İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ...Bankası Suadiye Şubesine ait ... çek seri numaralı, 29/03/2018 tarihli, 210.000,00 TL bedelli çeki haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını, çekin şüpheli ... tarafından eşine ait ... Ltd. Şti. Adına tanzim ettirildiğini, eşi ... tarafınd…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/1429 KARAR NO : 2026/34 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/07/2025 NUMARASI : 2024/366 E. - 2025/488 K. Birleşen İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/503 Esas, 2020/60 Karar sayılı dosyasında; DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ...Bankası Suadiye Şubesine ait ... çek seri numaralı, 29/03/2018 tarihli, 210.000,00 TL bedelli çeki haksız ve hukuka aykırı şekilde icra takibi başlattığını, çekin şüpheli ... tarafından eşine ait ... Ltd. Şti. Adına tanzim ettirildiğini, eşi ... tarafından cirolanarak ...'ın kardeşi ... tarafından piyasaya sürüldüğünü, ..., ... A.Ş.'den kullanmış olduğu kredilere istinaden davaya konu çeki ... A.Ş.'ye temlik cirosu ile teslim ettiğini, söz konusu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkması sebebiyle bedelin ... ödenmediğini, ödenmeyen çek bedeline istinaden davalının müvekkili adına İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini, davalı tarafından müvekkiline ait gayrimenkullerin haczedildiğini, fiili hacizlerin uygulanarak araçların yediemin depolarına kaldırıldığını bu süreçte müvekkili şirketin icra tehdidi altında davalı vekiline 20.000,00 TL ödeme yapılarak hacizlerin durdurulmaya çalışıldığını, davalı ile yapılan görüşmelerde borca istinaden 220.000,00 TL ödeme yapılması durumunda dosyanın fekkinin yapılacağının bildirilmesi üzerine müvekkili tarafından 220.000,00 TL ödemenin davalı şirket avukatına yapılarak icra dosyasının infaz edildiğini yapılan ödemenin icra tehdidi altında olduğunu, müvekkilinin iradesi dışında elinden çıkan çek için toplamda 240.000,00 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını bildirmekle, davanın kabulüne, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası sebebiyle müvekkili tarafından ödenen bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili şirkete ödenmek üzere istirdadına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli olduğunu, müvekkili bankanın yetkili hamil olarak alacaklı sıfatına haiz olduğunu, ödeme emrini davacının usulüne uygun olarak tebliğ aldığını, takibe ilişkin dava açılmadığını, davacının müvekkili bankadan borcun ödenmesi için indirim talep ettiğini, müvekkili bankanın ise iyi niyetli olarak indirim yaptığını, müvekkili bankanın alacağını yasa ve yönetmeliklere uygun şekilde tevsik ettiğini, davacının çekin rızası dışında elinden çıktığını ve bu sebeple icra takibi yapılamayacağına ilişkin itirazı olsa da bu durumun alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığını bildirmekle davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/503 Esas, 2020/60 Karar sayılı dosyada davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hissedarı ve yönetim kurulu başkanı olan ... ...'ın iradesi fesada uğratılmak suretiyle ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında “Güveni Kötüye Kullanma ve Dolandırıcılık “ suretiyle elinden çıkan, “... Bankası Suadiye Şubesinin, ... çek seri nolu, 21.02.2018 tarih, 210.000-TL. “bedelli 1 adet çekin haksız ve hukuka aykırı şekilde müvekkili şirketin uhdesinden çıktığını, söz konusu çekin , ilgili suçların Şüphelisi ... tarafından, öncelikle eşi ...’ın hissedarı ve müdürü olduğu ... Ltd. Şti’ne ciro edildiği, daha sonra eşi ... tarafından cirolanarak, yine kardeşi ... cirosu ile piyasaya sürüldüğünü, ...'ın ... A.Ş’den kullanmış olduğu kredilere istinaden işbu dava konusu çeki ... A.