İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Trademark Holding AB'nin dünya genelinde ... markalarının sahibi olduğunu, ... markalarının ve ... markaları ile bağlantılı çıkarların kullanımına ilişkin, AB ... ("ABV") ve ... Car ... ("... Cars") şirketl…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/811 Esas KARAR NO : 2025/1494 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 18/01/2021 NUMARASI : 2019/40 E. - 2021/13 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Trademark Holding AB'nin dünya genelinde ... markalarının sahibi olduğunu, ... markalarının ve ... markaları ile bağlantılı çıkarların kullanımına ilişkin, AB ... ("ABV") ve ... Car ... ("... Cars") şirketlerine işleriyle alakalı kullanımı için lisans verdiğini, müvekkilinin Türkiye ve dünya çapında tanınmış ve kayıtlı ticari isminin temel bir parçası olan "..." ibaresinin Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirdiğini, davalıların www...net ve www...com alan adları ile https://www... com/.../ sosyal medya hesabını müvekkilinin markasını içerir şekilde, haksız ve hukuka aykırı olarak kendi adlarına tescil ettirdiklerini, bunun yanı sıra www...net alan adlı internet sitesinde "ISTANBUL ... SERVİSİ" (https://www...com/.../) uzantılı ... hesabında, isimli hesabında ve "Yenisahra Mah. Koç Cad. ... Ataşehir/İstanbul adresinde yerleşik olan Oto Servisinde müvekkiline ait tescilli ve tanınmış ... markalarının izinsiz ve hukuka aykırı şekilde kullandıklarını, müvekkili tarafından noter aracılığı ile haksız kullanımların durdurulması yönünden davalılara ihtarname keşide edildiğini, davalılar tarafından ihtarnameye rağmen kullanıma devam edildiğini, davalıların marka tecavüzü teşkil eden fiillerinin yanı sıra davalıların kendisini www...net ve www...com alan adlı internet siteleri ve ''ISTANBUL ... SERVİSİ '' isimli ... hesabında, iş yerinde ve her türlü tanıtım materyallerinde müvekkiline ait tescilli ve tanınmış markaları izinsiz olarak tescil ettirerek ve kullanarak kendisini ... tarafından yetkilendirilmiş bir işletme olarak tanıtığının tespit edildiğini ve bu durumunda haksız kazanç sağlanması nedeniyle haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin davalılar ile hiçbir bağlantısının olmadığını ve hiç bir zaman kendisi adına hareket edilmesi, markalarını kullanma veya ticari faaliyet gösterme ve benzeri hususlarda izin vermediğinden bahisle, davalıların ... markaları üzerindeki haksız ve hukuka aykırı kullanımlarının haksız rekabet teşkil ettiğinini tespitine, kullanımlarının durdurulmasına, önlenmesine karar verilmesini, davalılara ait "Yenisarha Mah. Koç Cad. ... Ataşehir/ İstanbul adresindeki işyerinde ... markalarını taşıyan her türlü tabela, kartvizit vs. gibi iş ve tanıtım materyallerin toplanması ve muhafaza altına alınmasını, markayı taşıyan tabela ve tanıtım görsellerinin indirilmesini, www...com ve www...net alan adlı internet sitesine ve İSTANBUL ... SERVİSİ isimli https://www...com/.../ linki vasıtayla ulaşılabilen ... hesabına Türkiye'den ereşimin engellenmesini ve sair hususlarda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm dosya kapsamı yukarıda izahı yapılan mevzuat ve açıklamalar kapsamında değerlendirildiğinde; davacının markaya tecavüz ve haksız rekabete yönelik sübut bulan davasının kabulüne karar vermek gerekmiş, her ne kadar usulen yapılmış ıslah yok ise de esasen men ve ref kapsamında kalan ve ıslahı gerektirmeyen "Davalı ...'