İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu çekin bankaya ibraz edilmesi sonrasında taraflarınca Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/399 D.İş sayılı dosyasıyla tedbir talep edilmiş ve mahkemece çek bedelinin ödenmesinin ve icra takibine konulmasının tedbiren …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1388 Esas KARAR NO: 2025/1712 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/07/2023 NUMARASI : 2022/335 E. - 2023/728 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : DAVA DİLEKÇESİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu çekin bankaya ibraz edilmesi sonrasında taraflarınca Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/399 D.İş sayılı dosyasıyla tedbir talep edilmiş ve mahkemece çek bedelinin ödenmesinin ve icra takibine konulmasının tedbiren önlenmesine karar verilmiş olduğunu, bununla birlikte arabuluculuğa başvuru yapılmış olduğunu, ancak anlaşma sağlanamamış olduğunu, davalının çeki icra takibine konu etmiş ve müvekkili şirket aleyhine İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün 2019/32407 Esas sayılı dosyası ile T.C. ... Bankası Denizli Girişimci Şubesine ait ... nolu ve 194.015,36 TL bedelli çek üzerinden takip başlatılmış olduğunu, alacaklı tarafça başlatılan takip dayanağı çek çalınmış olmakla, çekin arka yüzünde yer alan kaşe ve imzaların sahte olduğunu, iş bu sebeple müvekkilinin davalı tarafa takip dayanığı çeke ilişkin herhangi bir borcu bulunmadığını, müvekkili şirketin uzun zamandır izolasyon malzemeleri aldığı müşterilerinden olan ... ... Orm. Ürn. A.Ş. ile yapmış olduğu alışveriş neticesinde 6 adet toplamda 1.154.015,36 TL bedelli çek keşide etmiş olduğunu, bu 6 adet çeke lehdar ... ... Orm. Ür. A.Ş.'ne yazılıp, şirket yetkilisi Halil İmançlı tarafından keşideci olarak imzalanmış olduğunu, iş bu çeklerin 26/01/2019 tarihinde alacaklı ... ... Orm. Ür. A.Ş.'ye ulaştırılmak üzere kargoya teslim edilmiş olduğunu, ancak kargo şirketinin aracının 28.01.2019 tarihinde İstanbul'da hırsızlığa uğramış ve çeklerin bulunduğu kargonun çalınmış olduğunu, yaşanan hırsızlık olayı neticesinde müvekkili şirket tarafından Denizli CBS'ye suç duyurusunda bulunulmuş olduğunu, müvekkili şirketin yaşanan olay neticesinde büyük bir mağduriyete uğramış olduğunu, çekte lehdar olan ... ... Orm. Ür. A.Ş.'nin kaşe ve imzasının sahte olduğunu, davalı tarafın diğer cirantalarla herhangi bir ticari ilişkide olmadığını beyanla; müvekkilinin T.C. ... Bankası Denizli Girişimci Şubesine ait ... nolu ve 194.015,36 TL bedelli çek bakımından davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, çeki kötü niyetli olarak elinde bulunduran davalının %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyiniyetli olup davacının iddiaları müvekkiline karşı ileri sürülemeyceğinden davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin davaya konu çekte son hamil durumunda olup, çekin veriliş koşullarını ve verilme sebebini araştırmak durumunda olmadığı gibi bunu bilebilecek durumda da olmadığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil olduğunu, davacının eğer ki; aksi yönde bir iddiası var ise bu iddiasını ispatla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacının iddialarını bilmesi veya bilebilecek konumda olmasının mümkün olmadığını, davacının, dava konusu çekin rızası dışında elinden çıktığı iddiası bir an için kabul edilse dahi; dava konusu çekin cirolanmış olduğunu, müvekkilinin davacının isnat edilen olayı bilmesi çekin ödeme aracı niteliğinden dolayı kendisinden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına göre mümkün de olmadığını, nitekim davacının müvekkilinin kötü niyetli veya ağır kusurlu hareket ettiği iddiasını ispata dair sunabildiği hiçbir delil de mevcut olmadığını, zira müvekkilinin huzurdaki olayda herhangi bir kötü niyeti yahut kusuru bulunmadığını, davacı tarafın iddialarının bir kısmı çekin rızası hilafına elden çıktığına ilişkin olsa da bu durumun alacaklının alacağını temin etmesine engel bir durum olmadığını, iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürelemeyecek iddialara itiraz