İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil 13.09.2018 tarihinde kendi hukuk bürosunu kurduğunu, müvekkil kendi şirketini açmadan önce uzun bir süre davalının Karaköy'de bulunan avukatlık yazıhanesinde çalıştığını, davalının 31.08.2018 tarihinde müvekkilinin çıkışını yaptığını, ardından bir süre sigorta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/323 KARAR NO:2026/665 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:01/06/2023 NUMARASI:2022/187 E. - 2023/154 K. DAVANIN KONUSU : Fikir Ve Sanat Eseri (Manevi Tazminat İstemli.) İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil 13.09.2018 tarihinde kendi hukuk bürosunu kurduğunu, müvekkil kendi şirketini açmadan önce uzun bir süre davalının Karaköy'de bulunan avukatlık yazıhanesinde çalıştığını, davalının 31.08.2018 tarihinde müvekkilinin çıkışını yaptığını, ardından bir süre sigortasız çalıştırması sonrası müvekkil kendi ofisini açmak zorunda kaldığını, artık tüm bilgi birikimini kendisine yatırmayı amaçladığını, davalının müvekkiline sözlü ve yazılı her türlü şekillerde tehdit eden ve hakaret eden davalı ile müvekkil arasında muhtelif davalar olduğunu, davalının İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat ödemeye mahkum edildiğini, davalının hakaret suçu sebebi ile davalı İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesinde sanık olarak yargılandığını, davalının İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 2019/193 esas sayılı dosyası ile müvekkil ile haksız rekabet etmemesi yönünde aleyhine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davalının ısrarla hukuka aykırı eylemlerinin bulunduğunu, davalıdan tazminat taleplerinin olduğunu, davalının dava süresi boyunca müvekkile ait görselleri kullanmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı tesisini, davalıya ait olan müvekkil görsellerinin kullandığı .../ ve .../ sitelerine erişimin dava süresi boyunca tedbiren engellenmesini, bu yönde tedbir kararı tesis edilmesini, davalının hukuka aykırı eylemlerinin tespiti ile birlikte 18.06.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkile 400,02 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminat ödenmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin eylemlerinden kaynaklı olarak manevi zarara uğradığını, bu zararın tazminini talep ettiğini, derdestlik itirazlarının olduğunu, aksi halde birleştirme taleplerinin olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin gizli olduğunu, davacı gizliliği ihlal ettiğini, davanın ihtiyati tedbir talebinin icra edilemeyecek olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, davanın zaman aşımından, arabuluculuk başvurusu yapılmadığından yetkili ve görevli mahkemede açılmadığından reddine karar verilmesini savunmuştur.İlk derece mahkemesinin 2021/319 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda 2021/319 Esas, 2022/69 Karar ve 28/04/2022 tarihli kararı ile; davanın usulden reddine karar verildiği, istinaf üzerine dosyayı inceleyen İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi 2022/1126 Esas, 2022/1252 Karar ve 22/09/2022 tarihli ilamı ile;"....dava dosyalarının farklı tarihler olduğu, haksız fiil gerçekleştiği sürece, ihlal sayısınca davacının hukuki yararının bulunduğu, dolayısıyla mevcut dosyalardaki davaya konu taleplerin incelenmesi gerektiği, farklı tarihlerdeki fotoğrafların kullanılmadığı sonucuna varılır ise derdestlik kararının verilebileceği açıklanan sebeplerle mevcut delil durumuna göre derdestlik şartının somut davada gerçekleşmediği, ayrıca İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/80E. Sayılı dosyasının ise dava dosyası içerisinde bulunmadığı, davalının davacının kişiliğine yönelik kötülemeleri ve portföy saldırıları başta olmak üzere muhtelif haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle açılan dava olduğu beyanının bulunduğu, huzurdaki dava, davalının 2020 yılında davacının fotoğraflarını izinsiz kullanmasına istinaden 5486 sayılı Kanun’un 86 maddesi çerçevesinde açılan bir dava olduğu iddia edildiği, AHM dosyasında kötüleme ve portföy saldırılarının, huzurdaki davada kullanılan fotoğraflara ilişkin olup olmadığına dair araştırma yapılıp, dosya getirtilerek tartışılması gerektiği, Mahkemece davanın usûlden reddine yönelik kararda bir isabet bulunmadığı, bu haliyle dosyanın esasına girilerek yargılama sonucunda varılacak kanaate göre bir karar verilmesi gerekirken davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğu sonucuna varılmıştır." kaldırma kararı verilmiştir.Dairemizce verilen