İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı davaya ve takiplere konu ... numaralı çeki 20.04.2016 keşide tarihli 10,000 TL tutarlı olmak üzere ciro ettiğini ve ... Pastacılığa teslim ettiğini, akabinde çekin başka kişilere ciro edildiğini, en son ... …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/1608 Esas KARAR NO : 2026/82 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/07/2023 NUMARASI : 2023/190 E. - 2023/670 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü : Tarafların İddia ve Savunmaları: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı davaya ve takiplere konu ... numaralı çeki 20.04.2016 keşide tarihli 10,000 TL tutarlı olmak üzere ciro ettiğini ve ... Pastacılığa teslim ettiğini, akabinde çekin başka kişilere ciro edildiğini, en son ... ... isimli firma tarafından takas için bankaya konulduğunu, akabinde 10.000,00 TL'lik tutarın ... ... isimli firmaya ödenmek suretiyle, ... ... isimli firmanın cirosu iptal edilerek çekin ...'a verildiğini, ... ise çeki tahrif etmek suretiyle, keşide tarihini 20.04.2016'dan 17.03.2020'ya, çekin tutarını 10.000,00 TL'den 500.000,00 TL' ye çıkardığı iddiasıyla davacı aleyhine icra takipleri başlattığı belirtilmiştir. Davacının çekin 500.000,00 TL olarak tahrif edilmesine rızası ya da izni olmadığı, davacının çeki ciro edip 3. Kişilere teslimi sonrası çekte yapılan değişiklik ya da tahrifatın davacı yönünden hiçbir hukuki bağlayıcılığının olmadığı, davacının sorumluluğuna ancak 10.000,00 TL yönünden gidilebileceği, çekin icraya konulduğunda çekin, keşide tarihine bağlı olarak kombiyo vasfını da yitirdiğini , tedbir kararı ve davacının söz konusu takipten kaynaklı davaya ve takibe konu çek yönünden borçsuz olduğunun tespitini, ödemesi yapılan ilgili çekin mahkeme kasasına alınarak ödemeyi yapan davacıya iadesini, davacının uğradığı zararları da göz önünde bulundurularak alacaklı aleyhinde %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Çekin ön yüzündeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacı ve keşideci anlaşarak miktar ve tarih kısmında değişiklik yapıp sonra da yapılan değişikliklerin yanına paraf atıldığını, davacının dava konusu çekin üzerinde yapılan değişikliklerin yanlarında keşidecinin ve lehtarın parafı olduğunu, çekin kambiyo vasfında olduğunu, kambiyo senetleri, temel borç ilişkisinden mücerret olup davacının iddiasını yaklaşık olarak dahi ispatlayamadığını, bu nedenle öncelikle tedbirin kaldırılmasını, mahkeme aksi kanaatte ise teminat oranının arttırılmasını, ayrıca dava konusunun, para alacağı olup ticari dava şartı arabuluculuk yolu tüketilmeden işbu davanın ikame edildiğini bu sebeple davanın usulden reddini, davacının haksız davasının reddine, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiş ve savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi kararı ile; 1-DAVANIN KABULÜ İLE; -Davacının Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu ... çek seri numaralı 17.03.2020 keşide tarihli, 500.000,00-TLdeğerindeki çek nedeniyle İİK 72/3. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının TESPİTİNE,-Davacının davalıya yönelik kötü niyet tazminatı talebinin KABULÜNE, takibe konu toplam alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 127.402,53-TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Davacı taraf dava konusu çekin ön yüzündeki değişikliğin müvekkili tarafından yapıldığını iddia ettiğini, talepleri doğrultusunda imza incelemesi yapılsaydı çekin ön yüzündeki imzaların müvekkiline ait olmadığının ortaya çıkacağını, davacı ve keşideci anlaşarak miktar ve tarih kısmında değişiklik yaparak sonra da yapılan değişikliklerin yanına paraf attıklarını, mahkeme tarafından savunma haklarının kısıtlanarak imza incelemesi yapılmadan hüküm tesis yapıldığını, mahkeme kararında davacının, çekin ön yüzüne atılan paraf işlemine rızasının bulunmadığının anlaşıldığını ifade ettiğini, hangi delile dayanarak bu sonuca vardığını açıklamadığını, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna itiraz ettiklerini ancak mahkemece itirazlarının değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, mahkemenin senet üzerindeki değişikliğin tüm ilgililer tarafından birlikte yapılması gereken