Ş’ye temlik cirosu ile teslim ettiğini, söz konusu çek bedelinin müvekkili şirketçe kambiyo senedi vasfında olması hasebiyle ödemek mecburiyetinde kaldığını, diğer kaybolan iki çek için İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/248 esas ve İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/243 esas sayılı dosyaları ile haciz baskısı altında ödenmek zorunda kalınan çek bedellerinin iadesi için “İSTİRDAT” davası açtıklarını, yargılamasının devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile ...bankası Suadiye şubesinin 21.02.2018 tarih,... çek seri numaralı ve 210.000-TL. bedelli çek nedeniyle müvekkili şirketçe 14.03.2018 tarihinde ödenmiş olan meblağın, ödeme tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili şirkete ödenmek üzere sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince iadesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Birleşen 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/503 Esas, 2020/60 Karar sayılı dosyada davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 36.İcra Müdürlüğü'nün ... E.sayılı dosyası ile ...Bankası A.Ş.nin Suadiye Şubesine ait ... seri nolu 210.000,00 TL'lik 29/03/2018 tarihli çekin tahsili amacıyla yapılan icra takibine davacı tarafın istirdat talepli dava açtığını, söz konusu alacağa ilişkin borçlular aleyhine gerçekleştirilen kambiyo senetlerine özgü icra takibinin usulüne uygun bir şekilde gerçekleştirildiği, tahsilinin yapılıp hacizlerinin fek edildiğini ve dosyanın infazen kapatıldığını, müvekkili bankanın dava konusu çekte meşru ve iyi niyetli hamil olarak alacaklı sıfatının bulunduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili işi niyetli hamil olduğundan davacını ileri sürdüğü def'ilerin senedi ciro ve teslim yoluyla teslim alan müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini belirterek, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.Dairemizin 13/05/2024 tarihli 2021/1071 Esas 2024/887 Karar sayılı kararıyla; "1-Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/04/2021 tarih, 2019/243 E. 2021/320 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Somut olayda, yukarıda izah edilen nedenlerle dava konusu çeklerdeki ciro temlik cirosu olup 6102 sayılı TTK'nın 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması şartına bağlı olduğu, (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2019/407 E. 2020/1389 K. Sayılı ilamı bu yöndedir.) davaya konu çeklerin davalı bankaya temlik cirosu ile devredildiği, davacının davalı bankanın çekleri ciro ile alırken bunların bedelsiz olduğunu bilerek ve keşideciyi zarara uğratmak amacıyla aldığını ispatlayamadığı, davacının iddiasının şahsi defi olup davalı iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceği, davacının çeklerin ödenmesi konusunda davalı bankaya karşı sorumlu olduğu sonucu gerekçesi ile,1-Asıl ve Birleşen davanın REDDİNE, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamı doğrultusunda banka kayıtları üzerinde yapılan incelemede çeklerin "Bordro Tipi Teminat" olarak sisteme işlendiğinin ve bankanın çeklerin teminat amaçlı verildiğine dair kabul beyanlarının bulunduğunun sabit olduğunu, buna karşın yerel mahkemenin TTK m. 730 ve m. 601 uyarınca çekte rehin cirosunun caiz olmadığını ve teminat amacıyla devredilen çeklerde bankanın yetkili hamil sıfatını kazanamayacağını göz ardı ettiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkiler barındırdığını ve eksik incelemeye dayandığını, dava konusu çeklerden birinde ciro zincirinin kopuk olduğunu, bankanın basiretli bir tacir olarak çeklerin hukuki niteliğini bilmekle yükümlü olduğunu ve çeklerin kredi borçlarının ifası amacıyla değil teminat amacıyla alındığının açık olduğunu belirterek, usul ve yasaya aykırı bulunan yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin müvekkili Banka tarafından teminat olarak alındığını ve müvekkili Bankanın davaya konu çekin/çeklerin yetkili hamili olmadığını iddia ettiğini, ileri sürerek İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/366 Esas, 2025/488 Karar sayılı ve 09/07/2025 Tarihli asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin kararı usul ve yasaya uygun olup davanın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl davanın konusu, İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında dosya borcunun icra tehdidi alında ödendiğinden bahisle ödenen bedelin istirdatı davasıdır. Birleşen davanın konusu ise, ... çek nolu 21/02/2018 keşide tarihli çek bedelinin bankaya ödendiğini, ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsili talebidir. İstanbul 36. