T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2025/1210 - 2025/1339 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1210 KARAR NO : 2025/1339 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece geçici hukuki koruma talebinin reddine dair veri…
T.C. DİYARBAKIR BAM 11. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No 2025/1210 - 2025/1339 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1210 KARAR NO : 2025/1339 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 30/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/12/2025 Taraflar arasında görülen davada Mahkemece geçici hukuki koruma talebinin reddine dair verilen kararın istinaf incelemesi talep eden vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkil şirketler ile dava dışı ..Şirketi arasında banyo dolaplarının yapılmasına istinaden akdedilen sözleşmeler gereğince avans olarak 3 adet çek keşide edildiğini, .... Ltd. Şti'nin sözleşme ilişkisi kapsamında edimlerini yerine getirmemesi sebebi ile çeklerin bedelsiz kaldığını, müvekkilinin davacısı olduğu Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/282 Esas sayılı dosyası ile görülmekte olan menfi tespit davası ile davacı müvekkili şirketler tarafından müvekkilinin telafisi güç zararlarını önlemek amacı ile kötü niyetli davalının söz konusu çekleri bankaya ibrazı halinde ödemenin engellenmesi ve çeklere ilişkin icra takibi başlatılmasını veya icra takibi başlatılması halinde takibin durdurulmasına ilişkin" talepte bulunulduklarını, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/832 Esas sayılı dosyadaki ödemeden men yasağı ve icrai işlemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin ihtiyati tedbir şartlarının ve yaklaşık ispat koşullarının sağlanması ve alacaklı müvekkilin telafisi güç zararları gözetilerek davanın tarafı olan ve çekin keşide edildiğini, .... Ltd. Şti yönünden kabul edildiğini, mahkemece ihtiyati tedbir kararında reddedilen kısmının çekin ciro edildiği kişinin hali hazırda belirli olmadığını, davada ciro edilen kişinin taraf olmadığı ve ciro edilen kişinin " iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi" ihtimali de gözetilerek karar verildiğini, ekte sundukları çekden en yakın vade tarihi olan " ......seri numaralı ..... çek nolu .....TL bedelli ....vade tarihli" çekin ciro edildiğini ve çeki elinde bulunduran kişinin ......A.Ş. olduğunu, ilgili çekin karşı ciranta olan karşı taraflarca bankaya ibrazı halinde ödenmemesi ve icrai işlemlerin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinde bulunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 01/07/2025 tarihli ara kararı ile; talep eden tarafından dosyaya sunulan sözleşme incelendiğinde, ihtiyati tedbir talebine konu çekin davacı iş ortaklığı tarafından dava dışı . ... Ltd. Şti'ne keşide edildiği, talebe konu çekin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyi niyetli üçüncü kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek maksadıyla, talebe konu çekin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi sonucu bu kişilerin senette mündemiç hak sahipliğinin korunması bakımından, talep konusu çekin sözleşmenin tarafı olan ve bedelsizlik iddiası yöneltilen lehtar dışındaki üçüncü kişiler tarafından muhatap bankaya ibrazının önlenmesi ve icra takibine konu edilmemesine yönelik ihtiyati tedbirin ciranta sıfatında olduğu, çeki elinde bulunduranın ve iyi niyetli olup olmadığı hususunun yargılamayı gerektirdiği mevcut hamile yönelik ihtiyati tedbir uygulanmasının usul ve yasaya uygun olmayacağı anlaşıldığından, talep eden tarafından mevcut hamil olduğu belirtilen 3. kişi konumundaki cirantaya yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar vermiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; çeki araştırma yükümlülüğü söz konusu olan BDDK'ya bağlı........Anonim Şirketi'ne karşı da bedelsizlik defii ileri sürülebileceğini, müvekkili şirketin telafisi güç zararları gözetilerek ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, eksik ve hatalı değerlendirmeler sonucu talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne; çekin bankaya ibrazı halinde tedbiren ödenmemesine ve çeke dayalı başlatılacak icra takiplerinin ve cebri icra işlemlerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının geçici hukukî koruma talebinin reddine dair ara kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı, somut olayda ihtiyatî tedbirin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Davacının, davayı kazanması halinde, dava