bir işlem olduğunu belirtmişse de çek üzerinde düzeltmenin sadece keşideci tarafından yapılabileceğini, çek üzerinde keşideci haricinde düzenleme yapılması resmi evrakta sahtecilik suçuna mahal verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli 3. kişi olduğunu çekin 2. kez tedavüle sokulduğunu sonradan öğrendiğini, müvekkili aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemeyeceğini, ticari dava şartı arabuluculuk yolu tüketilmeden dava ikame edildiğini, bu sebeple davanın usulden reddi gerektiğinden istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini, takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine talep etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf istinaf dilekçesinde arabuluculuk başvuru şartının yerine getirilmediği, çekin ön yüzündeki imzaların müvekkiline ait olmadığı ve müvekkilinin iyi niyetli 3.kişi olduğundan bahisle istinaf incelemesi neticesinde davanın reddini talep ettiğini, davalının iddiaları akla, mantığa ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu davada ara buluculuğa başvuru zorunluluğu bulunmadığını, davalı müvekkili ile keşidecinin anlaşarak miktar ve tarih kısmında değişiklik yaptığını ve bu değişikliğe ilişkin paraf atıldığını iddia ettiğini, müvekkilinin çekte herhangi bir değişiklik yapmadığını ve bu işleme ilişkin rıza ve imzasının bulunmadığını, çeki davalının tahrif ettiğinden davalının istinaf talebinin reddi ile mahkeme kararının onanmasını, müvekkilin uğradığı zararları da göz önünde bulundurularak davalı/alacaklı aleyhinde %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. GEREKÇE Dava İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı vekili , müvekkilinin keşideciden aldığı 20.04.2016 tarihli 10.000 TL bedelli ... numaralı çeki ciro ederek ... Pastacılığa teslim ettiğini, çekin çeşitli cirantalar aracılığıyla dolaştıktan sonra ... ... tarafından bankaya takas için ibraz edildiğini, ve ödendiğini, cironun iptal edilerek çekin ...’a verildiğini, son hamil tarafından çekin tahrif edilerek tarihinin 17.03.2020’ye, bedelin ise 500.000 TL’ye çıkarıldığını, bu nedenle aleyhine icra takibi başlatıldığını, tahrifatın kendisine ait olmadığını ve rızası bulunmadığını, azami sorumluluğunun ciro ettiği tarih itibariyle 10.000 TL ile sınırlı olduğunu ileri sürerek takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talep etmiştir.Davalı vekili; çekin ön yüzündeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, davacı ile keşidecinin birlikte çek üzerinde tarih ve bedel değişikliği yapıp paraf ettiklerini, çekin kambiyo vasfını koruduğunu, davanın reddi ile davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece , çekin ilk ibrazında 10.000 TL ve 20.04.2016 tarihli olduğu, takas sonrası işlem görmeden iade edildiği, davacı tarafından bedelin ... ...’a ödendiği, daha sonra keşideci tarafından tek taraflı bedelin 500.000 TL’ye, tarihin 17.03.2020’ye çevrildiği, bu değişikliğin davacının bilgisi ve rızası dışında yapıldığı, davacının yeni bedel üzerinden sorumluluğu bulunmadığı,hamilin, tahrif edilmiş çekin ibrazındaki açık farklılıkları görebilecek durumda olduğu, iyi niyet iddiasında bulunamayacağı, bu nedenle takibi kötüniyetle yaptığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine, alacak miktarının %20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiş, davalı vekili istinaf talep etmiştir. Dava tarihi itibariyle eldeki menfi tespit davası zorunlu arabuluculuk dava şartına tabi değildir. Silivri İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı tarafından ... Saray Şubesi ’ne ait 17.03.2020 keşide tarihli 500.000 TL bedelli çekle icra takibi başlatıldığı , hamiline düzenlenen çekin keşidecisinin... olduğu , arka yüzünde sırasıyla davacı ..., ... Pastacılık , ...Yapı , ...