ün 21/08/2020 tarihinde İstanbul Ticaret Odasında oluşturmuş olduğu ... oda sicil no ve 260417-5 sicil no ile kayıt altına almış olduğu "... İSTANBUL ... SERVİSİ" şeklindeki firma unvanının sicilden terkinine" yönelik talebin de kabulü yönünde "Davanın KABULÜ ile; davalılara ait kullanımların (Davalıların, davacının davaya konu tescilli ve tanınmış "..." ve ... + şekil markalarını websiteleri ve sosyal medya hesaplarında, iş yerinde ve sair mecralarda izinsiz olarak kullanılmaktan ibaret ) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitinin durdurulmasının önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, -Bu kapsamda;a)Davalıların, davacının ... ve ... + şekil ibareli markalarını taşıyan ve davacı ile bağlantılı oldukları izlenimini doğurabilecek her türlü faaliyetlerinin, bu ibareleri taşıyan ürün ve hizmetleri internet üzerinden yahut sair mecralarda tanıtmasının satmasının satışa sunmasının -orjinal ve faturalandırılmış ürünler hariç olmak üzere- durdurulmasına önlenmesine,b)www...com ve www...net ve https://www...com/.../ uzantılı "İSTANBUL ... SERVİSİ" isimli ... hesabına erişimin engellenmesine,c)Davalıların "Yenisahra Mah. Koç Cad. ... Ataşehir/İstanbul" adresinde bulunan iş yerindeki davacının ... ve şekil ibareli markalarını içeren reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü malzeme- orjinal ve faturalandırılmış ürünler hariç olmak üzere- ve tanıtım malzemesinin, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye el konulmasına, el konulan ürünlerin toplatılmasına yediemine tevdiine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına,d)Davalı ...'ün 21/08/2020 tarihinde İstanbul Ticaret Odasında oluşturmuş olduğu ... sicil no ile kayıt altına almış olduğu "... İSTANBUL ... SERVİSİ" şeklindeki firma unvanının sicilden terkinine, e) İnfazda 17/05/2020 tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; tüm davalılar açısından; yetki itirazlarının reddedildiğini, ancak müvekkillerinin ikamet adresleri İstanbul Anadolu Yakası olup aynı zamanda dava konusu uyuşmazlığın vuku bulduğu iddia edilen adreste Ataşehir/İstanbul olduğundan yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemeleri olduğunu, ancak mahkemenin internet kullanımlarını gerekçe göstererek yargılamaya devam ettiğini ve hüküm tesis ettiğini, bu nedenle davanın esasına girmenin ve hüküm vermenin isabetsiz olduğunu, davalı ... açısından husumet yönünden davanın her safhasında itirazda bulunulmuşsa da mahkemece reddedildiğini, müvekkili ...in davaya konu ortaklıkta SGK'lı çalışan olması nedeniyle davada davalı sıfatı ile bulunmasının hukuk aykırı olduğunu, ...'in adının özel servis olduğu belirtilen kartvizitte yazıyor olmasının müvekkilinin sorumluluğu olabileceği anlamına gelmediğini zira adi ortaklıklarda sorumluluğun ortaklar nezdinde oluştuğunu, ortak olmayıp SGK'li çalışan olan müvekkiliinin herhangi bir sorumluluğu olduğundan söz edilemeyeceğinden işbu davanın tarafı olmaması gerektiğini, aksi halde şirket veya ortaklık çalışanlarının kartvizit sahibi olmasının şirketin her türlü yükümlülüğünden sorumlu olmasını gerektireceğini ki bu durumun TTK gereği hukuka aykırı olduğunu, bu hususta tek resmi delilin ancak ticaret sicil ve SGK kayıtları olabileceğini, davacı tarafın, özel oto servisin ... adlı sosyal paylaşım sitesinin sayfasında yer alan paylaşıma müvekkilinin şahsi ... hesabından yorum paylaşımı yapmış olduğu gerekçesi ile müvekkilimin adi ortaklıkta yetkili olduğu ve işbu davanın tarafı olması gerektiği beyanı mevcut olduğunu, davacının osyal medyada yapılan yorum paylaşımından dolayı yorumu yapan kişiyi yetkili addetmesi ve bu ... yorumunu yetkiye dayanak göstermesinin çaresiz bir çaba olduğunu, ustanerede.com adlı web sitesinden alıntı yapılarak müvekkili İsmail Çelik'in yetkili olduğunun davacı tarafından vurgulandığını, işbu web sitesinde müvekkili için sadece iyi usta olduğu şeklinde yorumlar yapılmış olduğunu, tarafların tacirlik sıfatları ve sorumluluklarının sadece resmi evrakla ispatlanabileceğini, tüm davalılar açısından esas yönden istinaf gerekçeleri; müvekkili İsmail Çelik yönünden sorumlu olacağı kabul edilse bile müvekkilinin çalışmakta olduğu servis ... ibaresini