konusu mal ve hakka kavuşmasını daha dava sırasında (hatta davadan önce) güvence altına almaya yarayan tedbirlere ihtiyatî tedbir denir (Baki Kuru, Medenî Usûl Hukuku El Kitabı, C. II, Ankara 2020, s. 1263). Geçici hukuki koruma türlerinin başında gelen İhtiyati Tedbir genel olarak 6100 sayılı HMK’nın 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. HMK'nın 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 390. maddesinde ihtiyati tedbir talebi, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK'nın 389. maddesine göre ihtiyati tedbirin şartları; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması ya da tamamen imkansız hale gelmesi veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğmasından endişe edilmesi olarak açıklanmıştır. Ayrıca tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceği belirtilmiştir. Yine aynı Yasa'nın 390/3. maddesinde haklılığın yaklaşık olarak ispat edilmesi zorunluluğu koşulu aranmıştır. İhtiyati tedbirler, geçici hukuki koruma niteliğinde olup esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hakim edindiği kanaate göre kararı da değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispatın yeterli olacağı HMK'nın 390/3. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre ihtiyati tedbire karar verebilmek için iddia olunan vakıanın subutu yönünde gerçeğe yakın bir ispatın başarılması yeterlidir. Keşideci temel ilişkide borçlu olmadığını, örneğin satılan malın teslim edilmediğini ya da aldatıldığını öne sürerek muhatap bankanın lehtara çek bedelini ödemesini engelleyemez. Muhatap banka keşideci ile lehtar arasındaki temel borç ilişkisini araştırmak zorunda olmadığı gibi, çekin bedelsiz olduğunu bilse bile kendiliğinden ödemeyi durdurma yetkisini haiz değildir. Keşideci de çekle işleyen hesabındaki parasını çekerek hukuken kendisini koruma olanağına sahip bulunmamaktadır. Çünkü, bu durumda kendisi karşılıksız çek çekmenin bütün sonuçlarına maruz kalır. Keşidecinin yapacağı yegane şey, çekin bankaya ibrazından önce mahkemeye başvurarak muhatap banka tarafından çek bedelinin lehtara ödenmesini önleme hususunda ihtiyatî tedbir kararı verilmesini istemek ve bu taleple birlikte, ya da tedbir kararından sonra ihtiyatî tedbiri tamamlayan merasime ilişkin süre içinde menfî tespit davası açmaktır (Bkz. Türk, Ahmet: Kambiyo Senedi Borçlusu Tarafından Açılan Bedelsizliğe ve Hükümsüzlüğe Dayalı Menfi Tespit Davalarının Gösterdiği Özellikler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 7 Özel Sayı, 2005, s. 327). Aksi takdirde bedelsiz olduğu iddia edilen çek banka tarafından lehtara ödenecek ve keşideci bundan zarar görecektir. Başka bir koruma yolu da bulunmadığına göre, bu hususta ihtiyatî tedbir kararı verilebileceği kuşkusuzdur (Reisoğlu, Seza: Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, 2. Bası, Ankara 1998, s. 97). Geçiçi hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri, ispat ölçüsüdür. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Oysa, 6100 sayılı HMK m. 390(3) hükmünde, ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Madde gerekçesinde ise, HMK m. 390(3) hükmündeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; Davaya konu çekin, faktoring ve alacağın temlik sözleşmesi ile temlik alındığı iddia edilmiş olup, faktoring sözleşmesi alacağın temliki hükümlerini de bünyesinde barındıran karma nitelikli atipik bir sözleşme türüdür. Bu sebeple faktoring ilişkilerinde borçlu alacaklıya karşı ileri sürülebileceği def'ileri TBK.'nın 188/1 maddesi hükmü uyarınca temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürülebilir. (bkz.Yargıtay 19. HD. 18/02/2019 tarihli 2017/3650 E. ve 2019/908 K sayılı kararı, Yargıtay 11. HD 01/10/2020 tarihli 2020/4686 E. 3742 K. sayılı kararı ) Faktoring şirketine ciro yoluyla devredilen çekte keşideci davacı (borçlu), lehtar dava dışı .... Ltd. Şti., faktoring şirketi ise lehtardan çeki ciro yoluyla temlik alan son hamil durumunda olup taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 6361 sayılı yasanın 9/2 maddesi ve dolayısıyla 6098 sayılı TBK nın 188/1 maddesi hükmünün uygulanması gerekmektedir. Buna göre keşideci lehtara karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri, çeki lehtardan faktoring sözleşmesi çerçevesinde temlik alan faktoring şirketlerine karşı da ileri sürebilecektir. Dava konusu olayda; davacı keşideci tarafından dava konusu çekin lehtarla aralarında imzalanan sözleşme gereğince avans çeki olarak lehtara verildiği, lehtarın sözleşmede üzerine düşen edimleri ifa etmediği, çekin bedelsiz kaldığı, dava konusu çekin lehtar tarafından davalı faktoring şirketine ciro edildiğinin iddia edildiği, dosyada davacı ile dava dışı lehtar .. Ltd. Şti. Arasında imzalanan sözleşmenin ibraz edildiği, yaklaşık ispatın sağlandığı, davacı keşidecinin lehtara karşı ileri sürebileceği bedelsizlik def'isini davalı faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği, ihtiyati tedbir şartlarının sağlandığı, davacının telafisi güç zararlara uğrama ihtimalinin bulunduğu gözetilerek davanın tarafı olan ve çekin ciro edildiğinin iddia edildiği ...... A.