İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına ... (IR No. ...) sayılı “... ...” ve ... (IR No. ...) sayılı “...” markaları ... üzerinden Türkiye için dosyalandığını ve Türk Patent Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda SMK”nın 5/1 (ç) maddesi kapsamında kısmi olarak reddedildiğini, bu marka b…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO:2024/312 KARAR NO:2026/572 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:27/11/2023 NUMARASI:2022/85 E. - 2023/192 K. DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili adına ... (IR No. ...) sayılı “... ...” ve ... (IR No. ...) sayılı “...” markaları ... üzerinden Türkiye için dosyalandığını ve Türk Patent Kurumu tarafından yapılan inceleme sonucunda SMK”nın 5/1 (ç) maddesi kapsamında kısmi olarak reddedildiğini, bu marka başvurusu davalı tarafa ait marka nedeniyle reddedildiğini, müvekkili firma o tarihlerde idari süreçlerde karara itiraz ve sair aşamaları gerçekleştirdiğini, davalı yanın redde mesnet markayı kullanmadığını ve sicili meşgul ettiğini tespit edildiğini, müvekkilini hukuki yararı başvurusunun reddedildiğini anda ortaya çıkmış olmakla, bu anlamda ... sayı ile tescilli markanın kullanılmaması nedeniyle tescilli olduğu 25. ve 35. sınıflardaki tüm mallar ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ettiğini, Google arama motorunda davalı markasının kullanılıp kullanılmadığı noktasında araştırma yapıldığını ve markanın Türkiye'de kullanılmadığının görüldüğünü, olumsuzun ispatının mümkün olmadığından ve iddia eden ispatla mükellef kuralına istisna olan durumdaki kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davaları olduğunu, bu anlamda markayı kullandığını ispat etmesi gereken davalı yandan başkası olmadığını, bu anlamda davalı yanca ispat edilmesinin gerek olduğunu, öncelikle dava konusu markanın kullanılıp kullanılmadığının tespiti için davalı yanın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasını talep ettiğini, davalı adına tescilli marka 25. ve 35. sınıflarda tescilli olduğu emtiaları ve hizmetleri üzerinde tescilli olduğunu, bu emtialar ve hizmetler yönünden markanın dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık sürede ciddi biçimde kullanılmadığını ve TPMK sicilini işgal ettiğini, üçüncü kişilerin ve müvekkilinin hakkını zayi ettiğini tespit edildiğini, Sınai Mülkiyet Kanunun amir hükümleri çerçevesinde kullanılmayan markanın hükümsüzlüğünü talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf, Müvekkili.... Şti. adına TPMK sicilinde 25. ve 35. sınıflar için tescili bulunan "..." ibareli markanın "kullanılmadığından" dolayı "Hükümsüzlüğüne (İptaline), sicilden terkinine" karar verilmesini talep ettiğini, dava sürecinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararının verilmesi talebinde bulunduğunu, davacı tarafın müvekkili şirkete adına TPMK sicilinde ... sayı tescilli bulunan "..." ibareli markanın kullanılmadığının gerekçesi ile hükümsüzlüğünü (iptalini) talep etmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirketin uzun zamandır "..." markası ile üretim yapıldığını, "..." etiketi ile ürettiği ürünlerin Türkiye ve ...'da satışını yapmakta olduğunu, davacı tarafın "markanın kullanılmadığına" ilişkin iddiası dayanaktan yoksun olduğunu, gerçek olmadığını söz konusu markanın müvekkili şirket tarafından kullanılmakta olduğunu, hükümsüzlüğüne (İptaline), sicilden terkinine" karar verilmesini talep ettiğini, dava sürecinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesini itiyati tedbir kararının verilmesinin talebinde bulunduğunu, davacı tarafını müvekkili şirket adına TPMK sicilinde ... sayı tescilli bulunan "..." ibareli markanın kullanılmadığının gerekçesi ile hükümsüzlüğünü (iptalini) talep etmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket uzun zamandır "..." markası ile üretim yapmakta