İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... Belediyesinden olan alacağını davalı ... firmasına temlik ettiğini, ... Belediyesinin ödeme yapamadığını, bu nedenle bedeli davalıya müvekkillerinin ödemek zorunda kaldığını, ... Belediyesine açtıkları davanın aktif husumet yokluğu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/941 KARAR NO : 2025/1524 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/01/2023 NUMARASI : 2021/65 E. - 2023/9 K. DAVANIN KONUSU: Alacak (... Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... Belediyesinden olan alacağını davalı ... firmasına temlik ettiğini, ... Belediyesinin ödeme yapamadığını, bu nedenle bedeli davalıya müvekkillerinin ödemek zorunda kaldığını, ... Belediyesine açtıkları davanın aktif husumet yokluğundan reddedildiğini, bu nedenle müvekkillerinin davalıya fazla ödeme yapmış olduğunu belirterek davalı tarafa ödenen bedelin tahsilini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin temlik alacağı ödenmeyince ... belediyesine icra takibi yaptığını ve alacağını tahsil ettiğini, oluşan faiz için davacıya fatura kesildiğini, davacının itiraz etmediğini, davacıdan fazladan tahsilat yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2021/65 esas, 2023/9 karar sayılı, 09/01/2023 tarihli kararı ile; "Davacı ile davalı arasında imzalanan genel ... sözleşmesinin 2.15. maddesinde özetle müşteri olan davacının temlik edilen alacak ile ilgili faktor olan davalıya karşı sorumlu olduğu belirtilmiştir. Davanın kaynağını oluşturan 10/10/2012 tarihli temliknamenin incelenmesinde; temlik edenin yükümlülükleri başlığı altında yer alan 2 numaralı bentte temlik edenin,temlik konusu alacağın borçlu tarafından temlik alana ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam edeceği,bu nedenle borçlu tarafından borcun ödenmemesi halinde kendisine başvurulmasını kabul ve taahhüt edeceği hususunda mutabık kalındığı anlaşılmıştır. Davacı tarafça ... Belediyesinden olan alacağını davalı ... firmasına temlik ettiğini, ... Belediyesinin ödeme yapmadığını, bu nedenle davalı tarafça gecikme faizine ilişkin davacıya fatura gönderildiği ve sorumluluğu bulunmamasına rağmen ödeme yapmak zorunda kalması nedeniyle yaptığı ödemenin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça davalıya temlik edilen alacak nedeniyle davacının sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, genel ... sözleşmesi ve 10/10/2012 tarihli temlikname uyarınca davacının temlik ettiği borcun ödenmemesinden ve geç ödenmesinden sorumlu olduğu anlaşıldığından davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı ...Ş ve dava dışı ... Belediye Başkanlığı arasında Beyoğlu 18. Noterliği'nin 09.06.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı temlik anlaşması yapıldığını, temlik anlaşmasının konusunun belediyenin alacağının davalı ...Ş'ye devri olduğunu, temlik anlaşmasına konu miktarın 1.050.000,00 TL olduğu ve müvekkilinin davalı tarafa temlik ettiği 1.050.000 TL tutarındaki alacağının davalı tarafça, dava dışı ... Belediye Başkanlığından tahsil edememesi nedeni ile tüm ödemeleri yersiz olarak davalı tarafa ödediğini, davalının temlik aldığı tüm alacakların asıl borçlusu olan ... Belediye 'nden tahsili gerekmesine rağmen tüm alacaklar, müvekkilinden tahsil edildiğini, müvekkilinin, dava dışı ... Belediyesi'nin ödemediği tutarı kendisi ödediği için ... Belediye Başkanlığı aleyhine ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/868 esas sayılı alacak davası açtığını ve dosyanın incelemesi neticesinde alacak davasının husumet yokluğu gerekçesi ile reddine karar verildiği ve bu şekilde kesinleştiğini, davalı ...