İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...'nin internet üzerinden ürün satışı yapmakta olduğunu, müvekkilleri firma tarafından ... markasının haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı ve bu nedenle zarara uğranıldığı iddiası ile davalı tarafından Bakırköy 2 Fikri Sınai Hakla…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1176 KARAR NO : 2025/1703 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 17/05/2023 NUMARASI : 2022/122 E. - 2023/140 K. DAVANIN KONUSU: Haksız İhtiyati Tedbirden Kaynaklanan Maddi Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ...'nin internet üzerinden ürün satışı yapmakta olduğunu, müvekkilleri firma tarafından ... markasının haksız ve hukuka aykırı olarak kullanıldığı ve bu nedenle zarara uğranıldığı iddiası ile davalı tarafından Bakırköy 2 Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/60 değişik iş dosyasından alınan 02/04/2021 ihtiyati tedbir kararı ile markanın kullanılması ve internet üzerinde özellikle trendyol adlı satış sitesinde ürünün satışlarının tedbiren durdurulmasının talep edildiğini, verilen tedbir ile ürün satışı durdurulduğunu, tedbir dosyasına yaptıkları itiraz aşamasında davalı tarafça yasal süre zarfında tedbire ilişkin dava açılmamış olduğundan tedbirin 10/09/2021 tarihinde verilen kararla kaldırıldığını, davalı tarafça bu karar yapılan itirazın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi 2021/2008 esas 2021/2242 karar sayılı 29/12/2021 tarihli kararı ile red edildiğini, tedbirin kaldırıldığı tarihe kadar davacı tarafça satış yapılamadığından zarar edildiğini, davalı tarafça Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar hukuk Mahkemesi 2021/60 değişik iş dosyasından alınan tedbirin kaldırılmasından sonra Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar hukuk Mahkemesi 2021/560 sayılı dosyasından yeniden dava açıldığını ve tedbir talep edildiğini, mahkeme tarafından 30/09/2021 tarihli kararıyla yeniden tedbir kararı verildiğini ve davacının internet satışı yeniden tedbiren durdurulduğunu, tedbire yapılan itiraz üzerine 19/11/2021 tarihinde verilen kararla tedbirin kaldırıldığını ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16 Hukuk Dairesi’nin 2021/2160 Esas 2022/454 Karar numaralı 21/03/2022 tarihli kararı ile tedbir kesin olarak kaldırılarak satışa yeniden başlandığını, davalı tarafından ... ... Dış Ticaret ve Sanayi A.Ş. adına 2020/22890 tescil numarası ile tescilli "..." markasının kendisine ait olduğu iddiası ile davacının kullandığı markanın satışının engellenmesi için alınan tedbir kararlarının hukuka aykırı olduğunu, tedbire ve davaya konu ... markası ve bu markaya ait ürünlerin Çin de faaliyet gösteren ... ... ... Co Ltd tarafından üretildiğini ve satışının yapıldığını, üretici firma ile ürünlerin Türkiye de satışı, pazarlaması ile ilgili olarak ekte sunmuş oldukları distribütörlük anlaşması yapıldığını, anlaşma gereğince ürünlerin Çinden ithal edilerek Türkiye satılmakta olduğunu, ... ... ... Co Ltd tarafından ... markası uluslararası alanda kendi adına tescil ettirildiğini ve hukuki koruma altında olduğunu, müvekkilleri firma tarafından ürüne ilişkin markanın 35 numaralı sınıflandırmada marka tescili alındığını, marka ile ilgili herhangi bir itiraz gerçekleşmediğini, müvekkilleri firma ile dava ve tedbire konu marka ve bu markaya ait ürünlerin Türkiye'de satışı ile ilgili olarak yetkiyi üretici firmadan almış olup sözleşmeye dayalı olarak kendi adına marka tescili yaptırdığını, sözleşme gereğince ... tarafından ... adına tescil yapılan 35 numaralı sınıflandırmaya ilişkin olarak tescil talebinde bulunulmadığını, davaya konu edilen markanın dünyada birçok ülkede ... adına marka tescili yapıldığını, uluslararası korumaya sahip olduğunu, ... tarafından iconsign markası ile ilgili olarak 03/08/21 nolu sınıflarda marka tescil talebinde bulunulduğunu, Marka ve Tescil Dairesi tarafından bu talep kabul edilerek 2021/10752 sayı ile ... (6959150) adına tescil edildiğini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 7. maddesi uyarınca marka hakkı, sahibine tescil edilmiş markası üzerinde tekel hakkı tanımakta olduğunu, davalı ...'