İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak söz konusu icra takibinde aslında üzerinde ödeme tarihi ve tanzim tarihi bulunmayan 15/02/2…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/158 KARAR NO : 2026/319 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 01/11/2023 NUMARASI : 2022/989 E. - 2023/807 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilleri aleyhine İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlattığını, ancak söz konusu icra takibinde aslında üzerinde ödeme tarihi ve tanzim tarihi bulunmayan 15/02/2006 tarihli 75.000,00 USD'lik üzerinde alacaklının da ıslak imzası bulunan hem senet hem nedenini belirleyen belge üzerine, davalı tarafından başka kalemle, oynama ekleme yapılmak sureti ile 19/10/2019 tanzim tarihli 19/11/2019 ödeme tarihli kambiyo senedi oluşturulmaya çalışılarak, Türk parasına uygulanan %15,75 yıllık avans faizi dövize uygulanmak sureti ile, dövizle işlem yapılamayacağına dair Cumhurbaşkanlığı kararı yok sayılarak 75.000,00 USD bono karşılığı, 29.022,95 USD ödeme tarihinden itibaren faiz olmak üzere 104.022,95 USD'lik esas alacak kurgulanarak icra takibi başlatıldığını, müvekkillerinden ... ile ... Ltd. Şti. adına davalı... arasında Kadıköy 18. Noterliği'nin 05/11/2007 tarih ve ... sayılı aynı taşınmaz üzerinde yapılacak inşaat için gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin imzalandığını, hiçbir inşai faaliyette bulunulmadığından Üsküdar 8. Noterliği'nin 05/02/2009 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, davalı hakkında İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2022/524 Esas sayılı dosyası ile taşkın haciz /şikayet davası açıldığını ve derdest olduğunu belirterek İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitini, kötü niyet tazminatının davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takip dayanağı bonoda ve icra takibi dosyasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, bonoda tahrifat yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu, davacıların dava konusu bononun borcunun ödendiği ve bononun teminat senedi olduğu yönündeki iddialarla İstanbul Anadolu 9. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/463 esas sayılı dosyada açılan borca itiraz davasının mahkemece reddedildiğini, davacıların bu dosyada da iddialarını delillendiremediğini ve ispat edemediklerini, davacıların sunduğu Üsküdar 2. Noterliğinde imzalanan ... yevmiye nolu 28/05/2003 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesinin ve o sözleşmenin feshedildiği Üsküdar 8. Noterliği ... yevmiye nolu 15/02/2006 tarihli fesih sözleşmesinin dava konusu bono ile herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, bu sözleşmelerin davacıların kıymet evrak hukuku kaynaklı ödenmemiş borçlarına herhangi bir etkisinin bulunmadığını, davacılardan ... ile ... Ltd. Şti. Arasında Kadıköy 18. Noterliğinde yapılan sözleşmenin de aynı şekilde dava konusu bonodan kaynaklanan borç ile herhangi bir alakasının bulunmadığını, tüzel kişilerin hak ehliyetinin olduğunu, kendi ad ve hesaplarına hak sahibi olabileceğini, borç altına girebileceğini, Kadıköy 18. Noterliğinde yapılan bu sözleşmenin...'