İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın diğer müvekkili şirketlerin kurucusu ve yetkilisi olduğunu, 1997 itibariyle ileri teknoloji makinalarıyla un ve unlu mamuller sektöründe hizmet verdiğini, müvekkili şirketlerin Türk yemek kültür…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1091 Esas KARAR NO : 2025/1628 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 29/11/2022 NUMARASI : 2020/30 E. - 2022/203 K. DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın diğer müvekkili şirketlerin kurucusu ve yetkilisi olduğunu, 1997 itibariyle ileri teknoloji makinalarıyla un ve unlu mamuller sektöründe hizmet verdiğini, müvekkili şirketlerin Türk yemek kültürünü dünyaya sunduğunu, 2017 yılından itibaren gıda makineleri ve makine ihracatı yaptığını, müvekkili hakkında bilgiye http://www...com ve http://....com.tr resmi internet sitelerinden ulaşılabildiğini, müvekkilinin ... markası ile youtube kanalı (https ://www....com/.../ ...) ve paylaşımlarının olduğunu, Müvekkili tarafından ... alan adlı internet sitesinin kurulduğu tarihten itibaren aralıksız olarak kullanıldığını, Davalı tarafından 2011/55182 nolu “...” ibareli marka (07/12) ve 2017/76320 nolu “...” ibareli marka (45 sınıflı başvuru) markalarının TPE nezdinde “ziraat sektöründe ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik malzemeler” emtiasını içerir şekilde 7. Ve 35.sınıfta tescil ettirildiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ve müvekkilinin markası ile birebir benzerlik ve karıştırılma ihtimali içerdiğini, söz konusu tescillerin kötü niyetli olduğunu, davalıya ait tescilli markaların sınıf ve emtialarının müvekkilinin faaliyet alanı ile ilişkili olduğunu, “...” esas unsurlu markanın müvekkili tarafından davalının tescil ettirdiği markalarının tescil başvurusundan önce ve uzun yıllardan beri aralıksız olarak kullanıldığını belirterek; Haksız rekabete ilişkin her türlü hukuki, cezai, maddi ve manevi tazminat haklarının bu aşamada saklı tutmak kaydıyla davanın kabulüne, Davalı şirket adına kayıtlı 2017/76320 nolu ve 2011/55182 nolu “...” ibareli markaların, ileride telafisi imkansız zararlara uğranılmaması için davanın devamı esnasında üçüncü şahıslara devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve bu kararı TPE'ye mahkemece re'sen bildirilerek sicile şerh ettirilmesine, Maddi ve manevi tazminat davası açma haklarının saklı kalması kaydıyla tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirketin temelinin 1904 yılında el tezgahlarıyla başlayan 5 kuşaktır tekstil sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, 1990 l yıllardan itibaren yeni sektörlerde faaliyet göstermeye başladığını, 12 sektörde yaklaşık 14.000 kişinin istihdam edildiğini, yine müvekkilinin ... ibareli markasının özel/00313 no ile tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkilinin ... markası da ... Markasının tanınmışlığı ve itibarı altında kullanılan bir marka olduğunu, ayrıca müvekkiline ait 2011/41386, 2011/55182, 2016/36267, 2017/76320 dosya numaralı ... ibareli markalarının bulunduğunu, ... markasının müvekkilinin ilk tescil tarihinden önce de makine üretimi ve diğer tescilli olduğu emtialarda aktif şekilde kullanıldığını, 23.02.2016 tarihinde ... Otomotiv. Mak. San. Ve Tic. Ltd. Şti. kullanım hakkı bedeli ödenerek devir alınmış olduğunu, davacı tarafın 2016 tarihinden beri müvekkili markasıyla iltibas yaratacak ... markasını tescil ettirmeye çalıştığını, ancak yaptıkları itiraz sonucunda davacı markasının iptal edildiğini, davacı tarafın hukuka uygun tescil edilmiş müvekkili markalarının hükümsüzlüğüne gerekçe olarak herhangi bir kanun yolu bulamamasından kaynaklı kötü niyet iddialarını ileri sürdüğünü, ancak bu iddiasının da hukuka aykırı ve somut delillere dayanmadığını, Müvekkili markalarının seri marka ailesine dahil olduğunu, bu durumun hukuka uygun olduğunu, markalarına