İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde, ... isimli kişinin yönlendirmesi ile davalı taraftan 70.000-TL borç para aldığını, davalının parayı müvekkilinin talimatı ile müvekkilinin borçlu olduğu kişiye gönderdiğini, davalı tarafın müvekk…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2024/107 KARAR NO : 2026/339 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/11/2023 NUMARASI : 2023/233 E. - 2023/876 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senedinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA DİLEKÇESİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın paraya ihtiyacı olduğu bir dönemde, ... isimli kişinin yönlendirmesi ile davalı taraftan 70.000-TL borç para aldığını, davalının parayı müvekkilinin talimatı ile müvekkilinin borçlu olduğu kişiye gönderdiğini, davalı tarafın müvekkiline 70.000 TL borç para verdikten sonra müvekkilinden kendisine 110.000-TL para ödemesini istediğini, 40.000 TL'nin de faiz olduğunu söylediği, davalının müvekkili ...'den aldığı paraya binaen kendisine senet vermesini istediğini, müvekkilinden üzerinde ödenmesi gereken tutarın yazmadığını, onun dışında tamamı doldurulmuş senet almış olduğunu, senede müvekkili ...'ın da kefil olduğunu, müvekkili ...'in senedin miktar kısmı hariç olmak üzere tamamını kendisinin doldurduğunu, müvekkili ...'in senet üzerine borçlu olduğu miktarın yazılmasını istediğini, fakat davalı tarafın senedi bu esnada müvekkili ...'den aldığını, müvekkilinin de davalı tarafa güvendiğini, müvekkili ...'in daha sonra 10/02/2023 tarihinde müvekkili ...'a ait hesaptan 30.000-TL'yi borç ödemesi açıklaması ile 06/02/2023 tarihinde ise 23.500-TL'yi kendisine ait hesaptan yine borç ödemesi açıklaması ile para gönderdiğini, davalı tarafa toplamda 53.500,00-TL ödeme yapmış olduğunu, fakat davalı tarafın elinde bulundurduğu para tutarı yazılmamış senedin üzerine 300.000,00 TL yazarak İstanbul 37. İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış olduğunu, öncelikle kötüniyetle açılan takibin durdurulması akabinde iptalini, davalarının kabulü ile fazlaya dair talep, dava ve sair hukuksal haklarımız saklı kalmak kaydıyla İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası yönünden müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, (fazlaya dair talep ve hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 TL) haksız ve kötüniyetli davalının bono miktarının %20’ından aşağı olmamak üzere takdir olunacak tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. CEVAP DİLEKÇESİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın kısmi dava olarak açılamayacağını, dava değerinin 10.000-TL olarak göstererek başlatılan icra takibinin durmasına ve müvekkilinin 300.000-TL'lik alacağına kavuşmasına engel olmaya çalıştıklarını, davacıların borca, senedi ve imzayı ikrar etmiş olduklarını, takibe konu bono miktarı dahil yazılmış bir halde müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, davacılar ile müvekkili arasında başka borç ilişkileri de mevcut olduğunu belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, davacılar aleyhine %20'en az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi 2023/233 esas, 2023/876 karar sayılı, 27/11/2023 tarihli kararı ile; "Bono üzerinde borcun sebebi olarak ''bedeli malen alınmıştır" ibaresine yer verildiği, davacıların bononun ihdas sebebini talil ederek borç karşılığı verildiğini iddia ettikleri, ihdas nedeninin davacılar tarafından talil edilmiş olması nedeniyle ispat yükünün davacıların üzerinde olduğu, senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, ancak davacıların iddialarını ispata yarar delil sunmadıkları anlaşılmakla ispatlanmayan davanın reddine, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması nedeniyle alacaklı olan davalının alacağını geç almasına neden olunmadığı anlaşıldığından, davalının tazminat isteminin de reddine" karar vermiştir. İSTİNAF: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin davalarını hukuka aykırı şekilde reddettiğini, HMK 31.maddesine göre davanın aydınlatılması ödevini yapmadığını, mahkeme gerekli yargısal tahkikatı yapmadan iyi niyet kuralını göz ardı ederek karar verdiğini, müvekkilinin davalı tarafa bir borcu olmadığını, davalı taraf sendi haksız ve mesnetsiz yere icraya koyduğunu, müvekkilinin mal varlığına, 3. Kişide ki hak ve alacaklarına haciz konulmasının söz konusu olacağını, müvekkilinin mağduriyetini önlemek amacı ile uygun görülecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, İstanbul 37. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası yönünden (dosyaya konu senet yönünden ) borçlu olmadığının tespitini, mahkemece verilen kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında birden fazla borç ilişkisi bulunduğunu, davacı ..., borçları sebebiyle müvekkiline 300.000,00 TL miktar içeren senet verdiğini, diğer davacı ... bu senede kefil olarak imza attığını, söz konusu takipte davacıların müteselsil borçlu olduğunu, davacıların kötü niyetli olarak dava açarak borçtan kurtulmaya çalıştıklarını, mahkeme davacıların davasını reddetmesine rağmen icra inkar tazminatına hükmetmediğini, davacıların iddialarının somut gerekçesi bulunmadığını, davacılar kısmi dava açtıklarını belirterek mahkemece verilen kararın onanarak davacıların istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İİK'nin 72.maddesi kapsamında, icra takibine dayanak bonoya yönelik menfi tespit istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği, davacılar vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. Dosyanın tetkikinde; İstanbul 37. İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına dayanak 19/02/2023 ödeme tarihli, 300.000TL bedelli bono keşidecisinin davacı ..., diğer davacı ...'ın avalist, lehtarın ise davalı olduğu görülmüştür. Davacıların; bononun davacı ...'ın davalıdan aldığı 70.000-TL'lik borç karşılığı verildiğini, miktarın sonradan anlaşmaya aykırı olarak davalı tarafından doldurulduğunu, bonoya ilişkin olarak 53.500-TL ödeme yapmalarına rağmen davalının 300.000-TL üzerinden takip başlattığını, bu nedenlerle şimdilik 10.000-TL yönünden borçlu olmadıklarının tespitini talep ettikleri, davalının ise davacıların iddialarını ve ödeme savunmasını kabul etmediği anlaşılmıştır. Taraflar arasında temel ilişkinin bulunduğu, dava konusu bononun malen düzenlendiği, davacıların ise borç olarak alınan bedel karşılığında düzenlendiğini ileri sürmekle senedin ihdas nedenini talil ettiği, bu nedenle davacıların ispat yükü altında olduğu saptanmıştır. Bununla birlikte bononun ödeme tarihi 19/02/2023 olmasına karşın 10/02/2023 tarihinde davacı ...'ın hesabından 30.000TL, 06/02/2023 tarihinde 23.500TL ödeme yapıldığına dayanılmış ise de işbu kayıtların bononun ödeme tarihinden öncesine ait olmakla davacıların senedin düzenlenme sebebinin aksini ve ödeme iddialarını ispat edemedikleri anlaşılmıştır. Bu kapsamda ilk derece mahkemesi tarafından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle istinaf edenin sıfatı ile istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/11/2023 tarih ve 2023/233 E., 2023/876 K. sayılı kararına karşı, davacılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece mahkemesince yerine getirilmesine, HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026