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... AŞ. tarafından borçlular .... Aş., ... Ltd. Şti ..., ... aleyhine ...Bankası Suadiye şubesine ait ... nolu çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatılmıştır. Takibe konu ...Bankası Suadiye şubesine ait 210.000 TL bedelli ... nolu çekin keşide tarihinin 29/03/2018 olduğu keşidecinin .... Aş., lehtarın ... Ltd. Şti cirantaların ..., ... ve ... AŞ. olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür. ...Bankası Suadiye şubesine ait 210.000 TL bedelli ... nolu çekin keşide tarihinin 21/02/2018 olduğu keşidecinin .... Aş., lehtarın ... Ltd. Şti cirantaların ..., ... ve ... Aş. olduğu, yasal süresi içinde bankaya ibraz edildiği, karşılığının çıkmadığının belirtildiği görülmüştür. İstanbul Anadolu 48. ASCM'nin 2019/379 E. Sayılı dosyasında müştekinin ... ... şüphelinin ... suç konusunun görevi kötüye kullanma suçu olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, serbest muhasebe ve mali müşavir, emekli banka müdürü tarafından düzenlenen 11/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda; "davacı şirketin TTK'na göre tutulması gereken ticari defterlerini yasal süreleri içerisinde tasdik ettirdiklerini, dolayısıyla davacı ve davalı şirketlerin ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğini taşıdıklarını, davacı şirket defter ve belgelerinde işbu davaya ve birleşen davaya konu olan çeklerin davalı cari hesabına 2017 döneminde işlendiğini, 22/09/2017 tarih ve ... numaralı fiş ile mevzuata uygun olarak işlendiği ve taraflar arasındaki çek ilişkisinin hatır çeki mahiyeti taşıdığını, çeklerin banka kayıtlarına göre dava dışı ...'a kullandırılan kredilere teminat olarak alındığı gözetildiğinde, bu çeklerin vade tarihinde davalı bankanın bu çek bedellerini mahsup edebileceğini kredi tutarlarının çek bedellerinin üstünde olup olmadığının önem kazandığını, esas dosyada; esas dosya bakımından yapılan kayıt incelemelerine göre; bu dosyada dava konusu edilen 29/03/2018 tarihli ve 210.000,00 TL7'lik çek teminatına karşın davalının dava dışı ...'a kullandırdığı ... numaralı kredi dolayısıyla 29/03/2018 tarihinde 1.297,00 TL anapara kredi alacağı bulunduğu görüldüğünden 210.000,00 TL'lik çekin tamamının bu kredinin teminatına oluşturduğu kredi tutarını aşan bir teminat kısmı bulunmadığını, birleşen dosyada; dosyada davaya konu edilen 21/02/2018 tarihli ve 210.000,00 TL'lik çekin dava dışı kredi borçlusu ... mevduat hesabına, dava dışı ... ... tarafından ödenmiş olması nedeniyle teminat sayılıp sayılamayacağı değerlendirildiğinde teminat sayılması halinde; davalı bankanın dava dışı ...'a kullandırdığı 3 ayrı kredi dolayısıyla 21/02/2018 tarihinde 1.193.792,00 TL anapara kredi alacağı bulunduğunun görüldüğünü, 210.000,00 TL'lik çekin tamamının bu kredinin teminatını oluşturduğunu, kredi tutarını aşan bir teminat kısmı bulunmadığı" belirtilmiştir. Dairemizin iade kararında, Çek yönünden TTK 730. Madde de, rehin cirosu ile ilgili TTK 601. Maddeye atıf bulunmadığından, çekte rehin cirosunun geçerli olmadığı gözetilerek ve mahkemece alınan bilirkişi raporuna her iki tarafın itiraz ettiği anlaşılmakla, bankacı bilirkişinin bulunduğu heyetten, davalı banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılarak çeklerin teminat amaçlı alınıp alınmadığının incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, taraf itirazları incelenmeksizin eksik inceleme neticesinde karar verildiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.Dairemizin iade kararı üzerine, mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 12/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Davalı bankanın kredili müşterisi olan dava dışı ... tarafından, davalı bankaca kullandırılan ve vadesi gelen ...numaralı kredinin vade uzatımı için, söz konusu kredinin teminatına 06.10.2017 tarihinde, keşidecisi davacı ... ....A.