ın tedbire konu edilen marka üzerinde yasal bir hakkı olmadığını, yetkilisi olduğu şirkete ait marka için şahsın kendi adına dava açmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı tarafın kendi adına tescil edilmemiş ve yasal hakkı olmayan bir marka için tedbir alarak davacıyı zarara uğrattığını, verilen tedbir kararları süresince davacı mal satışı yapamayarak zarar ettiğini, yapılacak inceleme ile davacının tedbir verilen dönemlerde uğradığı zararın tespiti ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davalı tarafından alınan ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunun tedbirlerin kaldırılması ile ispatlandığını, davacı tarafın alınan tedbir kararı nedeni ile ithal ettiği ürünleri uzun süre satamadığını ve hem kur farkından dolayı hemde satış yapılmadığından zarara ve müşterileri karşısında güven kaybına uğradığını, ürünlerin satışının mahkeme tedbiri ile durdurulduğunun müşteriler tarafından öğrenilmesi nedeni ile müşteri kaybı da yaşadığını, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davalarının belirsiz alacak davası olarak kabulü ile tahkikat sonucunda davacının hakkında verilen tedbir kararı nedeni ile satış yapamadığı sürelerde uğramış olduğu maddi zarar ve kar kaybının değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere 5.000.00 TL haksız ihtiyati tedbir kararından kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davacıya ödenmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/60 D.İş sayılı dosyasında davaya dayanak markalarının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli 2020/22890 numaralı 3. Sınıfta tescilli iconsing ve son olarak 2020/89203 5. Sınıfta tescilli numaralı iconsing ibareli markalar olduğunu, markaların hak sahibinin Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtlarından anlaşılacağı üzere ... olduğunu, daha sonra işbu markayı yetkilisi olduğu ... ... Dış Ticaret Ve Sanayi Anonim Şirketi'ne devrettiğini, kendisinin markanın kullanılması ve markaya bağlı hakları kullanmak konusunda en geniş yetkili İnhisari Lisansı bulunmakta olduğunu, özleşmenin 10. Maddesi "Lisans Alan, (3.) üçüncü kişiler tarafından marka sahibinin markadan doğan haklarına tecavüz edilmesi durumunda, marka sahibinin yasalar uyarınca açabileceği her türlü davaları kendi adına açabilir" olduğunu, Lisans Sözleşmesinde, marka hakkına tecavüz hallerinde dava açmak ve buna bağlı yetkileri kullanmanın yine ...'a ait olduğunu, davacının beyanları aksine Türkiye'de iconsing markasının 3. Sınıfta ve 5. Sınıfta tek ve gerçek hak sahibinin müvekkilleri olduğunu, davalının bahsettiği ... şirketi ile ... şahıs şirketi ayrı ayrı şirketler olduğunu, bu beyan bile davacının marka hak sahibi beyanlarının çelişkili olduğunu açıkça gösterdiğini, 3. Sınıfta ve 5. Sınıfta bu firma ve kişilerin herhangi bir tescili olmadığı gibi ...'nun tescili 8. ve 21. Sınıfta ve 04.12.2020 tarihli olduğunu, özetle hem farklı sınıfta hem de müvekkillerinden sonra olduğunu, davacının iconsing markasını 35. Sınıfta kendi adına tescil ettirmesi ve akabinde 3. Sınıftaki ürünlerde kullanması sonrasında bu haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli kullanımın sonlandırılması amacıyla davacıya iki kez ihtarname keşide edildiğini, davacı kullanımını devam ettirmesi üzerine Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/60 D.iş Sayılı dosyasından başvuruda bulunulduğunu ve tanzim edilen bilirkişi raporu doğrultusunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, tanzim edilen bilirkişi raporunda: "Aleyhine tespit talep olunanın Trendyol sitesinde satışa sunduğu iconsign" ibareli ürünleri aleyhine tespit talep olunan adına tescilli 2019/120215 sayılı markanın tescilli olduğu 35. Sınıfta yer alan ürünleri aşar şekilde "kozmetik emtiaları" üzerinde markasal olarak kullanıma konu ettiği, bu nedenle aleyhine tespit talep olunan kullanımlarının adına tescilli marka hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğini, nihai tüketici nezdinde karışıklığa sebebiyet verecek şekilde kullanım konusu edildiğinin tespit edildiğini, tedbir kararının marka hakkına tecavüzün tespiti nedeniyle verildiğini, tedbirin kaldırılması ise esasa dayanmamakta olup, 10 günlük süre içerisinde dava açılmadığından tedbirin usulden dolayı kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin marka hakkına tecavüz ettiğine ilişkin bilirkişi raporu var iken, marka tescilleri de bu durumu açıkça