İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin İstanbul’da kurulmuş otomasyon ve mühendislik şirketi olduğunu, davacı şirketin ortakları ..., ... ve ...’ün ise davalı şirketin eski çalışanları olduklarını, davalıya ait 2020 04445 tescil numaralı endüstriyel tasarımın 1, 2, 3, 4, 5,…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO : 2023/1451 KARAR NO : 2025/1807 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 24/11/2022 NUMARASI : 2021/150 E. - 2022/158 K. DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin İstanbul’da kurulmuş otomasyon ve mühendislik şirketi olduğunu, davacı şirketin ortakları ..., ... ve ...’ün ise davalı şirketin eski çalışanları olduklarını, davalıya ait 2020 04445 tescil numaralı endüstriyel tasarımın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı tasarımlarının yenlik özelliğinin bulunmadığı ve tescil talebinden 12 ay öncesinde kamuya sunulduğunu, buna ilişkin davacı şirket ortaklarının cep telefonlarında yer alan ... paylaşımlarının delil olduğunu, bu gruptaki video ve fotoğrafların makinenin üçüncü kişi olan müşteriye teslim edildiğinin ispatı amacıyla çekildiğini, davalı tarafın aynı tasarımı 31/10/2018-03/11/2018 tarihleri arasında gerçekleşen ... Avrasya Ambalaj Fuarı’na katılarak kamuya sunduğunu, davalının kötü niyetli olarak bu tasarımı TPMK’na tescil ettirdiğini, davalının bu tasarım tescillerini müvekkiline ve üçüncü şahıslara karşı kullanabileceğini, müvekkili aleyhine İstanbul Anadolu 1. FSHHM’nin 2021/69 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti talebinde bulunduğunu, dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, harcıalem hale geldiğini, bu tasarımın esasen sektörde çokça kullanılan “... etiket uygulama makinesi” mekanizmasının muhtelif parçaları olduğunu, tüm dünyada “Body Sleeve” olarak adlandırılan bu yöntemin, silindir şeklinde üretilen etiketlerin, kutu, şişe gibi ürünlerin dışına giydirilip ısıl işlem sayesinde ambalajla hemhal olması olarak özetlenebildiğini, davalının mekanizmanın görünür tüm parçalarını 8 alt tasarım olarak adına tescil ettirdiğini, davalının tescil başvuru tarihi olan 29/06/2020 tarihinden daha önce pek çok yerde ürün görsellerinin yayınlanmış olduğunu, davalı şirketin sahibi Engin Demiral’ın 01/11/2018 tarihli ... sayfasından tasarımı paylaştığını, bu hususun Beyoğlu 17. Noterliği’nin 17/08/2021 tarihli e-tespit tutanağı ile tespit edildiğini, fuarda çekilen fotoğrafı 02/11/2018 tarihinde Instagram hesabından yayınladığını belirterek, davalıya ait 2020 04445 tescil numaralı endüstriyel tasarımın 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 sıra numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne, tasarımların dava sonuçlanıncaya kadar 3. kişilere devrinin önlenmesi ve tasarımdan kaynaklanan hakların müvekkiline karşı kullanılmaması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun “Hükümsüzlük Talebi” başlıklı 78. maddesinde “menfaati olanlar” ın hükümsüzlük talebinde bulunabileceğinin belirtildiğini, anılan madde doğrultusunda, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekiğini, müvekkili şirketten ayrılan bu üç kişinin kurduğu şirket olan davacıya ait adreste yapılan delil tespitinde, davacı şirketin bilgisayarında müvekkili şirkete ait kayıtlar, belgeler ve dava konusu tasarımlara ait kayıtlar ile bu tasarımlara ait teknik çizimlerin tespit edildiğini, davacı şirkette tespit edilen buhar makinesinin birebir aynı ölçülerde olmasının da söz konusu hususun ispatı olduğunu, 6100 Sayılı HMK'nun “Yabancı Dilde Yazılmış Belgeler” başlıklı 223. maddesinde yabancı dilde olan belgelerin tercümesinin sunulmasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, bu doğrultuda davacının dava dilekçesinin ekinde yer alan belgelerin büyük bir kısmının yabancı dilde olduğunun sabit olduğunu, HMK'da belirtilen şartları taşımayan delillere itibar edilmesinin mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemekle davacının sunduğu kayıtların hukuka aykırı nitelikte olduğunu, tasarımların müvekkili şirket tarafından harcıialem hale getirildiği kabul edilse dahi söz konusu belgelerin hukuka aykırı olduğunu, bir işlem sürecinin parçalarını oluşturan tasarımların hepsinin kendine ait özel bir işlevi ve işlem sürecinin