Ş. olan, ... Bankası Suadiye Şubesi'ne ait 29.03.2018 keşide tarihli ve 210.000,00 TL bedelli ... seri no.lu çek ile 21.02.2018 keşide tarihli ve 210.000,00 TL bedelli ... seri no.lu çekin teslim edildiği, Keşide tarihlerinde söz konusu çeklerin, davalı banka tarafından Takas Odası aracılığıyla muhatap bankaya ibraz edildikleri ve davacı keşidecinin hesap bakiyesinin yetersiz olması nedeniyle, her iki çekin de 5941 sayılı Kanun gereği 1.600,00 TL'lık banka yükümlülük tutarını aşan 208.400,00 TL'lık kısımlarının karşılıksız kaldıkları, 21.02.2018 tarih ve 210.000,00 TL tutarlı ... seri numaralı çekin karşılıksız kaldığı, 21.02.2018 tarihinde, davalı bankanın dava dışı kredi borçlusu ...'a kullandırmış, olduğu kedilerden dolayı, toplam 1.193.792,00 TL tutarında anapara alacağı bulunduğu; 29.03.2018 tarih ve 210.000,00 TL tutarlı, ... seri no.lu çekin karşılıksız kaldığı, 29.03.2018 tarihinde ise davalı bankanın dava dışı kredi borçlusu ...'a kullandırdığı krediden dolayı 1.297.000,00 TL tutarında anapara alacağı bulunduğu, Davalı banka tarafından, dava konusu ... no.lu karşılıksız çekten dolayı, davacı keşideci ve dava dışı cirantalar aleyhine, İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından başlatılan icra takibi nedeniyle, davacı çek keşidecisi tarafından davalı bankaya 06.12.2018 tarihinde 20.000,00 TL ve 09.04.2019 tarihinde 220.000,00 TL olmak üzere, toplam 240.000,00 TL ödeme yapıldığı, Davaya konu ... no.lu karşılıksız çek için ise davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından, dava dışı kredi borçlusu ...'ın davalı banka nezdindeki ... nolu mevduat hesabına, “... no.lu YKB Çek Bedeli” açıklamasıyla 14.03.2018 tarihinde 210.000,00 EFT gönderildiği, tespit edilmektedir. Asıl Davanın konusunun, İstanbul 36. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya kapsamında ödenen 240.000,00 TL'lık bedelin istirdadına ilişkin olduğu, Birleşen Davanın konusunun ise ... seri nolu çek için yapılan ödemenin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ilişkin olduğu anlaşıldığı, ancak; Asıl davanın esasını oluşturan icra takibine konu ... seri no.lu 210.000,00 TL bedelli çek, davalı bankaca dava dışı ...'a kullandırılan kredilerin teminatına alındığından ve söz konusu çekin karşılıksız kaldığı 29.03.2018 tarihinde davalı bankanın adı geçen dava dışı kredi müşterisinden 1.297.000,00 TL anapara alacağı bulunduğundan, davalı bankaya icra dosyası kapsamında yapılan 240.000,00 TL'lık ödemenin, davalı bankadan talep edilemeyeceği kanaati oluştuğu Birleşen davanın esasını oluşturan ... seri no.lu 210.000,00 TL çek bedeli, davacı tarafından, doğrudan dava dışı kredi borçlusu ...'ın davalı banka nezdindeki ... no.lu mevduat hesabına EFT olarak gönderildiği için, diğer bir deyişle söz konusu çekle ilgili olarak doğrudan davalı bankaya bir ödeme yapılmadığı için, ödenen tutarın davalı bankadan talep edilemeyeceği yönündeki görüş ve kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.Somut olayda, davacı tarafça bedelsizlik defi ve hatır çeki iddiasının şahsi defi olması nedeniyle, TTK 687. Madde gereğince davalıya karşı ileri sürülemeyeceği, davaya konu çekler üzerinde rehin cirosu ile devredildiğine yönelik bir ibare bulunmadığı, Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan bilirkişi raporundan; dava dışı ...'ın davaya konu çekleri davalı bankadan 02/06/2017 tarihinde kullandığı 487.946,00 TL kredi ve vadesi gelen ...nolu kredinin vade uzatımı için verdiği, çeklerin banka kayıtlarına "Teminat" Bordro Tipi ile girişlerinin yapıldığı anlaşılıyorsa da, bu hususun tek başına çeklerin rehin cirosu ile alındığını göstermeyeceği (bkz Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 24.04.2024 tarihli, 2023/11-589 Esas-2024/212 Karar sayılı kararı) çeklerin bankaya ibrazında dava dışı kredi borçlusunun toplam 1.193.792,00 TL anapara borcunun bulunduğu, çeklerin gizli rehin cirosu ile değil temlik cirosu ile ifa uğruna temlik alındığının anlaşıldığı, bu durumda mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/07/2025 tarih ve 2024/366 E., 2025/488 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/01/2026