kullanmış olsa da yetkili olmayan özel servis olduğunun belirtildiğini, tüketicinin araştırma yapmasına lüzum olmayacak şekilde yetkili servis olmadığı açık olmasına rağmen tüketicinin kısa bir araştırma yaparak ...'nun resmi internet sitesinden yetkili servislere ulaşabileceğini, müvekkilinin yaptığı şirket faaliyetlerinin marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmadığını, dava dilekçesinde müvekkilinin çalıştığı oto servise ait birtakım web siteleri ve sayfalar belirtilmişse de kontrol edildiğinde bu web sitelerinin var olmadığının görülebileceğini, haksız rekabetin varlığından bahsedebilmek için kötüniyetin varlığının şart olduğunu, işbu davaya konu adi ortaklık olan özel otomobil servisinin, tüketici nezdinde yetkili servis olduğu intibası yaratmadığını, davacının tabelada bulunan özel servis ibaresinin görünmeyecek şekilde yazıldığı iddiasının asılsız olduğunu, bilirkişinin raporunda ve sözlü açıklamaları sırasında hukuki değerlendirmelerde bulunamayacağını ancak bilirkişilerin yanlı değerlendirmeler yaptığını ve dosyayı iddialar ve savunmalar üzerinde incelemeye tek yetkili olan hakimlik kurumunu alenen ihlal ettiğini, davada bir tarafın büyük bir şirket olmasının ehil kişilerce düzenlenen raporların birçoğunda olumlu bir intiba bıraktığını, ekmeğini kazanmaya çalışmaya çalışan küçük esnafın mağdur olmasına sebep olduğunu, raporun birçok yerinde farklı marka araçlara servis hizmeti verildiği tespiti varken tüketicinin yanılabileceği tespitinin mümkün olmadığını, bugüne kadar müvekkilini yetkili servis sanıp şikayet, bildirim vb yola başvuran tüketici olmadığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili katılma yolu ile istinaf başvuru ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yargılamaya konu davayı görmeye yetkili olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin işbu tecavüz eylemlerinin etkilerinin görüldüğü her yerde dava açma hakkı bulunduğunu, husumet itirazlarının mesnetsiz olduğunu, davaya konu kullanımların marka hakkına tecavüz teşkil etmekte olup, SMK 7/5-c maddesi kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalıların iş yerlerinde, ... hesaplarında, adlarına basılı kartvizitlerde ...+Şekil markalarını izinsiz ve hukuka aykırı olarak kullandığını, davalıların tüketiciye bilgi verme sınırını fazlasıyla aştığını, müvekkiline ait markaları izinsiz şekilde kendi markaları gibi kullandığını, davalının iddiasının aksine müvekkilinin ... markasının otomotiv sektöründeki yüksek tanınmışlığı dikkate alındığında davalının "ömrünü tamamlamış araçlara" yönelik hizmet vermesinin hukuka aykırılığı ortadan kaldırmadığını, somut olaya benzer şekilde davalılar gibi müvekkili markasını kullanan dava dışı firma kullanmları ve aleyhinde verilen mahkeme kararlarının da bu hususu desteklediğini, tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini , istinaf başvuruları kapsamında , ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile esas hakkında hüküm verilmesi beklenmeksizin ve yerel mahkemece verilen davanın kabul kararı ve dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporları uyarınca davalıların müvekkilinin “...” ve markalarını tek başına veya sair unsurlarla birlikte tescilsiz ve izinsiz olarak hukuka aykırı biçimde kullanmasının, bu markayı taşıyan ürün veya hizmetleri internet üzerinde yahut sair mecralarda tanıtmasının, satmasının, satışa sunmasının ve sair şekillerde kullanmasının durdurulmasına ve önlenmesine, www...com, www...net alan adlı internet sitelerine, https://www...com/.../ uzantılı ve “ISTANBUL ... SERVİSİ” isimli ... hesabına Türkiye’den erişimin engellenmesine, iş yeri adresinde bulunan kartvizitler, ambalajlar, ilan, reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü tanıtım malzemesi, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evraka, bulunması