olduğunu "..." etiketi ile ürettiği ürünlerin Türkiye ve ...'da satışını yapmak olduğunu, davacı tarafın "markanın kullanılmadığına" ilişkin iddiasının dayanaktan yoksun olduğunu, gerçek olmadığını, söz konusu markanın müvekkili şirket tarafından kullanılmak olduğunu, tescil belgesini dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkili "..." markası ile ürettiği 25. ve 35. sınıf ürünlerde "..." etiketini kullanmakta olduğunu, ürünlerin üretimi aşamasında düzenlenen, ürünlerin yapımında kullanan kumaş, malzeme, beden numaralarını gösteren kartelayı da örnek olması adına sunduklarını, müvekkili şirket "..." markası ürünlerinin başka ülkelere ihraç etmekte olduğunu, ...'ya yaptığı ihracata ilişkin bir faturayı örnek olması için dilekçe ekinde sunduklarını, müvekkili şirket "..." markası ile Türkiye'de ürettiğini 25. ve 35. sınıf ürünleri Türkiye'de satışa sunduğu gibi başka ülkelere de ihraç etmekte olduğunu, müvekkili şirket uzun yıllardan beri "..." markasını tanıtmak için yatırım yaptığını ve bu markayı tanınır hale getirdiğini, özellikle ...'da "..." markası bilinen tanına bir marka olduğunu, ...'da birçok mağazada müvekkiline ait "..." markalı ürünler satılmakta olduğunu, ...'nın en büyük e-ticaret platformu olan wildberries.ru sitesinde Müvekkile ait "..." markalı ürünler satılmakta olduğunu, ... e-ticaret platformunun internet sitesinde yer alan müvekkili şirkete ait "..." markalı ürünlerin bilgisayar çıktılarını dilekçesi ekinde sunduklarını, internet arama motorlarından herhangi birinden yapılacak aramada ... e-ticaret platformuna ve müvekkili şirkete ait "..." markalı ürünlere ulaşmanın mümkün olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirket adına tescilli olan "..." ibareli markanın "hükümsüzlüğüne" karar verilmesine ilişkin talebi haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı, dava konusu markanın müvekkili şirket tarafından kullanılmadığını ileri sürmekte olduğunu, bu iddianın doğru olmadığını, söz konusu marka müvekkili şirket tarafından kullanılmakta olduğunu, söz konusu markanın müvekkili tarafından kullanıldığından TPMK sicili ve ... marka siciline tescil edildiğini, ...'da söz konusu markanın müvekkili şirket adına tescilin 23.06.2021 yılında yapıldığını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, mahkeme tensip zaptında "... tescil numaralı markanın dava sonuçlanıncaya kadar 3. şahıslara devrinin önlenmesi için sicil kaydına tedbir konulmasına karar vermiş olup, tedbir kararına itiraz ettiklerini, müvekkilinin usule uygun olarak TPMK siciline tescil ettirdiğini, markasının hükümsüzlüğe karar verilmesine ilişkin talep haksız ve dayanaktan yoksun olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğu aşikar olan talebine istinaden tedbir kararı verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu davanın reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararıyla; ... Davalı adına tescilli ... başvuru ve tescil numaralı ''...'' ibareli şekil markasının 25. ve 35. sınıflarda 14/06/2016 tarihinde tescil edildiği TPMK kayıtlarından görülmüş olup davalı delillerinin yerinde incelenmesi sureti ile kök ve ek rapor kapsamında tetkik edildiği üzere markanın sipariş üzerine çalışıldığı, yurtiçi satışlarının bulunmadığı, ağırlıklı olarak ... ile çalışıldığı ve sipariş geldikçe ... üretim yaptırmak suretiyle ihracat yapıldığının beyan edildiği, envanter defterinde stokların ayrıntılı listesi bulunması gerekir iken bu içerikte defter ibraz edilmediği, sunulan defterde sadece hesap planı dökümünün alındığı, envanter defterinin delil niteliği taşımadığı görülmüştür. ''...'' ibareli etiketlerin tedarikine ilişkin fatura ibraz edilmediği, davalının sunmuş olduğu fatura ve ihracat belgelerinde davaya konu marka ile ilgili bir ibare bulunmayıp bu nedenle sunulan konsinye sözleşmesi ile irtibatlandırılamadığı, kullanıma ilişkin sunulan Instagram hesabı incelendiğinde 96 takipçisinin olduğu tespit edilmiştir. Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılmasının kanunen markanın kullanılması olarak kabul edilmesi gerekmekte ise de ihracat çıkış belgelerinde markayı işaret eden kayıtlara rastlanılmadığı, ...'nın e-ticaret platformunda satışa sunulmuş olmasının malın piyasada tanınması için yeterli olmayıp, “...” ... online satış platformundaki veriler de incelendiğinde ürünler üzerinde çok az sayıda değerlendirmenin yapıldığı, bu kapsamda dosyaya sunulan deliller ve yerinde incelemede elde edilen deliller yönünden ilgili markanın pazar yaratabilmek için ciddi bir ölçüde kullanımı olmadığı kanaatine varılması gerekmiştir. Neticeten markanın kullanıldığını ispat yükü davalıda olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanamadığından, -Davanın KABULÜ ile,Davalı adına tescilli ... başvuru numaralı "..." ibareli şekil markasının tescilli olduğu tüm sınıflar yönünden SMK'nın 9/1 maddesi gereğince kullanmama nedeniyle İPTALİNE, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemenin müvekkili adına tescilli "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptaline dair verdiği kararın hatalı olduğunu, mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunun taraflı ve eksik incelemeye dayandığını, bilirkişilerden birinin yerinde incelemeye dahi katılmadığını, yapılan incelemede müvekkilinin 2021-2022 yıllarında ...’ya yaklaşık 20.000 adet ve 2 milyon TL tutarında "..." markalı ... ihraç ettiğine dair faturaların, stoktaki markalı ürünlerin ve ...’daki alıcıyla yapılan satış sözleşmesinin somut delil olarak sunulduğunu, faturalarda marka isminin yazmamasının ticari teamüllere göre ürünün markasız olduğu anlamına gelmeyeceğini, markanın ...’nın en büyük e-ticaret platformu olan ... üzerinde aktif olarak satıldığının ispatlandığını, mahkemenin ve bilirkişinin bu devasa ihracat hacmini ve uluslararası satışı görmezden gelerek sadece Instagram takipçi sayısının azlığına vurgu yapmasının hukuki dayanaktan yoksun ve ciddiyetten uzak bir yaklaşım olduğunu, markanın hem Türkiye hem ... nezdinde tescilli bir ihracat markası olarak ciddi şekilde kullanıldığını, toptan satış yapan bir firmanın sosyal medya takipçi sayısıyla markasal kullanımının ölçülemeyeceğini, yeniden rapor alınması taleplerinin haksızca reddedildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı adına tescilli "..." ibareli markanın kullanmama nedeniyle iptali talebiyle açılan davada yerel mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun taraflı olduğu ve yeni heyet oluşturulmadığı yönündeki istinaf iddialarının asılsız olduğunu, davalının itirazları üzerine ek rapor alındığını ve muhasip bilirkişinin yerinde yaptığı incelemede davalı yetkilisinin markayı sadece yurt dışı sipariş üzerine ... ürettirdiklerini beyan ettiğini, sunulan ihracat faturalarında sadece "..." ibaresinin yer alıp "..." markasına dair hiçbir ayırt edici işaretin bulunmaması nedeniyle faturalar ile sözleşme arasında bağ kurulamadığını, davalının ... pazarındaki kullanım iddialarının aksine markanın ... Ofisi tarafından reddedildiğinin ... kayıtlarıyla sabit olduğunu, 96 takipçili Instagram hesabı ve ... e-ticaret sitesindeki düşük etkileşimli verilerin pazar yaratmaya yönelik ciddi kullanım kriterini karşılamadığını, markayı kullandığına dair ispat yükünün kendisinde olduğunu, davalının sunduğu belgelerle bu yükümlülüğü yerine getiremediğini belirterek davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; davalı adına tescilli ... numaralı markanın 6769 sayılı SMK'nın 9/1 maddesine dayalı markanın kullanılmama nedeni ile iptali ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir. TPMK kaydına göre, ... başvuru numaralı "..." ibareli şekil markasının 25. ve 35. sınıflarda 14/06/2016 tarihinde davalı adına tescilli olduğu görülmüştür.