Ş. yönünden ihtiyati tedbir talebinin kabul edilmesi gerekirken talebin reddine yönelik karar verilmesi isabetli görülememiştir. Mevcut delil durumuna göre telafisi imkansız zararlara yol açılmaması bakımından talebe konu çek yönünden aleyhine tedbir talep edilen davalıya yönelik muhatap banka tarafından çek bedellerinin ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekir. Talebin sadece faktoring şirketi olan davalıya karşı yöneltildiği, geçici hukukî koruma tedbiri niteliğinde olan ihtiyati tedbir kararlarının talebin tarafı olmayan üçüncü kişiler hakkında uygulanabilmesinin mümkün olmadığı gibi, talebe konu çekin kambiyo senedi niteliğinde olması, ticari hayattaki tedavül kabiliyeti ve ticari senetlere güven ilkesi çerçevesinde iyi niyetli üçüncü kişilerin hak kaybına sebebiyet vermemek maksadıyla, talebe konu çekin iyi niyetli üçüncü kişilere ciro edilmesi sonucu (çekin davalı faktoring şirketinde olduğu iddia edilmiş olup çekin faktoring şirketine değil de dava dışı üçüncü bir kişiye ciro edilmiş olması ihtimali de bulunduğundan) bu kişilerin senette saklı hak sahipliğinin korunması bakımından çekin lehtar dışında üçüncü kişiler tarafından muhatap bankaya ibrazının önlenmesinin ve icra takibine konu edilmemesinin usul ve yasaya uygun olmayacağı bu nedenle yanlınca çeki elinde bulundurduğu iddia olunan davalı faktoring şirketine yönelik tedbir kararı verilmesi gerektiği anlaşıldığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü uyarınca bu gerekçe ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; I-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/481 D.İş 2025/483 Karar sayılı dosyasında verilen 01/07/2025 tarihli kararının KALDIRILMASINA, II-) 6100 sayılı HMK m. 353(1)-b-2 hükmü gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, Buna göre; 1-) Davacı vekilinin ihtiyatî tedbir talebinin KISMEN KABULÜNE, a-) .......Şubesi'ne ait, keşidecisi ......Anonim Şirketi, ....... Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ...icaret Limited Şirketi olan .....keşide tarihli, ...... seri numaralı ve .......-TL bedelli, çekin yalnızca ..... A.Ş. tarafından ibrazı halinde ödenmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR VERİLMESİNE, b-) .....Şubesi'ne ait, keşidecisi .......Anonim Şirketi, .......Anonim Şirketi iş ortaklığı, lehtarı ..... Şirketi olan ..... keşide tarihli, .... seri numaralı ve .....-TL bedelli, çekin yalnızca .......A.Ş. tarafından icra takibine konu edilmemesi yönünde İHTİYATİ TEDBİR VERİLMESİNE, davalı dışındaki kişiler tarafından icra takibine konu edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararının UYGULANMAMASINA, 2-) 6100 sayılı HMK'nın 87. maddesi , 392/1. Maddesi ve İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca ihtiyatî tedbir kararı verilen çek tutarının (1.100,000,00 TL) takdiren % 15'i (yüzde onbeş) oranında (165.000) teminat ALINMASINA, 3-) Takdir edilen teminatın depo edilmesi konusunda İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı vekiline muhtıra çıkarılarak uygun bir kesin SÜRE VERİLMESİNE, kesin süre içerisinde teminat yatırıldığı takdirde ihtiyati tedbirin İNFAZ EDİLMESİNE, İlk Derece Mahkemesi tarafından davacı tarafa çıkarılacak muhtırada verilen kesin sürede teminatın yatırılmaması halinde ihtiyati tedbirin KALDIRILMASINA, III-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye GELİR KAYDINA, 615,40 TL istinaf peşin harcının talep halinde istinafa başvuran davacıya İADESİNE, IV-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından harcanan 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ile 400,00 TL istinaf posta masrafından ibaret toplam 2.083,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, V-) İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın kendisine İADESİNE, VI-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-f hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.30/12/2025