göstermekte iken, sadece usulden tedbirin kaldırılmış olmasının, verilen tedbir kararının haksız olduğu anlamına gelmemekte olduğunu, bununla birlikte ihtiyati tedbir kararından sonra müvekkillerinin markasını kendisine ait ... ... dış ticaret ve sanayi anonim şirketi'ne devrettiğini, müvekkillerinin adresinin İzmir-Adın Cad. .. Yazıbaşı Mah. Torbalı – İzmir olduğundan ve yetkili ve görevli mahkeme İzmir Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi olduğunu, yetkiye itirazlarının kabulüne, Mahkemenizin yetkisizliğine, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi de 2021/560 E. Sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklenmesini talep ettikleri görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2022/122 esas, 2023/140 karar sayılı, 17/05/2023 tarihli kararı ile; "Davacının davasının KABULÜ İLE, 21.234,60 TL'nin, dava tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın haksız ve korsan ürün satan firmaya lisans sahibinin tazminat ödemesi sonucunu doğurması bakımından yerinde olmadığını, mahkemece reddedilen davanın usulden reddedildiği dikkate alınmadan değişik iş dosyasında verilen tedbire konu raporda davacının haksız kullanımı olduğu ve marka hakkına tecavüz ettiği tespiti dikkate alınmadan sırf davanın reddedilmesinden dolayı verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/60 D.İŞ Sayılı dosyasında davaya dayanak markaları TPMK nezdinde tescilli 2020/22890 numaralı 3. Sınıfta tescilli iconsing ve son olarak 2020/89203 5. Sınıfta tescilli numaralı iconsing ibareli markalar olduğunu, markaların hak sahibinin ... olduğunu, daha sonra işbu markayı yetkilisi olduğu ... ... Dış Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi'ne devrettiğini, ancak kendisinin markanın kullanılması ve markaya bağlı hakları kullanmak konusunda en geniş yetkili inhisari lisansı bulunduğunu, marka hakkına tecavüz halldrinde dava açmak ve buna bağlı yetkileri kullanmanın yine ...'a ait olduğunu, davacının beyanları aksine Türkiye'de iconsing markasının 3. Sınıfta ve 5. Sınıfta tek ve gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalının bahsettiği ... şirketi ile ... şahıs şirketinin ayrı ayrı şirketler olduğunu, bu beynaın bile davacının marka hak sahibi beyanlarının çelişkili olduğunu açıkça gösterdiğini, 3.sınıfta ve 5.sınıfta bu firma ve kişilerin herhangi bir tescili olmadığı gibi ...'nun tescilinin 8. ve 21. sınıfta olduğunu ve 04.12.2020 tarihli olduğunu, yani hem farklı sınıfta hem müvekkilinden sona olduğunu, eğer eğer hak sahibi ... şirketiyse, ya da hak sahibi ... şahıs şirketiyse, ya da başka bir şirket ise, neden davacının Iconsing markasını 35. sınıfta kendi adına tescil ettirdiğini, tescili olmayan 3. sınıfta kullandığını, bu durumun tek başına davacının kötü niyetini gösterdiğini, değişik iş dosyasında davacının müvekkiline ait marka hakkına tecavüz ettiğinin tespit edildiğini ve tedbir tanzim edilen bu bilirkişi raporuna istinaden verildiğini, tedbir kararının marka hakkına tecavüzün tespiti nedeniyle verildiğini, tedbirin kaldırılmasının ise esasa dayanmadığını, 10 günlük süre içerisinde dava açılmadığından tedbirin usulden kaldırılmasına karar verildiğini, davacının müvekkilin marka hakkına tecavüz ettiğine ilişkin bilirkişi raporu var iken, marka tescilleri de bu durumu açıkça göstermekte iken, sadece usulden tedbirin kaldırılmış olmasının verilen tedbir kararının haksız olduğu anlamına gelmediğini, mahkemece inceleme yapılarak tedbirin haklı mı yoksa haksız mı olduğunun bilirkişi raporu ile ortaya konması gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusunun reddi gerektiğini, davalının kusurlu eylemi nedeniyle davacının zararına neden olduğu, ihtiyati tedbir kararının uygulandığı, bilirkişi raporunda tespit edilen 21.234,60 TL maddi tazminatın mahkememizce oluşa ve delillere uygun bulunduğu, yeterli ve dengeleyici olacağı kanaatine ulaşıldığını, tazminat talebinin haklı bulunduğunu, davalı tarafça haksız olarak alınan tedbir kararları nedeni ile davacı müşterileri nezdinde itibar kaybettiğini ve güven ilişkisinin zedelendiğini, tazminat koşullarının bu nedenle oluştuğunu, davalının istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; haksız ihtiyati tedbir kararının uygulanmasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminata ilişkin düzenleme HMK'nın 399. maddesinde; '' (1) Lehine ihtiyati tedbir kararı verilen taraf, ihtiyati tedbir talebinde bulunduğu anda haksız olduğu anlaşılır yahut tedbir kararı kendiliğinden kalkar ya da itiraz üzerine kaldırılır ise haksız ihtiyati tedbir nedeniyle uğranılan zararı tazminle yükümlüdür.