Ş, temlik borçlusundan icra takibi kapsamında tahsil ettiklerinin haricinde tahsil edemediği faiz bedellerini dava dışı temlik borçlusuna gitmeden ... Sözleşmesi ile Taahhütname kapsamında davalıya karşı sorumluluğu bulunan davacı ...’den talep etmesi hukuken mümkün olmadığı gibi bu dosya konusu ile ilgili Yargıtay tarafından verilen karara da aykırı olduğunu, bilirkişi raporuna hazırlayan heyet tarafından yapılan hesaplamaya göre 15.11.2014-31.08.2015 arasında davacı müvekkilinin, davalı yandan olan faiz alacakları 278.079,85 TL faiz ve 13.903,95 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 291.983,80 TL olarak hesap edildiğini ve bu nedenle bilirkişi incelemesinin yerinde olduğunu, raporda belirtildiği üzere dava dışı ... Belediye Başkanlığı'ndaki alacak ve ferileri üzerindeki tasarruf yetkisinin temlik sözleşmesi ile birlikte tamamen ortadan kalkması ve davalı tarafa geçmesi nedeni ile davalı tarafa 278.079,85 TL faiz ve 13,903,98 TL BSMV olmak üzere toplam 291.983,80 TL ödeme yapıldığı açıkça anlaşıldığını beyan ederek, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/65 esas- 2023/9 karar sayılı ilamının bozulmasına ve istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; ... sözleşmesine dayalı olarak dava dışı ... Belediyesi tarafından yapılmayan ödemenin davacı temlik edenden haksız şekilde tahsil edildiği iddiasına dayalı olarak alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu, davacı ile davalı ...Ş arasında Beyoğlu 18. Noterliğinin 09.06.2014 tarih ve ... yevmiye numaralı ... sözleşmesinin akdedildiği, sözleşme konusunun davacının dava dışı ... Belediyesi nezdindeki alacağının temliki olup temlik anlaşmasına konu miktarın 1.050.000-TL olduğu, 13.06.2014 tarihli alacak bildirim formu ile davacı tarafın, borçlusu ... Belediyesi olan 07.04.2014 tarih, 042963 nolu 610.438,86-TL, 02.05.2014 tarih, 042998 nolu 723.242,86.-TL olmak üzere toplam 1.333.711,72-TL tutarında faturalardan kaynaklı 1.050.000-TL alacağını davalı tarafa temlik ettiği hususları ihtilafsız olup davacı/ temlik eden tarafından, borçludan (... Belediyesi) tahsil edilmesi gereken 278.079,85 TL faiz ve 13,903,98 TL BSMV olmak üzere toplam 291.983,80-TL'nin kendisinden haksız şekilde tahsil edildiği iddiasına dayalı olarak alacak isteminde bulunulduğu, davalı tarafın ise davacının sözleşme gereğince ödemelerden sorumlu olduğunu savunduğu görülmüştür. Bu kapsamda taraflar arasındaki uyuşmazlığın; taraflar arasındaki sözleşmenin ... garantisini kapsayıp kapsamadığı, sözleşmenin "... ... veya gayrikabili rücu ..." niteliğinde olup olmadığı, faktor'un teminat riskini üstlendiği temlik olunan alacakların, borçluları tarafından ödenmeme riskini kayıtsız şartsız garanti edip etmediği, bir diğer deyişle borçlunun, borcu ödememesi durumunda faktor alacağının müşteriden talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmış olup taraflar arasındaki ... sözleşmesinin 2.15. maddesinde; müşteri olan davacının temlik edilen alacak ile ilgili faktor olan davalıya karşı sorumlu olduğu, temliknamenin temlik edenin yükümlülükleri başlığı altında yer alan 2 numaralı bentte temlik edenin, temlik konusu alacağın borçlu tarafından temlik alana ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam edeceği, bu nedenle borçlu tarafından borcun ödenmemesi halinde kendisine başvurulmasını kabul ve taahhüt edeceği hususunda mutabık kalındığı görülmüştür. Ayrıca dava tarihi itibariyle yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra dava dışı tarafça ödenmeyen borçlar konusunda alacağın varlığı ve miktarı bakımından bir çekişme bulunmadığı anlaşılmıştır. ... işlemleri; finansman (kredi) işlemi - bir diğer deyişle ön ödeme/avans suretiyle müşteriye finansman sağlanması, hizmet (iş görme) işlemi - bir diğer ifade ile borçluların muhasebesinin tutulması ihtar ve tahsil işlemlerinin üstlenilmesi, gerektiğinde alacakların cebri icra yoluyla elde edilmesi ile teminat işlemi - bir diğer deyişle ... şirketinin kendisine devrolacak