ın dava konusu bonodan kaynaklı alacağı ile ilişkilendirilmesinin mümkün olmadığını, davalının ıslak imzasının bulunduğu iddia edilen belge aslının dosyaya sunulmadığını, fotokopinin hukuki delil sayılmasının ve hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, UYAP'a taranan halinden anlaşıldığı kadarıyla bononun teminat senedi sayılabilmesi için var olması gereken şartları içermediğini, Yargıtay kararlarının bu yönde olduğunu, bononun teminat senedi olduğu yönündeki bir anlaşma belgesinde bonoya açıkça atıf yapılması ve senedin ayırt edici özelliklerinin belirtilmesi gerektiğini, açıkça atıf yapıldığının kabulü için Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereği senedin, vade ve tanzim tarihleriyle miktarlarının belirtilmesi gerektiğini, fotokopi içeriğinin bu şartları içermediğini, kambiyo senetlerinde senette taahhüdün sebebinin gözükmeyeceğini, bu nedenle kambiyo senetlerinin sebepte soyut olduğunu, soyutluk ilkesi ile beraber sınırlı sayıda olma ve özellikli şekil şartlarına sahip olma ilkelerine de sahip olduğunu, özellikli şekil şartlarını sağlayan dava konusu bono bakımından sebepten mücerret olarak davalının icra takibi dosyasının konusu olan alacak hakkına ulaşması gerektiğini, dava konusu senedi talil etmediklerini, senedi herhangi bir neden veya temel ilişkiyle ilintilendirmediklerini, bu nedenlerle açılan davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2022/989 esas, 2023/807 karar sayılı, 01/11/2023 tarihli kararı ile; "Yapılan yargılama ,toplanan deliller uyarınca davacı ... ile davalı arasında 2003 yılında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiği, daha sonra bu sözleşmenin 15/02/2006 tarih ... yevmiye nolu fesih sözleşmesi ile feshedildiği, sözleşmede tarafların karşılıklı birbirlerinden hiçbir alacaklarının kalmadığını belirttikleri, sözleşmenin feshedildiği tarihte tarafların bir araya gelip aynı zamanda davacıların dayandığı 15/02/2006 tarihli belgeyi de düzenledikleri, belgenin üst kısmında dava konusu senedin yer aldığı, davalının bu belgedeki imzayı kabul ettiği ve Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdiği ifadesinde de senedi sözleşmenin feshedildiği tarihte boş olarak aldığını, daha sonra düzenleme ve vade tarihi ekleyip takibe koyduğunu ifade ettiği, 15/02/2006 tarihli belgede bu senedin verilmesine gerekçe olarak senedin... ile ... arasındaki Çengelköy ... Mah.185 pafta, ... ada, 11 parsel üzerindeki taşınmazın kat karşılığı sözleşmesiyle ilgili olarak düzenlendiği, feshedilen sözleşmenin konusunu teşkil eden taşınmazın ... tarafından ...'ya satılacağı, ...'nın satış ile ilgili kredi alabilmesi için tapudaki kat karşılığı şerhinin kaldırılıp iptal edilmesi gerektiği, bundan sonrasında ... ile... arasında Üsküdar 2.Noterliğinde 28.05.2003 tarihinde ... Yevmiye ile yapılan kat karşılığı sözleşmesi esas kabul edilerek, mevcut sözleşmenin bugünün şartlarına göre arsa sahibinin lehine iyileştirme yapılmak suretiyle yenileneceği ,...'nın sözleşmede davalı lehine olan tüm maddi mükellefiyetleri kabul ettiğini, sözleşme yenilenmediği takdirde davalının doğmuş ve doğacak maddi kayıplarına mahsuben bu senedin düzenlendiğinin belirtildiği anlaşılmış, senedin 15/02/2006 tarihli fesih sonrasında sözleşmenin bu belgede yazılı şartlarla tekrar yenilenmemesi halinde davalının zararının oluşması ihtimaline karşılık düzenlendiği sonucuna varılmıştır. Davalı mahkememizdeki beyanında belgenin taraflar arasındaki başka bir ilişki nedeniyle düzenlendiğini beyan etmiş ise de sunduğu senet ve diğer fotokopi evraklar ile bu belge arasında bir bağ kurulamamış davalının savcılık ifadesinde belirttiği senet bilgileriyle de duruşmada sunduğu senedin içeriğinin uyuşmadığı görülmüş, davalı taraf iddiası yönünden başkaca bir delil de ibraz etmemiştir. Bu nedenlerle davaya konu senedin 15/02/2006 tarihli belgeye istinaden verildiği mahkememizce kabul edilmiştir. Bu belge ve senedin düzenlenmesinden sonra taşınmazın ...'ya satılmadığı ancak davacı ... ve ....... Ltd. Şti. adına hareket eden davalı... arasında aynı taşımaz için bu kez 05/11/2007 tarihli Kadıköy 18. Noterliğinin ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesinin imzalandığı anlaşılmış böylece sözleşmenin yenilenmesi koşulunun taraflar arasında gerçekleştiği kabul edilmiştir .Dava konusu senet sözleşme yenilenmediği takdirde davalının doğmuş ve doğacak maddi kayıplarına mahsuben düzenlenmiş olup inşaat sözlemesinin yenilenmesiyle birlikte senedin bedelsiz kaldığı buna rağmen davalı tarafça anlaşmaya aykırı olarak doldurulmak suretiyle kullanıldığı anlaşıldığından davacıların dava açmakta haklı oldukları sonucuna varılmış ve davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine davalı taraf başlattığı takipte haksız ve kötüniyetli olduğundan davacı taraf lehine %20 oranında 350.536,55 TL tazminat takdirine, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine dair DAVANIN KABULÜNE, İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında davacıların davalıya borçlu olmadığının TESPİTİNE, Davacı taraf lehine %20 oranında 350.536,55 TL tazminat takdirine, davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu bono üzerindeki imzaların davacıların kendilerine ait olduğu hususunda çekişme bulunmadığını, üzerindeki imzaların kendilerine ait olduğunu kabul eden davacıların dava konusu bonodan dolayı borçlu olmadıkları konulu davayı mahkemenin kabul etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabul edilebilmesi için davacının bononun teminat bonosu olduğunu yazılı delille ispat etmesi gerektiğini ve bononun açık kambiyo senedi olarak verilirken bir doldurma anlaşması yapıldığını ve açık kambiyo senedi olarak düzenlenen bononun doldurma anlaşmasına aykırı doldurulduğunu ispat edilmesi gerektiğini, zorunlu unsurlarında eksiklik bulunan bir bono, teslim alan kişinin doldurma yetkisi olmayan bir "eksik kambiyo senedi" zannedilebileceğini, dava konusu açık kambiyo senedi davacılar tarafından davalıya teslim edildiğini, açık kambiyo senedi karinesi uyarınca açık kambiyo senedini teslim alan kişinin bu senedi doldurma yetkisinin mevcut olduğunu, mahkeme kararında bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğu şeklinde gerekçe yazıldığını, mahkemenin geçerli bir "bono doldurma anlaşması" saydığı 15/02/2006 tarihli fotokopi belge hukuken geçerli bir "bono doldurma anlaşması" olmadığını, bu anlaşmanın taşıması gereken şartları ve karşılıklı ıslak imzaları taşımadığını, belgenin fotokopi olması geçersizliğe yeterli bir sebep olduğunu, söz konusu belgenin içeriği ve dosya kapsamındaki deliller bono lehtarı müvekkili...'ın dava konusu bonoyu takibe koymakta haklı olduğunu gösterdiğini, kararda bahsedilen hukuki işlemlerde taraf hatası ve çelişkisi olduğunu, tüzel kişilerin taraf olduğu sözleşmelerin yalnızca o tüzel kişinin kendisini bağladığını, ... ...Ltd Şti'nin taraf olduğu sözleşmenin... lehine sayılacağına dair dosyada delil olmadığı gibi davacıların da böyle bir iddiasının bulunmadığını, 15/02/2006 tarihli belge geçerli bir bono doldurma anlaşması sayılıp içeriği incelendiğinde de...'ın bono dolayısıyla kambiyo senedi alacaklısı olduğunun açık olduğunu, ilgili parsel bakımından...'a 28/05/2003 tarihli inşaat sözleşmesini feshettiren davacıların dürüstlük kuralına aykırı davrandığı ve...'