İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : ASIL DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... tarafından müvekkilleri aleyhine Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile takibe konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... nolu 05.06.2019 tarihli 20.000,00 TL tutarındaki çekin çalıntı çek oldu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1937 Esas KARAR NO: 2026/232 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 02/05/2023 NUMARASI: 2021/33 E. - 2023/418 K. DAVA :Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/06/2019 MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2020/715 ESAS VE 2021/500 KARAR SAYILI DOSYASI DAVA :Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 05/07/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : ASIL DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalılardan ... tarafından müvekkilleri aleyhine Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyası ile takibe konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait ... nolu 05.06.2019 tarihli 20.000,00 TL tutarındaki çekin çalıntı çek olduğunu, müvekkillerinden ...'ın kafeterya işletmecisi olduğunu, diğer müvekkili ... Şti.'nin ise Adana bölgesinde gıda dağıtım ve pazarlama alanında faaliyet göstermekte olduğunu, keşidecisi müvekkili ... olan ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ... nolu, 05.06.2019 tarihli 20.000,00 TL tutarındaki çekin, keşidecisi tarafından diğer müvekkili .... Şti. adına düzenlendiğini ve tahsilat makbuzu ile ... Şti.ye teslim edildiğini, müvekkili ... şirketinin de anılan çeki bölge bayisi olarak ticari ilişki içinde olduğu ... A.Ş.'nin Adana Bölge Müdürlüğü yetkililerine tahsilat makbuzu mukabili teslim etmiş olduğunu, davaya konu çekinde içinde yer aldığı 5 adet çekin ... A.Ş. Adana Bölge Müdürlüğü yetkilileri tarafından ... A.Ş. İstanbul merkez adresine iletilmek amacıyla ... Şubesine teslim edildiğini, kargo çalışanı ... tarafından söz konusu çeklerin dağıtıma çıkarılmış olduğunu, ...'ın dağıtım esnasında çeklerin içinde bulunduğu kargolar dahil olmak üzere 60 adet kargo zarfını çaldırmış olduğunu, çekin haklı ve yasal hamili olan ...A.Ş.'ye geçmesi gerekirken çekin çalınmış olması nedeniyle ciro silsilesi bozulmuş olduğunu araya ... A.Ş.cirosu olmadan çek ile hukuki herhangi bir bağı olmayan davalı ve diğer paravan ciranta şirketlerin girmiş olduğunu, çekin bankaya ibrazı sonrası ödeme yasağını gören davalı ...'ın çeki ödeme yasağı veren mahkemeye ibraz etmeden kötü niyetli olarak icra takibine konu etmiş olduğunu, müvekkillerinin ticaret erbabı olduğunu çeki icra takibine konu etmiş olan ... ve diğer paravan ciranta şirketler ile direkt ya da dolaylı herhangi bir ilişkileri olmadığını beyanla; takibe konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... nolu 05.06.2019 tarihli 20.000,00 TL tutarındaki çalıntı çek ile ilgili müvekkili şirketlerin davalılara herhangi bir borçlarının olmadığı hususunun tespiti ile ödeme emirlerinin ve icra takibinin iptaline, yargılama esnasında müvekkillerinin mağduriyetinin önlenmesi için takibin tedbiren durdurulmasına, davalıların %20 tazminata mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür. BİRLEŞEN DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Şti. Tarafından müvekkili şirketler aleyhine Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile takibe konu edilen ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... nolu 22/06/2019 tarihli 17.320,00 TL tutarındaki çekin çalıntı çek olduğunu, davalı tarafın üzerinde ödemeden men kararı olan çeki men kararı veren mahkemeye ibraz etmeden icra takibine konu etmiş olduğunu, yapılan takibin yasal dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili ...'