seri marka niteliği kazandırmak amacıyla yapılan ve markalarının yenilenmesi, gençleştirilmesinden ibaret bu tescil işleminin hukuka uygun olduğunu, tüm açıklamaları sebebi ile; müvekkili şirket arasında yapılan marka devri sözleşmesinden sonra ... markasının Öncelikle yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili ve görevli Gaziantep Mahkemelerine gönderilmesini, Dava konusu ... markası üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, İlk itirazlarının kabulü ile açılan davanın usulden reddini, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddini, Vekalet ve yargılama ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın reddine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkilin 20 yıla yakın bir süredir bilfiil kullandığı ... ibareli markanın davalı ...Ş. tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde kendi adına tescil edilen 2017/76320 nolu ve 2011/55182 nolu marka tescillerin kısmi hükümsüzlüğüne ilişkin davanın mahkemece hatalı şekilde reddedildiğini, www...com adlı müvekkiline ait internet sitesinin 24/12/2010 tarihinde domaininin alındığını ve sitenin müvekkili adına işlerlik kazandığını, müvekkilinin 2011 yılından itibaren ... makina markasını kullanarak önemli ihracatlar yaptığını, müvekkilinin 20 yıldan beridir kullandığı markanın davalı tarafından tescil ettirilmesi müvekkiline maddi ve itibari olarak ciddi anlamda zarar verdiğini, dosya kapsamında alınan ek bilirkişi raporunda delillerinin eksik değerlendirildiğini, müvekkiline ait internet sitelerinde, firmalarla yapılan ticari yazışmalarda, ticaret sicil gazetesinde ve internette yapılacak ufak bir araştırmada markanın gerçek hak sahibinin tespiti kolayca mümkün olduğunu, müvekkiline ait ... A.Ş. Şirketinin www...com wep setisinde ... markası ibaresi ilk kez 24.03.2008 yılında kullanıldığını, bunun bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını, müvekkilinin ... markası üzerinde tanınırlığa ulaştığını, iki markanın aynı harf kümesine ve yazı şekline sahip olduğunu, bu sebeple ayırt edici özellikten yoksun olduğundan markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı ... basiretli tacir sıfatıyla ticari hayatta yer alan bir şirket olduğunu, bir şirketin kendi adına marka tescili yaptırma aşamasına söz konusu markanın başkası tarafından kullanılıp kullanılmadığı bilgisine ulaşması oldukça kolay olduğunu belirterek mahkemece verilen hatalı kararın kaldırarak davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacıların istinaf dilekçesindeki beyan ve iddiaları mesnetsiz ve asılsız olduğunu, müvekkili şirket "..." ibareli markasını tescilli bir biçimde uzun yıllardan beri kullanıldığını, davacılar müvekkiline ait markayı hem tescilsiz hem de müvekkili şirkete ait markaya tecavüz edecek bir şekilde kullandığını, dosyada alınan kök ve ek raporda davacının ... ibareli marka üzerinde herhangi bir hak sahipliğinin ve kullanımının söz konusu olmadığının belirtildiğini, davacılar hak sahipliğini ve markayı kullanımını ispat edemediğini, müvekkili şirket tescilli markasını aktif ve etkin bir şekilde kullandığını belgelerle ortaya koyduğunu, Yargıtay kararlarında tescilden önce kullanımın yoğun bir kullanım olması gerektiği şartını arandığını, müvekkili şirketin tescilden kaynaklanan üstün hak sahipliği söz konusu olduğunu, müvekkilinin tescilsiz ve tescilli dönem kullanımı davacıların markayı kullanımından çok daha önce olduğunu belirterek davacıların asılsız istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, davalı adına tescilli 2017/76320 ve 2011/55182 numaralı “...” ibareli markaların, 07.sınıfta kısmi hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Davacı vekili; müvekkili ...’