İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Hak sahibi olduğu “...” Müzik grubunun 1998 yılındaki bir sahne performansı sırasında ortak fikir olarak ortaya çıkarak spontane olarak icra edilen ...” isimli eser, 2001 yılındaki bir başka sahne performans sırasında ton…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1244 Esas KARAR NO : 2025/1693 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 21/03/2023 NUMARASI : 2022/26 E. - 2023/76 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; Hak sahibi olduğu “...” Müzik grubunun 1998 yılındaki bir sahne performansı sırasında ortak fikir olarak ortaya çıkarak spontane olarak icra edilen ...” isimli eser, 2001 yılındaki bir başka sahne performans sırasında tonmaister olarak görev yapan ... tarafından kayda alınmış, daha sonra da söz konusu eser ...'ın tüm sahne performanslarında doğum günü şarkısı olarak çalınıp söylendiğini , takip eden yıllarda bu ses kaydı, kaydı yapan ...'ın msn yoluyla bir arkadaşına doğum gününü kutlamak amacıyla yollaması sonucu paylaşıldığını ve nihayet 15 yıl öncesi YouTube'da “...r” isimli kanalda yayınlandığını, Davalının 2018 yılında “...” müzik grubundan ayrılarak “...” isimli bir müzik grubu kurduğunu ve bu grubun You Tube kanalında bahsi geçen eseri video klip olarak yayınladığını kendisine ait ait esere yönelik davalı yanca gerçekleştirildiği iddia edilen tecavüzün refi, ihtiyat-i tedbir, FSK 68'e göre şimdilik 300 TL maddi, 100 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; HMK'nin 29'uncu maddesinde düzenlenen dürüstlük ilkesine, Hayatın olağan akışına, ispatı dahi gerektirmeyecek kadar apaçık gerçeklere ve hukuka aykırı işbu haksız ve yersiz davanın, Davacı, bizzat yazılı beyan ve ikrarına göre eser / mali hak sahibi olmadığından, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, Dava dilekçesi ile serdedilen iddiaların, işbu dava ile murad edilen netice-i talep ile örtüşmemesi; hukukun genel ilkelerine, dürüstlük ve objektif iyiniyet kurallarına aykırı olması; Davacının talep ettiği sonuca dair korunması gereken hukuksal hiçbir menfaatinin bulunmaması nedeniyle esastan reddini, Bizzat dava dilekçesindeki yazılı beyan ve ikrarı da nazar-ı dikkate alınarak, Davacı'nın Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğüne gerçeğe aykırı beyanda bulunarak, kendi lehine menfaat devşirmek ve işbu davayı dahi ikame etmek üzere TCK'nin 206'ncı maddesinde düzenlenen "Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan" suçunu işlemiş olması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmasını, Anılan Kayıt ve Tescil Belgesinin iptalini temin için, ilgili kuruma tezkere yazılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, iddia ve savunma haklarının sınırlandığını, mahkeme 14.02.2022 tarihli tensip tutanağının10.nolu ara kararında bilirkişi ücretinin yatırılması konusunda taraflarına iki haftalık kesin süre verildiğini, henüz dilekçeler aşaması tamamlanmadan, cevap dilekçesi taraflarına tebliğ edilmeden bilirkişi ücretini yatırmaları için kesin süre verildiğini, usul hukukuna aykırılık teşkil ettiğini, adil yargılanma hakkı kapsamında yer alan hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, mahkeme ara kararlarında çelişkiler oluştuğunu, bilirkişi incelemesini yapılması ve ücret yatırılması hususu, ara kararı gereğinin yerine getirilmesi şartına bağlanmış olması bakımından da esasen hukuki olmadığını, 21.05.2022 tarihli delil listesinde yer alan delillerinin toplanmadan ve tanıklarının dinlenmeden eksik incelemeyle Anayasa ve HMK'nin ilgili maddeleri ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savurma hakkımız kısıtlanarak hüküm kurulduğunu, 28.09.2022 tarihli duruşma 3 numaralı ara kararı taraflarınca yerine getirildiğini, mahkemece hukuki olmayan gerekçelerle delil listesinde yer alan tanıklarını dinletme taleplerinin reddine karar verildiğini ve iddia ve ispat hakları hukuka aykırı bir şekilde ret edildiğini, mahkeme delil ve olguların değerlendirilmesinde yanılgıya düştüğünü, Dava konusu eserin sahibi olduklarını ... müzik grubu tarafından 17 yıl önce icra edildiği, T.C Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü 2021/5133 sayılı eser tescil belgesi, Türk Patent ve Marka Kurumu 2021/15723 sayılı “...” marka tescil belgesi, Ve davalı vekilinin açık ikrarı ile sübut bulduğunu, davalı tarafından delil olarak dosyaya 22.Ekim.2020 tarihli noter beyannamesi sunulduğunu, noter tasdikinin eser sahipliğinin ispatı noktasında kanıt olmadığını, söz konusu eser davalının noter tasdikini yaptırmadan 22 yıl önce sahnelenmeye başlayıp 15 yıl öncede youtube aracılığıyla viral hale geldiğini, davalının kötü niyetli olarak ön almak maksadıyla notaları notere tasdik ettirdiği 22.10.2020 tarihinin eserin bestelendiği tarih olmadığını, dava konusu eserin sözü ve bestesi müvekkiline ait olduğunu, her ne kadar dava dilekçesinde “eserin sözü ve bestesi ... müzik grubuna aittir"şeklinde hatalı olarak ifade edilmişse de, kastedilen anlam “ dava Konusu eserin