kaldırma kararın sonrasında İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, İstanbul BAM 44. Hukuk Dairesi 2022/1126 Esas, 2022/1252 Karar ve 22/09/2022 tarihli ilamı, denetime elverişli bilirkişi raporu bir arada değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek maddi tazminat talebi yönünden 400,02 TL tazminatın 18/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000,00 manevi tazminatın 18/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine " karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafın, müvekkiline yönelik herhangi bir dayanağı olmaksızın, salt müvekkilini rahatsız etmek ve zarar vermek amacıyla birçok dava açtığını, işbu davanın da müvekkili caydırmak için açılan davalardan olduğunu, Müvekkilinin, davacının fotoğrafını internet sitesinde yer vermek gibi bir iradesi bulunmadığını, pasif durumda olan internet sitesinin güncellenmemesi neticesinde davacının fotoğrafının bir şekilde yer alması müvekkilinin bilgisi haricinde olup müvekkilinin davacının fotoğrafının kaldırılmaması için hiçbir menfaati bulunmadığını, aksine müvekkilinin haberi olduğu takdirde kendisi bizzat davacının fotoğrafına yer vermek istemeyeceğini, FSEK Ek madde-4 ile “Uyar-Kaldır Yöntemi” fikri mülkiyet hukukunda uyuşmazlıkları çözüm mekanizması olarak düzenlendiğini, Davacı tarafından uyar-kaldır yöntemi de işletilmeksizin maddi menfaat elde etme gayesiyle açılan huzurdaki davada manevi bir zararı bulunmadığını, davacının kişilik haklarına yönelik müvekkilinin haksız bir eylemi bulunmamakla birlikte davacının da huzurdaki davaya konu iddialarından anlaşılacağı üzere elem ve ızdırabı söz konusu olmadığını, manevi tazminatı zenginleşme aracı olarak kullanan davacı tarafın esasen manevi zararı bulunmadığını, -Davacının noter masrafından kaynaklı müvekkile aleyhine maddi tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının yapmış olduğu noter masrafı ile müvekkilinin bir ilgisi bulunmayıp noter masrafının zarar olarak müvekkiline yükletilmeyeceğini, Davacının tamamen özgür iradesiyle noterde işlem yapmasının maliyeti müvekkiline yükletilmeyeceğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davanın, müvekkilinin isim ve fotoğraflarının izin veya herhangi bir haklı sebep olmaksızın kullanılmasından kaynaklandığını, Davalı tarafın müvekkilinin ismini ve fotoğrafını kendi hukuk bürosuna ait internet sitesinde (...) kullandığını, yine kendi hukuk bürosuna ait Youtube sayfasında içinde müvekkilinin de olduğu bir video (...) sitesinde 03.04 - 03.07 saniyeleri arası ekip listesinde görülmektedir) yayınladığını, Müvekkilinin isim ve fotoğrafının ... sitesinde yayınlandığı Kadıköy ... Noterliği tarafından 28.05.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı E-Tespit tutanağıyla tespit olunmuş, tutanak mahkemeye sunulduğunu, Youtube video linki mahkemeyle paylaşıldığını, Davalının kendisine karşı açılmış davaya, 2018 yılında gönderilen ihtarnameye rağmen ısrarlı bir şekilde müvekkilinin ismini ve fotoğrafını kullanması karşısında Kadıköy ... Noterliği kanalıyla 28.05.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı yeni bir ihtarname gönderildiğini, kişilerin fotoğraflarının izinsiz şekilde kullanılması FSEK md. 86 kapsamında korunduğunu, açılan dava ve gönderilen ihtarnamelere rağmen müvekkilinin isim ve fotoğraflarını kullanmasının arkasında yatan asıl nedenin müvekkilinin ün ve saygınlığından yararlanmak olduğunu, bahsi geçen kullanımın taraflar arasındaki iş ilişkisinin sona ermesinden sonra da devam ettiğini, iş ilişkisi süresince kullanım için de 6698 sayılı Kanun'un aradığı aydınlatma ve yazılı rıza alma koşulları yerine getirilmediğini, davalarının 30.000,00 TL'lik manevi zararın tam kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, 5846 sayılı FSEK madde 86, TBK 49, 58 ve TMK madde 24, 25 kapsamında açılmış fotoğrafın izinsiz kullanımından kaynaklı maddi manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosya kapsamında yapılan incelemede, davacı tarafından, davacıya ait fotoğraflarının ve isminin “internet sitesi ve facebook”ta hukuka aykırı şekilde kullanılması nedeniyle 30.000 TL. manevi tazminat ve 400,02 TL maddi tazminat talep ettiği görülmüştür.Mahkemeye sunulan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ; 1-Dosyaya konu ... linkinde videonun mevcut olmadığı, arşiv kayıtlarının tutulmamış olduğu, 2- ... web sitesinde davacıya ait Kadıköy .. Noterliği tarafından 28.05.2020 tarihinde ... yevmiye numarasıyla e-tespit tutanağında yer verilen fotoğrafın izinsiz olarak kullanılmış