ın kafeterya işletmecisi olup, ... Şti.'nin ise Adana bölgesinde gıda dağıtım ve pazarlama alanında faaliyet göstermekte olduğunu, keşidecisi müvekkili ... olan T. İş Bankası A.Ş. ... Şubesi ... nolu 22/06/2019 tarihli 17.320,00 TL tutarındaki çekin, keşidecisi tarafından diğer müvekkili .... Şti. Adına düzenlenmiş ve tahsilat makbuzu ile .... Şti.'ye teslim edilmiş olduğunu, müvekkili ... şirketinin de anılan çeki bölge bayisi olarak ticari ilişki içinde olduğu ... A.Ş.'nin Adana Bölge Müdürlüğü yetkililerine tahsilat makbuzu mukabili teslim edilmiş olduğunu, davaya konu çekinde içinde yer aldığı 5 adet çekin ...A.Ş: Adana Bölge Müdürlüğü yetkilileri tarafından ... A.Ş. İstanbul merkez adresine iletilmek amacıyla ... Şubesine teslim edilmiş olduğunu, ... ... Şubelerinden yola çıkan kargoların ... Sancaktepe/Samandıra Şubesine gelmiş ve ... Samandıra şube çalışanı... tarafından ... A.Ş.'ye teslim edilmek üzere dağıtıma çıkarılmış olduğunu, ...'ın dağıtım esnasında çeklerin içinde bulunduğu kargolar dahil olmak üzere 60 adet kargo zarfını çaldırmış olduğunu, icra takibine konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi ... nolu 22/06/2019 tarihli 17.320,00 TL tutarındaki çekin de çalınan çeklerden biri olup müvekkili ...'dan sonra ciro silsilesi olarak çekin haklı ve yasal hamili olan ... A.Ş.'ye geçmesi gerekirken çekin çalınmış olması nedeniyle ciro silsilesi bozulmuş olup araya ... A.Ş. Cirosu olmadan çek ile hukuki herhangi bir bağı olmayan davalı ve diğer paravan ciranta şirketlerin girmiş olduğunu, çekin bankaya ibrazı sonrası ödeme yasağını gören dava dışı ...'ın çeki ödeme yasağı veren mahkemeye ibraz etmeden Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamında kötü niyetli olarak icra takibine konu etmiş olduğunu, çeki icra takibine konu etmiş olan davalı ... Şti. Ve diğer paravan şirketlerin kötü niyetli olup birbirleri ile bağları olduğunu, 8 adet çekten davalı ... Şti.'de dava konusu çek dışında başkaca çekler de mevcut olduğunu, çalıntı olayından haberdar olana kadar çalıntı 8 adet çekten ... Bankası ...Şubesi...seri no 20/03/2019 tarih ve 20.000 TL tutarlı çekin, çeki hukuksuz olarak iktisap etmiş olan dava dışı ... Tic./ ... tarafından bankaya ibraz ile karşılığının tahsil edilmiş olduğunu, tahsil edilmiş u çek ile ilgili olarak ... A.Ş. Tarafından çeki tahsil edene karşı istirdat süreci başlatılmış ve ayrıca şikayette bulunulmuş olduğunu, bugüne kadar 8 adet çekin tamamının ortaya çıkmış olup, hepsinin de aynı paravan şirketlerin cirolarını gördüklerini, çalıntı çeklerin tamamında ayrı paravan şirketler mevcut olup, bu çeklerden 3 adedinin davalı .... Şti., diğer 5 adedinin ise ... adlı kişi tarafından bankaya ibraz ile takibe konu edilmiş olduğunu, diğer paravan cirolar gibi her iki firmanın da kötü niyetli olup, çekler ile yasal herhangi bir bağı bulunmadığını, her iki firmanın da vekili aynı olup, çeklerin 3 ayrı Adliye sınırları içinde icra takibine konu edilmiş olduğunu, ... A.Ş. 28/03/2019 tarihinde çalıntı olayını öğrenmesi akabinde İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na güveni kötüye kullanma, hırsızlık, sahtecilik, nitelikle dolandırıcılık iddiaları ile suç duyurusunda bulunmuş olup, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/77313 ve 2019/91312 soruşturma numaralı dosyaları ile soruşturmanın devam ettiğini, davalı ve diğer cirantalar hakkında dava konusu çek ile ilgili taraflarınca Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde de suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, müvekkillerinin ticaret erbabı olup, çeki icra takibine konu etmiş olan ... Şti. ve diğer paravan ciranta şirketler ile direkt ya da dolayı herhangi bir ilişkileri bulunmadığını beyanla; Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı icra dosyasına konu ... Bankası A.