ın kurucusu ve yetkilisi olduğu şirketlerin 1997 yılından beri un, unlu mamuller ve gıda makineleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, “...” markasını uzun yıllardır fiilen kullandığını, davalının, 2011/55182 ve 2017/76320 numaralı “...” ibareli markaları 7. ve 35. sınıflarda (ziraat ve gıda işleme makineleri ile ilgili) tescil ettirdiğini, oysa markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, markalar arasında iltibas ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının kötü niyetli tescil gerçekleştirdiğini beyanla davalıya ait söz konusu markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkili şirketin 1904 yılından beri faaliyet gösteren, köklü bir geçmişe sahip ve ... markası tanınmış marka statüsünde olan büyük bir grup olduğunu, ... markasının ... markasının itibarı altında oluşturulan bir alt marka olduğunu , müvekkiline ait 2011/41386, 2011/55182, 2016/36267 ve 2017/76320 numaralı ... markalarının ilk tescil tarihinden önce de fiilen kullanıldığını, ayrıca 2016 yılında ... Otomotiv Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nden devir alındığını davacı tarafın 2016’dan itibaren “...” markasını tescil ettirmeye çalıştığını, ancak davalının yaptığı itiraz sonucu bu markanın iptal edildiğini, davalı markalarının seri marka ailesi içinde yer aldığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı, iltibas , gerçek hak sahipliği, tescilli ticaret unvanı, kötüniyetli marka tescili iddialarına dayalı hükümsüzlük talep etmiştir. 30.06.2011 başvuru tarihli , 11.06.2015 tescil tarihli, 2011/55182 numaralı ... ibareli markanın 7. ve 12 sınıfta , 2017/76320 numaralı ... ibareli markanın ise, 1,02,04,06,07,08,09,10,11,12,13,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23,24,25,26,27,28,29,30,31,32,33, 34,35,36, 37 ,38,39,40,41,42,44 ve 45. sınıfta davalı adına tescilli olduğu görülmektedir. 23/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda; davacıların gıda üretim ve işleme makineleri alanında faaliyet gösterdikleri, davalıya ait 2011/55182 ve 2017/76320 numaralı ... ibareli markaların kapsadığı 7. sınıf emtiaların davacıların faaliyet alanı ile birebir örtüştüğü, davacı ... firmasının ... markalı makineleri Tayvan menşeli firmadan ithal ettiği, davacı ... firmasının sunduğu faturaların ise 2018–2019 tarihli olduğu, bu tarihlerden önce markasal kullanıma dair somut delil bulunmadığı, davalının kötü niyetli davrandığına dair somut bulgu bulunmadığı belirtilmiştir. 29/11/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda; bilirkişi heyeti, önceki rapordaki kanaatlerini tekrar ederek değiştirmemiştir.Marka hakkının sağladığı koruma kural olarak tescil ile doğmakla birlikte istisnai olarak marka hakkının önceye dayalı kullanım yoluyla tescile dayanmadan elde edilebileceği ve korunacağı ilkesi benimsenmiştir. Önceye dayalı kullanımla hak elde edilmesi gerçek hak sahipliği ilkesi olarak ifade edilir. Bu durumda marka hakkı tescilden önce doğar sonradan yapılan tescil kurucu değil açıklayıcı nitelikte olur. SMK 6/3 maddesi hükmüne göre, Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. İşaret üzerinde hak elde edilmiş olması için ise ilgili olduğu piyasada ciddi bir şekilde kullanım yoluyla bilinir hale gelmiş olması anlaşılmalıdır. escilsiz bir markaya dayalı olarak başka bir markanın hükümsüzlüğünün istenebilmesi için marka tescilinden önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, markanın ciddi surette markasal kullanması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması gerekmekte olup, önceye dayalı kullanımların, hükümsüzlüğü istenilen markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden kullanımlar olması gerekir. Tescil kapsamı dışındaki mal ve hizmetlerdeki tescilsiz kullanım davacıya önceye dayalı hak sahipliği vermeyecektir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13/05/2019 tarih, 2018/2275 Esas ve 2019/3674 Karar sayılı ilamı).Dosya kapsamına göre, davacı ... şirketinin ... ünvanı ile tescil edildiği, 09.02.2011 tarihinde unvanın ... olarak değiştirildiği, davacı