sözü ve bestesi tarafıma alt olup eseri icra eden müzik grubu da tarafına aittir” şeklinde olduğunu, mahkeme kararında bu düzeltmeyi dikkate almadığını, Youtube video linklerinin dava konusu esere ait olmadığına ilişkin davalı tarafça bir itiraz ileri sürülmeden kabul edildiğini, bu konuda bir uyuşmazlık bulunmadığını belirterek istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırarak davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı, usul ve esas itibariyle mahkeme kararına itiraz edebileceği herhangi bir husus bulunmadığı halde, yasal veya ictihadî hiçbir gerekçe dahi sunmaksızın, kötü niyetle başvuruda bulunduğunu, davacının başvurusunun HMK'nin 351'inci maddesi kapsamında değerlendirilmesi hususundaki takdir mahkemenin olduğunu, davacının amacının yargılamayı uzatmaya yönelik olduğunu, davacının tanık dinletilmemesine dair verilen karara itirazı, tamamen haksız ve yersiz olduğunu, davacının bizzat kendi eliyle elde ettiği sonuçları, "hukuki dinlenilme hakkının ihlali"ne dayandırması, hukuken isabetsiz ve yersiz olduğunu, mahkeme verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğundan onanmasını davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir. GEREKÇE: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, FSEK' e dayalı davacıya ait olduğu iddia edilen esere yönelik tecavüzün refi , FSEK m. 68'e göre maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı, “...” müzik grubuna ait olduğunu ileri sürdüğü, 1998 yılında sahne performansı sırasında ortak fikir ürünü olarak spontane biçimde ortaya çıkan ve “...” ismini taşıyan müzik eserinin, 2001 yılında tonmaister ... tarafından kaydedildiğini, sonrasında grup konserlerinde doğum günü şarkısı olarak icra edildiğini, bu kaydın yıllar sonra sosyal medyada YouTube’da “Milletperver” kanalında paylaşıldığını, davalının ise 2018’de gruptan ayrılıp “Çekirdek Kadro” adlı grup bünyesinde bu eseri video klip olarak yayımlayarak esere tecavüz teşkil eden fiilde bulunduğunu , bu nedenle tecavüzün ref’i ile FSEK m. 68 uyarınca şimdilik 300 TL maddi, 100 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmektedir.Davalı taraf ise, davacının eser sahibi veya mali hak sahibi olmadığını, dolayısıyla taraf sıfatının bulunmadığını, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na gerçeğe aykırı beyanda bulunarak TCK m. 206 anlamında suç işlediğini, eserin ... adlı müzik grubunun 1998 yılındaki bir sahne performansı sırasında, davalı ... tarafından yaratıldığını, eserin ...'e ait olduğunu ve noter belgesi ile tescil edildiğini, MSG'ye bildirimde bulunulduğunu beyanla davanın hem usulden ve esastan reddini istemektedir.Mahkemece , 14.02.2022 tarihli tensip ara kararı ile HMK m. 266 uyarınca bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, davacıya bu inceleme için 2 haftalık kesin süre vermiştir. Ancak davacı, bu süre içinde bilirkişi ücretini yatırmadığından, davacının bilirkişi delilinden vazgeçmiş sayılmasına karar verilerek mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılarak , FSEK m. 11 uyarınca eser sahipliğini kanıtlayacak yeterli ve inandırıcı delil sunulamaması nedeniyle davacının eser sahipliği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir HMK'nın 324.maddesine göre ise, taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır. (Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliğinin 45. maddesi).Yasal düzenleme ile görüldüğü üzere, bilirkişi ücreti delil avansı niteliğindedir. Davacı tarafından yatırılmaması, dava şartı eksikliği oluşturmaz ve yalnızca o delilden vazgeçilme sonucunu doğurur.Somut olayda, eser sahipliğinin tespiti, eserin yayınlandığı dijital mecraların incelenmesini ve eser sahipliği iddiası ispatlandığı taktirde tazminatın belirlenmesi hususları , hakimlik mesleği ile çözümlenemeyecek teknik bilgi ve inceleme gerektirdiğinden mahkemece, bilişim uzmanı, FSEK uzmanı ve nota uzmanından oluşturulacak bilirkişi heyetince bilirkişi incelemesi yapılması kararı alınmış ve gerekli delil avansının miktarı belirtilerek davacıya ara kararın tebliğinden itibaren iki hafta kesin süre verilmiş, aksi takdirde bu delilden vazgeçilmiş sayılacağı yönünde açık ihtarda bulunulmuştur. Alınan bilirkişi incelemesi kararı yerinde ise de, bilirkişi incelemesinin tahkikat işlemi olduğu, bu nedenle ön inceleme yapılıp uyuşmazlık konuları tespit edildikten ve dosyaya kazandırılması gereken diğer deliller toplandıktan , davacının delil listesinde bildirdiği tanık beyanları alındıktan sonra dosyanın bilirkişiye tevdiinin incelemenin sağlıklı yapılması bakımından gerekli olduğu ,eldeki uyuşmazlıkta bu usul aşamaları dikkate alınmadan tensip kararı ile doğrudan bilirkişi incelemesi kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı görülmüştür. Bu nedenlerle, esasa ilişkin deliller toplanmadan karar verildiği anlaşılmakla , sair hususlar incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 21/03/2023 tarih, 2022/26 E. 2023/76 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025