Ş. ... Şube ... nolu 22/06/2019 tarihli 17.320,00 TL tutarındaki çalıntı çek ile ilgili müvekkili şirketlerin davalılara herhangi bir borçlarının olmadığı hususunun tespiti ile ödeme emirlerinin ve icar takibinin iptaline, yargılama esnasında müvekkillerinin mağderiyetinin önlenmesi için takibin tedbiren durdurulmasına, kötü niyetli davalıların %20 tazminata mahkum edilmelerine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİRLEŞEN DAVA:Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; ...TTK m. 792 uyarınca çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine veya çekin istirdadına karar verilebilmesi için çeki elinde bulunduran hamilin çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olması gerektiği, buna göre esas ve birleşen dosyada yer alan davalıların farklı hırsızlık olayları yolu ile elden çıkan çekleri benzer ciro silsilesi ile devralan son hamilin, farklı kişi ve veya firmalar aleyhine takip başlatması hamilin ağır kusurlu olarak hareket ettiğini ve basiretli bir tacir gibi davranmadığını göstermektedir. Her ne kadar devam eden yargılama aşamasında soruşturma dosyasının beklenilmesine karar verilmiş ise de usul ekonomisi ilkesi ve yargıda hedef süre uygulaması dikkate alınarak ara karardan dönüldüğü gerekçesiyle;Esas ve birleşen davaların ayrı ayrı KABULÜ İLE; 1- ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'ne ait ... nolu 05.06.2019 tarihli 20.000,00 TL bedelli çek ve çekin konu edildiği Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... Sayılı dosyasında davacıların davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, takibin davacılar yönünden İPTALİNE, 2-Türkiye İş Bankası ... Şubesi'ne ait, ...no'lu, 22/06/2019 keşide tarihli, 17.320,00 TL bedelli çek ve çekin konu edildiği Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğünün .... Sayılı dosyasında davacıların davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE, takibin davacılar yönünden İPTALİNE, karar verilmiştir. Davalılar ... ile .... Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin dava konusu çeki ticari faaliyetleri kapsamında sundukları mal ve hizmetlerin karşılığı olarak iktisap ettiklerini, Türk Ticaret Kanunu’nun 790 ve 792. maddeleri uyarınca ciro silsilesi muntazam ve birbirine bağlı olan çeki elinde bulunduran müvekkillerinin yetkili ve iyi niyetli hamil sayıldığını, çekin mücerretlik ilkesi gereği temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu ve düzenleyen ile lehtar arasındaki hırsızlık dahil hiçbir şahsi definin iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceğini, yerel mahkemenin müvekkillerinin farklı dosyalarda benzer ciro silsilesiyle yer almasını hayatın olağan akışına aykırı bularak ağır kusurlu sayan gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira müvekkillerinin bankaya ibraz anına kadar ödeme yasağından veya önceki ihtilaflardan haberdar olmalarının mümkün olmadığını, keşidecinin kendi imzasına bir itirazı bulunmadığı sürece hamilin hak sahipliğini ispatla dahi yükümlü tutulamayacağını ve basiretli bir tacir olarak üzerine düşen şekli inceleme ödevini yerine getiren müvekkillerinin kötü niyetli olduğunun davacı tarafça kesin delillerle ispatlanamadığını belirterek ilk derece mahkemesinin asıl ve birleşen dava yönünden verdiği kararın kaldırılmasını, davanın reddine ve davacıların kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini talep etmiştir.Davacılar istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri tarafından keşide edilip ticari ilişki içerisinde oldukları ... A.