İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; borcun tamamının davacılar tarafından alacaklının babasının hesabına ödendiğini, davalı tarafından takibe konu edilen 15/10/2025 keşide tarihli 2.000.000-TL bedelli çeke ilişkin tüm ödemelerin ... ve ... tarafından eksiksiz yapıldığını icra takibine k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/174 KARAR NO: 2026/385 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/12/2025 tarihli ara karar NUMARASI:2025/918 E. DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA DİLEKÇESİ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; borcun tamamının davacılar tarafından alacaklının babasının hesabına ödendiğini, davalı tarafından takibe konu edilen 15/10/2025 keşide tarihli 2.000.000-TL bedelli çeke ilişkin tüm ödemelerin ... ve ... tarafından eksiksiz yapıldığını icra takibine konu çek iş yoğunluğundan fiziki teslim alınmadığından davalı tarafından kötü niyetli olarak takibe konulduğunu, alacaklı olarak görünen ...'ın babası ...'ın davacılar ile borç ilişkisinde olmasına rağmen oğlunun adına çekin arkasındaki ciroyu karalayarak davacıların borcu bulunmamasına rağmen takip başlatıldığını, çek üzerinde yapılan tahrifat ve kazıntı- silme işlemleri nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, İstanbul 9. İcra Hukuk Mahkemesinin 2025/576 Esas sayılı dosyasında borca itiraz davası açılmış olup, yargılamanın halen devam ettiğini belirterek davacıların davalıya karşı İstanbul 19. İcra Dairesinin ... sayılı kambiyo takibine konu çek bedelini ve ferileri yönünden borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin teminatsız ve derhal ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2025/918 esas sayılı, 22/12/2025 tarihli ara kararı ile; " Davacıların icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, Davacıların icra veznesine girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönündeki tedbir talebinin KABULÜNE, dava konusu 2.000.000.00 TL alacağın %15 'i tutarı olan 300.000 TL nakdi teminat yatırıldığı yahut kesin ve süresiz banka teminat mektubu sunulduğu takdirde, İİK md 72/3. maddesi hükmüne göre İstanbul 19. İcra Dairesi'nin ... sayılı icra dosyasında başlatılan takiple ilgili, tedbiren icra veznesine girecek olan paranın davalı alacaklıya VERİLMEMESİNE" karar vermiştir. İSTİNAF:Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkeme dosyasında, müvekkilleri tarafından borçlu olmadıklarının tespiti amacıyla açılmış olan menfi tespit davası kapsamında, icra takibinin durdurulmasına ve/veya alacaklıya ödeme yapılmamasına yönelik ihtiyati tedbir talebimiz değerlendirildiğini ve Mahkemece 22.12.2025 tarihli ara karar ile sadece icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ve %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verildiğini, kararın eksik inceleme ile oluşturulduğunu, HMK m.389 vd. hükümlerine göre ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için, başvurucunun hakkının derhâl korunmaması hâlinde önlenemeyecek bir zarara uğrayabileceğinin ve bu hakkın yaklaşık olarak ispat edilmiş olmasının yeterli olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da yaklaşık ispatın, “haklılığın güçlü ihtimalle ortaya konulması” olarak kabul edildiği vurgulandığını, dosyadaki çek örneği üzerinde yapılan silinti, kazıntı, ciro hanesinin karalanması, yazı farklılıkları gibi fiziki tahrifatlar, mahkemece de ara karar gerekçesinde tespit edildiğini, yaklaşık ispatın oluştuğunun da kabul edildiğini, borçlunun korunması amacıyla getirilmiş olan ihtiyati tedbir kurumunun özü ve amacı, yalnızca paranın alacaklıya ödenmemesiyle sınırlı bırakılmaması gerektiğini, çekin tüm kambiyo gücünü fiilen icra ettiren icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir de verilmesi gerektiğini, borcun fazlasıyla ifa edildiğini, ödemelerin alacaklının babası olan ...’ın hesabına geçtiğini, ciro silinerek davalı alacaklı ...’ın çeki haksız şekilde işleme koyduğunu, İcra ve İflas Kanunu m.72/2’de, takip kesinleşmeden önce açılan menfi tespit davasında, borçlu lehine ihtiyati tedbir kararı teminatsız olarak verilebilir hükmü yer aldığını, ...’e ödeme emri usulen tebliğ edilmediğini, Mahkemenin teminatla ihtiyati tedbir kararı vermesi hukuken hatalı olduğunu, HMK m.392/1 uyarınca ihtiyati tedbir kararları teminatsız da verilebileceğinin yer aldığını, mahkemece teminat talep edilecekse bile, bu teminatın, dosyanın kapsamı ve ödemelerin tamamen yapılmış olması dikkate alındığında, yalnızca paranın ödenmemesiyle sınırlı bırakılmaksızın, icra takibinin durdurulması yönünde genişletilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkemenin 22.12.2025 tarihli ara kararının teminatla sınırlı tedbir içermesi yönünden kaldırılmasına, takip henüz kesinleşmeden açılmış olan dava kapsamında İİK m.72/2 ve HMK m.389 vd. hükümleri uyarınca icra takibinin teminatsız olarak durdurulmasına, aksi durumda ise sunulan güçlü yaklaşık ispatlar dikkate alınarak, tedbirin kapsamının icra takibinin tümden durdurulmasını kapsayacak şekilde genişletilmesine, tedbir kararı uyarınca talep edilen nakdi teminatın kaldırılmasına veya indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, bedelsizlik iddiasına dayalı olarak icra takibine konu çek yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davacıların icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine, icra veznesine girecek paranın davalı alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir kararına hükmedildiği, davacılar vekili tarafından reddedilen icra takibinin durdurulmasına yönelik karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Somut olaya tatbiki gereken İcra ve İflas Kanunu'nun 72/3. maddesi; "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir" şeklinde hüküm altına alınmış olup icra takibinden sonra açıldığı sabit olan huzurdaki menfi tespit davası yönünden ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulması mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Böylece davacıların takibin durdurulmasına yönelik taleplerinin ilk derece mahkemesi tarafından reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Her ne kadar davacılar vekili tarafından istinaf dilekçesi içeriğinde tedbir kararı uyarınca takdir edilen nakdi teminatın kaldırılması veya indirilmesi talep edilmiş ise de HMK'nın 394. maddesi gereğince karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilmesi mümkündür. HMK’nın 341/1-b maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı kapsamında takdir edilen teminata ilişkin ilk derece mahkemesi nezdinde itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yolu açık olduğundan bu aşamada incelenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/12/2025 tarih ve 2025/918 E., sayılı ara kararına karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026