halinde her türlü taklit ürüne ve malzemeye el konulmasına, el konulanların toplanmasına ve dava sonunda verilecek hükmün kesinleşmesine kadar emin bir yerde muhafaza altına alınmasına tedbiren karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, sonuçlarının ortadan kaldırılması talebine ilişkindir.Davacı vekili ; müvekkilinin ... markalarının sahibi olduğunu, “...” ibaresinin TPMK nezdinde tescilli ve tanınmış olduğunu, davalıların www...net ve www...com alan adları ile https://www...com/.../ hesabını markayı içerir biçimde haksız olarak kendi adlarına tescil ettirdiklerini, ayrıca söz konusu site ve hesapta “ISTANBUL ... SERVİSİ” ibaresiyle ve Yenisahra Mah. Koç Cad. ... Ataşehir/İstanbul adresindeki işyerinde müvekkiline ait tescilli/ tanınmış ... markalarını izinsiz kullandıklarını bu suretle yetkili servis izlenimi yaratılarak haksız kazanç sağlandığını ve haksız rekabet oluştuğunu, ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile kullanımların durdurulması ve önlenmesine,karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Marka kayıtları; 26.09.1990 tarih 120139 sayılı "..." markasının 01, 02, 03, 05, 06, 07, 08, 09, 1l, 12, 16, 18, 20, 21,22, 24, 25 ve 27. sınıflarda davacı adına tescilli olduğu ve T/00086 sayı ile tanınmış marka olarak tescil edilmiş olduğu görülmektedir. 17/05/2020 tarihli bilirkişi heyeti raporuna göre davalıların www...net, , www...com ve ilgili ... hesabının kapalı olduğu, ancak bu hesaplardaki geçmiş kullanımlar, ustanerede.com’daki ilan, ticari belgelerdeki önceki/mevcut kullanımlar ile işyeri tabela ve iç mekândaki önceki kullanımların SMK 7/5 kapsamında kabul edilemeyeceği ve tüketiciyi “yetkili servis” olduğu algısına sürükleyerek yanıltabilir olduğu, yalnızca işyerinin girişindeki mevcut ... ibareli tabela kullanımının SMK 7/5 kapsamında değerlendirilebilir ve yetkili servis izlenimi doğurmayacağı belirtilmiştir. Davalılar yetki ve husumet itirazında bulunmuşlardır. SMK156/3-4 maddesine göre, Sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkeme, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesidir. Davacının Türkiye’de yerleşim yeri bulunmaması hâlinde yetkili mahkeme, davanın açıldığı tarihte sicilde kayıtlı vekilin işyerinin bulunduğu yerdeki ve eğer vekillik kaydı silinmişse Kurum merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemedir. Buna göre, internet üzerinden gerçekleşen kullanımlar olduğu, internete erişilebilen her yerde fiilin etkileri görülebildiğinden mahkemenin yetkili olduğu anlaşılmaktadır.(Yargıtay 11. H.D 2009/1387-2010/6824, Uğur Çolak Türk Marka Hukuku 5. Baskı, sf; 993). Markaya tecavüz fiilinin haksız fiil temeline dayandığı, davalı ...'in kendisine ait kartvizitte davacı markasını fiilen kendi adına kullanan kişi olduğu bu nedenle pasif husumet ehliyetinin bulunduğu, adi ortaklık bünyesinde SGK kaydının bulunmasının sonucu değiştirmeyeceği husumet itirazının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Davalı yanın ticaret alanında markasal kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturup oluşturmadığına gelince; SMK m.7 maddesinde marka sahibinin izinsiz olarak yapılması hâlinde, önlenmesini talep edebileceği fiiller belirtilmiş, aynı kanunun 29. Maddede ise, marka hakkına tecavüz sayılan fiiller gösterilmiş, buna göre , marka sahibinin izni olmaksızın, tescilli olan marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan bir işaretin tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması marka hakkına tecavüz olarak gösterilmiştir. SMK 7/2-c maddesine göre, aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil eder. Dosya kapsamı ve bilirkişi tespitlerine göre davalıların, www...net, , www...com alan adlarında ... ibaresini kullandıklarını, bu internet alan adlarının tahsisinin