İnşaat , ... ... , davalı ... cirolarının bulunduğu görülmüştür.... Bankası’ndan gelen yazıda, çekin 22.04.2016 tarihinde ... İnşaat tarafından 20.04.2016 keşide tarihli ve 10.000 TL bedelli olarak bankaya ibraz edildiği, işlemsiz iade edildiği belirtilmiştir. Yazı ekindeki çek örneğinin 10.000 TL ve 20.04.2016 tarihli olduğu, daha sonra çek üzerinde keşide tarihi ile bedelin değiştirildiği ve bu değişikliğin keşideci tarafından paraf edildiği görülmektedir. Silivri 1. İcra Hukuk Mahkemesi 2021/195 Esas sayılı dosyada, çekin keşideciden doğrudan davacıya geçtiği ve davacının keşideci imzasına itiraz edemeyeceği gerekçesiyle imzaya itiraz davası reddedilmiştir.6102 sayılı TTK'nun 818.maddesi atfıyla çeklerde de uygulanması gereken aynı kanunun 748. maddesine göre , bir poliçe metni değiştirildiği takdirde, değiştirmeden sonra poliçe üzerine imza koymuş olan kişiler, değişmiş metne ve ondan önce imzasını koyanları ise eski metne göre sorumlu olurlar. Eldeki davaya konu çekin keşideci tarafından 20.04.2016 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli olarak düzenlendiği, bu durumun çekin takas için bankaya ibrazı tarihindeki görüntüsü ile sabit olduğu, uyuşmazlık konusu olmadığı, çek üzerindeki düzenleme tarihinin ve bedelinin çeki ödeme yoluyla geri alan keşideci tarafından değiştirildiği ve bu değişikliğin keşideci tarafından paraf edildiği, kambiyo senedi vasfına haiz olduğu ve bu şekliyle davalıya verildiği, davacının çekteki cirosunun vade tarihinde yapılan değişiklikten önce olduğu , dolayısıyla davacının TTK 'nın 748 . Maddesine göre , çekin değişiklikten sonraki haline göre sorumluluğunun bulunmadığı, değişiklik öncesi çek bedelinin ödendiği davalının değişiklik sonrası hamil olarak davacıya başvuramayacağı, davacının takip konusu çek nedeniyle borçlu olmadığı dosya kapsamı ile sabittir. İcra İflas Kanunu'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, menfi tespit davası açmak zorunda bırakılan borçlunun tazminat talep edebilmesi için gerekli koşullar; bu yönde bir talep olması, borçluya karşı icra takibi yapılmış bulunması ile takibin haksız ve kötüniyetli olmasıdır. Başka bir ifadeyle; menfi tespit davasının davacı ( borçlu ) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması halinde, istem varsa, davacı ( borçlu ) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davacı üzerindedir.Somut olayda; davalının, düzenleme tarihi ve bedeli keşideci tarafından paraflanarak değiştirilmiş takip konusu kambiyo senedi vasfındaki çekin düzgün ciro silsilesine göre meşru hamili olduğu, davacı çekin değişiklik sonrası halinden sorumlu olmayıp kendisine karşı yapılan takip haksız olmakla birlikte davalının iptal edilmemiş ciro sahibine karşı başvurmasında kötü niyetli olduğunun kabul edilmesini gerektirecek ispat bulunmadığı bu nedenle davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddi yerine kabulü doğru görülmemiştir. Sonuç olarak, davalı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik istinaf sebebi yerinde görüldüğünden başvurusunun kısmen kabulü gerekmiştir. Davalı vekilinin, İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile , HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, menfi tespit talebinin kabulüne, Davacının Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına konu ... çek seri numaralı 17.03.2020 keşide tarihli, 500.000,00-TL değerindeki çek nedeniyle İİK 72/3. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine, Davacının yasal şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 2-Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/07/2023 tarih, 2023/190 E., 2023/670 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3-Davacının menfi tespit talebinin KABULÜ İLE, Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ve takibe konu ... çek seri numaralı 17.03.2020 keşide tarihli, 500.000,00-TL değerindeki çek nedeniyle İİK 72/3. Maddesi uyarınca borçlu olmadığının TESPİTİNE, -Davacının yasal şartları bulunmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine 4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 34.155,00 TL karar harcından peşin alınan 10.878,59 TL'nin mahsubu ile 23.276,41 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 179,90 TL başvurma harcı, 10.878,59 peşin harç, 25,60 TL vekalet harcı, 255,00 TL TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 11.339,09 TL'nin, davanın kabul edilmiş olması sebebiyle, davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 80.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 179,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 69,85 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026