ettiklerini, ilgili Yargıtay kararları doğrultusunda söz konusu çekten alacağına ulaşamayan müvekkilinin İcra İflas Kanunu kapsamında davacı tarafa karşı takip yapmasının hukuka uygun olduğunu, takip konusu çekin ciro yoluyla müvekkiline intikal etmiş olup, bu durumda müvekkilinin, davacı ve diğer ciranta arasındaki borç ilişkisi olup olmadığını bilebilmesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğundan iyiniyetli hamil olduğunun kabulü gerektiğini, muhatap bankanın TTK.nun 783 maddesi gereğince çek bedelini ödemekle yükümlü olduğu halde, ödeme yapmamış olduğunu, müvekkilinin yetkili hamil olarak TTK. 808/ b maddesi gereğince çekte sorumluluğu olanlara, karşı başvurma hakkını kazanmış olduğunu, davacının, dava konusu senede ilişkin borcunun bulunmadığına yönelik iddiası kabul edilse dahi; dava konusu senedin cirolanmış olduğunu, müvekkilinin, davacının isnat, iç ilişki ve ticaretini bilmesi, çekin ödeme aracı niteliğinden dolayı kendisinden beklenemeyeceği gibi hayatın olağan akışına göre mümkün de olmadığını beyanla; davanın reddine, davalının %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilerek, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemenin 2019/746 esas, 2021/988 karar sayılı 26/10/2021 tarihli kararı ile; HMK 320/4 maddesi uyarınca basit yargılama usulüne tabi davalarda işlemden kaldırılmasına karar verilen dosyanın yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin düzenlendiği, Mahkememizin 08/06/2021 tarihli celsesinde dosyanın işlemden kaldırıldığı, akabinde talep üzerine yenilenmesinden sonra 26/10/2021 tarihli celsede dosyanın yeniden takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla davanın ikinci kez takipsiz bırakılması sebebiyle HMK 320/4 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, Dairemizin 2022/355 esas, 2022/428 karar sayılı, 17/03/2022 tarihli kararı ile; davacı vekilinin mazeret dilekçelerinin davanın uzamasına sebep olacak şekilde verilmemiş olduğu dosyanın geçirdiği safahat ve usul ekonomisi dikkate alındığında mazeret dilekçesinin reddi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2022/335 esas, 2023/728 karar sayılı, 11/07/2023 tarihli kararı ile; "Açılan davanın REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davayı 2019 yılında açtıklarını ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından mazeret beyanları kabul edilmeyerek davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın kaldırılarak mahkemesine tekrar gönderilmesine karar verildiğini, bu aşamadan sonra mahkemece hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadan davanın esastan reddine karar verildiğini, müvekkili tarafından suç duyurusunda bulunulduğunu ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/104935 soruşturma numarası ile soruşturmanın devam ettiğini, esasa dayanak gösterilen Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/337 Esas sayılı dosyasının işbu dosya ile alakası olmadığını, dosyada herhangi bir inceleme yapılmadığını, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nın dosya akıbeti beklenmediği gibi dosyada defter incelemesi yapılmadığını ve hiçbir delil bulunmamasına rağmen sadece beyana dayalı dosyada karar verildiğini, 11.07.2023 tarihli duruşmada savcılık dosya sonucunun beklenilmesini veya mahkeme aksi kanaatte ise bilirkişiden rapor alınmasını talep etmelerine rağmen beyanlarına itibar edilmediğini ve defter incelemesi dahi yapılmadan dosyanın karara çıkarıldığını, davalının iyi niyetli olup olmadığının tespiti açısından en azından defter incelemesi yapılması zaruriyken mahkemece hiçbir inceleme yapılmamasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nın 72. maddesi kapsamında, çekin çalınması iddiasına dayalı olarak menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; dava konusu çekin ... seri numaralı 10.08.2019 keşide tarihli, 194.015,36-TL bedelli olup çek keşidecisinin davacı ... İç ve Dış Tic. A.