(2) Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası, esas hakkındaki davanın karara bağlandığı mahkemede açılır.(3) Tazminat davası açma hakkı, hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren, bir yıl geçmesiyle zamanaşımına uğrar.'' şeklinde düzenlenmiş olup somut olaya bakıldığında Bakırköy 2. FSHHM'nin 2021/60 değişik iş sayılı dosyasında tespit talep edenin, davalı ... olduğu, tespit talebinin 31/03/2021 tarihinde yapıldığı, 05/07/2021 tarihli ara karar ile 30.000-TL teminat karşılığında ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, 13/07/2021 tarihinde tedbir kararına konu teminatın yatırıldığı, 02/08/2021 tarihli cevabi yazı ile tedbirin uygulandığının bildirildiği, 10/09/2021 tarihinde tespit talep eden tarafça HMK'nın m.397 gereğince 2 haftalık süre içinde dava açılmamış olması sebebiyle tedbirin kendiliğinden kalkmış sayıldığının tespiti ve itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 29/12/2021 tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 2021/2008 esas ve 2021/2242 karar sayılı kararı ile tespit talep eden tarafça 2 haftalık süre içinde dava açılmadığı ve 27/09/2021 tarihinde Bakırköy 2 Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde 2021/560 esas sayılı davanın açıldığı, geçici koruma tedbirlerine ilişkin taleplerde adli tatilde sürelerin işlediği göz önüne alınarak, mahkeme kararının yerinde olması nedeniyle istinaf talebinin kesin olarak reddine karar verildiği; 2 haftalık kanuni süre geçtikten sonra açılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/560 esas sayılı dosyasında ise; davacının ..., dava tarihinin 27/09/2021 olduğu, dava tarihi itibariyle davaya dayanak yapılan markanın dava dışı 3. kişiye ait olduğu, hali hazırda da ... şirketi adına tescilli olduğu, davacının marka hakkında lisans yahut başkaca bir hak iddiasının bulunmadığı, herhangi bir lisans sözleşmesi ibraz edilmediği gerekçesiyle, davacının davasının hukuki yarar yokluğundan reddine karar verildiği, istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, taraf vekillerinin temyiz kanun yoluna başvurmamaları üzerine hükmün 29/11/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan tazminat davası yönünden, yargı kararlarında ve öğretideki ağırlıklı görüş; bu davalarda kusur şartının aranmayacağı, kusursuz sorumluluk ilkesinin esas olduğu yönündedir. Bu açıklamalara göre haksız ihtiyati tedbirden dolayı tazminat istenebilmesinin şartları; icra edilmiş bir tedbir kararının bulunması, tedbirin haksız olması, tedbir sebebiyle zarar meydana gelmesi ve haksız ihtiyati tedbirle ortaya çıkan zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasıdır. Maddi tazminat isteklerinde, manevi tazminat isteklerinden farklı olarak ihtiyati tedbir kararını uygulayan tarafın kusursuz sorumluluğu kabul edilmiştir. Böylece icra edilmiş olan ihtiyati tedbirin haksız olması ve bir zarara neden olmuş olması sorumluluk için yeterlidir. (Pekcanıtez/Atalay/Özekes, s. 672-673) (Yargıtay HGK 2017/4-1441 esas, 2021/1501 karar sayılı ilamı.) Dolayısıyla kanuni süre içerisinde dava açılmayarak ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalktığından yukarıda anılı madde kapsamında davacının haksız ihtiyati tedbirden doğan maddi zararını kusursuz sorumluluk ilkesi kapsamında talep etme hakkının mevcut olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Böylece tedbirin haklı mı yoksa haksız mı olduğunun bilirkişi raporu ile ortaya konması gerektiğine yönelik aksi yöndeki davalı istinaf başvurusuna cevaz verilemeyeceği anlaşılmıştır. Saptanan hukuksal durum kapsamında; istinaf edenin sıfatı ile HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 17/05/2023 tarih ve 2022/122 E., 2023/140 K. sayılı kararına karşı, davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.450,54 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 362,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.087,74 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025