iptal edilmiş olduğu, yine ... hesabının da kapatılmış olduğu, işyeri girişinde “İSTANBUL ... MARKALI ARAÇ BAKIM ve SERVİS” tabelası bulunduğu,kartvizit ve faturada “İSTANBUL ... SERVİSİ/ÖZEL İSTANBUL ... SERVİSİ” ibarelerinin marka gibi konumlandırıldığı ve ... şekil markasının araç servis, yedek parça, bakım ve onarım hizmetlerinde kullanıldığı, davalıların fiili kullanımının gerçekleştiği mal ve hizmetlerde davacı markasının tanınmış marka olduğu , Türkiye’de tanınmış olan ... markasının davalı tarafça aynen kullanıldığı, tanınmışlık nedeniyle tüketiciyi tanınmış markanın yetkili servisi olarak algılanmasına neden olarak tüketiciyi yanıltabileceği, bu kullanımın SMK 7/5 maddesinde düzenlenen dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde kullanım olarak , aksesuar, yedek parça veya eşdeğer parça ürünlerinde, malın ya da hizmetin kullanım amacının belirtilmesinin gerekli olduğu hâllerde kullanılım olarak nitelendirilemeyeceği, tanınmış markadan haksız yararlanma sonucu doğurduğu , tanınmış markanın itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikte olduğu bu nedenlerle davalıların bu şekildeki fiili kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği , işyerinde başka marka araçların servis hizmetinin yapılıyor olmasınında tecavüz oluşturan kullanımları hukuka uygun hale getirmeyeceği anlaşılmıştır. Aynı zamanda ticari dürüstlük kurallarına aykırı olan davalıların kullanımlarının rekabet hakkının dürüstlük kuralları çerçevesinde kullanılmasını sağlamak ve rekabet hakkının kötüye kullanılmasını engellemek amacı ile düzenlenmiş haksız rekabet hükümlerine de aykırılık oluşturduğu anlaşılmıştır. Diğer yandan, davalıların, www...net, , www...com alan adlarında ... ibaresini kullandıklarını, bu internet alan adlarının tahsisinin iptal edilmiş olduğu, yine ... hesabının da kapatılmış olduğu tespit edildiğinden bunlara ilişkin erişim engeli talebinin konusuz kaldığı bu itibarla karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizn hükümde " b)www...com ve www...net ve https://www...com/.../ uzantılı "İSTANBUL ... SERVİSİ" isimli ... hesabına erişimin engellenmesine," şeklinde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Ayrıca davacının; ayrı bir dava olan ticaret unvanının terkinini talep etmediği, bu konuda ıslah da bulunmadığı halde mahkemece resen tecavüzün refi kapsamında unvan terkinine karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir. Yine davalı iş yerinde taklit ürün tespiti bulunmadığı halde kurulan hükümde a ve c bendinde "... ve ... + şekil ibareli markalarını taşıyan ve davacı ile bağlantılı oldukları izlenimini doğurabilecek.. ürün satmasının satışa sunmasının -orjinal ve faturalandırılmış ürünler hariç olmak üzere- durdurulmasına önlenmesine, orjinal ve faturalandırılmış ürünler hariç olmak üzere- tanıtım malzemesinin, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye el konulmasına, el konulan ürünlerin toplatılmasına yediemine tevdiine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına," şeklinde ihlal teşkil eden ürün varmış gibi orjinal olanlar hariç tutularak taklit ürün ve bunlara ilişkin malzeme hakkında hüküm kurulması bu suretle infazda tereddüte yol açacak şekilde çelişkili karar verilmesi HMK 297. Maddesine uygun değildir. Davacı vekili katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunmuş; davalıların tespit edilen ihlal konusu marka kullanımları hakkında karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş olup, yargılama safahatında davacının ihtiyati tedbir talebi reddedilmiş ise de, yargılamanın seyrine göre tedbir hakkında verilen kararların her zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu ve mevcut delil durumuna göre davalıların davacıya ait marka kullanımlarının marka hakkına tecavüz teşkil ettiği tespit edildiğinden, www...com, www...net