bulunduğunu, davacının iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla, her bir tasarımda bulunması gereken fonksiyonel özellikler olduğunu, bu fonksiyonel özelliklerin benzerlik olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, tasarımlar üzerinde benzerlik incelemesi yapılmasına karar verilmesi halinde tasarımların fonksiyonel özellikleri ile birlikte tasarımcıların seçenek özgürlüğünün dikkate alınması gerektiğini, tasarımdaki yer alan her bir parçanın görünüm dışında bir işlevinin de bulunduğunu, yapılacak olası bir benzerlik incelemesinde makinaların işlevlerinin değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin tasarımlarının SMK'nun 56/2. maddesinde belirtilen şartları taşıdığını, dava konusu ürünlerin bir bütün halinde olan ünitenin parçalarını oluşturduğunu belirterek, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun “Yenilik ve Ayırt Edicilik” başlıklı 56/2. maddesi gereği de davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesi kararıyla; "Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında; alınan her iki bilirkişi raporu, davalıya ait tasarım tescil belgesi ve tüm dosya kapsamı ile; davalıya ait çoklu endüstriyel tasarımların ... Etiket Uygulama Makinası Mekanizması, ... Etiket Uygulama Makinası, Fırçalı ... Etiket Oturtma Sitemi, ...... Etiket Oturtma Sitemi, Elektrikli ... Etiket Isı Tüneli ve ... Etiket Buhar Tüneli tasarımları oldukları,tasarımcının seçenek özgürlüğü mevcut olmasına rağmen 2 numaralı tasarım ile 7 numaralı tasarımın 01/11/2018 tarihli fuarda davalıya ait stantta tanıtımlarının yapıldığı, buna ilişkin görüntülerin mevcut olduğu, yapılan incelemede görüntülerde yer alan tasarımlar ile davalı adına tescilli 2 ve 7 numaralı tasarımları oluşturan bütün ögelerin aynı biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerine sahip oldukları, tasarımlar arasındaki farklılıkların küçük ayrıntılarda olup, tasarımların bütüncül algısı üzerinde ayırt edicilik yaratmadıkları, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları tespit edilmiş, diğer 1,3,4, 5, 6 ve 8 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliğini ortadan kaldıran bir delil tespit edilememiştir. Her ne kadar davalı tarafça yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin ürünlerin işlevleri de dikkate alınarak yapılması gerektiğine dair raporlara itiraz edilmişse de, SMK'nun 55. maddesinde tasarım "ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü" olarak tanımlanmış olup, yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde de bu özelliklerinin karşılaştırılması gerektiği, ürünlerin işlevinin tasarım ile ilgisinin bulunmadığı gerekçesi ile, -Davanın KISMEN KABULÜNE , KISMEN REDDİNE, -Davalı adına tescilli 2020 04445 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 2 ve 7 numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, -Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, - Karar kesinleştiğinde hükümsüzlüğüne ve terkinine karar verilen tasarım yönünden kesinleşme şerhli gerekçeli kararın Türk Patent ve Marka Kurumu ' na Yazı İşleri Müdürlüğü tarafından gönderilmesine, karar verilmiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; huzurda görülen davanın, davalının 2020/04445 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımının 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaralı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü talebiyle ikame edildiğini, davalı tarafın ise müvekkili aleyhine delil tespiti yaptırarak bu tespite dayalı tasarım hakkına tecavüz davası açtığını, her iki dosyada alınan bilirkişi raporlarının, davacının davaya dayanak 7 numaralı tasarımı ile müvekkilin tespit edilen ürününün benzer olduğunu ifade ettiğini, ancak huzurdaki davada alınan kök ve ek bilirkişi raporları ile davalının 2 ve 7 numaralı tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadığının açıkça ortaya konulduğunu, bu durumun davalı tarafından ikame edilen tecavüz davasının mesnetsiz olduğunu gösterdiğini, yerel mahkemenin 24.11.2022 tarihli kararı ile yalnızca 2 ve 7 numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verildiğini, bu kararın hükümsüz kılınan tasarımlar bakımından yerinde olmakla birlikte, reddedilen talepler bakımından istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu, istinaf