alacaklar bakımından alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmesi şeklinde olup her üç işleminde bulunduğu ... türü "... ..." olarak tanımlanmaktadır. ... olmayan ... işleminde ise, ... şirketi teminat riskini yani alacağın tahsil edilmemesi riskini üstlenmemektedir. ... şirketleri satıcı firmaların alacaklarını tahsil edememe riskini belli bir limit dahilinde teminat altına almaktadırlar. Bu limit ... sözleşmesi ile belirlenmektedir. ... şirketleri bu limitleri onaylamadan önce satıcı firmaların müşterileri hakkında gerekli araştırmaları yaptıktan sonra borçlunun ödeyeceğinden emin olmadıkları alacakları teminat altına almamaktadır. Teminat fonksiyonunun bazı alacak ve borçlarla sınırlandırılabileceği gibi şarta bağlı olarakta ... garantisi verilebilmektedir. Kararlaştırılan vadede veya ödeme süresi içinde şartın gerçekleşmemesi halinde şarta bağlı olarak verilmiş olan teminat yürürlüğe girmeyecektir. ... ... işleminde teminat fonksiyonu şarta bağlanabileceği gibi şartsız olarak da üstlenilebilmektedir. Ancak teminat fonksiyonu şarta bağlandığı takdirde şartın belirlenen vadede gerçekleşmemesi halinde ... olmayan ... işlemine dönüşecektir. İstikrar kazanan Yargıtay içtihatları ile öğretideki görüşler kapsamında; ... hizmetlerinin kredi riskini karşılama, tahsilat ve muhasebe, fonlardan avans şeklinde olduğu, bu üç hizmetin bir arada olması durumunda "... ... sözleşmesi" bulunduğu ve ... ... sözleşmesindeki garantinin şarta bağlanabileceğinin kabul edildiği görülmektedir. Tarafların içeriğini serbestçe belirledikleri sözleşmenin kurulmasından sonra sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kararlaştırılan şekilde ve zamanda yerine getirmek zorunda olmaları temel kural olup bu kurala “Ahde vefa (söze bağlılık)” ilkesi denilmektedir. İşbu ilke ışığında sözleşme şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmekle dosyada mübrez sözleşme ile temlik belgelerin değerlendirilmesi çerçevesinde, yazılı olarak LOB ile taahhüt edildiği takdirde, borçlunun aczinin sabit veya iflasına hükmolunması sebebiyle ödeme güçsüzlüğünden, müşterinin bir sorumluluğu olmadığı, Faktor tarafından LOB'nde (Limit Onay Bildirimi) bulunulması halinde bu yükümlülüğün sadece borçlunun aczine ve iflasına ilişkin olduğu, LOB ile yazılı olarak bildirilmedikçe yorum yoluyla ya da sair herhangi bir şekilde garantinin mevcudiyetinin iddia edilemeyeceği, temlik edenin temlik edilen alacağın tamamı temlik alana ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam edeceğinin düzenlendiği, tüm bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; faktor'un garantisinin şarta bağlandığı, bu şartın temlik olunan alacağın vadesine kadar borçlunun aczine ve iflasına karar verilmesine ilişkin olduğu, LOB ile yazılı olarak bildirilmedikçe yorum yoluyla ya da sair herhangi bir şekilde garantinin mevcudiyeti iddia edilemeyeceğinden, borçlu tarafın aczi veya iflasını gösterir belgenin bulunmadığı, temlik edenin, temlik edilen alacağın tamamı temlik alana ödeninceye kadar borçtan sorumlu olmaya devam edeceği, ... sözleşmesi hükümlerinin bütün temlik işlemlerinde uygulanacağı, ... sözleşmesinin çerçeve sözleşme niteliğinde olduğu, dava konusu temlik işlemlerinde olduğu gibi sözleşmenin birden fazla alacağın devrini öngören ve sürekli bir ilişki oluşturduğu, bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, ... sözleşmesi hükümleri ile buna bağlı olarak düzenlenen temlikname ve limit onay bildirimlerinin içeriğinin dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine ilişkin karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Saptanan hukuksal durum kapsamında; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/01/2023 tarih ve 2021/65 E., 2023/9 K. sayılı kararına karşı, davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025