Ş., lehtarın dava dışı ... ... Orman Ürn. San. ve Tic. Anonim Şirketi olduğu, lehtarın ilk ciranta olduğu, senedin arka yüzünde ciro zincirinin eksiksiz olduğu, davacı keşidecinin imzasını kabul ettiği, ancak çekin keşide edildikten sonra çalındığını ve lehtar ... ... Orman Ürn. San. ve Tic. Anonim Şirketi tarafından yapılan ilk cirodaki imzanın sahte olduğunu belirterek davalıya borçlu olmadığına karar verilmesini talep ettiği, istinaf sebebi olarak Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/104935 soruşturma numaralı dosyasından Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilen dosya eklerinde davalı ... hakkında birçok suç duyurusu ve dava dosyasının bulunduğu, işbu soruşturma dosyası dikkate alınmadan karar verildiği hususlarına dayanıldığı görülmüştür. Ayrıca ticari defterler üzerinde inceleme yapılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığına yönelik istinaf sebebi bulunmakta ise de kambiyo senetlerinin ticari deftere kayıt zorunluluğunun bulunmadığı, davacının HMK'nın 222/5 maddesi kapsamında münhasıran ticari defterlere dayanmadığından ticari defterler üzerinde inceleme yapılması sonuca etkili olmadığı saptanmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 818/1 maddesi atfı kapsamında çekler yönünden uygulanması gereken TTK'nın 677. maddesi; ''Bir poliçenin, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içermesi halinde, diğer imzaların geçerliliğinin bundan etkilenmeyeceği'' şeklinde düzenleme altına almıştır. Anılı maddede ifade edilen olgu, öğretide imzaların bağımsızlığı (istiklali) şeklinde tanımlanan bu ilke, poliçeye atılan her geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin imzası gibi) sahibini bağladığını, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığını ifade etmektedir. Dolayısıyla geçerli imzaların sahiplerinin, başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulmaları söz konusu olamayacağı gibi geçersiz bir imza ancak sahibini bağlamaz ise de bu nedenle ciro zincirinin koptuğundan bahsedilemeyecektir. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında; kendi imzasını inkar etmeyen davacı keşidecinin, imzasından sorumlu olmakla lehtar imzasının sahteliğine dayalı menfi tespit talebine cevaz verilemeyeceği anlaşılmıştır. Ayrıca TTK'nın 790. maddesi; "Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa bile kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır." şeklinde düzenleme altına alınmış olup Kanun'un 710/3 c. 2 hükmüne göre; ''Ödeyen kişinin, cirolar arasında düzenli bir silsile bulunup bulunmadığını incelemekle yükümlü ise de cirantaların imzalarının geçerliliğini araştırmak zorunda olmadığı'' açıklanmıştır. Kanuni düzenlemeler gereğince çeklerde şeklen yetkili hamil, cirolar arasında muntazam bir teselsülün mevcut olup olmamasına göre belirlenmekte olup bu ilkelere göre kopma yapmayan muntazam bir ciro zincirine göre hamil olduğu anlaşılan kişi o çekin şeklen yetkili hamili sayılmaktadır. Somut olaya bakıldığında; dava konusu çek üzerindeki ciro silsilesinin muntazam bir ciro zincirine göre devam ettiği görülmüş olup davalının şeklen yetkili hamil olduğu saptanmış ise de TTK'nın 792. maddesi gereğince davacı keşidecinin, dava konusu çekten kaynaklı sorumluluğundan kurtulabilmesi için çekin davalı tarafından kötüniyetli ya da ağır kusurlu olarak iktisap edildiğini kanıtlamasının gerektiği, bu yönde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/104935 sayılı soruşturma dosyasına ve davalı hakkındaki benzer soruşturma ve dava dosyalarına delil olarak dayanıldığı, işbu soruşturma dosyasında davalının şüpheli olduğu ve akıbeti beklenmeden karar verildiği gibi davalı hakkında açılan fazla sayıda soruşturma kaydı bulunduğunun tahkikat aşamasında ileri sürüldüğü ancak tetkik edilmediği görülmekle, davacının bu yöndeki delilleri toplanıp soruşturma dosyasının akıbeti beklenerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken davacı ve davalının taraf olmadığı Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2020/337 E. sayılı dosyasına atıfla hüküm kurulması isabetsiz bulunmuştur. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin tamamlanması için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/07/2023 tarih, 2022/335 E. 2023/728 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025