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.20/02/2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle," Davalının sunmuş olduğu fatura ve ihracat belgelerinde davaya konu marka ile ilgili bir ibare bulunmayıp sunulan sözleşme ile irtibatlandırılması mümkün olmadığı, kullanıma ilişkin sunulan sosyal medya hesabı, whatsapp yazışmaları vb. incelendiğinde ciddi bir kullanımın varlığından söz edilemeyeceği, dosya kapsamında ... başvuru nolu ... ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar açısından SMK mad.9 iptal şartlarının oluştuğu kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.05/07/2023 tarihli bilirkişi heyetine ait ek raporda özetle;" Davalının sunmuş olduğu fatura ve ihracat belgelerinde davaya konu marka ile ilgili bir ibare bulunmayıp sunulan sözleşme ile irtibatlandırılması mümkün olmadığı, kullanıma ilişkin sunulan sosyal medya hesabı, whatsapp yazışmaları vb. incelendiğinde ciddi bir kullanımın varlığından söz edilemeyeceği, dosya kapsamında ... başvuru nolu ... ibareli markanın tescilli olduğu tüm sınıflar açısından SMK mad.9 iptal şartlarının oluştuğu, Sunulan “...” markalı fiziki ürünlere karşın mali kayıtlara da marka adı ile yansıması gerekir iken bunun defter belge üzerinde tespit edilemediği, buna ilişkin muhasebe düzeni oluşturulmadığı, işbu haliyle “...” markasının mali kayıtlarda satışlara ne ölçüde yansıdığının ölçülemediği kanaatine varıldığı" belirtilmiştir.6769 sayılı SMK'nın 9. maddesinin ilk fıkrasında, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceğinin düzenlendiği, 2. fıkrasında ise ''Aşağıda belirtilen durumlar da birinci fıkra anlamında markayı kullanma kabul edilir: a) Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması. b) Markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması.'' şeklinde ifade edildiği görülmüştür.Markanın kullanıldığını ispat yükü ise davalı taraf üzerinde olup, davalı tarafça markanın tescil edildiği sınıf/alt sınıflar için, pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak, anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde ve ciddi biçimde kullanıldığı ispatlanması gerekmektedir.Somut olayda, dava konusunun davalı adına tescilli markanın kullanılmamama sebebi ile iptali davası olduğu, davalı tarafından markasının ihraç edildiğini, yurt dışında ...'da ciddi bir şekilde kullanıldığını ileri sürdüğü,markayı kullandığı iddiasının davalı tarafından ispat edilmesi gerektiği, davalı ticari defter ve belgeleri ve faturalar üzerinde yapılan inceleme neticesinde, faturalar üzerinde ... ibaresi yazmakta ise de hiç birisinde gömleğin markasının yazmadığı, ... markalı etiket ve yaka kartlarının yine “...” markasına işaret edecek tedarik faturalarının bulunmadığı, “...” markalı ürünlerin ... olarak ürettirildiği, satış faturalarında sadece “...” ibaresinin yazdığı, mağazada çok sayıda ... çeşit model marka satışının bir arada sunulduğu fatura ve stok kayıtlarına külliyen yansıtıldığı, İhracat çıkış belgelerinde aynı şekilde “...’” veya “...” ifadeleri markayı işaret etmediği, sunulan sözleşmede ise “...”ibaresi görülmüş ise de, faturalar ile birlikte desteklenmesi gerektiği, Envanter defterinden ve Kurumlar vergisi beyannamesine yansıyan cirodan da ne kadarının “...” markasına ait olduğu davalı tarafından ispat edilemediği,...'da İnternet sitesinde kullanımı, marka kullanımını ispat etmediği ve markanın ...'da tescilli olmasının sonuca etkisi bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafından markasını ciddi kullandığı ispat edilemediğinden mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dosya kapsamına göre yerindedir Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 3. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/11/2023 tarih ve 2022/85 E., 2023/192 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026