gerekçelerinde, yerel mahkemenin kısmen kabul kararının 2 ve 7 numaralı tasarımlar yönünden yerinde olduğu, ancak diğer tasarımların da hükümsüz kılınması gerekirken davanın kısmen reddedilmesinin hatalı olduğunu, dosya kapsamında alınan 23.08.2022 tarihli bilirkişi raporu ile 1, 3, 4, 5, 6 ve 8 numaralı tasarımların yeni ve ayırt edici olduğu belirtilmiş olsa da kıyasa konu tasarımlar arasında birden fazla unsurun benzerlik içerdiğinin tespit edildiğini ve küçük farklılıkların tasarımların genel izlenimde farklı olmasını sağlamaya yeterli olmadığını, bu sebeple kıyasa konu tasarımların genel izlenim itibariyle benzer olduğunun tespiti ile diğer tasarımların da hükümsüz kılınmasının hukuka uygun olacağını, ayrıca davaya konu tasarımın hükümsüzlüğü talepli bir diğer dosyada alınan 23.02.2023 tarihli bilirkişi raporu ile davalıya ait 1, 2, 6 ve 7 nolu tasarımlarının yeni olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, davalı tarafın davaya konu tasarımı tüm bileşenleri ile kamuya sunduğunu ikrar ettiğini, keza 13.05.2022 tarihli bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, huzurda görülen dosyada davalı tarafından İstanbul 2. FSHHM 2021/113E. numaralı dosyaya delil olarak 31.10.2018/03.11.2018 tarihleri arasında gerçekleşen ... Avrasya Ambalaj fuarından görseller ve ...'ın şahsi Instagram sayfasından 02.11.2018 tarihinde paylaşılan görsel sunulduğunu, başvuru tarihi 29.06.2020 olan dava konusu tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığının bu delillerle mutlak bir şekilde ortada olduğunu, istinafa cevaplar kısmında ise, davalı tarafın müvekkilin davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı iddiasını reddederek yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini haiz olmayan bir tasarımın tescile sahip olmamasının kamu yararına bir hukuki işlem olup menfaati olan herkes tarafından hükümsüzlük davası ikame edilebileceğini, müvekkilin hukuki yararı bulunmadığı iddiasının nazara alınabilir bir yönü olmadığını, davalı tarafça ileri sürülen diğer istinaf gerekçesi olan "sunulan delillerin hukuki olmadığı" iddiasına karşılık, hükümsüzlük davalarında taraflarca getirilme ilkesi geçerli olduğu gibi mahkemenin re'sen inceleme yapma yetkisi de bulunduğunu ve tasarımın "yeni" ve "ayırt edici" olup olmadığı hususunda üstün kamu yararı mevcut olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından sunulan delillerin hiçbirinin hukuka aykırı delil kapsamında değerlendirilemeyeceğini, davalı şirket sahibinin şahsi ... hesabından paylaştığı 01.11.2018 tarihli gönderide dava konusu tasarımı kamuya sunduğunu ve bu gönderinin 17.08.2021 tarihli Beyoğlu 17. Noterliği e-tespit işlemi ile de tespit altına alındığını, sunulan delillerin hukuka uygun olduğunu ve davalı tarafından ileri sürülen usuli itirazların hiçbirinin hukuki geçerliliği bulunmadığını, davalı tarafın istinaf dilekçesi ile davaya konu tasarımların "harcı alem olmadığını" ileri sürdüğünü, ancak yerel mahkemece verilen gerekçeli kararda 2 ve 7 numaralı tasarımların 01/11/2018 tarihli fuarda davalıya ait stantta tanıtımlarının yapıldığına ilişkin görsellerin mevcut olduğu, incelemede görüntüdeki tasarımlar ile tescilli tasarımları oluşturan bütün ögelerin aynı biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerine sahip olduklarının ve tasarımlar arasındaki farklılıkların küçük ayrıntılarda olup, tasarımların bütüncül algısı üzerinde ayırt edicilik yaratmadıklarının hüküm altına alındığını, davalı tarafın davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici olma niteliğini, katıldığı fuarda kamuya arz ederek ortadan kaldırdığını, bu hususun aksini ispat edecek mahiyette bir istinaf gerekçesinin bulunmadığını belirterek, istinaf başvurularının kabulünü, İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/150E.