İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin murisi adına sahte imza ile tanzim edilen bono üzerinden davalı tarafından müvekillerine icra takibi başlatıldığını, ayrıca senedin tanzim edildiği tarihte muris adına devam eden vesayet davası bulunduğu belirterek anılan senetten dolayı müvekillerinin d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2023/1885 KARAR NO: 2026/236 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/06/2023 NUMARASI: 2021/945 E. - 2023/503 K. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekillerinin murisi adına sahte imza ile tanzim edilen bono üzerinden davalı tarafından müvekillerine icra takibi başlatıldığını, ayrıca senedin tanzim edildiği tarihte muris adına devam eden vesayet davası bulunduğu belirterek anılan senetten dolayı müvekillerinin davalıya borcu olmadığına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu senetteki imzanın ...'ya ait olduğunu, murisin akıl sağlığının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "davacılar tarafından Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takibe konu senedin murisleri ...'nın imzalamasının mümkün olmadığı, imzalamış olsa dahi akıl sağlığının yerinde olmadığı, hakkında vesayet davası bulunduğu iddiasıyla senede ilişkin takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmiş, davalı tarafça iddialar kabul edilmemiş, davalı muris ile kendisinin ilgilenmesi sebebiyle senedi babaannesinin imzaladığı savunmasında bulunmuştur,mahkememizce senette yer alan imzanın davacılar murisine ait olup olmadığı hususunda ATK tarafından inceleme yapılmış ve senette yer alan imzanın ...'ya ait olmadığı belirtilmiş, davalı tarafça ATK raporuna murisin yaşı sebebiyle birbirinden farklı imzalarının bulunduğundan bahisle itiraz edilmiş ise de senet tanzim tarihinden önceki döneme ait birden fazla yazı-imza örneği dosya arasına alınarak ATK tarafından inceleme yapıldığından itirazlar yerinde görülmemiş, davaya-takibe konu senette yer alan imzanın davacılar murisine ait olmadığı anlaşıldığından,Davanın KABULÜ ileDavacıların Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyasında yapılan keşidecisi ..., lehtarı ... olan 500.000,00 TL Miktarlı 20/07/2020 Tanzim Tarihli,07/08/2020 Vade Tarihli Senede ilişkin takip nedeniyle BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, karar verilmiştir. İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesince eksik inceleme yapıldığını, imza incelemesi sonucunda senet üzerindeki imza emsal imzalarla eşleşmemiş olmasının murisin son zamanlarında yaşadığı kemik erimesi ve bileklerindeki sinirlerin sıkışması gibi rahatsızlıkları nedeniyle emsal imzalarda arasında da gözle görülecek bir şekilde farklılık bulunduğunu, emsal imza örnekleri kendi aralarında karşılaştırılmadığını, murise ait olduğu söylenen imzaların ona ait olup olmadığının kesinleşmeden hazırlanan rapor gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, senet üzerindeki imzanın diğer tüm imza örnekleriyle ayrı ayrı incelenmesi ve yine diğer imza örneklerinin kendi aralarında incelemesinin yapılması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; kambiyo senedindeki imzanın murise ait olduğunun ispatlanamadığı yine taraflar arasında gerçek bir ticari iş veya işlemin de bulunmadığı sabit olup yerel mahkemece verilen karar hukuka uygun olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, Bakırköy 7.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasına ilişkin İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacılar, icra takibine konu senedin murisleri ...'nın imzalamasının mümkün olmadığı, imzalamış olsa dahi akıl sağlığının yerinde olmadığı, hakkında vesayet davası bulunduğu iddiasıyla senede ilişkin takip nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti talep ve dava etmişlerdir.Mahkemece ATK' dan rapor aldırılmıştır. 06/03/2023 tarihli ATK raporunda özetle; dava konusu keşidecisi ..., lehtarı ... olan 500.000,00 TL Miktarlı 20/07/2020 Tanzim Tarihli,07/08/2020 Vade Tarihli senetteki imza ve yazıların kuvvetle muhtemel ...'ya ait olmadığı belirtilmiştir. Bakırköy 10. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında, grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen 10/06/2022 tarihli raporda, Zeytinburnu Tapu Sicil Müdürlüğü'nde mevcut 1995 tarihli senet aslının incelendiği ve dava konusu senetteki imzanın ...'nın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, görülmüştür.Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir.İmza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. Nitekim bu ilkeler, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında da benimsenmiştir.Somut olayda davacılar tarafından icra takibine konu bononun murislerinin eli ürünü olmadığını ileri sürdükleri, mahkemece alınan ATK raporu ve Bakırköy 10. İcra Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında alınan adli grafolog bilirkişi tarafından düzenlenen raporda imzanın murisin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davanın sübut bulduğu anlaşılmış olmakla, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar yerindedir.Davalı mukayese imzaların kendi içinde karşılaştırılmadığını, bankadan gelen imza örneklerinin murisin yakınları tarafından atılmış olabileceğini ve murisin hasta olması sebebi ile imzalarını farklı attığını ileri sürmüş ise de mukayese belgelerin yeterli olduğu, içlerinde resmi kayıtlarında bulunduğu anlaşılmakla bu istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2023 tarih ve 2021/945 E., 2023/503 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 34.155,00 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 8.538,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 25.616,25 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/02/2026