alan adlı internet siteleri ile https://www...com/.../ uzantılı ve “ISTANBUL ... SERVİSİ” isimli ... hesabının kapalı olduğu bunlara erişim engeli getirilmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebi hariç olmak üzere tedbir talebi konusunda yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, bu itibarla SMK 159 ve HMK 389 maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalılar vekilinin, istinaf başvurusunun resen gözetilen nedenlerle kısmen kabulüne, davacı vekilinin katılmalı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK 353/1-b-2. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına; davanın kabulü ve ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalılar vekilinin istinaf isteminin resen gözetilen sebeplerle ve davacı vekilinin katılmalı istinaf isteminin ayrı ayrı KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/01/2021 tarih, 2019/40 E., 2021/13 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3- Davanın KABULÜ ile; davalılara ait kullanımların (Davalıların, davacının davaya konu tescilli ve tanınmış "..." ve ... + şekil markalarını websiteleri ve sosyal medya hesaplarında, iş yerinde ve sair mecralarda izinsiz olarak kullanılmaktan ibaret ) markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitinin durdurulmasının önlenmesine, ortadan kaldırılmasına, -Bu kapsamda;a)Davalıların, davacının ... ve ... + şekil ibareli markalarını taşıyan ve davacı ile bağlantılı oldukları izlenimini doğurabilecek her türlü faaliyetlerinin, bu ibareleri taşıyan hizmetleri internet üzerinden yahut sair mecralarda tanıtmasının satmasının satışa sunmasının durdurulmasına önlenmesine,b)www.... .com ve www...net ve https://www...com/.../ uzantılı "İSTANBUL ... SERVİSİ" isimli ... hesabına erişimin engellenmesi talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, c)Davalıların "Yenisahra Mah. Koç Cad. ... Ataşehir/İstanbul" adresinde bulunan iş yerindeki davacının ... ve şekil ibareli markalarını içeren reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü malzeme ve tanıtım malzemesinin, basılı evraklar, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye el konulmasına, el konulan ürünlerin toplatılmasına yediemine tevdiine, karar kesinleştiğinde masrafları davalıya ait olmak üzere imhasına,d) İnfazda 17/05/2020 tarihli heyet raporunun dikkate alınmasına,e) Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin SMK 159 ve HMK 389 kısmen kabulü ile , Davalıların, , davacının ... ve ... + şekil ibareli markalarını taşıyan; kendilerinin ... yetkili servisi oldukları veya ve davacı ile bağlantılı oldukları izlenimini doğurabilecek, şekildeki her türlü faaliyetlerinin, bu ibareleri taşıyan hizmetleri internet üzerinden yahut sair mecralarda tanıtmasının, satmasının, satışa sunmasının tedbiren durdurulmasına önlenmesine, İhtiyati tedbir kararı kapsamında olmak üzre ; www.ustanerede.com isimli web sitesinde https://www.ustanerede.com/Istanbul-...- Atasehir-...-Ozel- Servisi-724-Oto-Yol- Yardim -...-S-60-S- 70-S-80-C-30- XC-60-XC-70-XC-90- V-50-...-Tamiri-Periyodik- Bakimi Mekanik-Motor-Tamircisi-...-Kaporta-Boya-Ustasi-...-Tamircisi-Istanbul-Atasehir, PR-223.html bağlantısından erişilen web sayfasına Türkiye'den erişimin engellenmesine,Davalıların "Yenisahra Mah. Koç Cad. ... Ataşehir/İstanbul" adresinde bulunan iş yerindeki davacının ... ve şekil ibareli markalarını içeren reklam, broşür, afiş, tabela ve sair her türlü malzeme ve tanıtım malzemesinin, basılı evraklar,kartvizit, faturalar ve benzeri her türlü ticari evrak ve malzemeye tedbiren el konulmasına, yediemine tevdiine, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 44,40 TL'nin mahsubu ile 571,00 TL harcın davalılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 44,40 TL başvurma harcı, 44,40 peşin harç, 