-2022/158K. numaralı ve 24.11.2022 tarihli kararının aleyhe olan kısımlarının kaldırılmasını, davalarının tümden kabulünü, karşı tarafın istinaf başvurusunun reddini karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ait 2020/04445 numaralı tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne ilişkin açılan davada, Yerel Mahkeme'nin "Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalı adına tescilli 2020 04445 tescil numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 2 ve 7 numaralı tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine" karar verdiğini belirten şirket vekili, bu kısmi kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın ortadan kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep ettiğini, bu kapsamda, öncelikle davacının davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, zira davacının yetkililerinin müvekkili şirketin eski çalışanları olduğunu ve şirketten ayrıldıktan sonra müvekkili şirkete ait özel ve gizli bilgileri dışarı aktararak bu bilgilerle aynı sektörde şirket kurduklarını, bu durumun delil tespit raporlarıyla da ispatlandığını, dolayısıyla hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafından sunulan delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğini, eski çalışanlar tarafından hukuka aykırı şekilde kopyalanan müvekkili şirket bilgilerinin ve özellikle .../... gibi sosyal medya paylaşımlarının Yargıtay kararları doğrultusunda hukuka aykırı delil teşkil ettiğini ve ispatta dikkate alınmaması gerektiğini, yine davacının sunduğu yabancı dildeki belgelerin HMK'nın 223. maddesine aykırı olarak Türkçe tercümelerinin sunulmadığını ve bu delillere itibar edilmesinin mümkün olmadığını, Yerel Mahkeme'nin 2 ve 7 numaralı tasarımların harcıâlem hale geldiği yönündeki kabulünün de hukuka aykırı olduğunu, bu kabule dayanak olan delillerin hukuka aykırı olmasının yanı sıra, tasarımların 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) uyarınca üç yıllık tescilsiz koruma süresi içinde kaldığını ve bu sürenin tasarım sahibine ürünü kamuya sunma imkanı verdiğini, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığını, Yerel Mahkeme'nin seçenek özgürlüğüne ilişkin değerlendirmelerinin eksik olduğunu ve makinaların işlevi ve seçenek özgürlüğü açısından müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edici özellik taşıdığını, bu konuda Yargıtay'ın emsal kararları bulunduğunu, son olarak Yerel Mahkeme'nin dava konusu tasarımların müvekkili şirketin işletmesel faaliyeti olduğu konusunu değerlendirmeden ve sadece hukuka aykırı fotoğraf delilleri üzerinden alınan bilirkişi raporunu esas alarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, tüm bu nedenlerle İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/150 E., 2022/158 K. ve 24.11.2022 tarihli kısmi kabul kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf her ne kadar söz konusu tasarımlar için hükümsüzlük koşulları oluştuğunu iddia ettiği tasârımların tescilsiz koruma süresi hem de piyasadan alınacak olan geri dönüşler açısından işbu davada bir yıllık sürenin uygulanamayacağını, davacının diğer istinaf nedenleri gibi; bu yöndeki istinaf nedenlerine de itibar edilmesi mümkün olmayap, davacı tarafça 2020/04445 1, 3, 4, 5, 6 ve 8 nümaralı tasarımlara ilişkin hukuka ve usule uygun 'yeref mahkeme kararının mesnetsiz ve haksız olarak istinaf edildiği de açıkça görüldüğünü, davacının haksız ve mesnetsiz istinaf talebinin redddine tarafça 2020/04445- 2 ve 7 sıra numaralı tasarımlar hakkında verilen kısmen kabul kararı yönünden yapılan istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek davanın tüm tasarımlar yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla davacı tarafın haksız ve mesnetsiz istinaf başvurusunun reddine, istinaf istemimizin kabulü ile istanbul anadolu 1. fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi'nin 2021/150 e. 2022/158 k. ve 24.11.2022 tarihli kısmi kabul kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın, tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı adına tescilli 2020/04445 - 1,2,3,4,5,6,7,8 numaralı endüstriyel tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı taşımadıkları iddiasıyla açılan endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü davasıdır. TPMK kaydına göre, 2020 04445 tescil numaralı endüstriyel tasarımlarının 29/06/2020 tarihinde davalı şirket adına tescil edilmiştir.