ın iyi niyetini kötüye kullandığını, mahkeme tarafından geçerli sayılan 15/02/2006 tarihli bono doldurma anlaşmasının ihlal edildiği ve bononun... lehine doldurulabileceği şartları oluştuğundan istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında icra takibi sonrasında açılan bedelsizlik iddiasına dayalı olarak kambiyo senedine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasına dayanak 19/10/2019 düzenlenme tarihli ve 19/11/2019 ödeme tarihli malen düzenlenmiş 75.000 USD bedelli bono keşidecisinin davacı ... olduğu, davacı ...'nın avalist olarak imzaladığı, davalının lehtar olduğu görülmüştür. Davacılar, davalının senette tanzim ve ödeme tarihini sonradan eklediğini, senedin 15/02/2006 tarihinde düzenlenme ve ödeme tarihi boş olarak verildiğini ileri sürmüş ise de Türk Ticaret Kanunu'nun 778. maddesinin atfı kapsamında bonolarda da uygulanması gereken TTK'nın 680. maddesi uyarınca açık bono düzenlenmesi mümkün olduğundan, açık bono düzenlenmesi durumunda açık bononun aradaki anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiası yönünden ispat yükü HMK'nın 201. maddesine göre yazılı delille olmak kaydıyla kural olarak iddia eden tarafa ait olacaktır. Dolayısıyla dava konusu bononun kat karşılığı inşaat sözleşmesinin teminatı amacı ile düzenlenip düzenlenmediği ve bedelsiz olup olmadığı hususlarındaki ihtilafın aydınlatılması gerekmiş olup davacı ... ile davalı arasında Üsküdar 2. Noterliğinin 28/05/2003 tarihli ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinin düzenlendiği, işbu sözleşmenin Üsküdar 8. Noterliğince düzenlenen 15/02/2006 tarih ... yevmiye nolu fesih sözleşmesi ile feshedildiği, sözleşmede tarafların karşılıklı birbirlerinden hiçbir alacaklarının kalmadığını belirttikleri, daha sonra davacı ... ile ....... Ltd. Şti. adına hareket eden davalı... arasında aynı taşımaz için bu kez 05/11/2007 tarihli Kadıköy 18. Noterliğinin ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesi imzalandığı, davacının bu sözleşmeyi Üsküdar 8. Noterliğince düzenlenen 05/02/2009 tarihli ihtarname ile feshettiği mübrez noter evraklarından tespit edilmiştir. Davacılar tarafından delil olarak dayanılan 15/02/2006 tarihli belge aslının üst kısmında dava konusu senet fotokopisinin yer aldığı, senet üzerinde düzenlenme ve ödeme tarihlerinin yazılı olmadığı, metnin alt kısmında 15/02/2006 tarihinin yazılı olduğu, "İşbu senet; ...ile ... arasında Çengelköy ... Mah.185 pafta, ... ada, 11 parsel üzerindeki taşınmazın kat karşılığı sözleşmesiyle ilgili olarak düzenlenmiştir. ... adı geçen taşınmazı ...”ya satacağını belirtmiştir. ...” nın satış ile ilgili kredi alabilmesi için tapudaki kat karşılığı şerhinin kaldırılıp iptal edilmesi gerekmektedir. ... ile... satıştan sonra Üsküdar 2.Noterliğinde 28.05.2003 tarihinde ... yevmiye ile yapılan kat karşılığı sözleşmesini esas kabul ederek, mevcut sözleşme bugünün şartlarına göre arsa sahibinin lehine iyileştirme yapılarak yenilenecektir. ... sözleşmede adı geçen mütecahitin lehine olan tüm maddi mükellefiyetleri kabul ettiğini, sözleşme yenilenmediği takdirde...'ın doğmuş ve doğacak maddi kayıplarına mahsuben bu senet düzenlenmiş olup,yukarıda sözleşmede belirtilen şartların gerçekleşmemesi dışında ciro edilemez. Senedin keşidecisi ..., kefilinde ... olarak işbu sözleşme düzenlenmiştir." metninin yer aldığı, davalı asile 14/06/2023 tarihli duruşmada belge aslı gösterildiğinde imzanın kendisine ait olduğunu kabul etmekle birlikte işbu belge içeriğinin başka bir konuya ilişkin olduğunu, davanın konusu olan senet ile ilintili olmadığını, bu metnin yine karşı tarafla arasındaki bir başka ticari ilişkiden ötürü düzenlenmiş metin olduğunu beyan etmiş ise de davalının işbu savunmasını teyid eden ispata elverişli delillerin bulunmadığı anlaşılmıştır. Ayrıca İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının ... sayılı soruşturma dosyasında davalının verdiği ifadede; " ...Ben daha önceden inşaat işi yapardım bana sormuş olduğunuz ..., ... isimli kişileri tanırım. ...'nın Çengelköy'de bulunan arsasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptık. Hatırladığım