tarafın faaliyet alanının Nice sınıflandırmasının 7. Sınıf içerisindeki “Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” emtiası kapsamına girdiği, www...com alan adının 24.12.2010 tarihinde tescil edildiği, Sitede 03.06.2011 tarihi itibariyle “...” ibaresinin kullanıldığı, ... şirketine ait ....com.tr/ adlı sitede ise ilk olarak 24.03.2008 tarihinde “...” ibaresinin kullanıldığı, davacıya ait site içeriğinde ... markasının “Hamur İşi Şekillendirme ve Dolgu Makinaları” için kullanıldığı açıklamasının bulunduğu, davacının ... markalı ürünleri ithal ettiği, ... markasının 16.09.1998 tarihinde, 07. Sınıf kapsamındaki gıda makinalarında Tayvan da dava dışı 3. Kişi adına tescilli olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.Somut olayda, davacıların tespit edilen en eski 24.03.2008 tarihinde ... ibaresini ....com.tr internet sitesi içeriğinde kullandığı, 24.12.2010 tarihinden itibaren alan adı, ve sonrasında devam eden süreçte internet sitesi içeriğinde ... ibaresini tescilsiz olarak kullanmaya devam olunduğu, ayrıca 09.02.2011 tarihinden itibaren ... ibaresinin tescilli ticaret unvanı olarak da kullanılmaya başlandığı ve bu kullanımın kesintisiz devam ettiği, davacının tescilsiz marka kullanımının gerçekleştiği emtiaların davalıya ait 30.06.2011 başvuru tarihli 2011/55182 numaralı ... ibareli ve 2017/76320 numaralı ... ibareli markaların tescilli olduğu 07. Ve 35. Sınıfta müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması mağazacılık hizmeti Sınıflarındaki “Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” mal ve hizmetleri bakımından örtüştüğü, esas unsurları aynı olan markalar arasında sınıfsal benzerliğin de söz konusu olduğu, bu benzerliğinin karıştırılma ihtimaline neden olacağı, davacıların eskiye dayalı tescilsiz markasal kullanımları nedeniyle işaret üzerinde öncelik hakkı sahibi oldukları, ülkesellik prensibi gereğince ,bir hak sahibi markasını hangi ülkede korumak istiyorsa o ülkede tescil başvurusunda bulunması gerekir. Aynı işaretlerin, bir ülkede başka, diğer bir ülkede ise daha başka bir kişi adına tescilli olması mümkündür. Her bir marka tescili kural olarak tescilli olduğu ülkenin coğrafi hudutlarıyla sınırlı olarak korunacaktır. Kural olarak işaretin yurtdışındaki kullanımları, işareti kullanan kişiye yurtiçinde herhangi bir öncelik hakkı vermez. Dolayısıyla yurt dışında tescilli bir markanın Türkiye'de bir başkası adına tescilinin mümkün olduğu dikkate alındığında; markanın Tayvan'da dava dışı 3. Kişi adına tescilli olmasının yada davacının söz konusu makinaları bizzat üretmeyip ithal etmek yolu ile ticaretini yapıyor oluşunun varılan bu sonucu ortadan kaldırmayacağı , SMK 6/3 maddesi gereğince davacının öncelik hakkına sahip olduğu ve davalının sonraki markaları yönünden hükümsüzlük koşullarının oluştuğu anlaşılmıştır. Ayrıca davacının ticaret ünvanının 09.02.2011 tarihinde tescil edildiği, davacı tarafın faaliyet alanının Nice sınıflandırmasının 7. Sınıf içerisindeki “Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” emtiası kapsamına girdiği, SMK'nın 6/6 maddesine göre , tescil edilen markanın başkasına ait önceki tarihli ticaret unvanını içermesinin hükümsüzlük sebebi olarak düzenlendiği , bu düzenlemeye göre hükümsüzlük kararı verilebilmesi için ayrıca ticaret unvanının ayırt edici unsurunun fiilen markasal olarak kullanılmış olması şartının aranmadığı dikkate alındığında davacının önceki tarihli ticaret unvanının çekirdek unsuru olan "..." ibaresinin davalı tarafından karıştırma ihtimaline neden olacak şekilde aynen marka olarak davacının faaliyet alanı ile aynı/ benzer sınıflarda tescilinin SMK'nın 6/6 hükmü uyarınca hükümsüzlüğü gerektirdiği anlaşılmıştır. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/6823Esas- 2025/4338 Karar sayılı 19.06.2025 tarihli ilamı ; "... davacının ticaret unvanının 12.02.2018 tarihinde tescil edildiği, ticaret unvanının faaliyet konusu arasında “her türlü kuruyemiş... her türlü kahvenin ticaretini yapmak" bulunduğu, davalının markasının da davacının faaliyet alanına dahil olan emtialarda tescilli olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının ticaret unvanının faaliyet alanı bakımından davalı markası ile sınıfsal benzerliğe sahip olduğu, öncelik hakkına sahip davacıya ait ticari unvanının çekirdek unsuru olan "BABİL" ibaresi ile karıştırma ihtimali doğuracak derecede benzer ibarenin marka olarak aynı ve benzer sınıflarda tescilinin SMK'nın 6/6 hükmü uyarınca hükümsüzlüğü gerektirdiği, anılan Kanun hükmüne göre markanın ticaret unvanını içermesinin yeterli olduğu, ticaret unvanının markasal kullanımının ve ticaret sicilinde tescil ve ilan edilen şirket faaliyet konusunda fiili faaliyette bulunmanın ayrıca aranmadığı gözetildiğinde Bölge Adliye Mahkemesince davacının ticaret unvanını markasal kullandığını ispatlayamadığı gerekçesiyle karar verilmesi de hatalı olmuştur...Bozulmasına" Buna karşılık benzer marka tescilinin tek başına kötüniyetli tescil olarak kabulüne olanak bulunmadığı davalı tescillerinin kötüniyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığından SMK 6/9 maddesi gereğince hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle davalıya ait 30.06.2011 başvuru tarihli , 2011/55182 numaralı ... ibareli markanın 07. Sınıfta, ve 2017/76320 numaralı ... ibareli markanın 07. ve 35. Sınıfta “Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” alt emtialarında kısmi hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına, DAVANIN KABULÜNE, Davalıya ait 30.06.2011 başvuru tarihli , 2011/55182 numaralı ... ibareli markanın 07. Sınıfta“Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” alt emtialarında ve 2017/76320 numaralı ... ibareli markanın 07.sınıfta "Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri”ve 35. Sınıfta müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması mağazacılık hizmetleri alt sınıfındaki“Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” hizmetleri yönünden KISMİ HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, sicilden terkinine karar kesinleştiğinde bir örneğinin TPMK'ya bildirilmesine dair temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,2- İstanbul Anadolu 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih, 2020/30 E., 2022/203 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-DAVANIN KABULÜNE, Davalıya ait 30.06.2011 başvuru tarihli, 2011/55182 numaralı ... ibareli markanın 07. Sınıfta“Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” alt emtialarında ve 2017/76320 numaralı ... ibareli markanın 07.sınıfta "Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri”ve 35. Sınıfta müşterilerin malları elverişli şekilde görmesi ve satın alması mağazacılık hizmetleri alt sınıfındaki“Tarım, hayvancılık, ziraat sektörlerinde ve tahıl/meyve/sebze/gıda işlenmesinde kullanılan makineler ve robotik mekanizmalar, içecek yapım ve işleme makineleri” hizmetleri yönünden KISMİ HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,-Sicilden terkinine karar kesinleştiğinde bir örneğinin TPMK'ya bildirilmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar harcından peşin alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile 561,00 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacılar tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 450,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 566,60 TL'nin, davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacılar tarafından yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan 1.476,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 100,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.576,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacılara verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025