(Davacı şirket ... Makina Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ticaret unvanı ... Makine Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olarak değiştirilmiştir.) İstanbul Anadolu 2. FSHHM’nin 2021/113 Esas sayılı dosyada,davalı ... tarafından davacı ... Makina Ambalaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne karşı 2020 04445 tescil numaralı endüstriyel tasarım haklarına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tazminat davası açıldığı, halen derdest olduğu tespit edilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler Doç. Dr. ..., ...ve ... tarafından hazırlanan 13/05/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle;" dava dosyasına sunulan deliller, resen yapılan araştırmalar ve tasarımcının seçenek özgürlüğü kapsamında yapılan teknik değerlendirmeler doğrultusunda; hükümsüzlüğü talep edilen 2020 04445- 2 ve 7 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 29/06/2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen 2020/04445- 1, 3, 4, 5, 6 ve 8 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 29/06/2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu," belirtilmiştir. 23/08/2022 tarihli bilirkişi EK raporunda özetle;" hükümsüzlüğü talep edilen 2020/04445-2 ve 7 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 29/06/2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı, hükümsüzlüğü talep edilen 2020 04445-1, 3, 4, 5, 6 ve 8 numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 29/06/2020 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olduğu,^" belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK 78. Maddesinde "Tasarımın hükümsüzlüğü, ikinci fıkrada sayılan haller dışında menfaati olanlar tarafından istenebilir. (2) Tasarımın hükümsüzlüğü, 77 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendine göre sadece önceki hak sahibi; 70 inci ve 73 üncü maddelere göre ise ancak tasarım hakkına sahip kişiler tarafından ileri sürülebilir. (3) Tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin olarak koruma süresince veya tasarım hakkının sona ermesini izleyen beş yıl içinde dava açılabilir. (4) Hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde tasarım sahibi olarak kayıtlı kişiye karşı açılır. Tasarım üzerinde sicilde hak sahibi olarak görülen kişilerin davaya katılabilmelerini sağlamak için ayrıca bu kişilere bildirim yapılır. (5) Tescilsiz tasarımlarda hükümsüzlük davası, hak sahibi olduğunu iddia eden kişiye karşı açılır." denilmektedir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı şirketin ortaklarının kendi eski çalışanları olduğunu, kendi iş yerlerinden bilgileri olmaksızın bilgileri aldığını davacının dava açma hakkı bulunmadığını ve delillerin hukuka aykırı elde edildiğini ileri sürmüş ise de, davacı tarafın SMK 78/1'e göre dava açmakta menfaati bulunduğundan, dava açma hakkına sahip olduğu ve delillerin hukuka aykırı elde edildiği hususu ispat edilemediğinden bu istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğü davası olduğu, 6769 sayılı SMK'nun 55. maddesinde tasarım "ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümü" olarak tanımlandığı yenilik ve ayırt edicilik incelemesinde bu özelliklerinin karşılaştırılması gerektiği, davalıya ait çoklu endüstriyel tasarımların ... Etiket Uygulama Makinası Mekanizması, ... Etiket Uygulama Makinası, Fırçalı ... Etiket Oturtma Sitemi, ...... Etiket Oturtma Sitemi, Elektrikli ... Etiket Isı Tüneli ve ... Etiket Buhar Tüneli tasarımları oldukları,tasarımcının seçenek özgürlüğü mevcut olmasına rağmen 2 numaralı tasarım ile 7 numaralı tasarımın 01/11/2018 tarihli fuarda davalıya ait stantta tanıtımlarının yapıldığı, görüntülerde yer alan tasarımlar ile davalı adına tescilli 2 ve 7 numaralı tasarımları oluşturan bütün ögelerin aynı biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerine sahip oldukları, tasarımlar arasındaki farklılıkların küçük ayrıntılarda olup, tasarımların bütüncül algısı üzerinde ayırt edicilik yaratmadıkları, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattıkları genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, bu sebeple benzer olarak algılandıkları, diğer 1,3,4, 5, 6 ve 8 numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliğini ortadan kaldıran bir delil tespit edilemediği bilirkişi raporları ile tespit edilmiş olmakla mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar yerindedir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarih ve 2021/150 E. 2022/158 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 23/12/2025