6,40 TL vekalet harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücreti, 291,10 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.786,30 TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Davalılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalılar ve davacı tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan 1.476,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 20,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.496,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine,5/c-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından fazla yatırılan 984,00 TL harcın talep halinde ve karar kesinleştiğinde davalılara iadesine, 5/ç-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 492,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 152,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 644,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 13/11/2025 MUHALEFET ŞERHİ: Davacı taraf, marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuş olup anılı düzenlemelerin kümülatif olarak somut olayda tatbikinin gerekip gerekmediği meselesinin aydınlatılması gerekmiştir. Bu noktada emsal alınan Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamında ve 22/04/2021 tarihli, 2021/89-3054 sayılı kararlarında vurgulandığı üzere; 6762 sayılı mülga TTK’nın 57/5.maddesinde yazılı “Başkasının emtiası, iş mahsulleri, faaliyeti veya ticaret işletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çalışmak veya buna müsait bulunan tedbirlere başvurmak, hususiyle başkasının haklı olarak kullandığı ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları ile iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları kullanmak veyahut iltibasa meydan veren malları, durumu bilerek veya bilmeyerek, satışa arz etmek veya şahsi ihtiyaçtan başka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak” şeklindeki düzenlemeden yola çıkılarak, marka hakkına tecavüz eylemleri, hem özel yasa niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK’nın 61 ve 9.maddeleri uyarınca, hem de anılı hüküm nedeniyle mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesi hükümleri doğrultusunda kümülatif olarak korunmakta iken mülga 6762 sayılı TTK’nın 57/5.maddesindeki hüküm, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren mer’i 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak,” şeklinde düzenlenmiş olup, Kanunun gerekçesinde de ifade olunduğu üzere, Kanun Koyucu bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer vermemiş ve buna gerekçe olarak da bu kavramların kendi özel yasası niteliğindeki 556 sayılı Marka KHK, 554 sayılı End. Tasarım KHK ve 555 sayılı Coğrafi İş. KHK ve TTK’nın unvan ile ilgili düzenlemeleriyle korunması gösterilmiş ve bunların bir kez de TTK’nın haksız rekabet hükümleriyle korunmasının gereksiz olduğu ve yorum güçlüklerine yol açacağına vurgu yapılmıştır. Bu hâli ile markaların kendi özel yasası niteliğindeki hükümlerle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, dairenin eski içtihatlarını sürdürme imkanının kalmadığı belirtilmiştir. Nitekim Türk Borçlar Kanunu'nun sebeplerin yarışması başlıklı 60. maddesi gereğince de bir kişinin sorumluluğu, birden çok sebebe dayandırılabiliyorsa hâkimin, zarar gören aksini istemiş olmadıkça veya kanunda aksi öngörülmedikçe, zarar görene en iyi giderim imkânı sağlayan sorumluluk sebebine göre karar vereceği ifade edilmiştir. Bu gerekçeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacı tarafa en iyi giderim imkanı sağlayan SMK'nın marka hükümleri kapsamında hukuki koruma sağlanmış olup aynı zamanda haksız rekabete ilişkin hükümlerin kümülatif olarak uygulanmasına yer olmadığı sonucuna varılması gerekmiştir. Bu açıklamalar doğrultusunda haksız rekabete yönelik istemlerin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.