu fiyat artışlarının, sözleşme hükümlerine aykırı olduğu tespit edildiği, elektrik tedarikçisi şirket tarafından, fiyat artışlarının kabul edilmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği yönünde beyanda bulunulmuş ise de, bu hususta davacı Tarafa yapılmış olan açık ve usulüne uygun bir fesih bildirimi bulunmadığı, bu süreçte, elektrik enerjisinin kesintisiz temin edilebilmesi amacıyla davacı tarafça başka bir tedarikçi ile sözleşme akdedilmiş olup, yeni tedarikçinin fiilen enerji teminine başlayacağı tarihe kadar mevcut tedarikçi üzerinden elektrik kullanımı devam ettiği, bu hususta, davacının 11.03.2026 tarihli beyanı da nazara alındığında, zorunlu bir geçiş sürecinin sonucu olup, elektriksiz kalmamak adına bunun yapılmış olduğunun anlaşıldığı, bu çerçevede, sözleşmenin sona ermesi davacının keyfi bir tasarrufu olmayıp, davalının sözleşmeye aykırı uygulaması neticesinde doğan bir işlem olduğu, davalının da bu süreçte (yeni şirket ile sözleşme tarihine kadar) davacıya portföyünde yer vermiş olduğunun görüldüğü, davacı lehine tazminata hükmedilmesi halinde ise 4.311.441,686 TL olarak hesaplandığı ancak davacının talebi ile bağlı kalınması nedeniyle 50.000 TL olarak dikkate alınması gerektiği anlaşılmış ve davanın kabulü ile 50.000,00TL'nin dava tarihi olan 21.12.2022 'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın kabulü ile 50.000,00TL'nin dava tarihi olan 21.12.2022 'den itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 3.415,50-TL karar ve ilam harcından, davacıdan peşin olarak alınan 1.281,48-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 2.134,02-TL karar ve ilâm harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; ilk dava açma gideri 1.536,08-TL, posta ve tebligat masrafı 416,00-TL, bilirkişi ücreti 22.500,00 TL olmak üzere toplam 24.452,08TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13. Md gereğince taktir olunan 45.000,00-TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 7-A.A.Ü.T. nin 2/4. Bendi uyarınca belirlenen 42.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay 'a Temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/05/2026