İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin "..." markalı ürünlerin davalılarca ithal edilmesinin, bulundurulmasının, nakliyesinin ve satışının yasaklanmasına ve bulunduğu yerde el konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MA…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/161 Esas KARAR NO: 2026/390 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ:28/11/2025 tarihli ara karar NUMARASI:2024/139 E. DAVANIN KONUSU:Marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ:05/03/2026 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin "..." markalı ürünlerin davalılarca ithal edilmesinin, bulundurulmasının, nakliyesinin ve satışının yasaklanmasına ve bulunduğu yerde el konulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İlk derece mahkemesi 2024/139 esas sayılı, 28/11/2025 tarihli ara kararı ile; " Davacı taraf bekletici mesele yapılan dava dosyasında alınmış bir raporun mevcudiyeti nazara alınarak yeni bir tedbir isteminde bulunmuş ise de, 28/11/2025 tarihli davalı vekili beyan ve ekindeki belgeler incelendiğinde konuya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında takipsizlik kararının verildiği ve davacı yanca yapılan itirazın ret ile sonuçlandığının anlaşıldığı, bu durumda davacı yanın sunduğu rapor davacı lehine ise de aksi yönde de savcılık kararının mevcut bulunduğu, bu durumda çelişkilerin var olması hasebiyle tedbir için gereken yaklaşık ispatın sağlanamadığı, bu aşamada bekletici mesele yapılan dava dosyasında verilecek kararın somut olay yönünden yaklaşık ispatın tayininde önem arz edeceği, bunun için de kesinleşmesinin beklenilmesi lazım geldiğinden tedbir isteminin REDDİNE" karar vermiştir. İSTİNAF:Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davaya konu markanın Çin Halk Cumuriyetindeki tescil sahibinin ... LTD olduğu ve kendisinin ise Türkiye'deki distribütörü olduğu ifade edilerek Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/96 esas sayılı dosyasında markanın hükümsüzlüğü davasısının açıldığını ve mahkemece bu dosya bekletici mesele yapılarak tedbir taleplerinin reddedildiğini, bu dosya kapsımında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın reddine dair müvekkili lehine verilen karar sunularak tedbir talepleri yinelenmiş ise de mahkemece tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, Türkiye sınırları için gerçek, üstün ve tescilli marka sahibi müvekkili şirket olduğunu, tescilin iptalini gerektiren bir hukuki ihtilaf da kalmadığından ve muhtemel haklılığı ispatlandığını, açıkça hak ihlalinde bulunan davalılar hakkında "..." markalı ürünlerin davalılarca ithal edilmesinin, bulundurulmasının, nakliyesinin ve satışının yasaklanmasına ve bulunduğu yerde el konularak toplatılmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı mahkeme ara kararının kaldırılarak ihtiyati tebdir kararı verilmesini talep etmiştir. İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini, davacı "17.12.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını" talep etmişse de ilk derece mahkemesince davacı tarafın ihtiyati tedbir isteminin 28.11.2025 tarihli ara kararla reddine karar verildiğini, davacı tarafın aynı istemi tekrarlaması üzerine 23.12.2025 tarihli ara kararla tedbir taleplerinin reddine karar verildiğini, davacı 28.11.2025 tarihli ara karar aleyhine istinaf başvurusu yapılmadığını, davacı süresi içinde istinaf talebinde bulunmadığını, davacının "17.12.2025 tarihli ara kararın kaldırılması" talepli istinaf başvurusu açıkça hukuki dayanaktan yoksun olup reddi gerektiğini, davacı tarafın tedbiren satışının durdurulması ve toplatılması talep edilen "..." markası Çin menşeli ve ... Protokolü çerçevesinde ülkemizde de korunan uluslararası bir marka olduğunu, ülkemizin taraf olduğu sözleşme ve protokoller çerçevesinde ülkemizde de koruma altında olan uluslararası bir markanın satışın engellenmesinin ve toplatılmasının talep edilmesi açıkça hukuka aykırı olduğunu, bekletici mesele yapılan Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/96 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, hükümsüzlük davası kesinleşmemiş olmasına rağmen tedbir talebinde bulunulması haksız ve kötü niyetli olduğunu belirterek davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir. GEREKÇE:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 159/1. maddesi gereğince bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu kapsamda SMK'nın 159. maddesi ile HMK'nın 389 vd. maddeleri kapsamında davacı tarafın ihtiyati tedbir talebine cevaz verilebilmesi için davalı kullanımının, davacının marka hakkına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığının ispat edilmesi, mevcut durumda değişiklik olacağı, tedbir kararı verilmediği taktirde hükmün infazının zorlaşacağı yahut imkansız hale geleceğinin, bu fiillerden zararın doğduğunun yahut doğma ihtimali bulunduğunun yaklaşık ispat kuralları çerçevesinde kanıtlaması gerekmektedir. Dosyanın tetkikinde; İstanbul 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2024/35 D.İş sayılı dosyası içeriği ve alınan bilirkişi raporu kapsamında tecavüzün mevcudiyetine yönelik yönelik tespitlere varıldığı, davalının davacı aleyhine açtığı gerçek hak sahipliği ve kötüniyet iddiasına dayalı markanın hükümsüzlüğü davasının Bakırköy 2.FSHHM'nin 2024/96 esas, 2025/222 karar sayılı dosyası kapsamında görüldüğü ve 17.12.2025 tarihinde davanın reddine karar verildiği, dosyanın istinaf aşamasında olduğu görülmüştür. Bu kapsamda her ne kadar ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ise de yaklaşık ispata elverişli mevcut delil durumu itibari ile SMK'nın 159/2-c bendi kapsamında uygulamada ters teminat olarak adlandırılan, zararın tazmini bakımından teminat verilmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesinin taraflar arasında hak ve menfaat dengesinin sağlanması bakımından dosya kapsamına uygun düşeceği, mevcut delillerin bu çerçevede değerlendirilerek oluşacak sonuca göre ihtiyati tedbir kararının verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ileHMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 28/11/2025 tarih, 2024/139 E. sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 05/03/2026