Ş.’ye gönderilmek üzere ...’ya teslim edilen ancak kargo çalışanının çalması sonucu zilyetliğinden çıkan çekler hakkında yerel mahkemece verilen menfi tespit kararının yerinde olduğunu, davalı taraf ile müvekkilleri arasında hiçbir ticari ilişkinin bulunmadığının bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, çeklerde ciroları yer alan şirketlerin tamamının vergi kayıtlarında "resen terk" durumunda bulunan ve hak arama hürriyetini engellemek amacıyla araya sokulan paravan şirketler olduğunu, emniyet soruşturma raporları ve MASAK verileriyle de sabit olduğu üzere davalıların organize bir suç şebekesinin parçası olarak çalıntı çekleri benzer ciro silsileleriyle iktisap ettiklerini, aynı davalılar aleyhine farklı mahkemelerde açılan benzer nitelikteki pek çok menfi tespit davasının müvekkilleri lehine sonuçlandığını ve davalıların basiretli bir tacir gibi davranmayarak ağır kusurlu ve kötü niyetli hareket ettiklerinin hayatın olağan akışıyla ispatlandığını belirterek davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl ve birleşen davanın konusu icra takibine konu çekin rızası hilafına ellerinden çıktığı bahisle İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Asıl davaya konu, Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğü'nün... sayılı dosyasında, davalı-alacaklı ... (... Ticaret) tarafından davacılar ve davalı...A.Ş., ... Şti., ... Şti.aleyhine 20.000,00 TL çek, 81,51 TL işlemiş faiz, 60,00 TL çek komisyonu, 2.000,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 22.141,51 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır.Birleşen davaya konu, Küçükçekmece 4. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, davalı-alacaklı ... Şti. Tarafından davacılar ve davalı ....A.Ş., .... Şti., .... Şti.aleyhine 17.320,00 TL çek, 40,33 TL işlemiş faiz, 51,96 TL çek komisyonu, 1.732,00 TL çek tazminatı olmak üzere toplam 19.144,29 TL üzerinden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mali Müşavir bilirkişi ... 05/07/2021 tarihli raporunda özetle;" davacı ...'ın 2019 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğunu, davacı .... Şti.'nin 2019-2020 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının sahibi lehine delil niteliği bulunduğunu, HMK 222 (5) maddesinde “Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." ifadesinin yer aldığını, davalı tarafın 17.05.2021 tarihli defter inceleme günü gelmediğini, yerinde inceleme talebi bulunmadığından ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığını, bu husustaki değerlendirmenin mahkememiz takdirine bırakıldığını, davaya konu olan çekin, ... numaralı, 20.000,00 TL tutarlı, 05.06.2019 keşide tarihli ve davacı ... tarafından davacı .... Şti. adına düzenlendiğini, çekin ciro silsilesinin "..., Şti., .... A.ş., .... Şti., ....şti., ... Tic." şeklinde olduğunu, iş bu çekin en alt kısmında, "takas odası aracılığı ile ibraz edilen iş bu çekin ibraz anındaki hesap bakiyesi '0' TL olup, iş bu çek hakkında İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/147 Esas sayılı ödeme yasağı kararı olduğundan iş bu çeke ilişkin herhangi ibr işlem yapılamamıştır. 07/06/2019" ibaresinin bulunduğunu, davacı ...'ın 2019 yılı ticari defter ve kayıtlarında davalılara davaya konu çek veya bunun dışında herhangi bir borcunun olmadığını, davacı .... Şti.'nin 2019-2020 yılı ticari defter ve kayıtlarında davalılara davaya konu çek veya bunun dışında herhangi bir borcunun olmadığının tespit edilmiş olduğunu, davacı .... Şti. 2019-2020 yılı ticari defter ve kayıtlarında, davacı ... ile ticari ilişkisinin 19.03.2019 tarihli 37.958,00 TL tutarlı kayıt işlemi ile başladığını, 06.04.2019 tarihinde davacı ... dan 1.934,85 TL alacaklı olduğunu, 19.06.2019 tarihli 1.935,00 TL tutarlı kredi kartı tahsilâtı açıklamalı kayıt işlemi ile hesabın 0,15 TL tutar dışırda sıfırlandığını, dava dışı .... A.