kadarıyla 2003-2004 yıllarında bu sözleşmeyi yaptık. Ben kendilerine elden ödemeler yaptım, inşaat yapılması için bir kısım harcamalar yaptım daha sonra bu şahıslar sözleşmeyi feshetmek istediler. Bende yapmış olduğum harcamalar, ödemiş olduğum paralar ve sözleşme ile elde ettiğim haklar karşılığında kendilerinden senet aldım. Senedi kat karşılığı inşaat sözleşmesini feshettiğimiz tarihte aldım. Senet üzerindeki tarih boş idi. Bana göstermiş olduğunuz senetteki 19/10/2019 düzenleme ve 19/11/2019 vade tarihleri dışındaki tüm yazı imzalar atılmış halde senetleri şahıslardan aldım. ... ve ... senedi benim önümde imzaladılar. Ödeme yapmayınca bende senedi icra takibine koydum. Ben şahısların iddiasını kabul etmiyorum. Senetler teminat olarak düzenlenmemiştir. Uğramış olduğum zararlara karşılık şahıslarca düzenlenip bana verilmiştir. Zararlarım giderilmediği için düzenleme ve vade tarihlerini senede doldurarak icra takibine konu ettim. " şeklinde beyanda bulunmak sureti ile senedi sözleşmenin feshedildiği 15/02/2006 tarihinde aldığını ve sonradan boş kısımlarını kendisinin doldurduğunu kabul ettiği görülmüştür. Böylece 15/02/2006 tarihli belgede dava konusu senedin verilmesine gerekçe olarak davalı... ile davacı ... arasındaki Çengelköy ... Mah.185 pafta, ... ada, 11 parsel üzerindeki taşınmazın kat karşılığı sözleşmesiyle ilgili olarak düzenlendiği, feshedilen sözleşmenin konusunu teşkil eden taşınmazın ... tarafından ...'ya satılacağı, ...'nın satış ile ilgili kredi alabilmesi için tapudaki kat karşılığı şerhinin kaldırılıp iptal edilmesi gerektiği, bundan sonrasında ... ile... arasında Üsküdar 2.Noterliğinde 28.05.2003 tarihinde ... yevmiye ile yapılan kat karşılığı sözleşmesi esas kabul edilerek, mevcut sözleşmenin bugünün şartlarına göre arsa sahibinin lehine iyileştirme yapılmak suretiyle yenileneceği , ...'nın sözleşmede davalı lehine olan tüm maddi mükellefiyetleri kabul ettiğini, sözleşme yenilenmediği takdirde davalının doğmuş ve doğacak maddi kayıplarına mahsuben bu senedin düzenlendiği, senedin 15/02/2006 tarihli fesih sonrasında sözleşmenin bu belgede yazılı şartlarla tekrar yenilenmemesi halinde davalının zararının oluşması ihtimaline karşılık düzenlendiği anlaşılmıştır. İşbu belge ve senedin düzenlenmesinden sonra taşınmazın ...'ya satılmadığı ancak davacı ... ve ....... Ltd. Şti. adına hareket eden davalı... arasında aynı taşımaz için bu kez 05/11/2007 tarihli Kadıköy 18. Noterliğinin ... yevmiye nolu düzenleme şeklinde kat karşılığı satış vaadi ve inşaat sözleşmesinin imzalandığı, böylece sözleşmenin yenilenmesi koşulunun taraflar arasında gerçekleştiği kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça ... ...Ltd Şti'nin taraf olduğu sözleşmenin... lehine sayılacağına dair dosyada delil olmadığı ileri sürülmüş ise de resmi belge niteliğindeki noter senedinde davalı adına sözleşme düzenlendiğinin kayıt altına alındığı görülmüştür. Dolayısıyla dava konusu senet sözleşme yenilenmediği takdirde davalının doğmuş ve doğacak maddi kayıplarına mahsuben düzenlenmiş olup inşaat sözlemesinin yenilenmesiyle birlikte senedin bedelsiz kaldığı, buna rağmen davalı tarafça anlaşmaya aykırı olarak doldurulmak suretiyle takibe konu edildiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne ve davacı lehine tazminata hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/11/2023 tarih ve 2022/989 E., 2023/807 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 147.610,06 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 36.902,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 110.707,55 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026