olduğu, bu kullanımın FSEK md.86 maddesi kapsamında ihlal niteliğinde olduğu, 3-İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/80E. dosyasına konu fotoğrafların, işbu dava konusu fotoğraftan farklı olduğu, dosyaya konu “kötüleme ve portföy saldırıları”nın fotoğraflar üzerinden olmadığı, başkaca fiillere ilişkin olduğu, 4-Davacının dosyaya konu kullanım nedeni ile maddi ve manevi zarar tazmin talebi olmakla birlikte, her ne kadar noter masrafı maddi tazminata konu edilebilecekse de, yapılan masraflara ilişkin makbuz sunulmamış olması kapsamında mevcut delillerle maddi manevi zararın ispat edilemediği, tazminat hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu Sonuç ve kanaatine varılmış olup, hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Somut olayda, Kadıköy ... Noterliği tarafından 28.05.2020 tarihinde ...yevmiye numarasıyla e- tespit edilen, davalıya ait olduğu anlaşılan web sitesinde, davacıya ait fotoğrafın davacı adı ile birlikte kullanıldığı görülmüştür.Dış görünüş, kişilik haklarının bir parçası olarak hukuken korunur. Bu nedenle resim ve portre, bunu meydana getiren ve isim maliki kadar, tasvir edileni de ilgilendirir.Dolayısıyla resim ve portrenin eser niteliğini taşıyıp taşımadığına bakılmaksızın, tasvir edilenin izni olmadıkça teşhir edilemez ve hiçbir şekilde kamuya sunulamaz. Resmin veya portrenin yapılması için verilen izin, ilke olarak bu resmin teşhir veya kamuya arzını içermez. İzin açık veya örtülü olabilir. Özellikle belirli bir ücret karşılığı modellik yapanların resim veya portrenin teşhir ve her türlü kamuya arzına izin vermiş olduğu ilke olarak kabul edilir. Zira işin niteliğinden ve yaygın uygulamadan bu anlaşılmaktadır. Ancak resmin çektirilmesi veya portrenin yaptırılması için verilen izin, işin niteliğinden açıkça anlaşamıyorsa, ticari kullanımı kapsamaz. Yargıtay uygulaması da bu yöndedir. 5486 Sayılı FSK'nın 86. maddesi, eser niteliğinde olmasalar dahi, resim ve portrelerin, tasvir edilen kişilerin muvafakati alınmaksızın teşhir veya başka şekillerde umuma arz edilemeyeceğini öngörmektedir Bu hükümdeki "resim ve portreler ibaresi; fotoğraftan, çeşitli tekniklerle yapılmış portreleri, tek başına veya topluluk içinde bulunurken çekilmiş resimleri ifade etmektedir. Bütün bunların, izinsiz olarak teşhiri veya umuma arz edilmesi ya da örneğin bir ilanda, vitrinde vs. kullanılması, anılan hükümle yasaklanmıştır. Kanunun bu hükmüyle korunan şey; resim, portre veya fotoğrafın "eser niteliği değil, bunlarda tasvir olunan kimsenin kişilik hakkıdır. Dolayısıyla, bu yasağa aykırı nitelikteki eylemler, kişilik haklarına saldırı oluşturur ve TBK'nin 49. maddesi çerçevesinde manevi tazminat yükümlülüğü doğurur. Ayrıca, anılan yasa hükmünde, 1. ve 2. fıkra hükümlerine göre yayımın caiz olduğu hallerde dahi, kişilik haklarına saldırıyı düzenleyen TMK 24. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir.Dosya kapsamından, daha önce taraflar arasında devam eden/ sonuçlanan çeşitli davalar olduğu, davacının davalı hukuk bürosundan ayrıldıktan sonra hala orada çalışıyormuş gibi isminin ve fotoğrafının davalı web sitelerinde kullanıldığı, bu hususların dava dosyaları kapsamında tespit edildiği, sonradan pandemi döneminde davacının dosyaya konu fotoğrafının davalı web sitesine tekrar eklendiğinin belirtildiği, somut olayda Kadıköy ... Noterliğinin 28.05.2020 tarih ve ... yevmiye nolu noter e-tespit tutanağına konu kullanımda da davacı isminin ve fotoğrafının kullanıldığı, gerek doktrin ve gerekse Yargıtay uygulaması ile kabul edildiği üzere bir kişinin fotoğrafının çekilmesine vermiş olduğu izin bu fotoğrafın ya da suretin ticari amaçlarla kullanılması şeklinde yorumlanamayacağı, bu fotoğraf ya da tasvirin ticari anlamda kullanılması durumunda kişilik hakkının ihlali sonucunu doğuracağı, davacı yararına manevi tazminat ödetilmesi koşullarının oluştuğu anlaşıldığı, davaya konu olayda; tarafların sıfatı, statüsü, sosyal ve ekonomik durumları ile eylemin işleniş biçimi ve yöntemi ve yukarıdaki ilkeler nazara alındığında Davacıya yararına hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olup, davacıda manevi huzuru gerçekleştirecek mahiyette olduğu kanaatine varılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekillerinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/06/2023 tarih ve 2022/187 E., 2023/154 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafından 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve Davalı taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/04/2026