Ş. ile ticari ilişkisinin 01.03.2019 tarihli 3.568,30 TL tutarlı kayıt iştemi ile başladığını, 26.12.2019 tarihinde davacı tarafın dava dışı tarafa 47.641,69 TL borçlu olduğunu, 01.01.2020 tarihinde davacı tarafın dava dışı tarafa 47.641,69 TL borçlu olduğunu, 20.12.2020 tarihinde davacı tarafın dava dışı tarafa 183.732,96 TL borçlu olduğunu, davalı .... A.Ş. arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davaya konu çek için, İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019-147 Esas sayılı dosya için 04.04.2019 tarihinde aldığı karar ile ödemeden men kararı verildiğini, ... Tic.'nin 20.000,00 TL çek, 81,51 TL işlemiş faiz, 60,00 TL çek komisyonu, 2.000,00 TL çek tazminatı ve toplam 22.141,51 TL üzerinden takip tarihinden itibaren icra harç masrafları ve vekâlet ücretiyle asıl alacağa işleyecek yıllık %21,25 ticari temerrüt faizi ile tahsili talebi ile (Türk Borçlar Kanunun 100.maddesi uyarınca yapılacak kısmi ödemelerin öncelikli faiz ve masraflara mahsubuyla) Küçükçekmece 3. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden 14.06.2019 tarihinde takibe geçtiğini, davaya konu olan çek için "ödemeden men kararı" verildikten sonra icra takip işleminin başlatıldığını, her iki davacı tarafında ticari defter ve kayıtlarında davalılarla herhangi bir ticari ilişkilerinin bulunduğunu, davaya konu çek için davalılara herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davalıların dosya muhteviyatına ticari defter ve kayıtlarını sunmadığını, inceleme günü gelmediğini, yerinde inceleme talebinin de bulunmadığını, davalıların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılamadığını, davalıların çeki iktisapla iyi niyetli veya ağır kusurlu olup olmadığının takdirinin ve değerlendirmesinin mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir.TTK'nın 792. maddesinde , " Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." düzenlemesi mevcuttur.Dava konusu çekteki ciro silsilesi görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder niteliktedir. Davacının dava konusu çekten kaynaklanan sorumluluğundan kurtulabilmesi için çalınan çekin davalı tarafından kötü niyetli ya da ağır kusurlu olarak elde edildiği ve icraya konduğunu kanıtlaması gerekir. 6102 sayılı TTK’nın 792. maddesinde belirtilen kötü niyetten maksat, senedin önceki hamilin elinden rızası hilafına çıktığını bilmek veya bilebilecek durumda bulunmaktır. Ağır kusur ise, senedin iktisabında olağan özenin gösterilmemesini ifade eder. Çeki çalan veya hile ile hamilinden alan ya da bulan kişinin senedi ciro ile devretmesi hâlinde, bunu bilmeyen ve bilebilecek durumda da olmayan, başka bir deyişle kötü niyetli ve ağır kusurlu bulunmayan yeni hamil korunur. İspat yükü üzerinde olan davacı kötüniyet ve ağır kusuru her türlü delil ile ispatlayabilir. YARGITAY 11. Hukuk Dairesi, 2020/5570 - 2021/4450 sayılı, tarihli 26.05.2021 kararında özetle ; " ilk derece mahkemesince, davalı şirket temsilcisi ve davalı şirket adına UYAP'ta yapılan incelemede benzer mahiyette birçok dosyasının bulunduğu, kargodan çalınan diğer çek ve bonoların da bir şekilde davalı şirkette toplandığı, bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığı, nitekim dava konusu bonoyla birlikte çalınan diğer çeklerin de davalının eline geçtiği ve bu bonolardan dolayıda davalı şirketin Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... nolu dosyalar üzerinden takip başlattığı dolayısıyla bu işin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, Türkiye'nin çeşitli yerlerinde kaybolan çek veya bonoların davalı şirketin eline geçmesinin tesadüfi kabul edilmediği ve davalı şirketin kötü niyetli olduğu sonucuna varıldığı,.. davanın kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi'nce; davalı ... Ltd. Şti. hakkında hırsızlık suçlarına konu çok sayıda çeki elinde bulundurması nedeniyle başlatılan ceza soruşturmalarının bulunduğu ve birçok olayda hırsızlık yoluyla elden çıkan çekleri benzer ve farklı cirantalardan ciro yoluyla devralıp, son hamil olarak farklı kişi veya şirketler aleyhine icra takiplerine konu edildiği, bu durumda davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle davalı .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. ..ONANMASINA"Dosya kapsamına göre, K.çekmece CBS'nin 2019/31043 soruşturma sayılı dosyasında çalınan çeklerle ilgili soruşturma yürütüldüğü, UYAP ortamından yapılan sorgulama ile görüldüğü üzere , çalınan/ kaybolan çeklerin aynı veya benzer ciro zinciriyle davalıya geçmesi,davalılar aleyhine benzer yönde birden fazla dava açılmış olması dikkate alındığında çekin davalı tarafından iyiniyetle iktisabından bahsedilemeyeceği, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının, keşidecileri ve lehdar-cirantaları farklı olan çok sayıda hırsızlık iddiasına konu çeki yeterli araştırmayı yapmadan iktisabında ağır kusurlu olduğunun kabulü gerektiği, takibin haksız ve kötü niyetli olduğu bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin de kabulü gerektiği, ilk derece mahkemesince asıl dava yönünden, davanın kabulü kararının dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu, davalılar vekilinin istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Birleşen dava yönünden istinaf başvurusunun incelenmesi;6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 Sayılı Kanun'un 41. Maddesiyle HMK'ya eklenen Ek-Madde 1'de öngörülen yeniden değerleme oranı da dikkate alındığında 2023 yılı için 17.830,00 TL olduğundan, dava değerinin kesinlik sınırının altında kaldığı anlaşılmıştır. Davaya konu edilen miktarın 17.320,00 TL. olması nedeniyle 02/05/2023 tarihli mahkeme kararı kesin niteliktedir. Kesin olan kararların istinaf istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi HMK'nun 352.maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi tarafından da istinaf isteminin reddine karar verilebileceğinden, davalılar ... ile .... Şti. vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalılar ... ile .... Şti. vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalılar ... ile .... Şti. vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun dava dilekçesinde ... 17.320,00 TL, olması sebebi ile miktar itibarı ile kesin olması sebebi ile HMK'nın 352. maddeye göre usulden reddine, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/05/2023 tarih ve 2021/33 E., 2023/418 K. sayılı Asıl davanın kararına karşı davalılar ... ile .... Şti. vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar ... ile .... Şti. Vekili tarafından, Birleşen davaya yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 346/1. maddesi delaletiyle 6100 Sayılı HMK'nın 352/1/b. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 1.366,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 341,55 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.024,65 TL harcın davalılar ... ile .... Şti.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-İstinaf talebinin birleşen dava yönünden esası incelenmediğinden davalılar ... ile .... Şti. vekili tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine, 5-Davalılar ... ile .... Şti. tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 8-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.12/02/2026